13 Ocak 2018 Cumartesi 13:23

Yeni üyelere beratları verildi

Yeni üyelere beratları verildi

Galatasaray Spor Kulübü'nün yeni üyelerinin berat töreni Galatasaray Lisesi Tevfik Fikret Salonu'nda gerçekleşirken kulübe katılan 384 yeni üye, beratlarını ve üyelik kartlarını teslim aldı.

Tören öncesi, Atatürk ve silah arkadaşları, vatan uğruna yaşamlarını yitirmiş şehitler, kulübümüzün bir numaralı üyesi Ali Sami Yen ve arkadaşları adına bir dakikalık saygı duruşu yapıldı ve İstiklal Marşı okundu. Berat töreninde konuşma yapan Galatasaray Spor Kulübü Başkanı Dursun Özbek, yeni üyelere seslendi. Dursun Özbek şu ifadeleri kullandı:
 
“Bizler; kurulduğu günden bu yana bu topraklarda, tarihinin verdiği misyonla, spor kulübü olmanın çok daha ötesinde, geleneklerine sadık bir anlayışın temsilcisiyiz. Galatasaray, hepimizin bildiği üzere kültürel ve tarihsel mirasıyla ve kazandığı başarılarla dünyanın sayılı spor kulüplerindendir. Siz de Galatasaray Ailesi’ne katılarak bugünden itibaren yüz yılı aşkın bir emek ve değerler bütünün yansıması olan asil duruşun üyesi oldunuz. Ancak dünyanın en büyük ailelerinden birinin ferdi olmak çok büyük sorumlulukları da beraberinde getirir. Çünkü bu aile; yeri geldiğinde Kurtuluş Savaşı’nın harcını oluşturmuş; yeri geldiğinde dünya bilimine sayısız yenilik armağan etmiş, hem kendi topraklarında hem de yurt dışında ülkesini her alanda başarıyla temsil etmiştir. Bu toprakların batıya açılan penceresi olan Galatasaray, bir spor kulübü olarak her zaman kazandığı kupalarla ve şampiyonluklarla Türkiye’ye ilkleri ve enleri yaşatmış, en önemlisi karşılaştığı her zorluğa karşı daima hırsla, mücadeleyle ve alın teriyle dimdik ayakta durmuş bireyleri içerir.”
 
“Elbette Galatasaray çok büyük bir camia. 500 yıl aşkın bir mazisi var. Bir kültür ve eğitim kurumunun birikimiyle bugünlere kadar gelmiş. Bu kurumun içinden bir spor kulübü doğmuş, 113 yaşında... Bu spor kulübünün, hangi şartlarda kurulduğu konusunu iyi bilmekte fayda var. Bir edebiyat sınıfında, bu kutsal çatının altında Ali Sami Yen Bey ve arkadaşları bir spor kulübü kurmanın hazırlıklarını yapıyor. Birisi formaları yıkıyor, birisi ayakkabıları yağlıyor, birisi topun deliklerini tamir ediyor. Tam bir başarı öyküsü. Onlar; ülkesinin müdafaası konu olduğu zaman da hiç düşünmeden vatan müdafaasına gittiler. Biz böyle bir kulübün temsilcileriyiz. Söylemek istediğim özünde şu. Geçmişimizden gelen değerlerin en üst seviyede korunmasına dikkat etmemiz lazım. Al Sami Yen Bey ve arkadaşlarının karşılaştığı bir anekdotu anlatmak istiyorum. Ali Sami Yen Bey ve arkadaşları bir maç yapıyor. Maçtan sonra duş almak veya temizlenmek söz konusu değil. Üstümüzü değiştirelim diyorlar. Okula gelecekler. En tenha yer neresi? Mezarlığın bir köşesinde üstlerini değiştirirken hafiye baskınına uğruyorlar. Hafiyeler geliyorlar, top oynadık diyorlar, bomba mı, top mu... Hafiye eline alıyor, bakıyor, eski topları hatırlarsınız meşin, şandelin içinde yırtığı var üzerinde kapamak için bir mekanizma var o da dışarı çıkmış sanki bir bombanın fünyesi... Açar mısın açıyor, ‘fıs’ diye ses çıkıyor, hafiyeler atlıyorlar ve kaçıyorlar. Böyle mizah dolu bir gerçekten buralara kadar gelindi.”
 
