31 Ağustos 2012 Cuma 16:45
Rakiplerimizi Tanıyalım: Manchester United

UEFA Şampiyonlar Ligi H Grubunun seribaşı takımı Manchester United, etkileyici tarihiyle oyunun en büyük efsanelerinden biri. Müzesinde üç UEFA Şampiyonlar Ligi, bir UEFA Kupa Galipleri Kupası, bir Kıtalararası Kupa ve bir UEFA Süper Kupa bulunduran Kırmızı Şeytanlar, 1986 yılından beri takımın başında olan Sir Alex Ferguson ile birlikte UEFA Şampiyonlar Ligindeki 20 sezonun 18inde yer almayı başardı.
İngiltere futbolunun köklü kulüplerinden Manchester United, 1878 senesinde demiryolu işçilerinin oluşturduğu Newton Heath L&YR FC ismiyle kuruldu, 1902 yılında Manchester United ismini aldıktan dört sene sonra Birinci Ligde mücadele eden kulüp, 1907-1908 sezonunda Aston Villanın önünde ilk lig şampiyonluğunu kazandı. 1909 FA Cup finalinde ise Bristol City karşısında 1-0lık skorla kupayı müzesine götürdü.
Manchester United, bir yıl sonra da devam eden 112 yıl boyunca iç saha maçlarını yapacağı Old Trafforda taşındı. Aston Villada 42 sezon teknik direktör olarak görev yapan George Ramsayin iş başında olduğu dönemdi. Ancak Old Trafforddaki ilk sezonunda şampiyonluğa ulaşan Manchester United olacaktı. Sezon sonunda Aston Villa ve Unitedı birbirlerinden bir puan ayırıyordu. Manchester United, 1911 senesinde lig tarihindeki ikinci şampiyonluğunu elde etmesine karşın bir sonraki büyük bir başarı için uzun süre beklemek zorunda kalacaktı. Ta ki Matt Busby efsanesine dek.
1945 yılında Manchester Unitedın başına gelen İskoç menajer, genç oyunculardan kurulu kadrosuyla önce 1948 FA Cup şampiyonluğunu kazanıyordu. Ardından da 1950li yıllara damgasını vuran başarıları. Matt Busby, 1951-1952 sezonunda Manchester Unitedı ligde üçüncü kez mutlu sona ulaştıran takımın başındaydı. Ancak onu daha çok bu dönemin ikinci yarısında kurulan takımla hatırlamak mümkündü. 1955-1956 sezonunda 21-22 yaş ortalamasına sahip olan United, ikinci sırada bulunan Blackpoolun önünde şampiyonluğa ulaşırken takım da, Busby Babes olarak anılmaya başlıyordu. United, bir sezon sonra yeniden lig şampiyonu olacaktı. Ama kulüp tarihi için kara gün de her geçen şampiyonlukta yaklaşıyordu: Şubat 6, 1958.
Şubat 6, 1958: Busbynin Bebekleri Münihte
Manchester United, UEFA Şampiyon Kulüpler Kupası çeyrek finali ilk maçında 2-1 mağlup ettiği Kızılyıldız deplasmanında 3-3lük eşitliği alarak evine dönüyordu. Maçtan bir gün sonra Belgraddan havalanan uçak, Almanyanın Münih kentinde yakıt ikmali yapacaktı. Ancak işler yolunda gitmiyordu. Karla kaplı havalimanından hareket etmek için iki hamle yapan Pilot James Thain, ilk iki denemesinde başarılı olamadıktan sonra üçüncüde uçağı kaldırabilmişti. Ama olması gerektiği kadar yükselememişlerdi. Ve felaketin ilk habercisi de bu oluyordu. Manchester Unitedın efsanevi kadrosunu, İngiliz gazetecileri ve birçok yolcuyu taşıyan uçak, havalanamayarak önce havalimanını koruyan çitleri aşarak o an için boş olan bir eve doğru girecekti. Felaketin bilançosunu o an bile tahmin edebilirdiniz.
Kaza esnasında uçakta bulunan toplam 44 yolcu ve mürettebattan 23ü yaşama veda ediyordu. Ve bunlardan sekizi Manchester Unitedın İngilterede fırtınalar estiren futbolcu kadrosundandı: Geoff Bent, Roger Byrne, Eddie Colman, Duncan Edwards, Mark Jones, David Pegg, Tommy Taylor ve Billy Whelan. Birçok oyuncu ciddi şekilde yaralandı. Johnny Berry ve Jackie Blanchflower asla futbol oynayamadı. Kazanın en trajik sonuçlarından biri ise Duncan Edwards özelinde yaşandı. Henüz 21 yaşında olmasına karşın adını oyunun tarihine yazdırmış olan Duncan Edwards, kazada beynine aldığı darbelerden sonra 15 gün hastanede kaldı. Hayat mücadelesini 15. günde yaşadığı iç kanamanın ardından kaybetti. Kazadan ağır yaralarla kurtulan Sir Matt Busby ise 1960lı yıllarda yeni bir takım kurdu. Kazadan çıkan Harry Gregg, Bobby Charlton ve Bill Foulkes gibi isimlerin yanına Albert Quixall ve Denis Lawu ekledi, 1963 FA Cup finalinde Leicester Cityi 3-1 mağlup etti.
