9 Mart 2011 Çarşamba 23:04

Burak Kunduracıoğlu Galatasaray TV'ye Açıklamalarda Bulundu

Burak Kunduracıoğlu Galatasaray TV'ye Açıklamalarda Bulundu

Galatasaray Sağlık Ekibi Koordinatörü Burak Kunduracıoğlu, Galatasaray Televizyonu’nda yayınlanan “Florya Günlüğü” programına konuk oldu.

Galatasaray’a gelişinizde şöyle bir manşet vardı, ben hiç unutmuyorum. "Galatasaray’da yılın transferi" diye yazıldı çünkü Türkiye’de bir ilke imza attığınız ve operasyon yaparak ilk defa sağlık ekibini toplu halde transfer ettiği söylenmişti. O günden bu yana ne kadar zaman geçti?

Biz Ağustos’un 11’inde İstanbul’a geldik, Galatasaray Spor Kulübü’nde çalışmaya başladık sağlık ekibi olarak . Herhalde bir 7 aylık süreç oldu. İstanbul’da Gençlerbirliği’yle çalıştım 6 sene Ankaraspor, Ankaragücü. Tabi oralardan burası çok farklı, burası çok daha büyük bir camia, çok daha hareketli bir yer,  biraz daha stresi yoğun yaşadığımız bir şehir diyebilirim.

Son derece spekülatif haberlerin yapıldığı günlerdi. Onlardan da bahsedeceğiz. Hocam çok kısa ekibinizden bahsedelim. Ekibini kaç kişiden oluşuyor?

Ekibimizde ben başta Spor Hekimliği Doçentiyim, Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi’nden uzmanlığımı aldım. Benimle birlikte pratisyen doktor arkadaşım var Murat Çevik. Birlikte çalışıyoruz. Yanımda 3 tane uzman fizyoterapist arkadaşım var. Onlardan 2 tanesi ayrıca Osteopati eğitimi aldı. Bir tanesi de manipülatif ortopedik tedavi eğitimi aldı. Altta da 3 tane daha arkadaşımız var. Bunlar sadece A takımı bünyesinde çalışanlar. Bizlerle birlikte bizim işimizi sahaya tamamlayan Fatih Hoca var, Galatasaray Spor Kulübü bünyesinde çalışıyordu. Buraya geldikten sonra onu tanımanın, onunla birlikte çalışmanın bizler için gerçekten büyük bir şans olduğunu gördük.

Sizin ekibinizde tek başınıza işleri yaptığınız söyleniyor. Bir takım dedikodular var, nasıl cevap verirsiniz?

Galatasaray’ın bir sağlık kurulu var. Ben spor hekimi doçenti olarak bu sağlık kurulunun koordinasyonlarıyla görevliyim ama benimle birlikte sağlık kurulunda ortopedist olarak, radyolog olarak Profesör ağabeylerimiz bulunuyor. Biz en ufak bir sakatlık olduğunda Ankara’da bir radyoloji merkezi var bizimle birlikte çalışan, orada 4 tane radyolog arkadaşımız var. Görüntülerin incelenmesinde, tanıların atlanmaması için tekrar tekrar görüntülenmesinde ve sakatlık olduktan sonra çekilen MR’ların sağlık kuruluna mail olarak atılmasını sağlıyoruz. En ufak bir yaralanma en azından 3-4 tane ki bizim işlerimiz genelde ortopedik yaralanma olduğu için ortopedist profesör arkadaşımız, işte bunlar zaten sağlık kurulunda var.  Prof. Dr. Mustafa Karahan olsun Prof. Dr. Semih Gür olsun Prof. Dr. Mehmet Demirtaş olsun ismini sayamadığım 6-7 kişi daha var. Onlarla birlikte konsülte ediyoruz. O akşam içinde ve sporcu için gereken en uygun tedaviye bir an önce başlanmasını sağlıyoruz. Bununla birlikte benim buraya gelmemdeki asıl en büyük paylardan bir tanesi olan Galatasaray’ın sponsoru olan Medical Park Hastanesi var. Medical Park Hastanelari Türkiye genelinde 15 tane hastane. Aşağı yukarı 850 tane doktor çalışıyor, 9 bin civarında da personeli var. Bizim herhangi bir ihtiyacımızı Medical Park’ın Antalya’da kampta olalım, Antalya’daki hastanesinden, İstanbul’da olalım  İstanbul’daki hastanesinden her türlü olanağından faydalanabiliyoruz. Tabii ki biz 6-7 kişilik küçük bir ekibiz, aslında kocaman bir sağlık ordusuyuz.

