19 Eylül 2016 Pazartesi 15:35

Gel Vatandaş…

Gel Vatandaş…

Galatasaray, futbolcusuyla aynı dili konuşan yabancı hocalardan her zaman fayda gördü. Jan Olde Riekerink’in çalıştırdığı Galatasaray’da Wesley Sneijder ile Nigel de Jong aynı topraklardan gelip Galatasaray çatısı altında buluştu. 1959’dan bu yana 28 dönem teknik direktörlük koltuğu yabancı teknik adama emanet edildi. Ancak hem kulübedeki teknik adamın hem de sahadaki oyuncunun uyruğunun aynı olduğu dönem sayısı çok az. İşte o yıllar…

YUGOSLAVYA
Tomislav Kaloperoviç / Ahmet Çeloviç

1960’ların sonu. Türkiye’de iki farklı takımla şampiyonluk yaşayan ender yabancı hocalardan Tomislav Kaloperovic, 1968-69 sezonunda Galatasaray’ı şampiyonluğa taşıdı. Yugoslav teknik direktörün sahadaki tercümanı Ahmet Çeloviç’ti. Yugoslavya Futbol Federasyonu tarafından bir yıl ceza alınca Kızılyıldız transferi yatan, Frankfurt transferi gerçekleşmeyen Çeloviç kendisini İstanbul’da buluvermişti. Şampiyonlukta payı oldu ancak vatandaşı olan hocası ile arası açılınca Galatasaray ile yolları ayrıldı.

ALMANYA
Jupp Derwall / Rüdiger Abramczik

1984 senesinde yeni bir yapılanmaya giden Galatasaray sürpriz bir biçimde Alman teknik adam Jupp Derwall ile anlaştı. Takım baştan aşağı değişti. 600 milyon TL transfer harcaması dönem için rekor sayıldı. Takıma yeni katılan isimlerden biri de Rüdiger Abramczik’ti. 1970’lerde Alman Ligi için üst düzey sayılabilecek golcü olan Alman Milli Takım oyuncusu Schalke’deki gösterişli günlerinin ardından Dortmund ve Nürnberg aktarmalı olarak Galatasaray’a geldi. Lakin hırçın tavrı nedeniyle bir sezon takımda kalabildi. Beşiktaş maçında attığı jeneriklik gol ise unutulmadı. Abramczik, yıllar sonra Antalya teknik direktörü olarak Türk futbol severlerin karşısına bir kez daha çıkacaktı.

YUGOSLAVYA
Tomislav Iviç / Tarık Hoçiç / Mirsad Seydiç

Pek az futbolcunun takımdan ayrılığı taraftara dokunur. Kayıp sezonlara ve şampiyonluk yaşanmamasına rağmen, dönemin iki Yugo’su Mirsad Seydiç ve Tarık Hoçiç’in vedası taraftara ah çektirmişti. Hoçiç gol krallığı yaşamış, Seydiç gollerinin yanı sıra orta sahadaki şık futboluyla hayran bırakmıştı. İkilinin İviç ile ortak paydada buluştuğu sezon ise 1983-84 futbol yılıydı. Lig üçüncülükle bitti, sezon kupasız kapandı ama tek teselli Hoçiç’in krallığıydı.

ALMANYA
Karl-Heinz Feldkamp / Reiner Hollmann / Falko Götz / Reinhard Stumpf / Tortsen Gütschow

Galatasaray, 1988 sonrası şampiyonluğa ara verirken 1992-93 sezonunda 4 yıllık özlemi sonlandırdı. Devamında başka bir Alman Reiner Hollmann ile başarıyı sürdürdü. Kalli Feldkamp’ın gelişiyle birlikte takımı baştan aşağıya değiştiren Galatasaray ilk iki yabancı hakkını Alman oyuncular Falko Götz ve Reinhard Stumpf’tan yana kullandı. Biri yaşlı, diğeri ise kronik sakat olarak eleştirildi. Devre arasına girmeden Doğu Alman golcü Torsten Gütschow takıma monte edildi. Sezon sonunda ligin altın karmasında 3 futbolcunun ismi yer aldı. Ertesi futbol yılında Reiner Hollmann anlaşmazlığa düştüğü Tortsen Gütschow ile yolları ayırdı. Stumpf ve Götz’le ise devam etti. Ligde şampiyonluk geldi ama Türkiye Kupası finalde kaçtı. Avrupa’ya etki eden ve Şampiyonlar Ligi’nin formatının değişmesini sağlayan da yine Hollman ve öğrencileri oldu.

