10 Şubat 2019 Pazar 22:59

Teknik Direktörümüz Fatih Terim'den açıklamalar

Teknik Direktörümüz Fatih Terim'den açıklamalar

Futbol Takımımızın, Trabzonspor’u 3-1 mağlup ettiği karşılaşmadan sonra Teknik Direktörümüz Fatih Terim yayıncı kuruluşa açıklamalarda bulundu.

Fatih Terim şunları söyledi:

“Ortaya koyulan performans gerek seyir açısından gerek pozisyon açısından bizim için son zamanlardaki en önemli, en istekli olduğumuz maçlardan biriydi. Kalitesi de çok yüksek bir maçtı. İlk 20 – 30 dakika ortaya koyduğumuz çok yüksek bir tempoydu. Pas oranı ve pozisyon oranı çok yüksekti. Sonuçta Trabzonspor ile oynuyorsunuz, dikkatli olmanız gerekiyor. Ancak maçın geneline baktığımızda direkt oynayan, direkt pozisyona giren, topu iyi çeviren, genel olarak oyunu kontrol eden ve baskılı oynayan bizdik. 3 puan tabi ki çok önemli ama bu istek ve oyun anlayışı daha önemli. Oyuncularım bugün oynadıkları oyundan zevk aldılar diye düşünüyorum. Bu benim için çok önemli. Daha çok maç var, 3 puanlar ve puan kaybetmemek çok önemli. Oyuncularımı tebrik ediyorum.

On üç hafta çok uzun bir zaman. Burada bizi ilgilendiren sadece kendimiziz. Bizim kazanmamız ve puan kaybetmememiz bizim için asıl olan. Siz kaybettikten sonra pek bir önemi yok. Biz sezona başlarken üç kulvarda başlamıştık, şimdi de üç kulvarda devam ediyoruz. Perşembe günü Benfica ile oynayacağız, İnşallah geçmez de büyük ihtimalle bu maçtan daha zor geçecek. O maçtan hemen üç gün sonra Kasımpaşa ile oynayacağız. Daha sonra Benfica ile rövanş oynayacağız, dönünce de kupada Hatayspor ile oynayacağız. Biz sezon başından beri çok kulvarda devam ediyoruz. İlk yarıdaki kadromuz şimdikine göre daha dardı. Emre sakatlanmıştı, üstüne cezalar vardı. Çok büyük travmalardan geliyoruz. Onun için her maç bizim için çok önem taşıyor. UEFA daha da önem taşıyor, Türkiye Ligi maçları da önemli. Türkiye Kupası zaten hepimizin önem verdiği bir başka kupa. Böyle olduğunda ümit ederim ki sakatlık ve ceza olmaz. Kadroyu iyi kullanarak her maçta başarılı olmak Galatasaray’ın tavrında, tarzında, anlayışında var. Biz de bunu devam ettireceğiz inşallah.”

Teknik Direktörümüz Fatih Terim maçtan sonra düzenlenen basın toplantısında ise şu ifadeleri kullandı:

“Diagne oynarsa penaltıları o atar, atmazsa bir başkası atar ancak Diagne oynarsa penaltıları o kullanır. Belhanda’nın rolü Trabzonspor’un oyun planıyla da alakalıydı. Yaptığımız analizde defansın önündeki boşluğu sadece Diagne ile değil, Ndiaye ve Belhanda’yla bloklar arası topu almak için görevlendirdik. Böyle bir analiz yapıp bunu da görsel olarak seyrettirmiştik oyuncularımıza. Dün sahada da taktiksel olarak bunu çalışmıştık. Zaten oyun planımız içerisinde ikisinin de Diagne’ye yaklaşması var. Bunu da bugün büyük oranda uyguladılar. İkisinin de gol pozisyonları var. İkisi de gol pozisyonları üretti, hazırladı, kaçırdı. Belhanda gol de attı. Zaten bu görevi vardı. Bundan sonra büyük ihtimalle bu görevde göreceğiz. Bundan evvel de bunu istiyorduk Belhanda’dan ancak bu maçta daha rahat oldu.

Galatasaray’ın hiçbir zaman bulunan kupalardan veya şampiyonluk iddiasından vazgeçtiğini kimse söyleyemez. Burası Galatasaray Camiası, burası Galatasaray Kulübü. Her zaman bütün mevcut hedeflere kazanmak için çıkar. Dün on dört maç vardı iddiamız vardı, bugün on üç maç var ve hala iddiamız var. Buradaki önemli olan mesele bizim kazanmamız, diğer takımlar bizi ilgilendirmiyor açıkçası. Ben de Galatasaray ile alakalı konuşuyorum zaten.

