11 Mart 2020 Çarşamba 18:50

Mart Ayı Divan Kurulu Toplantısı gerçekleştirildi

Mart Ayı Divan Kurulu Toplantısı gerçekleştirildi

Galatasaray Spor Kulübü Mart Ayı Olağan Divan Kurulu Toplantısı, Galatasaray Lisesi Tevfik Fikret Salonu'nda gerçekleştirildi. Toplantıya Başkanımız Mustafa Cengiz, Başkan Yardımcılarımız Yusuf Günay ile Kaan Kançal ve Yönetim Kurulu Üyemiz Mahmut Recevik katıldı.

Toplantının başlamasından önce ebediyete intikal etmiş üyelerimiz için bir dakikalık saygı duruşunda bulunuldu. Divan Kurulu Başkanı Eşref Hamamcıoğlu'nun açılış konuşması sonrası şubat ayına ait toplantı tutanağı takdim edilip oya sunuldu. Ardından Divan Başkanlığı'na gelen evrak okundu.

Toplantıda Tüzüğümüzün 87/14 maddesi uyarınca Kulüp ve Bağlı ortaklıklarına ait 31 Aralık 2019 itibarıyla düzenlenmiş özet mali - yönetsel - sportif rapora dair, başkan yardımcımız Kaan Kançal konuşma yaptı. Tüzüğümüzün 96/8 maddesi uyarınca 31 Aralık 2019 itibarıyla düzenlenen özet mali - yönetsel - sportif raporla ilgili Denetim Kurulu'nun tespit ve incelemesine ilişkin Emir Otluoğlu kürsüye gelerek bilgiler verdi.

Toplantının gündemi kapsamında Kulübümüzü ilgilendiren önemli ve güncel konular hakkında katılımcılar da konuşma yaptı. Bu bölümde Hayri Kozak, Ayhan Özmızrak, Serdar Eder, Gürkan Eliçin, İbrahim Göknar, Serol Acarkan, Mehmet Bilen, Sicil Kurulu Başkanı Selçuk Erdoğmuş, Serhat Özalemdar, Emir Kıvırcık, Reşit Ömer Kükner, Bünyat Balaban, Ömer Tümay ve eski başkanlarımızdan Sayın Dursun Özbek konuşmalarını yapmak üzere kürsüye geldiler.Ardından Başkan Yardımcımız Yusuf Günay gündeme dair haziruna hitap ederken, Başkanımız Mustafa Cengiz de kürsüye gelerek katılımcıların sorularına yönelik açıklamalarda bulundu.

Başkanımız Mustafa Cengiz, Mart Ayı Divan Kurulu Toplantısı'nda kürsüye gelerek konuşma yaptı.

Kulübümüzün eski başkanlarından Sayın Dursun Özbek'in, hisse satışı ile ilgili yaptığı açıklamalara yanıt vermek için kürsüye çıkan başkanımız Mustafa Cengiz, şu ifadeleri kullandı:

Sayın başkanlık divanı, divanın ve Galatasaray'ın çok değerli üyeleri... Kürsüye çıkmayacaktım; fakat eski başkan öyle bir konuşma yaptı ki, şok yaşadım. 20 Ocak 2018'de seçim, 24 Ocak 2018'de ise devir teslim oldu. 20 Ocak ile 24 Ocak arasında yönetim kurulu toplanıyor ve şu anda söz konusu olan yüzde 4'e yakın hissenin rehin edilmesini bir kuruluştan talep ediyor. O kuruluş bu talebi reddediyor. O kuruluş, "Sayın Başkan sen seçimi kaybettin, akçalı işlemlerde bulunamazsın" diyerek bu talebi reddediyor. O kuruluşun adını zikretmiyorum; özel bir kuruluş.  Sayın başkan bir yazı ile o rehinleri alıyor ve bir başka factoring kuruluşuna geçiriyor ve orada hisseleri rehin ediyor. Bu arada çekler düzenliyor, Emlak Konut'tan 19 küsür milyon Euro'luk ekstra bir teminat alıyor. Kayıtlarda 16 Ocak olarak görülüyor. 