1986 ve sonrası: Sir Alex Ferguson Dönemi
Matt Busby, FA Cup şampiyonluğunun ardından Kuzey İrlandanın futbol ikonu George Besti de kadrosuna kattı. Artık yepyeni bir takım vardı. Ve Münihteki kaza sonrasında tekrar toparlanmak isteyen Manchester United, aradığı fırsatı 1968 yılında Wembleyde oynanan UEFA Şampiyon Kulüpler Kupası finalinde buldu. Mavi forma ile sahaya çıkan Kırmızı Şeytanlar, maçtan 4-1 üstün ayrılarak Avrupadaki ilk kupasını kazanmıştı. Matt Busbynin görevden ayrıldığı 1971 yılından sonra bir dönem dengesini bulmaya çalışan Manchester United, yine bir İskoç efsane Sir Alex Fergusonın takımın başına geçmesinin ardından futbol tarihindeki saygın yerini elde etti.
Ferguson ile birlikte ilk kupası 1990 FA Cup finalinde Crystal Palace karşısında alan Kırmızı Şeytanlar, ligdeki şampiyonluk için ise 1992-1993 sezonunu bekledi. Doksanlı yıllardan itibaren büyük efsanelerin bulunduğu kadrolarla yola çıkan Ferguson, göreve geldiğinde ligde yedi şampiyonluğu olan United, 2010-2011 sezonundaki şampiyonluğun ardından ezeli rakibi Liverpoolun rekorunu (ligde 18 şampiyonluk) kırarak İngilterede en fazla lig şampiyonluğu yaşayan takım oluyordu.
UEFA Şampiyonlar Ligi: Camp Nou, 1999 & Luzhniki, 2008
Sir Alex Ferguson yönetiminde UEFA Şampiyonlar Ligindeki 20 sezonun 18inde yer alan Manchester United, dört kez finale yükselmeyi başardı. İlk olarak 1998-1999 sezonunda Camp Noudaki finalde mücadele eden Manchester United, son dakikasına 1-0 geride girdiği karşılaşmada Sir Alex Fergusonın ikinci yarıda oyuna aldığı iki oyuncudan Teddy Sheringhamın 90+1de, Ole Gunnar Solskjaerin ise 90+3te attığı gollerle Bayern Münih karşısında sahadan galip ayrıldı. Futbol tarihine en trajik anlarla geçen bu maçın yanı sıra 2007-2008 sezonunda tekrar finale yükselen Manchester United, İngilterenin bir başka temsilcisi Chelsea önünde normal süresi 1-1 biten karşılaşmadan penaltı vuruşları sonrası 6-5 üstün ayrıldı. Kırmızı Şeytanlar, 2008-2009 ve 2010-2011 sezonundaki denemelerde ise Barcelonaya takıldı. Pep Guardiolanın takımı, 2009 yılında Roma Olimpiyat Stadında 2-0 yendiği rakibini, 2011 yılında Wembleyde 3-1 mağlup etmeyi başarmıştı.
Ekim 20, 1993: Manchester United 3-3 Galatasaray
Hindinin İngilizcede Türkiye anlamına geldiği, İngiliz medyasının ise hindi ve Türkiye arasında bağlantı kurularak yapılan esprileri sevdiği yıllardı. Galatasaray, Şampiyonlar Ligine bir adım uzaklıktaydı. Ama oraya ulaşabilmek için dev bir adım zorundaydı. Kasım 1993te Old Trafforda çıktı Galatasaray. İngiliz futbolu ile ilişkisi 8-0 üzerinden şekillenen Türkiye için skorun ilk 12 dakikada 2-0a gelmesi hiç iyi haber değildi. Ama üzerinden yalnızca iki dakika geçmişti. Old Traffordda rakip kaleye şut atan ilk Türk olmak için vurmuştu belki de topa Arif Erdem. Ne var ki; o şut, belki de ülke tarihinin makus talihini değiştirecekti. Dünyanın en iyi kalecisi olarak kabul edilen Peter Schmeichelın koruduğu kaleden çıkan top, devam eden dakikalarda sadece Galatasarayın kontrolünde kalıyordu. Bambaşka oynamaya başlamıştı Galatasaray. Devre tamamlanmadan Kubilay Türkyılmaz, skoru eşitleyen golü yan filelere takılarak kaydetti. İkinci yarıda ise Arif Erdemin direkten dönen topu tamamlayan isim oldu. Bitime kısa süre kala Eric Cantona, Old Trafforddaki galibiyet ümitlerini bitiren golü atacaktı. Ama UEFA Şampiyonlar Ligi hayalleri sürüyordu.