Hakemler de insandır hata yapabilirler, öyle bakmak lazım olaya. Ben on maç ceza yerken “bari Schalke’ye de bir başarılar mesajı gönderselerdi” dediğimde üç maç ceza yedim. Diğerinden yedi maç ceza yedim. Hakemler de insandır, onlar da hata yapabilirler. Ayrıca ben kendi takımımla ilgiliyim. Bugünkü bizim oyunumuzun, oynadığımız futbolun, girdiğimiz pozisyonların hakkını vermek lazım. Yoksa bize haksızlık olur. Takımımı da haksızlık olur. Bugün ilk yarı on dört tane şut atmışız bunların yedi tanesi isabetli. Sadece 45 dakikada. Oyuncularım bugün üç puanı hak etti. Üç puanı istemek hedeflemek başka bir şey, üç puanı almak başka bir şey. Bugün oyuncularım mücadeleleriyle, oyunuyla üç puanı aldı. Oyuncularımı tebrik ediyorum. Trabzonspor her an her şey yapabilecek oyunculara sahip. Kolay bir maç değildi ama oyuncularım çok pozisyona girdi. Attıklarından daha fazla pozisyona girdi, dolayısıyla oyuncularımı da tebrik ediyorum. 

Evimizde oynadığımız Lokomotif Moskova maçından sonra camiamızdan ve taraftarlarımızdan bir ricada bulunmuştum. Ocak ve Temmuz aylarında bazı değişiklikler olacak, bunun için bize biraz yadım edin demiştim. Burada ocak ayında ilk adımı attık. Açıkçası içime sinen ve sahadaki performanslarını görünce kendimi daha iyi hissedeceğim birkaç oyuncumuz bize katıldı. Sezon başından beri üç kulvarda çarpışıyoruz. Otuz küsur maçlık oyunculara cezayı bir gecede yedik, ben ceza yedim. Emre’nin neredeyse dört ayı bulan bir sakatlığı oldu, başka sakatlıklar da oldu. Bunların hepsini düşününce üç kulvarda hala varız ve yolumuza devam ediyoruz. Tek kulvarda oynayan var, iki kulvarda oynayan var. Biz üç kulvarda oynuyoruz, dolayısıyla buradan da bu önemli süreçte elini taşın altına sokan sayın Başkanımıza ve Yönetimimize teşekkür etmek istiyorum. İdari arkadaşlarımıza, Şükrü ve Uğur’a teşekkür etmek istiyorum. Scout ekibine, Emre ve ekibine teşekkür etmek istiyorum. Tabi Abdurrahim Albayrak’a ayrı bir parantez açarak teşekkür etmek istiyorum. Bugün düşüncelerimizin bir kısmını, yani Fatih Terim’in takımı gibi düşünebiliriz. Özellikle ilk yirmi dakikada ortaya koyduğumuz tempo müthiş bir tempoydu. Ki 74’e 26 ile oynanan bir bölüm orası. Bunu devam ettirmemiz önemli, her oyuncuya ihtiyacımız var ancak sezon sonuna kadar rotasyon da yapabileceğimiz bir kadromuz var. Gençlerimiz de var. Her geçen gün üstüne koyarak gitmemiz gerekiyor. 

Burada Serdar’a teşekkür etmiştik daha önce, şimdi de bu teşekkürü Maicon hak ediyor. Hem insan olarak hem insani olarak davranışlarıyla teşekkürü hak ediyor. Kendisine başarılar diliyorum. Çok kolay bir şey değildir. Oyna dedik oynadı, oynama dedik oynamadı. Bu arkadaşlarla beraber çalışıyoruz dedik, muhteşem bir hareketle, tam bir profesyonel gibi insani bir tavır gösterdi. Kulübüm adına, şahsım adına, oyuncularım için de teşekkür ettim ama burada basın toplantısında da teşekkür etmek istiyorum. Böyle profesyonel oyuncular hep olsun.

Luyindama ve Marcao’yu çok uzun zamandır izliyoruz. Birisi sağ ayaklı diğer sol ayaklı. İkisi de topu oyuna sokmakta iyi ki benim için en önemli özelliklerden biri bu. Bir diğeri de atletik yapıları çok yüksek seviyede. Özellikle Luyindama’nın. Daha yeni yeni yan yana oynuyorlar, alışmak da çok kolay değil. Alıştıkça daha da iyi oynayacaklar. Hem teknikleri hem atletik yapıları hem de gençlikleri bizim için seçim kriteri oldu. İkisinden de çok memnunum. Hata elbette yapacaklar, onlar da genç ama en aza indirdik diye düşünüyorum. Gol yiyoruz hatalı pozisyon da veriyoruz. Ama pozisyon vermeyi isterseniz şöyle düşünelim. Bir takım düşünün ki her an her saniye hücum etmeyi düşünüyor. Bu kadar çok adamla hücum ettiğiniz zaman bazı pozisyonlar da vereceksiniz. İnşallah orta sahamızın düelloları daha çok kazandığı maçlar oynayacağız. Temaslı oyunu eğer arttırabilirsek o zaman onların da işleri daha kolay olacak. 

