GALATASARAY TV RÖPORTAJLAR

18.04.2008 18:38

Mehmet Cansun'dan Vatan'a Yalanlama

Eski Galatasaray Spor Kulübü Başkanı Mehmet Cansun, Galatasaray TV’ye konuştu ve hafta içi Vatan Gazetesi’nde çıkan haberi değerlendirdi.

Soru: Galatasaray’ın bir dönemine damgasını vurmuş UEFA Kupası ve UEFA Süper Kupa’yı aldığımız dönemde yöneticilik ve başkanlık yapmış birisiniz. Son günlerde o günlerdeki başarıların karşılığı olarak Türkiye Cumhuriyeti devletinin Galatasaray’a layık gördüğü bir ödülle ilgili çeşitli yakışıksız başlıklar kullanılarak haberler yapıldı. Bununla ilgili Resmi Site'den de bir açıklama geldi ancak, sizin ağzınızdan bu konularla ilgili düşünceleri almak istiyoruz. Haberi yapan kişiyle geçen diyaloğunuzdan başlayalım, sizin sözleriniz gerçekten çarpıtıldı mı?

Mehmet Cansun: Şimdi burada, benim Tayfun Bey diye bir arkadaşım sanırım, Vatan Gazetesi'nde muhabir olan arkadaşımız, beni telefonla aradığı doğrudur. Benim de kendisiyle telefonda konuştuğum doğrudur. Ve bu konuşmamız içerisinde de böyle bir ödülün o dönemde alındığını Ankara’da kendi yaptığı araştırmalarla bulduğunu söyledi Tayfun Bey. Bunun doğruluk derecesini benden öğrenmek istediğini söyledi. Ben de kendisine bunun doğru olduğunu, bize ödenen bedelin, devletin koymuş olduğu bir ödül yönetmeliği gereği verildiğini ve bu ödül yönetmeliği kanununun meclisten geçerek bir kanun olduğunu, sadece Galatasaray kulübünü bağlayan bir kanun olmadığını, aynı kanunun içerisinde çeşitli derecelerde ödüllendirmelerin yer aldığını, hatta bireysel başarılarda dahi bir olimpiyat şampiyonumuzun, bir dünya şampiyonumuzun, bir Avrupa şampiyonumuzun dahi kaç altınla ödüllendirileceğinin yer aldığını belirttim.

Tayfun Bey de bana cevaben, kendi araştırmalarında, bu bedelin Fak Fuk Fon diye tabir edilen Fakir Fukara Fonu’ndan ödendiğini belirtti. Ben de bunu bilmemize imkan olmadığını belirttim. Bunun da nedeni olarak bizim bu ödülü devletten aldığımızı, buna ancak o dönemin maliye bakanı veya hazine müsteşarının doğru cevabı verebileceğini, çünkü sonuç olarak bizim bu ödülü aynen biraz evvel bahsettiğim gibi kanuna istinaden devletimizden aldığımızı belirttim.

Ondan sonra ertesi gün yabancı misafirlerim vardı, beni arkadaşlarım aradılar ve gazetede aynen sizin söylediğiniz gibi, Galatasaray’a fakir fukara yardımı adı altında, böyle camiayı bir nevi aşağılamak istercesine bir başlıkla yansıtıldığı söylendi. İnanın ben de çok üzüldüm, bunun fakirlikle fukaralıkla alakası yok. Herhalde Türkiye Cumhuriyeti’nin kurulduğu günden beri spor dalında bırakın Türkiye’yi, Türkiye’nin içinde bulunduğu tüm coğrafyayı kapsayan, yani o dönemin Almanya’sı diyeceğim, oradan itibaren bir sınır çizdiğiniz vakit, bu coğrafyada bu başarıları elde etmiş herhangi bir kulüp takımı yoktu biz bunları başardığımız vakit. Galatasaray kulübü başardığı vakit bu başarılar o günkü şartla da konulan ödülle değil benim kanaatim ve o günkü tüm Türk halkının da düşündüğü siyasilerimiz de buna dahil olmak üzere Türkiye’nin dünyada böyle bir tanıtımı bugüne kadar olmadığı şeklindeydi. Bunun da çok ciddi göstergeleri vardı. Galatasaray bu başarıları hak ettiği vakit Çin’de yapılan gösterilerin fotoğrafları vardı. Senegal’de yapılan gösterilerin fotoğrafları vardı. Bunlar yüzlerce bin insanın sokaklarda yürüyerek yaptığı gösteriler. Sadece Türki cumhuriyetlerden bahsetmiyorum. Hiç Türkiye’nin alakası olmayan, Türkiye’ye uzak olan bölgelerdi.

Onun için şunun altını çizerek söylemem lazım ki bunun hangi fondan ödendiğini ya da hazinenin hangi biriminden ödendiğini bizim bilme şansımız yok. Buna ben de dahilim, çok net bir şekilde telefonda konuşurken kendisine söyledim. O yüzden hangi fondan hangi şekilde ödendiği, bence ne kadar yanlış veyahut da düzgün de belirtilse bir gerçek var: Türkiye Cumhuriyeti’nin spor tarihindeki kulüp bazındaki en büyük başarılarıdır bunlar. Bir adım ilerisi sadece Türkiye’nin değil dediğim gibi Türkiye’nin içinde bulunduğu coğrafya, buna bütün Balkanlar dahil, Asya ve Avrupa ülkelerindeki bütün bizim çevremizdeki ülkeler dahil hiçbir ülke kulübüne böyle başarılar nasip olmadı. İnşallah bundan sonra bu başarıları bizim kulübümüz veya diğer kulüpler tekrarlar, biz de bir Türk olarak gururlanırız. Ve devletimiz de onlara aynı bu ödülleri bize verdiği gibi verir.