BRİTANYA
Graeme Souness / Dean Saunders / Mike Marsh / Barry Venison

Saftig sonrası sezon Müfit Erkasap’la tamamlanmış 1995-96 sezonu öncesi “İngiliz ekolü”ne geçilmişti. Teknik patron İskoç Graeme Souness olunca, yabancı hakları Ada’dan yana kullanıldı. Aston Villa’dan golcü Dean Saunders, savunmaya Newcastle’dan Barry Venison Coventry’den Mike Marsh alındı. Ancak Alman ekolünün yerine düşünülen İngiliz ekolü kısa sürede iflas etti. Marsh ve Venison çabuk gönderildi. İngilizce bilen oyuncu kontenjanına ABD’li kaleci Brad Friedel dahil oldu. Saunders ise Souness’ın bayrak diktiği finalin kahramanıydı.

ROMANYA
Mircea Lucescu / Gheorghe Hagi / Gheorghe Popescu / Radu Niculescu

1970’lerden itibaren Türkiye’ye giriş yapmaya çalışan, futbolcu olarak Türkiye’de oynamak isteyen Rumen Mircea Lucescu, 2000 yılında hoca olarak Galatasaray’a kısmet oldu. Hagi’yi Rumen Milli Takımı’na kazandıran teknik direktör olarak bilinen Lucescu, 2 sezon takımın başında kaldı. İlk yılında eski oyuncuları Gheorghe Hagi ve Gheorghe Popescu ona eşlik etti. Hagi ilk yılın ardından futbolculuk kariyerini noktaladı, Popescu ise ikinci yılın başında Lecce’ye gitti. Lucescu Rumen kontenjan hakkını ise 2001-02 sezonunda Samsun’da attığı altın golle 3. yıldızın yolunu açan Radu Niculascu’dan yana kullandı.

 

ROMANYA
Gheorghe Hagi / Ovidiu Petre / Bogdan Stancu

Fatih Terim’in ikinci döneminin ikinci yılında Ovidiu Petre “Yeni Rumen Akımı”nın temsilcilerinden biri olarak Galatasaray’a katılmıştı. Bratu, Petre ve Tamas’lı günler Hagi, Popescu, Ilie, Filipescu’lu dönemin çok uzağındaydı. Bu kez aşı tutmadı. Bratu ve Tamas ilk sezonun ardından ayrıldı. Takımda kalan Rumen Petre, Fatih Terim’in yerine gelen Giga ile çalışma şansı buldu. 2004-05 sezonu devre arasında takımdan ayrıldı. Hagi’nin ikinci döneminde yani 2010-11’de ise sahada başka bir Rumen Stancu vardı. İlerleyen dönemde isminden daha da çok söz ettirecek, hatta gittiği her takımda Galatasaray’ın ağlarını sarsan Rumen futbolcu, sarı-kırmızılı kariyerini sadece 2 golle tamamlayabilmişti.

BREZİLYA
Claudio Taffarel / Felipe Melo / Alex Telles

2004-05 sezonunda kısa süreliğine Gheorghe Hagi’nin ekibinde de yer alan Claudio Taffarel 2011’de Fatih Terim’in yardımcılığına getirilen isimlerden biri olmuştu. Tafo, acil durumda kırılan camlarda meydana çıktı. Resmen kayıtlara geçen maçlardan biri 2014-15 sezonunda Gaziantep deplasmanıydı. Taffarel o maçta Galatasaray’ın Brezilyalı çalıştırıcısı olurken sahadaki vatandaşları Alex Telles ve Felipe Melo’ydu.

NOT: Bu yazı Galatasaray Dergisi’nin 158. sayısında yayınlanmıştır.