![]() |
|
KULUP HABERLERİ ![]() 28.01.2013 20:11 Didier Drogba Galatasaray’da
28 Ocak 2013 Pazartesi günü (bugün) kulübümüz Didier Drogba’yı renklerine bağlamıştır. Galatasaray Spor Kulübü Bilgi: Didier Drogba Galatasarayımızın yeni transferi Didier Drogba, herkesin bildiği gibi dünya futbolunun son dönemde yetiştirdiği sayılı santrforlardan biri. 11 Mart 1978 günü Fildişi Sahili’nin en büyük şehri ve eski başkenti Abidjan’da dünyaya gelen Didier Yves Drogba Tébily, beş yaşındayken ailesi tarafından eski bir futbolcu olan Fransa’daki amcasının yanına gönderildi ancak üç yıl sonra aile özlemi yolunu tekrar ülkesine çevirdi. Anne ve babasının işlerini kaybetmesinin ardından bir kez daha amcasının yanına gitmek zorunda kalan Didier, daha sonra ailesinin de göç etmesiyle onlarla birlikte yaşamaya başladı. Ülkesindeyken her gün otoparkta oynadığı futbolu yerel genç takımlar ile yeşil sahaya taşıyarak farklı bir boyuta geçen genç oyuncu, Levallois kulübünde kariyerine başladı. Genç Takım’daki golleriyle dikkat çekse de, A Takım teknik direktörünün gözüne girmeyi başaramadı. Buna karşın, üniversitede muhasebe okumak için şehir değiştirdiği 1997 yılında Fransa Ligue 2 takımlarından Le Mans’a transfer oldu ve bir anlamda sınıf atladı. Sakinlikten uzak aile yaşantısı nedeniyle düzenli antrenman yapmakta sıkıntı çeken ve sıkça da sakatlanan Drogba’nın bu tempoya tam anlamıyla alışması, dönemin teknik direktörü Marc Westerloppe’a göre tam dört yıl sürdü. 1999 yılında ilk profesyonel kontratını imzalayan Drogba, Malili eşi Alla’nın ilk çocuğunu doğurmasıyla birlikte yeni sorumlulukların getirdiği yeni hedeflere sahip oldu. Nitekim daha sonra “Isaac’in doğumu hayatımın dönüm noktası oldu, beni güçlendirdi” diyecekti. Bu doğrultuda 1999–2000 futbol sezonunda ikinci ligde 30 maça çıkıp 7 gol atsa da, bir sonraki sezon yaşadığı sakatlık nedeniyle formasını Gabonlu oyuncu Daniel Cousin’e kaptırdı ve 11 maçta kaldı. Bu 11 maçta da kanatlarda forma giydiği için gol atamayan fakat buna rağmen geri dönüş yapmayı başararak 2001–02 sezonunun ilk yarısında 22 maçta 6 gol atan Fildişili oyuncu, devre arasında bir barajı daha aşarak 1998 yılında antrenmanlara çıktığı Ligue 1 temsilcisi Guingamp’a transfer oldu. Profesyonel futbola geç adım atan Drogba, böylece 23 yaşında ilk kez kendini üst seviyede gösterme fırsatına sahip olacaktı. Ligue 1 Yılları Marsilya’da da rüyayı sürdürdü Drogba. Ligde 35 maçta attığı 19 golle gol krallığında üçüncü olurken Şampiyonlar Ligi grup aşamasında beş, takımını finale taşıdığı UEFA Kupası’nda da tam altı gol kaydetti. 3. Tur’da 1-0, 0-0’lık skorlarla eledikleri Dnipro karşısındaki tek golün sahibi oydu, son 16’da Liverpool ağlarını her iki maçta da havalandırdı, Çeyrek Final’deki Inter Milan eşleşmesinde 180 dakikada tek gol vardı, onundu. Newcastle United ile oynanan Yarı Final’de iki gol, yine ondan. Fransa’da yılın futbolcusu seçilen Drogba’nın, bir sezonda efsaneleri arasına girdiği Marsilya’dan, kopuşu da erken olacaktı. Milan’da Maldini neyse, Marsilya’da o olmak istiyordu Drogba, bunu da sık sık ifade etmekten çekinmiyordu. Fakat öyle teklifler geliyordu ki, kulüp reddetmekte zorlanıyordu. 