16 Eylül 2020 Çarşamba 18:36

Teknik Direktörümüz Fatih Terim'den açıklamalar

Teknik Direktörümüz Fatih Terim'den açıklamalar

Teknik Direktörümüz Fatih Terim, UEFA Avrupa Ligi 2. Ön Eleme Turu'nda Neftçi ile yapacağımız mücadele öncesinde açıklamalarda bulundu.

Bakü Olimpik Stadyumu'nda düzenlenen basın toplantısında medya mensuplarının sorularını yanıtlayan Teknik Direktörümüz Fatih Terim, Gaziantep maçının kadrosunda rotasyona gidip gitmeyeceği ile ilgili gelen soruya şu yanıtı verdi:

"Genel bir kural vardır futbolda. En önemli maç önünüzdeki maçtır. Bizim için Neftçi maçı önemli bir maç. O yüzden tamamen buraya konsantreyiz. Yarın karar vereceğim rotasyona. Bazı oyuncularımızın durumu net değil. Bu süreci yaşayacağız, bu gerçekle yaşayacağız. Perşembe akşam maç oynayacağız, cuma sabaha karşı İstanbul'da olacağız. Belki bir yenileme antrenmanı olacak. Cumartesi kampa girip pazar günü maç oynayacağız. Nasipse turu geçersek tekrar perşembe maç oynayacağız. Hafta sonu derbi oynayacağız. Dolayısıyla bu atmosfere, yoğun tempoya tüm oyuncularımızın alışık olması lazım. Rotasyon değil de eğer mümkünse bir ve iki numaraların seviyeli rekabetinden doğan performans üstünlüğünü sahada yakalamak istiyorum. Bunun adına da rotasyon demek istemiyorum. Her oynayan aynı görevi üstlenmeli, yapmalı ki bu yoğun temponun altından kalkabilelim."

Gaziantep maçındaki oyuncu değişiklikleri Neftçi maçını düşünerek yapmadığını dile getiren hocamız, "Maç öncesi böyle bir hesabım yok. 3-1'lik neticeyi aldıktan sonra özellikle fiziki durumlarını hesaba kattığımızda bazı oyuncularımız bir sonraki maça, riske veya sıkıntıya sokmadan almak, giren önemli oyunculara daha fazla süre verip görmekti amacım. İyi de mücadele edip iyi de koşmuşlardı. Aldığım oyunculara dikkat edecek olursak bir tanesi 1,5 - 2 senedir az oynuyor, diğeri marttan beri oynanmayan bir ligin oyuncusu. Babel. Feghouli de her sezon başı yavaş yavaş ritmini artıran bir oyuncu. Herhangi bir sıkıntıya sebebiyet vermek istemedim. Oraya Jimmy'yi alıp Ömer'i diğer tarafa çektik. Soso'yu da dışarıya aldık." dedi.

Neftçi takımını izlediğini ve önemli oyunculara sahip olduğunu dile getiren Teknik Direktörümüz Fatih Terim, "Muhakkak ki Azerbaycan Milli maçlarından biliyorum, dışarıda müthiş bir sevgi vardı. Kendi evimizde gibiyiz. Saha herkesin kazanmak istediği, isteyeceği bir yer olmalıdır. Neftçi'nin de komandoları iyidir. Dikkat edeceğiz. Herkes kazanmak ister. Bundan daha doğal bir şey olamaz. Saha ayrı dışarısı ayrı. Neftçi'nin iki maçını izledim. Neftçi Karabağ ile birlikte Azerbaycan'ın en önemli takımlarından biri. Son 3 sezondur bu seviyelerde oynayan bir ekip. Son maçta 2-0 mağlup oldular ama; enteresandır bu sezon hiç deplasman maçı oynamadılar. Hep içeride oynuyorlar. Bizim maç da dahil olmak üzere 4 maçtır içeride oynuyorlar. Önemli oyuncuları da var. Makhmudov gibi Lawal gibi Monrose gibi azı oyuncularını takip ettim. Biliyorum. Hayırlısı neyse olsun." diye konuştu.

Azerbaycan'a Galatasaray olarak bir gün gelerek maç yapacaklarının sözünü veren hocamız, "Galatasaray'ın her yerde sevildiğini biliyorum. Burada başka bir seviliyor. Kendimle ilgili anormal bir ilgi görüyorum. Taraftarlarımız, dünyanın her tarafında varlar ama buradakiler bir başka. Azerbaycan'la Galatasaray'ın oynama sözünü verebilirim tabii ki. Yeter ki şu pandemi bitsin. Kulübümüzle de konuşup belki 1-2 maç için buraya gelebiliriz. Belki bir kampa gelebiliriz. Belki bir vesile buradaki Galatasaraylıları mutlu etmek için gelmek isteyebiliriz tabii. Ben de söz vermiş olayım. Ben de isterim oyuncularla beraber daha yakın olalım. Sosyal mesafeyi sıcak bir mesafeye döndürürüz. Beynimizin bir tarafına yazdık bunu." dedi.