Zaten yetişemezsiniz öyle bir şeye hocam. Hepsi ayrı ayrı uzmanlık gerektiren konular.

Tabi. Evet öyle.

Bu konudaki eleştiriler nereden çıkıyor hocam? Neden yapılıyor? Yıpratmak için mi?

Ah bir bilsem keşke. Bende bilsem de size söylesem.

Halbuki size çok sayıda futbolcu geliyor. Sizin namınızı biz İstanbullar’dan duymuştum. Zamanında şöyle bir bakıyorum Ümit Karan’ dan Mehmet Yıldız’a Mehmet Topuz’dan şimdi Galatasaray’da oynayan Ayhan Akman’a pek çok isim Ankara’dayken size geliyordu.

Yani Türkiye genelinde benim Ankara’da bir kliniğim vardı. Bakmadığımız takım yok gibiydi. Gaziantepspor’dan, Beşiktaş’tan, Antalya’dan, Eskişehirspor’dan, Sivasspor’dan. Zaten şimdi sahaya çıkıyoruz seremonide Galatasaray’ın 11 tane futbolcusu var. Diğer takıma bakıyorum. Orada da en az 6- 8 tane oyuncu benim daha önce tedavi ettiğim hastalardan. Tabi güzel ve gurur verici. Bende mutlu oluyorum böyle şeyleri görünce. Ankara’da biz tüm Türkiye genelinde hizmet veriyorduk.

Bir de bunu yaparken yardımlaşarak, sinerji içerisinde, uzmanlara danışarak ve teşhis ve tedavi de tabi çeşitli yöntemler uygulanarak yapılıyordu.

Tabi hem öyle yapıyoruz, hem de kendi kulüpleri bünyesindeki doktor arkadaşlarla da hiçbir zaman kontağımızı kesmiyorduk. Gerek Antalyaspor olsun, gerek Gaziantepspor olsun mutlaka diyalog içinde biz elimizden geldiğince onlara yardımcı oluyorduk, onlar ellerinden geldiğince bize yardımcı oluyor. Şimdi bizim bir tane amacımız var. Yaralanan sporcuyu bir an önce sağlığına kavuşturup tekrar aynı bölgeden sakatlanmamasını sağlamak. Bizim ilk hedefimiz tabi ki takımlara sporcu yetiştirmek, takımların sporcuları maksimum performansıyla kullanmasını sağlamak. Ama önce insan sağlığı.  Biz bunu hiç unutmadan çalışamaya devam ediyoruz.

Yavaş yavaş zor sorulara doğru geçelim. Malum en çok  konuşulan konulardan birincisi Arda Turan’ın durumu. Yarın oynayacak, bugün oynayacak, derbiye yetişecek, şu zaman oynayacak, niye sakatlandı, aslında sakat değil gibi pek çok belirsizlik var. Çok sayıda önümde bilgi de var. Belli ki  bir bilgi kirliliği de var. Onun için de size soracağım. Arda’nın son durumu nedir?

Ben biraz baştan başlayarak anlatmak istiyorum. Çünkü gerçekten bu konuyla ilgili çok spekülasyon yapıldı. Arda’nın 2009-2010 sezonunda Mart ayında başlayan kasık ağrıları olmuş. Bu giderek zaman içinde artıyor ve Ekim ayında oynanan Belçika maçından sonra artık ağrılar artıyor ve dayanılmayacak noktaya geliyor. Bu konuda biz gereken tetkikleri, MR’ları, laboratuar çalışmalarını yaptıktan sonra Dünya’da bu konuda otorite olmuş insanların da fikirlerini alarak çalışıyoruz. Yine dediğim gibi tek başımıza yapmıyoruz. Arda’nın sağ kasığında kasık fıtığına bağlı olarak kasık fıtığı zemininde gelişen bir osteitis pubis vakası. Hakikaten çokta ilerlemiş bir vaka vardı. Kemiklerin üzerinde hakikaten çok ciddi ödemleri vardı ve sıkıntılı bir duruma gelmişti diyebilirim. Bunun üzerine Doktor Muschaweck tarafından Münih’te 11 Ekim’de ameliyatı yapıldı. Bir fıtık ameliyatı yapıldı sağ kasığından. Bu minimal onarım tekniği kullanılarak yapılan bir fıtık ameliyatı oldu. Şimdi fıtıkta kanalda bir genişleme oluyor. Genişleme olunca sinire baskı yapıyor. Baskı yapınca bu da pubisi tetikliyor. Bu fıtığı onarmadan pubisin tedavisini yapma şansınız olmuyor. Aşağı yukarı Türkiye liglerine baktığınız zaman bu pubis tedavisini Dünya’da en çok yaygın olarak yapan Heinz Murmann vardı. Bende onun yanına gitmiştim 2000’li yıllarda ve aşağı yukarı şu an Türkiye’de oynayan, bırakan, devam eden 700’den fazla osteitis pubis vakası hastam oldu. Onların tedavisinde bulunmuştuk. Arda’nın fıtık ameliyatı bittikten sonra yara bakımı vesairesi 4-6 haftalık bir rehabilitasyon süreci olacaktı. Hem pubisini tedavi etmek, hem kuvvetlendirmesini, hem de sportif rehabilitasyonunu yapmak amacıyla.

