13 Mart 2014 Perşembe 10:49

One Team Galatasaray Genç Depremzedelere İlham Veriyor

One Team Galatasaray Genç Depremzedelere İlham Veriyor

One Team şemsiyesi altında yapılan birçok proje arasında en çok ses getirenlerinden biri Galatasaray Liv Hospital'ın 2011 Van depremzedeleri ile gerçekleştirdigi sosyal sorumluluk projesi oldu. 350.000 nüfuslu şehirde binlerce ölu dışında 6000 binanın yok oluşu ve yaklaşık 60.000 kişinin evsiz kalmasıyla sonuçlanan deprem sonrası Galatasaray Basketbol Şubesi bu zor şartlarda yaşamak zorunda olan çocuklar için 2 yıldır bu sosyal sorumluluk projesini sürdürüyor.

Van'daki programın doğru yönetilmesi için önce antrenörleri eğiterek işe başlayan Galatasaray Basketbol Şubesi şimdi projeyi daha da büyüterek haftada iki gün 40 öğrenciyle yapılan çeşitli antrenmanlarla devam ettiriyor. Programın amacı çocuklara basketbol oynamayı öğretmekle birlikte onlara sosyalleşebilecekleri ve özgüven kazanabilecekleri yeni bir ortam yaratmak. Antrenmanlar sayesinde kendilerini daha iyi ifade edebilme, disiplin ve azim gibi kavramları öğrenebilme fırsatını yakalayan bu çocuklar için sahada geçirdikleri her dakika kazandıkları vizyonla hayatlarını değiştirebilme şansını onlara veriyor. Çocuklar bu programla beraber paylaşımın önemini ve takım olma olgusunu öğreniyorlar.

Geçtiğimiz aylarda Van'dan gelen 20 kişilik bir ekibi İstanbul'da ağırlayan Galatasaray Basketbol Şubesi program dahilinde her hafta antrenmana çıkan ve İstanbul'a gelen grupta da yer alan Eda'dan bir mektup aldı. Tüm arkadaşları adına bu mektubu yazan Eda yaşadıkları tecrübeleri ve One Team programıyla beraber hayatlarında nelerin değiştiğini anlattı.

İşte o mektup:

Sevgili Galatasaray Liv Hospital ve One Team Yöneticileri

Benim adım Eda ve bu mektubu hem kendim hem de benimle beraber Van'da One Team programına dahil olan diğer 39 arkadaşım adına yazıyorum.

İlk olarak daha önce varlığından hiç haberimizin olmadığı bir kapıyı bizlere açtığınız için sizlere teşekkür etmek istiyorum. Sizlerin sayesinde 2 senedir basketbol hayatlarımızın en büyük parçası haline geldi. Daha önce hiç Van'da bulundunuz mu bilmiyorum ama kışların burada ne kadar soğuk ve sert geçtiğini mutlaka duymuşsunuzdur. Genellikle karlar yüzünden kapanan yollar artık bizler için engel değil çünkü basketbol sayesinde zaman zaman karşılaşılan zorlukların inanç ve çok çalışmayla aşılabileceğini öğrendik. Hem daha iyi oyuncular hem de daha iyi insanlar olabilmek için pes etmemeyi ve işler istediğimiz gibi gitmediği zamanlarda bile mutlaka bir çıkış yolu bulunabileceğini, hayatta imkansız diye bir şeyin olmadığını bu program sayesinde öğrendik.

Televizyonlarda büyük şehirlerde yaşayan yaşıtlarımızın sinemalara gittiklerini, güzel havalarda parklarda, bahçelerde oynadıklarını görüyoruz. Bizler için durum her zaman böyle olmayabiliyor ama bu önemli değil. Hepimiz biliyoruz ki eğer bir gün Van'dan daha büyük şehirlere gidecek olursak bunun en büyük sebeplerinden biri basketbol olacak. Elbette her birimiz profesyonel oyuncular olmayacağız ama hepimiz geleceğin doktorları, öğretmenleri, mimarları, yöneticileri olmak için okuyacağız. One Team sayesinde çok çalışmanın karşılığını mutlaka alacağımızı ve disiplinli olursak aslında yapamayacağımız hiçbir şey olmadığını görüyoruz. Başarının her zaman sayılar ve istatistiklerle ölçülemeyeceğini çoktan öğrendik. Sınavdan aldığımız kötü bir not ya da kaybedilen bir maç başarısız olduğumuzu göstermez sadece daha çok çalışmamız gerektiğine dair bir işarettir bu bizler için. Başarı bazen sonuç istediğimiz gibi olmasa da ortaya koyduğumuz takım ruhu ve ne olursa olsun birbirimize verdiğimiz destektir.

Teşekkür etmek istediğimiz bir konu daha var. Galatasaray Liv Hospital bizleri İstanbul'a davet ederek hayatlarımızın en güzel hediyesini bizlere verdi. İstanbul'da geçirdiğimiz 4 gün hepimiz için unutulmaz oldu. Bütün gezi bizim için ilklerle doluydu. İlk defa uçağa binişimiz, ilk defa Van'dan başka bir şehre gidişimiz, ilk defa deniz görmemiz ve en önemlisi ilk defa salonda canlı bir maç seyretmemiz. Diğer binlerce Galatasaray taraftarıyla birlikte takımın kazanışına şahit olmak bizleri çok ama çok mutlu etti. Daha önce hiç bu kadar kalabalık bir grubu takımları için bağırıp, slogan atarken görmemiştik. Bu sayede 6. Adam teriminin ne demek olduğunu gözlerimizle görmüş olduk. Oradaki binlerce insanın da takımdaki bir oyuncu gibi heyecanlanıyor olması hepimizi çok etkiledi. Basketbolu güzel yapan ve izlemesini bu kadar zevkli ve güzel kılan en büyük etkenlerden birinin taraftar olduğunu tekrar anladık. Bizler One Team programı sayesinde nasıl iyi birer taraftar olunacağını da öğreniyoruz. Oyundan zevk almak, takımını her koşulda desteklemek ve yeri geldiğinde karşı takımı da alkışlayabilmek iyi bir taraftar olmanın önemli noktaları. O gün bizlere örnek olan binlerce taraftara da tekrar teşekkür etmek isteriz.

Van'a döndüğümüz zaman yaptığımız ilk şey İstanbul'da yaşadıklarımızı
diğer arkadaşlarımıza anlatmak oldu. Biz 17'miz İstanbul'a gelebildiğimiz için çok şanslıydık. Şimdi diğer arkadaşlarım da daha çok çalışıp bizler kadar şanslı olabilmeyi bekliyor. Umarım onlar da bizim yaşadığımız ilkleri bir gün sizler sayesinde yaşayabilir.

Son olarak One Team koçlarımız Uğur Hoca, Fırat Hoca ve Sefa Hoca'ya, One Team kurucularına ve tüm Galatasaray Liv Hospital ekibine teşekkür etmek istiyoruz. Sayenizde daha büyük çalışma azmimiz ve hayallerimiz var.

Sevgilerimizle
One Team öğrencileri