Kendisinden devir teslim alırken, kendisi bu borcun ailesinin, çoluk çocuğunun rızkı olduğunu ifade etti. Biz de cevaben, "Haklısın başkan; fakat bizim size yazdığımız tarihte ödeme yapmamız mümkün değil." dedik. Çünkü göreve geldiğimizde bırakın elektriği, doğalgaz ve telefonların kapanması tehlikesi vardı. Binlerce haciz işlemi kapımızda duruyordu ve 6 milyon TL'ye yakın çeşitli haciz işlemi vardı. Biz bunları taraftarlarımızın ve sizlerin desteğiyle aştık. Uzun uzun anlatmak istemiyorum. Aynı anda UEFA kıskacına girdik, 3 yılda 147 milyon Euro artı 1 milyar TL'lik net rakamı UEFA'da hallettik. 4 yıl yapılandırma yaptık, tekrar CAS olayı oldu; çünkü UEFA sallandı.

Bu arada bizim paramız yoktu. 'Borcunuzu ödeseydiniz' diyor. Öyle bir anlattı ki Sayın Dursun Özbek, sanki kendisine durup dururken bunu halledelim diyoruz ve onu tuzağa düşürüyoruz. Tuzak olarak da sanki, "Biz satmayız bunu, sana vekalet verelim" diyoruz. Senin elinde zaten hisseler, rehin altındayız. Biz peki neden anlaştık?

Sayın Divan Üyeleri, siz Galatasaray’ın çok değerli üyelerisiniz. 5 Ağustos 2019 yapılandırmayı imzaladığımız tarih. Emlak Konut ile müthiş destansı bir süreç yaşadık. Sağ olsun devletimiz bize destek oldu. Hem Emlak Konut ile olan ihtilafı giderdik hem de 2016'da verilen Florya'yı aynı bedelle geri aldık.

5 Ağustos yapılandırması 2 ay süren bir süreç. Emlak Konut yöneticilerine çok teşekkür ediyorum. Çok sert süreçlerden geçtik. Devletimize de tekrar teşekkür ediyorum. Florya'yı geri alık. Florya'yı geri aldığımız anda sayın Dursun Özbek koyduğu icraları hacze çevirdi... Allah kimsenin ocağına haciz düşürmesin. Bunun acı neticesi olarak, yapılandırmada 124 milyon TL bizim hesaplarımızda alacağımız birikti. Biz konsorsiyumda bu parayı alamadık. Dursun Özbek ile anlaşmazsanız bu parayı serbest bırakmayız dediler. Bizim paramız yok; şu anda da yok. Ben 140 milyon TL'yi çıkartıp Sayın Dursun Özbek'in verdiği borca karşılık ödeme mali gücüne sahip değilim. Ziraat Bankası hiç alakası olmadığı halde sabah 4'e kadar Yusuf Günay ve bütün profesyonel ekibimiz, sayın Dursun Özbek ve avukatı ile birlikte toplanarak bu 124 milyon TL'yi serbest bırakmak için toplantı yaptık. 124 milyon TL orada bekliyor ve faiz de alamıyorduk. Borçsuzluk kâğıdı almak durumundaydık. Kendiliğinden şampiyon olan o genlerimiz durmaya başladı. 

Sayın Dursun Özbek öyle bir anlatıyor ki, kendisini tuzağa düşürdüğümüzü iddia ediyor. Evet, “satacaksan hisse senedinden sat, biz satmayız” dedim. Bu konuda üstü örtülü beyanatım da var. Kendisini bu anlaşmanın içine derç ettik. Bankalar Konsorsiyumu'nun bilgisi dahilinde kendisi satıyor. Tek endişemiz borsaların düşük değere gelmesi ve bizim hisselerimizin çok düşük değere gitmesiydi. 7 milyon dolara yakın bir bedeli satacaktı; bu rakamın üstüne çıkarsa o rakamı kulübe verecekti. Şu anda hisseler yükseldi; ama elinde kalan payı da rica etmemize rağmen satmadı. Kulübe 600-700 bin dolar civarında gelir gelecekti. 

Bizim kuruşa ihtiyacımız var. Kuruşun hesabını yapıyoruz. Bize emanet edilen, sütümüze emanet edilen bu emaneti onurla yürütmeye çalışıyoruz. Ben ne Dursun Özbek'in düşmanı ne de rakibiyim. Sanki kenarda duruyor, hiçbir şey yapmıyor ve biz geliyoruz onu vekalet vererek tuzağa düşürüyoruz ve hisseyi sat diyoruz. 

Biz Sayın Dursun Özbek'in alacağına istinaden bu hisse satıldı dediğimizde de şiddetli tepki vererek kürsüye geliyor.  