Standart süre değil mi hocam?

Evet standart süre böyleydi. Ama bizim işimizde asla bir hastalık yok hasta var. Sizde yapıyoruz 3 hafta sürüyor. Bende yapıyorlar 7 hafta sürüyor. Arda’nın ki 4-6 hafta değil de 7 haftalık bir süreç oldu. 7 hafta sonunda Arda takımla birlikte antrenmanlara başladı. Demin ekibi sayarken Fatih hocadan bahsetmiştim. Bizim için çok değerli bir hocamız. Biz şöyle çalışıyoruz tanıyı tedaviyi  başlatıyoruz. Fizyoterapistler alıyorlar fizyoterapistler ağrısız sıkıntısız bir yere geldikten ve kuvvet gelişimindeki bir hareket  açıklığının belli bir şeyleri kazandırdıktan sonra sorun yoksa Fatih hocaya veriyoruz . Fatih hoca takımla olan bizimle kondisyon ve kuvvet dengesini sağlayan temel taşlarımızdan bir tanesi. Arkasından takımla birlikte çalışıyor ama ilk adaptasyon çalışmasıyla başlıyor. Yüzde yüz tam performans sağlayacak şekilde değil. Arda 7 hafta başladı ve bu tip çalışmalara 12 Aralık’ta Galatasaray Gençlerbirliği maçıyla birlikte tekrar sahadaki yerini aldı. Galatasaray Gençlerbirliği maçı oynadı. Devre arasına kadar iki maç oynadı, devre arası geldi fakat biz Arda'ya yeterince tatil yaptığı için tatil vermedik. Özel kuvvetlendirmesine ve tedavisine devam ettik arkasında 10 günlük bir Antalya kampımız oldu. Çift idman yapılan Antalya kampında da Arda takımla olan çalışmalarının hepsine katıldı. Dört tane maç oynadık. Antalya kampından sonra 2 tanesi kupada Beypazarı ve Antalyaspor’la, 1 tanesi açılış maçı Ajax, 1 tanesi de Hannover maçı oynadık. Antalya maçının 86. dakikasında Arda korner atarken karnının alt kısmında bir ağrı hissetti. Aşağı yukarı 18 Ocak’ta oynadık. Antalyaspor maçının hemen ardından tetkikleri yapmaya başladık acaba ameliyat yerine mi bir şey oldu ya da osteitis pubise mi bir şey oldu diye? Yapılan tetkikler sonucunda Arda'nın sol karın kaslarının kemiğine yapışma dediğimiz yerinde yani tendonda bir zorlanma tespit edildi.

Ayrı Bir Sorun mu Hocam ?

Ayrı bir sorun olarak tespit edildi. Arda sağ tarafından ameliyat olmuştu. Fıtık ameliyatı ve osteitis pubise vardı, onlar sonlanmıştı. Radyolojik olarak düzelmeler yüz güldürücüydü fakat sol tarafta karın adalesinde bir ödem karın kaslarının alt yapışma yerinde birde sol tarafında hafif bir bonbeleşme vardı. Biz kendi kurumumuz ve hastanemizde her şeyi yapmamıza rağmen bir de operasyonu yapan doktorların fikrini almak üzere ben bizzat Arda ile beraber  giderek tekrar kontrollerini yaptırdık Almanya’da Münih’te sayın Muschaweck’e. Onun da söyledikleri bizim bulduklarımızdan farklı değildi. Ve tenrid tedavisine başladık. Bu karın kaslarının tenridi biraz uzun sürüyor. 4-6 ya da 8 haftayı alan süreçler alıyor. Bu da 1. 2. yada 3. seviye olmasına göre değişen şeyler. Aşağı yukarı da 6 haftalık bir süreç oldu Arda’nın. Geçen haftadan itibaren Arda yine takımla birlikte adaptasyon çalışmalarına başladı. 10 gün önce çektiğimiz MR’da gerek klinik, gerekte radyolojik ödemin kalmadığını gördük. Kuvvetlendirmeler ile beraber çalışmalara başladık.