2003 yılında Rus milyarder Roman Abramovich tarafından satın alınan Chelsea, onun olağanüstü performansına kayıtsız kalamayan kulüplerden biriydi ve bu transfer için tam 44,5 milyon doları gözden çıkarmışlardı. Rio Ferdinand ve Juan Sebastian Veron’dan sonra en pahalı transfer olarak yolunu tuttuğu Premier Lig’de Drogba’yı o güne kadarki en büyük sınavı bekliyordu. Ya beklentilerin altında kalarak hayal kırıklığı yaratacak ya da artık dünya çapında bir yıldız olarak kabul edilecekti. Dünyaya Açılış: Çocukların İdolü Drogba İngiltere’ye uyum sıkıntısı çekmemişti Fildişili oyuncu. Ancak 2005–06 sezonu çok daha iyi başlayacaktı onun için. Arsenal ile oynanan Community Shield maçında 2-1’lik galibiyeti onun iki golü getirdi. Sezon genelinde ise performansı hemen hemen aynı oldu. Ligde 12, FA Cup ve Şampiyonlar Ligi’nde attığı birer gol eklenince yine sezonu 16 golle kapattı. Milli takım formasıyla da 9 maçta 7 gollük performans sergileyen yıldız isim, bir yılda toplam 50 maça çıkarak futbola ilk başladığı yıllardan o güne geldiği nokta ile parmak ısırttı. Ancak bu kadarla kalmayacaktı, daha da yükselecekti bu grafik. 2006–07 sezonunda Drogba tam 61 maça çıktı. Ligde sadece şampiyonluk garantilendikten sonra iki maçta Jose Mourinho tarafından dinlendirildi, diğer tüm maçlarda sahadaydı. Onu gol kralı yapan 20 gollük performansına Şampiyonlar Ligi’nde 6, FA Cup’ta 3, Lig Kupası’nda 4 gol ekledi ve Maviler adına bir sezonda toplam 60 maçta forma giyip 33 gol kaydetti. Bu performans, Chelsea tarihinde 1984–85 sezonunda Kerry Dixon’un ardından 30 gol barajını geçen ilk isim yaptı onu. Milli formayla oynadığı tek maçı da boş geçmedi. Sezon sonunda ülkesinde eski futbolcumuz Kader Keita’nın, tüm Afrika’da Samuel Eto’o’nun önünde yılın futbolcusu ödüllerine layık görülürken, Premier Lig’de Cristiano Ronaldo’nun ardından yılın en iyi ikinci oyuncusu seçildi. Artık tüm dünyanın gözdesiydi o, mahallerde top oynayan çocuklar biraz da Drogba’ydı. İki Sezonluk Duraklama Drogba’nın Chelsea’deki en kötü sezonu, 2008–09 oldu. Tek santrforlu bir sistemi benimseyen yeni teknik direktör Luiz Felipe Scolari tarafından pek tercih edilmeyen Afrikalı yıldız, yerini Nicolas Anelka’ya kaptırmış görünüyordu. Ancak daha sonra göreve gelen Guus Hiddink ile tekrar takımda yer bulan Drogba attığı kritik gollerle çok iyi bir şekilde geri dönerek gerekeni yapıyordu, bir kez daha. Ligin yanı sıra Şampiyonlar Ligi’nde de Hiddink’in göreve gelmesinin ardından oynanan tüm maçlarda ilk 11’de forma giyen ünlü oyuncu, ilk dört maçta 4 gol 1 asist ile takımını yarı finale taşıyacak, daha sonra Yarı Final’de Barcelona’ya deplasman golü kuralıyla elenmelerine ise engel olamayacaktı. Ve Yeniden Yükseliş Didier Drogba, 2010–11 sezonunda ise 36 maçta 12 gol kaydetti. 