Kulübümüze borç para verdin, sana bunu geri ödeyeceğiz, bunu ödemek zorundayız. Bizi öyle bir sıkıştırdın ki... Ben bu parayı 4 sene de ödeyemezdim. Bu durumdayken 140 milyon TL'yi ödeyemeyiz. 5 Ağustos'tan bu yana konan bu haciz ile ilgili aranızdan bir kişi sayın Dursun Özbek'e "Aranızda böyle bir vaka var, siz kulübü haciz ettiniz mi" diye sordu mu? Bankalar Birliği'nin konsorsiyumu altında bir yapılandırma anlaşması yaptık. Onlara da teşekkür ederim. 30 Ağustos 2020 tarihinde 2,5 milyon Euro, 2 yıl içinde 12 milyon 694 bin Euro ödeyeceğiz. Bunu ödemek için de sizin ve taraftarın desteğine ihtiyacımız var.

Başkanımız, ocak ayı divan toplantısında söylediği bazı sözleri açıklamak üzere kürsüye tekrar gelerek sözlerine şöyle devam etti:

Samimi söylüyorum o lafı derken kimseyi kastetmedim. Vefa, teşekkür, sadakat ve kadir kıymet bilmek... Siz bu kürsüye çıkıp, hiçbir şey için teşekkür etmeden, sürekli eleştirip üstü örtülü hakaret ederseniz bu bize yakışmaz. Bu lafları derken, olayların nasıl geliştiğini hatırlayın. Ben de insanım. Benim de sempatik, parasempatik sinir sistemlerim var. Bir yerden sonra tepki verebiliyorum. Gayet insani. Bununla ilgili kişisel kimseyi kastetmedim.  Kadir bilmeyenler cevap verirse ben onlara bir şey diyemem. Ziya Paşa'dan özür dilerim. Ziya Paşa deyip geçmeyelim. Ziya Paşa, Reşat Çiğiltepe'nin babası. Gazi Mustafa Kemal Atatürk, Dumlupınar'da Büyük Taarruz emrini verdiğinde Çiğiltepe'yi yarım saat geç aldığı için intihar eden komutan. Onun babası… Öyle bir nesil... Ben tarihi değerlere çok önem veririm. 3 yıl mezun verememiş Galatasaray Lisemizin çatısı altında, özellikle gençlere diyorum ki, 57. Alayı okuyun. Pop kültür ile hiçbir yere varamayız. Ziya Paşa'dan özür dileyerek tamamını okursam belki benim maksadım anlaşılır: “Asaf'ın değerini bilmez Süleyman olmayan, bilmez insan kadrini âlemde insan olmayan.”

Başkan yardımcımız Yusuf Günay, Sayın Dursun Özbek'in hisse açıklamasından sonra söz alarak şu ifadeleri kullandı:

"Sözlerime başlamadan önce sizi saygıyla selamlıyorum. Öncelikle şunu söylemem gerekir: Kulübümüzde yöneticiliğe Dursun Başkanımızın teklifi üzerine Sportif A.Ş.'de bağımsız yönetim kurulu üyesi olarak başladım. Kendisini çok sever ve takdir ederim. Ancak söylediklerini duyduğumda kulaklarıma inanamadım. 

Sayın Dursun Başkanım, Ziraat Bankası'ndaki toplantıda Yusuf Günay size "Şu hisseleri satalım, borcumuzu böyle ödeyelim" mi dedi? Sanki o zamana kadar böyle bir konu konuşulmamış, Yusuf Günay'ın aklına böyle bir şey gelmiş ve orada da böyle kararlaştırılmış. Sayın Başkanım bu doğru değil. Gerçekten bunu söylerken de hicap duyuyorum. 

Başından beri, ilk görüşmemizden beri, zaten siz hisselerin 3.97'lik kısmına rehin koydurmuştunuz. Bu hisselerin satışı konusu hep şu şekilde konuşuluyordu: İcra yoluyla mı satılsın, yoksa yönetim size bir vekaletname mi versin? Hangisi kulübün lehine olur? 