Ameliyat eden Doktor Muschaweck şöyle söylüyor: "Hala sakatlığının sürmesi imkansız. Başka bir sakatlığı nüksetmiştir yada psikolojik bir durum var." Psikolojik durumun altını çizmek gerekiyor. Bunun da dedikodusu yapıldı. Şöyle söylendi, Arda aslında çok iyi bilerek oynamıyor, kendini iyi hissetmiyor, takımın gidişinden kötü etkilendi gibi yorumlar yapıldı. Bunun tıbbi bir açıklaması var mı?

Muschaweck ile ben bizzat görüştüm. Dün 6 kez konuştuk zaten. Onu da Türkiye’den basın mensubu arkadaşlarımız aramışlar. Ve soruyu şöyle yöneltmişler, Arda sizin yaptığınız ameliyattan sonra iyileşmedi mi, yoksa psikolojik mi? Sayın Muschaweck’te benim yaptığım ameliyatın şu anda herhangi bir sıkıntısı kalmamıştır, demiş. Böyle diyince bu tip bir yorum çıkmış. Aslında Arda’nın radyolojik olarak MR’ları bende var. Sponsor hastanemizde çektiriyoruz zaten. Karın kaslarının alt yapışma yerindeki tenridleri çok açık, Arda’nın psikolojik bir sıkıntısı yok. Bu tarz sakatlıklarda sporcular bir tarafları geçerken başka taraflarından yaralanabilirler. Bu Arda Turan evet ama sonuçta o da bizim gibi bir insan. Bu bizim sıklıkla karşılaştığımız kronik sakatlanmalardan bir tanesidir.

Siz o esnada psikolojik destek de sağlıyorsunuz değil mi futbolcuya? Masörler zaten birebir iletişimde oldukça başarılı diye biliyoruz biz zaten.

Masörlerden ziyade ekip olarak zaten bizim hastane ekibinde de bu tip desteği sağlayacağımız yine hastane bünyesinde yararlandığımız doktor arkadaşlarımız var. Bunlardan faydalanıyoruz tabii ki.

Arda Turan son durumu nedir? Ne zaman sahalara dönecek ve Fenerbahçe derbisinde sahalarda olur mu? Teknik heyet dilerse tabii ki…

Tabii ki teknik heyet dilerse, ve Arda’nın ağrılarında artış olmazsa ki şuanda böyle değil, takım ile birlikte antrenmanlara çıkıyor, teknik heyet uygun görürse çıkacaktır diye düşünüyorum. Herhangi bir sıkıntısı yok.

Yine bir dedikodu hakkında bahsedelim. Sizin bir açıklamanız var, Başkan Adnan Polat’ın kesin talimatı var ben hiçbir şekilde konuşamam, öyle midir hocam?

O kadar spekülasyon oldu ki, basındaki arkadaşlarda merak ettiler. Arda’nın nesi var diye. Ben de dedim ki başkandan izin almadan konuşmamız doğru değil. Şimdi ben bunu söylerken, sanki Arda ile ilgili başka bir şey varmış ve biz bunu saklıyormuşuz gibi uygun gitmeyen bir durum varmış ve biz bunu saklıyormuşuz gibi basında yazılar çıkmış. Ben bunu söylemek istemedim. Öyle algılandıysa ben özür diliyorum. Benim söylemek istediğim şuydu, yönetimin aldığı ve uyguladığı bazı kurallar var. Biz her antrenman sonrası her futbolcu için Medical Park sağlık raporu veriyoruz. Ve bunu ayrıntılı bir şekilde veriyoruz. Sporcu grip mi oldu, ağırlık mı çalıştı yoksa kondisyonerle mi çalıştı tüm bilgileri veriyoruz. Mesela bugünküne girerseniz şuan bizde bir Arda var, Arda’da takımla beraber çalışıyor, bir de Sabri var başka da sakatımız yok. Biliyorsunuz ayak bileği dönmüştü. Onun dışında zaten her hangi bir sakatlığımız bulunmamakta. Onunla ilgili zaten yeterince açıklamaları yaptığımız için ekstra bir bilgi vermemiz de doğru olmuyor. Yönetim prosedürü bu sadece Burak Kunduracıoğlu’na has bir şey değil. Ayhan Akman için de aynı şey geçerli, Sabri için de aynı şey geçerli, teknik heyet için de aynı yani herkes için. Kulübün aldığı bir prosedür ve buna uymak zorundayız, bunu algılatmaya bunu söylemeye çalıştım. Yoksa Arda’nın durumunda öyle saklayacağımız her hangi bir şey yok.