Soru: Sanırım bu haberdeki en büyük yanlışlık şu oldu. Galatasaray bu ödülü sanki hak etmedi de bu başarıları elde etti diye milletin omzuna bir yük olarak zorunlu olarak bu kulübe ödül verildiği yönünde bir haber yansıdı. Aslında en büyük tepki de buydu. Siz de böyle düşündünüz mü bu haberi duyunca?

Mehmet Cansun: Doğrusunu isterseniz düşünmemek elde değil. Çünkü Tayfun Bey de ikinci defa beni aradığında dedi ki böyle bir olay oldu. Galatasaray kulübü de internetten resmi bir yazı yayınladı. Bu yaptığımız sizinle telefon görüşmesindeki konuşmalarımızı çarpıtarak yayınladığımız açıklandı dedi. Ben de kendisine bunun çarpıtılmanın da ötesinde sunuluş şeklinin yanlış olduğunu, çok büyük bir camiayı aşağılanmak istercesine yapılan bir yayın olduğunu düşündüğümü söyledim. Bu şekilde olduğu zaman bu olayın gazetecilik habercilik vasfının kaybolduğunu, halbuki gazeteciliğin en önemli özelliklerinden birinin atlatma haber ve özgürce haber verebilmek olduğunu söyledim. Ama bunun hiçbir zaman bir camiayı, bir kişiyi veya bir kulübü alçaltıcı bir şekilde kullanılmaması gerektiğini çok açıkça ve net bir dille Tayfun Bey’e de anlattım.

Onun için burada da tekrar söylemek gerekirse, bu ödülün hangi fondan ve ne şekilde ödendiğini ancak bizim devletimizin o günkü yetki sahibi olan kişileri ve kurumları bilebilir. Bizim bunu bilme şansımız yok. Gazetedeki arkadaşların da bilme şansı yok. Ancak bunu o günkü yetkililere gider sorarlarsa ki bunun gizli saklı bir durumu yok. Dediğim gibi kanuna bağlı olarak verilmiş bir ödüldür. Gizli verilmiş bir ödül değildir. O gün de bunun birçok tartışması yapılmıştı. Galatasaray üzerinden spekülasyonlar yapılmıştı. Özellikle Galatasaray için kanun çıkarıldığı söylenmişti. Halbuki dünyanın her ülkesinde başarılı sporcuların, başarılı kulüplerin ödül yönetmeliği denen bir olay var ve bu bizde eksikti, o günkü hükümetimiz devletimiz bunu yaptı. Ben Galatasaray’ın bu getirdiği tanıtım ve başarının ve Türkiye Cumhuriyeti’ni pozitif olarak dünyaya tanıtmanın bedelinin çok çok daha büyük olduğu kanaatindeyim. Nitekim Galatasaray’a bu başarıların getirilme maliyetinin de ne olduğunu zaten bütün Türkiye biliyor…

DİĞER HABERLER
» Haldun Üstünel: "Kupaların Ardı Arkası Kesilmeyecek" (19.08.2008 17:51)
» Alparslan Erdem: “Kalıcı Olmak İstiyorum” (03.08.2008 13:22)
» De Sanctis: “Avrupa’nın Güçlü Bir Takımındayım” (03.08.2008 13:17)
» Nezih Ali Boloğlu ve Cevat Güler’den Açıklamalar (28.07.2008 19:13)
» Meira: "Artık Galatasaray İçin Savaşacağım" (28.07.2008 18:01)
» Michael Skibbe: "Çok İyi Bir Takım Kurduk" (26.07.2008 14:09)
» Fernando Meira: "Şehrin Güzelliği Önemli Değil" (25.07.2008 16:24)
» Barış Özbek: “Hep Birlikte Kenetlenmeliyiz” (24.07.2008 15:45)
» Ümit Karan: "Gençlikten Galatasaray Taraftarıyım" (24.07.2008 15:31)
» Lincoln: “Galatasaray Taraftarını Sözcüklerle Anlatamam” (21.07.2008 12:15)
» Arda Turan: “Önemli Olan Takım Olabilmektir” (18.07.2008 17:29)
» Mehmet Topal: "Galatasaray Benim Ailem" (18.07.2008 15:00)
» Servet Çetin GS TV’ye Konuştu (17.07.2008 17:18)
» Murat Özyer GSTV'ye Konuştu (17.07.2008 15:50)
» Emre Aşık GSTV'ye Konuştu (17.07.2008 15:31)
» Ayhan Akman: “Taraftarın Beklentisini Karşılayacağız” (16.07.2008 17:11)
» Sabri Sarıoğlu Galatasaray TV'ye Konuştu (16.07.2008 15:55)
» Volkan Yaman: “Hedefimiz Avrupa’da da Başarı (15.07.2008 18:19)
» Linderoth Galatasaray TV'ye Konuştu (15.07.2008 16:04)
» Aydın Yılmaz: “Hedefim Kalıcı Olmak” (14.07.2008 01:39)


» DİĞER HABERLERİN DEVAMI İÇİN TIKLAYINIZ.



İLGİLİ HABER VE LİNKLER

GALATASARAY DERGİSİ 70. SAYISI ÇIKTI!

GALATASARAY DERGİSİ 70. SAYISI ÇIKTI!

GALATASARAY TV TANITIM

GALATASARAY TV TANITIM

GALATASARAY TV HEDEFLERİ

GALATASARAY TV HEDEFLERİ

GALATASARAY MÜZESİ

GALATASARAY MÜZESİ

UNUTULMAYANLAR

UNUTULMAYANLAR