Manchester United ve Galatasaray, daha birbirlerine dört kez rakip olmuşlardı:
20.10.1993 Manchester United 3-3 Galatasaray (Arif Erdem, Kubilay Türkyılmaz 2)
03.11.1993 Galatasaray 0-0 Manchester United
28.09.1994 Galatasaray 0-0 Manchester United
07.12.1994 Manchester United 4-0 Galatasaray
Manchester United, İstanbuldaki rövanş maçı öncesinde havalimanında, Welcome to Hell pankartlarıyla karşılanıyordu. Doksan dakika boyunca yaşadıkları da, Cehenneme Hoşgeldiniz pankartının futbol tarafındaki yansıması olacaktı.
Galatasaray, golsüz beraberlikle biten karşılaşma sonunda UEFA Şampiyonlar Liginde son sekize kalıyordu. UEFA ise bu maçın ardından büyük takımların eleme turunu aşamama ihtimalini göz önüne alarak 1994-1995 sezonu öncesinde seribaşı uygulamasını devreye sokacaktı. İstanbulda karşılaşılan atmosfer, Manchester United kafilesindeki herkesi çok etkilemişti. Ryan Giggs, yıllar sonra Ali Sami Yen Stadının kapanışı ile ilgili kendisine sorulan soruya, İstanbulda yaşadıklarımı hayatım boyunca tecrübe etmemiştim diyecekti. Fergusonın, 2012-2013 sezonu eşleşmesi için yaptığı yorum da benzerlikler taşıyor: Yirmi yıl önce açılan, welcome to hell pankartları gözümün önüne geliyor. Galatasaray ve Manchester United, 1994-1995 sezonunda bir kez daha eşleşti. Rövanş isteğiyle İstanbula gelen United, golsüz beraberlikle döndüğü evinde Galatasarayı 4-0lık skorla mağlup edecekti.
UEFA Şampiyonlar Ligi: Ryan Giggs & Paul Scholes
UEFA Şampiyonlar Liginde 100 maç barajını aşan 19 oyuncu bulunuyor. Tarih boyunca 18 kez bu büyük turnuvada mücadele eden Manchester Unitedın hâlihazırda kadrosunda yer alan Paul Scholes ve Ryan Giggs ise bu başarıyı tek bir takım formasıyla gösteren 10 isimden ikisi. Ayrıca 2011 yılında futbolu bırakan Gary Neville de Manchester United ile UEFA Şampiyonlar Liginde 100 maç barajını geçmişti.
Eylül 2011de Benfica karşısında attığı golle UEFA Şampiyonlar Liginde gol atan en yaşlı oyuncu (37 yıl, 289 gün) Ryan Giggs, UEFA Şampiyonlar Liginde 16 ayrı sezonda skor yapabilen tarihteki tek oyuncu. Manchester Unitedın yıldız oyuncusu Wayne Rooney, UEFA Şampiyonlar Liginde oynadığı ilk maçta hat-trick yapan altı isimden biri. İngiliz forvet, 28 Eylül 2004 akşamı Old Traffordda gerçekleşen Fenerbahçe mücadelesinde rakip fileleri üç kez havalandırarak tarihe geçti. Wayne Rooney, o gün, takımının 6-2lik skorla sahadan ayrıldığı bu maçta UEFA Şampiyonlar Liginde hat-trick yapabilen en genç oyuncu (18 yıl, 335 gün) olmuştu.
Hücum İkilisi, 2012-2013: Robin van Persie & Wayne Rooney
Manchester United, 2012-2013 sezonu öncesinde kadrosunu Arsenalin Hollandalı forveti Robin van Persieyi transfer ederek güçlendirdi. Yıldız oyuncunun hücum hattında Wayne Rooney ile kuracağı ortaklık merakla bekleniyor. Almanya I. Bundesligada son iki sezonu şampiyonlukla tamamlayan Borussia Dortmundun Japon yıldızı Shinji Kagawa, Kırmızı Şeytanların bir diğer önemli hamlesi oldu. Manchester United, ayrıca Vitesseden Alex Büttner ve Crewe Alexandradan Nick Powell ile de anlaştı. Premier Leagueden sezonun ilk haftasında Evertona 1-0 kaybeden Sir Alex Fergusonın takımı, ikinci hafta evinde ağırladığı Fulhamı van Persie, Kagawa ve Rafaelin golleriyle 3-2 mağlup ederek 2012-2013 sezonundaki ilk galibiyetini aldı.