36 maçın 30’una ilk 11’de çıkarak toplam 2791 dakika (%81) forma giyen ünlü yıldız, 12 golünün yanı sıra 14 de asist yaparak Manchester United’lı Nani’nin ardından bu alanda ikinci sırayı aldı. Drogba aynı zamanda attığı gollerle Premier Lig’de takımına en çok puan kazandıran üçüncü oyuncu oldu. Fildişili oyuncunun bu sezonki Şampiyonlar Ligi bilançosu ise 2 gol, 2 asist olmuştu. Bir sonraki sezon öncesi uzun süre Türkiye’de gündemi meşgul eden Chelsea’li süperstar, son olarak kulübünde kalmış ve Maviler ile son bir sezon daha geçirmekte karar kılmıştı. O son sezon, ligde çok etkili bir Drogba izlemedi Chelsea taraftarı. Önceki yıllara oranla daha az sahaya çıktığı Premier Lig’i 5 golle tamamlayan oyuncu, yine de asıl hünerini diğer organizasyonlarda sergileyerek takımı adına sezonun kilit adamı olmayı başardı. FA Cup finalinde Liverpool filelerine gönderdiği golle takımını kupaya taşıyan Drogba, UEFA Şampiyonlar Ligi Kupası’nı kazanan Chelsea’nın, kaleci Petr Cech ile birlikte en büyük direnişi gösteren oyuncusuydu. 7 maçta 6 golle kapattığı turnuvanın özellikle final maçındaki performansıyla, arkasında yıllar boyunca hatırlanacağı bir maç daha bırakarak takımından ayrıldı. “Abidjan’lı çocuk” olarak gelip ismini ezberlettiği Avrupa’dan da… Çin Aktarması Galatasaray’a imza attığı basın toplantısında, Mourinho ile iletişim hâlinde olduğunu ve bu transfer için onun da pozitif yönlendirmede bulunduğunu söyleyen Hollandalı yıldızımız, daha önceki bir açıklamasında da "Mourinho bana bir keresinde yorgun göründüğümü ve bir kaç gün ailemle beraber dinlenmek üzere güneşlenmeye gitmemi söylemişti. Kariyerim boyunca çalıştığım diğer bütün hocalar bana antremandan bahsettiler o ise beni kumsala yolladı. 3 gün İbiza'ya gittim. Geri döndüğümde onun için ölmeye hazırdım" demişti. Didier Drogba ise, İspanya’da yayınlanan “Mourinho: Başarısının Sırları” adlı kitapta yer alan hikâyeye göre Mourinho takımdan ayrılacağını açıkladığında gözyaşlarına hakim olamayacak kadar teknik direktörüyle bütünleşmişti. Fildişili oyuncu, daha sonra yaptığı açıklamada Mourinho’nun, takımdan ayrılacağını kendisine özel olarak önceden haber verdiğini, büyük bir şok yaşadığını ve Mourinho gibi bir teknik adamın bunu gerçekten yaşayabileceğine inanmakta güçlük çektiğini söylemiş ve eklemişti: “Bir babanın gidişiyle yetim kalmış gibiydik. Yalnız kalmıştık. Benimle birkaç hafta önce paylaştıklarından yola çıkarak neden ayrıldığını tahmin edebiliyordum, bazı insanlar beni çok yanıltmıştı ve hocanın bana “Bu kulüpten ayrıldığım için mutlu olduğumu bil” dediğinde neyi kastettiğini anlıyordum.” İyi Niyet Elçisi Didier Drogba’nın adını taşıyan bir de stadyum var. Yıldız oyuncunun kariyerinin ilk adımını attığı Levallois kulübü, Drogba’nın Marsilya’dan Chelsea’ye transferinden aldığı payla geliştirme imkanı bulduğu stadına onun adını vermeyi uygun görmüştü. Parçalı Fil
DİĞER HABERLER » DİĞER HABERLERİN DEVAMI İÇİN TIKLAYINIZ. |
|
||||