Bu programın yapılış amacı belli, perde arkasındaki isimleri tanıtmak. Öncelikle gerekli yerlere müracaat yapıp eğer müsaitse Burak Kunduracıoğlu ile bir röportaj yapmak istiyoruz diyoruz. Sonra size geliyoruz. Bu da aynı şekilde sizin söylediğiniz konunun örneği oluyor değil mi? Eski sağlık ekibinden de sizin yeterlilik alnınızın dar olduğu, bazı konularda yetersiz kaldığınız gibi söylemler var onu da soralım mı?

Medikal Park ve Galatasaray yönetimi bir karara vardı. Eski ekibin yaptığı işlere teşekkür ederek bizimle görüştü ve bizimle anlaştı. Sonuçta bizler de burada belli süre kalacağız, elimizden geldiği kadar camiaya, futbolculara, kuruma ve teknik heyete yardımcı olmaya çalışacağız. Ama bir müddet sonra biz de buradan ayrılacağız ve ayrıldıktan sonra dostlarımızla arkadaşlarımızla ilişkilerimiz devam edecek. Onlar için elimizden ne geliyorsa yapacağız. Bizden önceki heyetle ilgili ben şunları söylemek istiyorum; onlar da ellerinden geldiğince iyi şekilde çalışmaya çalıştılar. Ama şunu da söylemek lazım günümüz koşullarında artık spor hekimliği ayrı bir yer almaya başladı. Tahmin ediyorum yönetimin kararı, böyle bir karar verdiler, bizimle anlaştılar. Dediğim gibi belli süre biz kalacağız sonra başkaları gelecek.

Hocam son bölümde biz soruyoruz, burada her konuğumuza soruyoruz. Bu programı izleyen herkes hayaller kuruyor, sizin yerinizde olmak isteyenler olabilir, az önce söylediniz ya biz tercih edildik, tercih edilmek isteyen insanlar olabilir. Spor hekimliğine nasıl bir yol var? Nasıl spor hekimi olunur?

Tabi tıp fakültesini bitiriyorsunuz 6 yıllık bir eğitim ardından tıpta uzmanlık sınavına giriyorsunuz. Tıpta uzmanlıkta bir spor hekimliği bölümü var orası bir 4-5 senelik bir ihtisas dalı, bir sene fizik tedavi, 6 ay ortopedi, 6 ay kardiyoloji yani 4 senelik bir ihtisas dalı onu bitirdikten sonra da üniversiteye, hastaneye ya da kulüplerde özel olarak spor hekimliğini uygulayabiliyorsunuz.

Toparlayacak olursak hocam siz geniş bir ekiple çalışıyorsunuz, dışarıdan sürekli olarak uzmanlarla görüşüyorsunuz. Tıpkı Arda Turan’da olduğu gibi Arda’nın iki ayrı sakatlığı vardı, iki ayrı tedavi süreci vardı. İki ayrı tedavi sürecinin sonunda şimdi hazır durumda Fenerbahçe maçında teknik heyet isterse oynayabiliyor, bir sıkıntısı yok .Aynı zamanda şu an sakat olan Sabri var durumu malum. Onun dışında size gelen eleştirileri uygun şekilde cevapladınız zaten. Bu bir geçiş sürecidir, görevdir, her kez tercih edilir ve süresi bitince de gider dediniz sizin ekleyeceğiniz bir şey var mı hocam? Çok baskı altındasınız, çok dedikodu var. Halbuki sizinle futbol üzerine konuşmak isterdik ama maalesef dedikodulara kurban gitti bu program.

Aslında ben gönlümden geçen bir şeyi söyleyeyim. Arda’yı bir miktar daha rahat bıraksak her kez açısından çok daha faydalı olur diye düşünüyorum. Çünkü Arda hakikatten çok iyi bir yetenek, çok iyi bir insan. Türk futboluna çok hizmetler verecek ama yıpratmamak lazım. Bu tip insanları korumak, kollamak lazım. Biraz daha pozitif olmak lazım diye düşünüyorum.