Ben sanki böyle bir konu daha önce konuşulmamış, Ziraat Bankası'ndaki toplantıda Yusuf Günay bunu önermiş gibi konuşulursa üzülürüm. Hayır, asla böyle bir şey söz konusu değil. Bunu özellikle Divan Kurulu'nun bilmesini isterim. Tabii ki başından bu yana Sayın Dursun Başkanımızın kulübümüze verdiği borcun ödenmesi gerektiğini her noktada savundum. Sonuçta kulübümüze bir hizmette bulunmuştur. Alacağını alacaktır. Bu konuda hiçbir beis yok, zaten bunun için hep beraber çaba sarf ettik. Bu borcun kulübün kasasındaki paradan ödenmesi mümkün değil. Çünkü yapılandırma anlaşması gereği zaten böyle ilişkili tarafa borç ödeyemezsiniz, bunun zaten yolu yoktu. Bu hususu da sizlerin bilgisine sunmak istedim.”

Başkan yardımcımız Kaan Kançal, mali tablolar ile ilgili kürsüye gelerek şu bilgileri verdi:

"Çok yoğun bir mali denetimden geçtikten sonra, bildiğiniz üzere, geçtiğimiz cuma günü kulübümüzün 2019 yılına ait faaliyet raporunu sistemde yayınladık. Yine bildiğiniz gibi, 28 Mart'ta Olağan Genel Kurulumuz olacak. Orada çok daha kapsamlı, çok daha detaylı bir sunum yapma fırsatımız olacağı için bugün kısa bir sunum yapmayı planlıyorum.

İlk olarak onay alan ve gerçekleşen bütçe rakamlarıyla ilgili açıklama yapacağım. 2019 yılını 299 milyon TL zarar olarak bütçelememizin ardından 267 milyon TL gerçekleşen zararla kapattık. Yani bütçelenenden yaklaşık 32 milyon TL daha az zarar ederek performans ve bütçe uygunluğu bakımından başarılı bir yıl geçirdiğimizi söyleyebiliriz.

Spor tesislerimiz, şubelerimiz ve faaliyetlerimiz için 138 milyon TL olarak bütçelediğimiz gelirler 152 milyon TL olarak gerçekleşti. Vergilerimizi zamanında ve peşin ödememizden kaynaklı stopaj gelirlerimizin daha fazla tahakkuk ettiğini ve bu sayede gelirimizin arttığını görüyoruz. 130 milyon TL olarak bütçelediğimiz giderlerimizi ise 134.9 milyon TL olarak gerçekleştirdik. En nihayetinde de 8.3 milyon TL olarak bütçelediğimiz kar/zarar farkımızı 17.3 milyon TL kar olarak gerçekleştirdik ve başarılı bir performans sergiledik.

Tüm yönetimlerin paydaş olduğu, geçmişten gelen sözleşme ve ödemekle yükümlü olduğumuz tutarlar şöyle: 2012'de yapılan hasılat paylaşım sözleşmesinden dolayı ödediğimiz tutarlar mevcut. Faiz gideri 67 milyon TL'nin içinde yaklaşık 46 milyon TL Riva/Florya satışı sırasında kırdırıp kullandığımız miktarın kredi faizi tahakkuk ediyor. Her ay 3.8 milyon TL'lik ödememiz var ve 2020 Eylül ayına kadar sürecek. 21.6 milyon TL'lik kur farkı zararımız, 157.5 milyon TL de derneğimizin Sportif AŞ'ye borcundan dolayı adat faturaları bulunuyor. Bu bahsettiğim giderlerin toplamı 300 milyon TL. 188 milyon TL'si grup içi hareket, geri kalan 112 milyon TL'lik hisse grup dışı bir gider olarak tahakkuk etti. 

Biliyorsunuz derneğimizin mali hesap yılı bir senelik. Ocak-Aralık arası. Sportif AŞ'nin mali yılı ise sezonluk. Haziran 2018'de başlayan Sportif AŞ'nin sezonunu biz Mayıs 2019'da karla kapattık. Hatırlarsanız 30.5 milyon TL'lik net karla kapattık ve KAP'a bildirdik. Bunun üzerine biz iki çeyrek daha yaşadık. Bunun üzerine gelen 6 aylık faaliyetimizi de biz konsolide olarak bitirdik ve KAP'a bildirdik. Buradaki rakamları da hatırlayalım:

503 milyon TL hasılat, 101.6 milyon TL brüt kar. Faaliyet karımız 101.3 milyon TL, geçen yıl 94.3 milyon TL'ydi. Amortisman indirilmemiş haliyle 158.3 milyon TL, net olarak 75.9 milyon TL dönem karıyla kapattık. Geçen yıl yarım milyon TL dönem zararımız vardı.

