12 Ekim 2016 Çarşamba 13:15
Bir nevi Süper Kupa

Avrupa basketbolunda izlemesi en keyifli oyuncuların başında gelen Milos Teodosic’in kariyerinin en özel günlerinden biri ilk Euroleague şampiyonluğunu yaşadığı 15 Mayıs 2016’ydı. Samuel Beckett’ın efsane sözü “Hep denedin, hep yenildin. Olsun. Yine dene, yine yenil. Daha iyi yenil.” 15 Mayıs günü Avrupa basketbolunda Milos Teodosic’le özdeşleşmişti. Peki Teodosic neler kaybetmişti bugüne kadar? Yıllar geçtikçe üstüne yapışan “Loser” etiketiyle ilk olarak nerede tanışmıştı?
Olympiacos’ta önce Barcelona’ya karşı iki final kaybeden, daha sonra da Montepaschi Siena’yla oynanan efsanevi seriden mağlup ayrılan takımların parçası olan Milos Teodosic, kariyerinde basamakları tırmanacağı Moskova’nın yolunu tutuyordu. Nesterovic, Bourousis, Papaloukas, Spanoulis gibi yıldızlardan kurulu Olympiacos’tan ayrılıp Kirilenko, Krstic, Siskauskas, Khryapa, Lavrinovic gibi isimlerin olduğu bir diğer yıldızlar karması CSKA Moskova’ya geldi. CSKA Moskova, ilk turda Zalgiris Kaunas, Panathinaikos, Unicaja Malaga, Brose Baskets gibi takımların olduğu B Grubu’nu 10-0’la geçip Top 16’ya yükselmişti. Burada da ilk üç maçı kazandıktan sonra ilk Euroleague sezonunu oynayan Galatasaray deplasmanı için Abdi İpekçi Spor Salonu’na çıkan CSKA Moskova maçın mutlak favorisiydi. Maçın ilk dakikalarından itibaren Göksenin Köksal, adeta Milos Teodosic’e yapışmıştı. Luksa Andric’in hücum etkinliği, Joshua Shipp’in ekmeğini taştan çıkarırcasına gayretiyle bir acaba sorusu yankılanmaya başladı İpekçi’de. Kenardan gelen Sasha Kaun’dan gelen 10 sayı ipleri CSKA’nın almasını sağladı. Ender Arslan’ın asistlerine karşın beş sayılık CSKA Moskova üstünlüğüyle biten ilk devre için 12 bin kişilik salonda mutsuz sayılabilecek insan sayısı çok fazla değildi. Soyunma odasından daha iyi dönen CSKA Moskova farkı çift hanelere çıkardığı anda salonda oluşan sessizlik ve akabinde Oktay Mahmuti molası. Artan baskı, boyalı alan sertliğine Jamon Gordon’dan hücumda servisler de eklenince fark gittikçe azaldı ve Abdi İpekçi’de umutla yükselen taraftarın sesi olağan seviyesine yeniden geldi. Sağ köşede Göksenin’in üçlüğüyle birlikte üstünlük yeniden Galatasaray’daydı.
Final periyodunda önce takımın yıldızı Jamon Gordon, daha sonra günün yıldızı Luksa Andric dörtlemişken suratların düşmesine engel olan şey skor tabelasında önde olmaktı. Maç boyu ortalıkta gözükmeyen fakat en kritik anda son dakika içinde sahneye çıkan Teodosic attığı üçlükle ufak çapta bir kuşkuyu doğurmuştu son saniyeler için. Ancak o kuşkuyu dağıtan da kullandığı beş serbest atıştan üçünü kaçıran Sırp guard’dan başkası değildi. Galibiyet coşkusunun yanında dikkat çeken şey Milos Teodosic’in maç sonunda topu dikmesiydi. O sezon sonunda İstanbul Sinan Erdem Spor Salonu’nda düzenlenen Final – Four’da Printezis’in son saniyesiyle yıkılan CSKA Moskova’da Teodosic, üzüntüsünü yine bu şekilde göstermişti. Ve o dönem için CSKA Moskova’nın kaybettiği finallerde ekranlara ilk yansıyan isim hep Milos Teodosic olmuştu. En pahalı kadroların kurulmasına rağmen şampiyonluk sevinci yaşanmadıkça CSKA Moskova’daki stres artmış, Milos Teodosic ise her geçen gün daha yüksek sesle kaybeden etiketiyle anılmaya başlanmıştı.
2013 – 2014 sezonunda da Top 16’da aynı gruba düşen Galatasaray ve CSKA Moskova arasında oynanan iki maç da büyük çekişmeye sahne olmuştu. İlk olarak Abdi İpekçi’de oynanan mücadelede son çeyreğe önde giren yine Galatasaray’dı. Galatasaray’da üçüncü sezonuna giren, takımın ikinci kaptanlığını yapan Vladimir Micov, o dönem formasını giydiği CSKA Moskova adına kaydettiği iki üçlükle galibiyetin mimarlarından oldu. 4 Nisan 2014’te oynanan ve Galatasaray adına gruptan çıkabilme adına oldukça kritik olan Moskova’daki karşılaşma da bir o kadar nefesleri kesti. Sakatlıklar nedeniyle sadece Zoran Erceg – Milan Macvan – Furkan Aldemir’den oluşan uzun rotasyonuyla rakibine diş geçirmeye çalışan Ergin Ataman’ın öğrencileri dördüncü periyoda yine önde girmeyi başarmıştı. Karşılaşma uzatmaya gitmişti. Uzatmanın ilk dakikası henüz bitmeden öne geçen CSKA Moskova’ya karşı Zoran Erceg’in direnci sonuç getirmedi ve karşılaşma 86-85 Rus temsilcisi lehine sonuçlanmıştı. Sırp forvet Zoran Erceg, kaydettiği 35 sayıyla da kendi kariyer rekorunu kırmıştı.
Şu ana kadar oynanan dört karşılaşma da kıran kırana geçmişti. 2016 – 2017 Turkish Airlines Euroleague’in ilk haftasında da bu iki takımın beşinci kez karşı karşıya geleceği maç diğerlerinden apayrı bir önem taşıyor. Geçtiğimiz sezonun Euroleague ve Eurocup şampiyonlarını karşı karşıya getirecek bu mücadele bir nevi Avrupa Basketbolunda Süper Kupa havasında geçecek. Takımın en önemli yıldızı Nando De Colo’yu tutmayı başaran CSKA Moskova kadrosunun çekirdeğini korurken James Augustine, Semen Antonov ve Jeff Ayres gibi isimleri transfer etti. Rakibine şimdiye kadar bir kez mağlup eden Galatasaray Odeabank ise oynanan dört karşılaşmada dar rotasyon, günlük öne çıkan oyuncu performanslarıyla mücadele etmişti. Eurocup şampiyonu apoleti ve oldukça geniş kadrosuyla parkeye çıkacak.
Euroleague arenasında CSKA’yla tanıştığı sezon onlara ilk büyük şoku yaşatan Yenilmez Armada, şampiyona karşı şampiyon gibi mücadele edecek. 2016 – 2017 Turkish Airlines Eurolaegue Final – Four’u da tıpkı 2011 – 2012’de olduğu gibi Sinan Erdem Spor Salonu’nda oynanacak. 2012 senesinde İstanbul’da iki kez topu diken Milos Teodosic ise Abdi İpekçi’ye üzerindeki baskılarından bir nebze olsun arınmış olarak çıkacak ancak Galatasaray seyircisi ona tekrar eski günleri hatırlatıp maç sonunda topu dikmesi için 40 dakika boyunca takımını çılgınca destekleyecek.