“Bildiğiniz gibi bugün kayıtlı yaklaşık 17 bin üyemiz var. Bir kısmı iptal olmuş, bir kısmı rahmetli olmuş. Şu anda kaydı açık 7500-8000 üyemiz var. Genel kurul yapıyoruz, toplantılar yapıyoruz. 1500 kişi ila 2000 kişi geliyor. Yüzde 20 ile yapıyoruz. Bu, Galatasaray’a yakışmıyor. Bu kulübün dünya markası olmasının arkasındaki emekleri izah ettim. Galatasaray Genel Kurulu’nun bu sayıyla yapılması kabul edilebilir değil.” 
 
“Yeni üye olan kardeşlerimizin Galatasaray’a katkı vermesi lazım. Fikri, maddi, manevi ne veriyorsanız kulübümüze vermeniz gerekliliği ortada. Genel Kurullara katılın. Galatasaray’ın ortak aklını daha kolay oluştururuz. Birlik ve beraberliğin simgesi olan kulübümüze katılımınızın hayırlı olmasını diler ve şahsınızı en samimi duygularımla tebrik ederim.”
 
Galatasaray Spor Kulübü Başkanı Dursun Özbek'in ardından söz alan Divan Kurulu Başkanı İrfan Aktar, yeni üyelere bilgi verirken Galatasaray kulübünün geçmişinden günümüze çok önemli bireyleri bünyesinde barındırdığını aktardı. Sicil Kurulu Başkanı Serdar Eder'in Galatasaray’ın değerlerini ve Galatasaraylılığı anlatan duygusal konuşmasının ardından yeni üyelere beratları takdim edilirken Eder'in alkış alan konuşması şu şekildeydi:

Sayın Başkanlarım, kurullarımızın değerli yöneticileri, saygıdeğer hanımefendiler, beyefendiler. Siz sevdamız, gönül bağımız olan, Türkiye'nin bir numaralı marka değeri, kulübümüzün yeni üyeleri, törenimize hoş geldiniz. Konuşmamın başında size ben de başkanım gibi, birkaç irticalen hazırladığım konuşma dışında, hitap etmek istiyorum. Öncelikle sizlerin karşısına son defa sicil kurulu başkanı olarak çıkıyorum. Bundan böyle bu göreve düz üye olarak devam edeceğim. Biz koltuklarla değil, hizmetlerle var olduk, yine de öyle var olmaya devam edeceğiz. Bu süreç içinde, sicil kurulunda Çetin Öztürk, Gürkan Eliçin, Ali Tüzmen, Esat Tansev, Özcan Karamahmutoğlu, Nihal Özfırat, Faruk Dat ve Hakan Melek arkadaşlarımın hepsi ile beraber bir süreç harcadık, emek verdik ve bu emeğin karşılığını da, karşımızda görüyoruz. Kendilerine çok teşekkür ediyorum. Bir başka teşekkürüm de bizim elimiz, ayağımız, çok kalabalık bir ordu halinde çalışıyoruz. Bu orduyu takdim edeceğim birazdan size, geçen hafta Divan Berat töreni vardı. Bu hafta yeni üyelerimizin berat töreni var. Haftaya seçimimiz var. Durmadan bu kocaman, dev ordu çalışıyor. Sizlere Nuray, Pınar ve Erol'u, kuvvetli bir alkış rica ediyorum.  Efendim, hoş geldinizin arkasından sizlere biraz benim penceremden, biraz da sizin duygularınızla, Galatasaray’ı tarif etmeye çalışacağım.

