20 Ekim 2026 Salı 21:56

Teknik Direktörümüz Okan Buruk: "Kritik bir maça çıkıyoruz"

Teknik Direktörümüz Okan Buruk: "Kritik bir maça çıkıyoruz"

Galatasaray Futbol A Takımı Teknik Direktörü Okan Buruk, UEFA Şampiyonlar Ligi’nde oynayacağımız Lille maçı öncesi düzenlenen basın toplantısında medya mensuplarının sorularını yanıtladı.

Hocamızın maç öncesi açıklamaları şu şekilde:

Şampiyonlar Ligi heyecanını her maç öncesinde yaşıyoruz. İyi başlamadığımızı biliyoruz. İyi başlama şansımız var mıydı? Vardı. Lizbon maçı bizim için iyi bir başlangıç yapma fırsatıydı ancak bunu değerlendiremedik. Barcelona maçı ise çok zor bir maçtı. Şu anda çok formda bir takıma karşı oynadık. İlk devrelerinde ümitlendiğimiz, belki de iki maçın ilk yarılarında daha iyi oynadığımız ancak ikinci yarılarda aynı performansı gösteremediğimiz maçlar yaşadık.

Bu nedenle yarın 90 dakikaya oyunu yaymak bizim için önemli olacak. İyi bir takıma karşı oynayacağız. Rakibimiz şu anda kendi liginde üst sıralarda, ikinci sırada bulunuyor. Bu sezon teknik direktör değişikliği yaşadılar ve yarın yeni teknik direktörleri bizimle ilk maçına çıkacak. Bu sezonki performansına baktığımızda iyi başladığını görüyoruz. Ancak Şampiyonlar Ligi’nde onlar da bizim gibi iki maçını kazanamadı.

Kendi sahalarında onlar için de önemli bir fırsat. Taraftarlarının desteğiyle en iyisini yapmaya çalışacaklar. Rakibimizde eksikler de var. Biz de daha önceki maçlarda benzer durumlar yaşadık. Son lig maçındaki sakatlığı nedeniyle Leao’yu buraya getiremedik. Diğer oyuncularımızla birlikte kazanmak için elimizden geleni yapacağız. Çünkü kritik bir maça çıkıyoruz. Ancak rakibimizin ne kadar iyi bir takım olduğunu da biliyoruz. Yarın bizi çok önemli bir maç bekliyor.

“BEŞ MAÇ ÇOK KRİTİK”

Fikstüre gerçekçi baktığımızda her maçtan puan ve galibiyet bekliyorsunuz. Ancak özellikle önümüzde oynayacağımız beş maç bizim için çok kritik. Bu beş maçın ilki yarın. Bir üst tura çıkabilmek için bu karşılaşmalarda çok önemli puanlar toplamamız gerekiyor. Yarın alacağımız puanlar bizi üst sıralarda tutacak. Aynı durum rakibimiz için de geçerli. İki takım açısından da yukarıya doğru bir kırılma maçı olacak.

Rakibimizin iyi bir takım olduğunu söyledim. Fransa Ligi’nde üst sıraları zorluyorlar. Şampiyonlar Ligi’nde Betis maçında duran toplardan goller yediler ancak maçın içinde kalmayı başardılar ve öne de geçtiler. Farklı oyunları oynayabilen bir takım.

Önemli oyuncularının eksikliği var. Santos’un savunmadaki yokluğu ve son maçta oynayan forvet oyuncularının sakatlıkları söz konusu. Yarın oynayıp oynamayacakları henüz net değil ancak oynayamayacak gibi görünüyorlar. Rakibimizin eksikleri var ama kendi sahalarında kazanmak için oynayacaklar. Bizim için de bu beş maç çok kritik. Yarın sahaya kazanmak için çıkacağız ve elimizden gelenin en fazlasını yapacağız.

İkinci yarılarda yaşanan düşüş ve takımın fiziksel durumu hakkında

Ligde maçları son dakikaya kadar taşıyan ve son dakikalarda kazanan bir Galatasaray takımı var. Son dönemde üç maçı 90. dakikalarda kazandık. Bunun fiziksel bir sorundan çok, özellikle kırılma anlarında yaşadığımız bir düşüş olduğunu düşünüyorum. Bunu düzeltmemiz gerekiyor.

Barcelona maçında da bunu yaşadık. 1-0’a kadar her şey çok iyiydi. İkinci golümüz oldu ancak sayılmadı. 43. dakikada golü yedikten sonra düşüşümüz başladı. Lizbon maçında da benzer bir durum yaşadık. Özellikle 2-0’dan sonra bir anda düştük. O ana kadar oyuna çok hâkimdik. Bu kırılmaları tamir etmemiz gerekiyor.