Son olarak konsolide rakamlara bakalım: Geçen yıl hasılat 845 milyon TL, 987 milyon TL. Brüt kar 39.9 milyon TL'yken bu yıl 66.9 milyon TL'ye çıktı. Geçen yıl faaliyet zararımız 127.6 milyon TL'yken bu yılı 5.7 milyon TL faaliyet karıyla kapattık. Amortisman indirilmemiş haliyle geçen yıl 37.2 milyon TL faaliyet zararı, bu yıl 120.2 milyon TL faaliyet karı. Finansman giderlerimiz geçen yıl net 361.7 milyon TL zarar verirken bu yıl 194.3 milyon TL zarara gerilemiştir. 167 milyon TL'lik bir iyileşme kulüp konsolide tablolarımızda söz konusudur. 

28 Mart tarihli Olağan Genel Kurulumuzda çok daha kapsamlı bir sunum yapmak üzere hepinize saygılarımı sunuyorum."

Divan Başkanı Eşref Hamamcıoğlu ise şu konuşmayı yaptı:

"Mart Ayı Divan Kurulu toplantımıza hoş geldiniz. Hepinizi saygıyla selamlıyoruz. Hepinizin bildiği gibi 28 Mart'ta Olağan Mali Genel Kurulumuz var. Bu toplantıya tüm üyelerimizin iştirak etmesi kulübümüzün menfaatleri açısından çok önemlidir. En büyük temennimiz hem Divan Kurulu üyeleri olarak hem de üyelerimizin de destekleriyle Genel Kurulumuzun, Galatasarayımızın örf ve adetlerine yakışır bir zarafet ve nezaketle geçmesidir. Bunu da ancak katılımla sağlayabiliriz. 28 Mart tarihini ajandalarınıza not etmenizi rica ediyorum.

Toplantımıza geçmeden önce hepimizi ilgilendiren bazı önemli gelişmeler oldu: Ülkemiz 2020 yılına girdiğinden bu yana maalesef hepimizi olumsuz etkileyebilecek olaylar yaşıyoruz. Fakat moralimizi düzelten ve hepimizi yeniden umutlandıran futbol takımımızın son üç ayda gösterdiği olağanüstü performans oldu. Umarım bu performans hepimizin desteğiyle devam edecektir ve takımımız başarılarına yeni bir halka ekleyecektir. Diğer branşlarımız için de temennimiz bu yöndedir.

Gündemdeki bir ikinci madde: Uzun zamandır şeytanın bacağını kıramamıştık. Bir Anadolu deplasmanından uzun bir süre sonra zaferle döndük. Bundan da sevincimiz oldukça fazla. Emeği geçen herkese çok teşekkür ediyor, kutluyoruz.

Bir diğer önemli konu... Dünden bu yana ülke gündemini fazlasıyla meşgul eden meşhur korona virüsü. Bununla ilgili son bir haftada çok telefon aldık, talepler geldi. Bir kısmı bugünkü Divan Kurulu'nun iptaliyle ilgiliydi. Bir kısmı da başka yerde yapılmasıyla alakalı. Sonunda hekim üyelerimizle ve iletişim danışmanlarıyla konuşup Divan Kurulu olarak bu toplantının yapılmasına karar verdik. İptali söz konusu olamazdı çünkü devlet otoritesinden bu tür toplantıların iptaliyle ilgili telkin veya beyan gelmeden bizim bir etkinliği iptal eden ilk kurum olmamız hoş karşılanmaz ve bir panik yaratır diye düşündük. Bir kısım üyemiz divan üyelerine gerekli telkinlerde bulunmamızı istedi. El sıkışılmaması, temastan kaçınılması, maske takılması gibi... Bunu da dinledik ama pek itibar etmedik. Divan üyelerimiz akil insanlardan oluştuğu için hem kendilerini hem de başkalarını virüsten nasıl koruyacaklarını bilirler diye düşündük. Nitekim, bugün bu salonda bulunan insanların sayısı bu koruma konusunda ne kadar bilinçli olunduğunun bir göstergesi. Hassasiyet, anlayış ve katılımınız için çok teşekkür ederiz.

Gündemdeki bir diğer madde Yönetim Kurulu tarafından mali, idari ve sportif raporun sunulmasıdır. 28'inde mali genel kurulumuz olacağı için bugünkü sunumun kompakt ve konsolide bir sunum olarak kalmasında mutabık kaldık. Kendisi de bu yönde hazırlık yaptı. Bunun bütün detaylarını 28 Mart'ta tüm gün boyunca tartışma fırsatı bulacağız."