 
Galatasaray kayıtsız şartsız, atasının izinden gitmektir. Galatasaray 18 Martta Çanakkale’ye uzanan konvoydur. Galatasaray namustur. Galatasaray yaşama sevincidir. Galatasaray fikri, irfanı, vicdanı, son nefesine kadar hür olmaktır. Galatasaray öğrendiğini, öğretmektir. Galatasaray yeri geldiğinde, sorgulamadan peşinden gitmektir. Galatasaray önünden hiç geçmediği okul için, bizim lisemiz var demektir. Galatasaray bizim üniversitemiz de var demektir. Galatasaray her gün sarı kırmızı görmek, istemektir. Galatasaray zarafettir. Galatasaray 10 Kasım’da Anıtkabirde atasını saygıyla anmaktır. Galatasaray özür dilemesini bilmektir. Galatasaray onurdur, gururdur. Galatasaray geçici değil, kalıcı olabilmektir. Galatasaray unutmamaktır, unutturmamaktır. Galatasaray hatasından dönebilmektir, hakkını savunmaktır. Kimseye hiçbir şey için biat etmemektir. Galatasaraylı bir Afrikalı’nın, ben doğuştan Galatasaraylıyım demesidir. Galatasaray adil olmak, hak yememektir. Galatasaray ben değil, biz demektir. Galatasaray maçı olduğu söylense, göçüğün altından çıkabilecek umuttur. Galatasaray Baba Gündüz'dür, Kral Metin'dir. Galatasaray kıyamamaktır. Galatasaray başka hiçbir şey için gösterilmeyecek sabrı göstermektir. 

Galatasaray yoktan var etmektir, mucizeye inanmaktır. Galatasaray mucizeyi tekrarlamaya da inanmaktır. Galatasaray sevilmeden, sevebilmektir. Galatasaray anlam verilemeyen bir tutkudur. Galatasaray öğlen ne yediğini unutup, 88’deki maç gollerini, dakikalarına kadar bilmektir. Galatasaray yeri geldiğinde, başkaları gülüp eğlenirken, sarı kırmızıya sarılıp, ağlamayı tercih etmektir. Galatasaray özverili olmaktır. Elazığ’dan gelip, İzmir’de ölümü göze alıp, gözünü budaktan esirgememektir. Galatasaray gülemezken, güldürmektir. Galatasaray sorumluluk almaktır. Galatasaray rahatken, rahatsızlığı görüp, düşünebilmektir. Bitmeyen sevgidir, sonucu umursamamaktır. Galatasaray kendini hiç düşünmemektir. Galatasaray engelli iken, engel tanımamaktır. Galatasaray zeki, çevik, ahlaklı sporcu yetiştirmektir. Galatasaray hatırlamak ve anmaktır. Galatasaray sevgi ile öğrenmektir. Galatasaray formadaki ter, yelkendeki deniz tuzu, havuzdaki klordur.

Galatasaray sınırları yok etmektir. Galatasaray devrim, Galatasaray cumhuriyettir. Galatasaray çağrılmadan yardıma koşmaktır. Galatasaray albayrağın ardında batan güneştir, yanan ateştir. Galatasaray Cuma asılan bayraktır. Galatasaray tek başına da olsa, haykırmaktır. Galatasaray tanıştığı anda sevmektir. Galatasaray ücrada tek göz odada yanan mum ışığıdır. Galatasaray Avrupa'da bir kalede maç heyecanı, Amerika'da sabah 9 da maç izlemektir. Galatasaray küskünle bile sımsıkı sarılabilmektir. Galatasaray bağışlamaktır. Galatasaray her şeyini vermektir. Galatasaray doktora, peki maça ne zaman gidebilirim diye sormaktır. Galatasaray hiç tanımadığı birini, sadece üzerinde sarı kırmızı var diye, kardeş gözüyle görmektir. Galatasaray daha tanışmadan, ağabey diye hitap etmektir. Galatasaray en kötü gününde bile, övünerek, Galatasaraylıyım diye haykırmaktır. Galatasaray hiçbir zaman birbirinden ayrılmayacak koskocaman ve bir G ve S dir. Galatasaray içinde bulunduğumuz salona ismini veren Tevfik Fikret'ten hayat görüşü aldığını ifade eden Mustafa Kemal Atatürk'ün askerleridir. Galatasaray, Galatasaray’dır.”