Bu yerli yabancı konusunu kim gündeme getiriyorsa bir ajandasına bakmak lazım. Ben daha önce bu konudaki düşüncelerimi ifade etmiştim zaten ama fikrimde de bir değişiklik olmadı. Yerli, yabancı meselesine takılanlar, daha doğrusu sahaya 11 yabancı çıkıyor diyenler kupa maçlarında sahaya çıkan yerli oyuncuları, hatta akademiden çıkan oyunculardan da aynı oranda bahsediyorsa samimidir. Bu konuyu dile getirdiği kadar bizim şans verdiğimiz 11-12 tane Türk, genç oyuncudan bahsediyorsa aynı oranda takdir etmek lazım. Eğer bir tarafı az bir tarafı fazla bahsediyorsa samimi değildir. Biz İstiklal Marşı’nı kenarda çok güzel söylüyoruz. Hayatımız boyunca da Ay Yıldızı biz göğsümüzde taşıdık ve hizmet ettik. İstiklal Marşı’nı en güzel de biz söyleriz. Söylemek de yetmez, yürekte de aynı zamanda İstiklal Marşı ve Bayrağı yaşamak gerekir. Onun için onların ajandasına bakmak lazım. 

Bu kontraları yememeliydik. Zaten Ndiaye ve Belhanda öne doğru oynadığı için geri dönüşlerde maalesef orta sahada sıkıntı yaşadık. Onun için daha defansa gelmeden önce bu önlemleri almalı, bu atakları engellemeliyiz. Özellikle Avrupa sahnesinde bunları cezalandırırlar, bugün Trabzonspor da cezalandırdı. Az önce de söyledim, bu düellolardan galip çıkmamız lazım. Rakibe temasımızı biraz daha yüksek seviyeye almamız lazım. Yediğimiz golde de hatırlayacak olursanız Donk geri geri kaçtı, iki stoper geri geri kaçtı. Yani anlatılır gibi değil. Top onun bacağının arasından geçti öbürüne geldi. Buna rağmen başka pozisyonlar da var. Bu hataları daha aza indirirsek zaten sıkıntımız çok azalır. Burada anlayış olarak oyunu rakip sahada oynamak isteyen bir Galatasaray var. Bize tehdit edecek olan tek unsur biz hücumdayken kaptırdığımız toplardır, özellikle merkezde. O zaman yapmamız gereken bir önemli şey her atağı sonuçlandırmak. Nasıl olursa olsun ki pozisyonumuzu alalım. Bir de bu tarafa çalışmamız lazım. 

Ben bir teşekkür etmek istiyorum. Özellikle başsağlığı mesajlarına müsaade ederseniz bir küçük cevap vermek istiyorum. Bundan sonra yakınını kaybetmiş kimseye ‘kaç yaşındaydı?’ diye sormayacağım. Gidenin yaşı kaç olursa olsun kalanın yarasının ne kadar derin ve tarifsiz olduğunu öğrendim. Yaşamadan bilinmeyecek, başa geldiğince bile kabullenilmeyecek derin bir üzüntü duyduk. Acı içerisindeyiz. Benim ve ailemin bu acısını hafifletmek için varlığıyla, sesiyle ve kalemiyle yanımızda olan, doğasını esirgemeyen, başta sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan olmak üzere devlet büyüklerimize, bürokratlara, siyasi parti liderlerine ve üyelerine, sivil toplum örgütü temsilcilerine; iş, spor ve sanat camiasından dostlarımıza, akademisyenlere, sağlık, adalet ve emniyet mensuplarına; medya çalışanlarına, eski ve yeni yol arkadaşlarımıza; sporseverlere, tüm kulüplerimize; Milan ve Fiorentina’ya ve özellikle Galatasaray Camiasına, sayın Başkanımız ve Yönetim Kurulumuza, beni 72 saat boyunca bir dakika bile yalnız bırakmayan Abdurrahim Albayrak’a, tüm Galatasaray taraftarlarına ve son olarak vefasını benden esirgemeyen tüm Adanalılara, Terim Ailesi olarak çok teşekkür ederiz.”