Biz saha dışında bunun üzerinde çalışıyoruz. Saha içinde ise çok tecrübeli oyunculara sahibiz. Yaşları, tecrübeleri ve oynadıkları takımlar açısından, oyunun içinde takımı yeniden toparlayabilecek oyuncularımız var. Burada özgüvenimizi biraz daha yükseltmemiz gerekiyor. Gol yiyebilirsiniz, geriye düşebilirsiniz. Bunlar futbolda yaşanabilecek şeyler. İkinci yarılarda yaşadığımız en büyük sıkıntılardan biri bu. Gençlerbirliği maçında da özellikle ikinci yarının başında benzer bir durum yaşadık. Bu bölümleri daha iyi oynamamız gerekiyor.

Sonuç ne olursa olsun oyunumuzu sürdürmeliyiz. Bütün lig maçlarında son dakikalara kadar iyi mücadele eden bir takımımız var. Çok fazla maç oynuyoruz. Oyuncularımız milli takımlara gidip geliyor ve dinlenme fırsatı bulamıyor. Üst üste maçlara çıkıyoruz. Oyuncu değişikliklerini de maç maç yapmaya çalışıyoruz. Ancak mental yorgunluk zaman zaman bazı maçlarda ortaya çıkabiliyor. Şampiyonlar Ligi maçlarında bunun yaşanmaması gerekiyor.

Singo bugün antrenmanın tamamında bizimle birlikte yer aldı ve kadroya aldık. Yarın maçın durumuna göre değerlendirebileceğimiz oyunculardan biri olacak.

“HİÇ TAM KADRO OLAMADIK”

Aslında tam kadro olduğumuz ilk maçımızın Barcelona maçı olduğunu söyleyebilirim. Kasımpaşa maçını saymıyorum; orada oyuna girenler ve çıkanlar olmuştu. Sezon başından beri hiçbir zaman tam kadro bir arada olamadık. Transfer döneminin sona ermesi, sonrasında gelen oyuncuların hazır hâle gelmesi ve sakatlıklar nedeniyle bu süreci yaşadık.

Bu oyunda oyuncuların birbirini iyi tanıması çok önemli. Yeni gelen oyuncuların diğer oyuncularla uyum sağlaması gerekiyor. Maç maç çok fazla oyuncu değiştiriyoruz. Hücumda, bazen stoperde ve diğer mevkilerde de farklı oyuncularla oynuyoruz. Devamlılık açısından bir arada oynamak çok önemli.

Yeni gelen oyuncuların katkısıyla, sakatlıktan dönen Osimhen, Lemina ve Singo gibi Şampiyonlar Ligi açısından bizim için çok önemli oyuncularımızın da en iyi performanslarına ulaşmasıyla takım olarak gelişeceğimizi düşünüyorum. Bu oyuncular sakatlıklarından yeni döndüler ve en iyi performanslarını yakalamaya çalışıyorlar.

Bu süreci en az hatayla geçip önümüzdeki dönemde hem tam kadro hem de daha formda, birlikte daha fazla oynamış ve birbirini daha iyi tanıyan oyuncularla çok daha iyi seviyelere gelebileceğimizi düşünüyorum.

“HER ŞEY BASKI DEĞİL”

Baskı yapan tek takım biz değiliz. Dünyada özellikle şampiyonluğa oynayan ve üst sıralarda yer alan takımlar bu oyunu oynamaya çalışıyor. Barcelona da Arsenal de bunu yapıyor. Top rakibe geçtiğinde bir an önce geri kazanmak isteyen bir takımız. Günümüz futbolunda, özellikle bizim gibi takımlar için bu önemli.

Barcelona’ya karşı da diğer maçlarda da bunu yapmaya çalıştık. Rakiplerin kalitesi, baskıyı ne kadar doğru uygulayabileceğinizi bazen belirleyebiliyor. Her oyuncu aynı seviyede baskı yapamayabiliyor; bu yönümüzü de geliştirmeye çalışıyoruz.

Ancak her şey baskı yapmak değil. Doğru zamanda, doğru yerde iyi savunma yapabilmek de gerekiyor. Bu sezonki sonuçlarımıza baktığımızda savunmayı çok iyi yapan bir takım olduğumuzu söyleyemem. Lizbon maçında kalemize gelen üç tehlikeli pozisyonun üçü de gol oldu; bunlardan biri penaltıydı. İlk yarıda da kalemize yalnızca bir top gelmişti; ama son Gençlerbirliği maçında kalemize çok daha fazla top geldi ve çok sayıda pozisyon verdik. Buna rağmen gol yemedik. Dolayısıyla gol yiyip yememek bence burada bir ölçüt değil. Önemli olan, dediğim gibi, takım savunmasını iyi bir şekilde yapabilmek. Elbette rakibin de becerisi var. Ancak özellikle yarın takım savunmasını çok iyi yapmamız gerektiğini düşünüyorum. Bunun üzerinde çok durduk.

Dediğim gibi, özellikle top rakipteyken yaptıklarımız önemli. Fakat en önemlisi, topun bizde olduğu bölüm. Barcelona maçının ilk yarısında bunu bir ölçüde yapabilsek de ikinci yarıda istediğimizi sahaya yansıtamadık. Bu nedenle topa sahip olmamız ve topsuz hareketliliğimiz, bence yarınki maçın kaderini belirleyecek etkenler olacak.