Neftçi oyuncusu Makhmudov'un Galatasaray'a yönelik iddialı açıklamalarının hoşuna gittiğini dile getiren hocamız, "İddialı oyuncuları severim ben. Ne diyecekti Makhmudov. Bizi elerler mi deseydi. Kazanacağız demeli. Öyle demeli her oyuncu. Hoşuma gider böyle şeyler. Biz niye alınalım bundan. Bakacağız söylem ile eylem bir arada nasıl olacak. Aferin ona. Bravo." diye yanıt verdi.

 

Azerbaycanlı bir futbolcunun Galatasaray'da oynaması için hangi şartlar gerekir diye soru gelmesi üzerine hocamız, "Azerbaycanlı bir futbolcunun Galatasaray kadrosunda yer alması için, Galatasaray'da oynama isteği ve Galatasaray tercihi olması gerekir. Biz çok takımlı olduğu zaman orada bir tercih sebebi olmak istemiyoruz. Galatasaray’ın da kendisine teknik olarak yaklaştığı, beğendiği bir oyuncuysa mesele yok. Keşke böyle bir oyuncu olsa da başka taraflara bakmasak. Scout grubumuz burayı da takip ediyor." ifadelerini kullandı.

Fernando Muslera'nın Galatasaray için önemli bir figür olduğunu dile getiren Teknik Direktörümüz Fatih Terim, onun futbolu Galatasaray'da bırakacağına inandığını belirterek şu açıklamayı yaptı:

"Muslera'nın ayağının kırılmasıyla biz de kırıldık. Oradan dönemedik. O mevzuya girmek istemiyorum açıkçası. Muslera bizim için bir kaleciden daha fazlası. Kaleciliği, profesyonelliği, hizmeti, insanlığı... Muslera bizim için önemli bir figür. Kalemizde olması bizim için çok büyük bir güven vesilesi. Allah beterinden saklasın. Bir an önce dönmesi için gerek doktorlarımız gerek kendisi çalışıyor. OLmasını isteriz ama olmadığı zaman da diğer kalecilerimize güveniyoruz. Gerek Fatih gerek Okan bizimle devam edecekler ve inşallah aratmayacaklardır. Muslera'nın ayrıca futbolu da burada bırakacağını düşünüyorum. Geldiği zaman son senesi mukavelesinin. Bu mevzu da gündeme gelir. Ona da kulübümüz gerekli şeyi yapar diye düşünüyorum. Bu kadar hizmet olmuş ve olmaya da devam edecek oyuncuya sahip olduğumuz için kendimizi mutlu addediyoruz."

Azerbaycan'da milli takımın oynayacağı maçlarda psikolojik avantaja sahip olacağını dile getiren hocamız, "Türk Milli Takımı burada oynayacaktı iki maçı esasında. Seyircili olsa çok daha etkili olurdu. Ben iki tane maç oynadım burada. Bir A Milli Takım ile bir de A Milli Takıma yakın bir takımla. 40-50 bin seyirci olmuştu. Yüksekti rakamlar. Türk Milli Takımı'nın Azerbaycan gibi kendi ülkesi gibi saydığı bir ülkede oynaması büyük avantaj. Burası bizim memleketimiz gibi. Seyirci olmasa da o psikolojik avantajı kullanacaktır burada. Hayırlı olsun yeni stat. Hoş olmuş." dedi.

Maçın seyircisiz oynanacak olmasının dünyanın dört bir tarafında seyircisi olan Galatasaray takımı için dezavantaj olduğunu söyleyen hocamız, "Maçın seyircisiz olması bize avantaj sağlamadığı kesin. Galatasaray gibi dünyanın her tarafından seyircisiz oynayan takımlar için seyircisiz oynamak bir dezavantaj. Keyfi yok. Geçen sene de gördük ki sahada herkesin sesinin duyulduğu, teşvik edenin olmadığı, korkusu çekincesi olmadığı, hakemin bile dünyanın en rahat insanı gibi hareket ettiği bir ortam gördük geçen sene. Büyük takımların büyük olmalarının sebebi taraftarlarıdır. Milyonluk taraftarlar sahada da yüksek rakamlı, seyirci ile dolu her maçı... Bir baskı unsurudur, kendi oyuncularına teşvik unsurudur, moral unsurudur. O zaman her takım eşit oluyor seyircisiz olduğu zaman. Birbirinden ayıran özellik maalesef ortadan kalkıyor. Bizim dezavantajımız olduğu kesin her yerde." şeklinde konuştu.

Transfer konusunda gelen soruyu yanıtlayan Teknik Direktörümüz Fatih Terim, sözlerini şöyle sonlandırdı:

"21 takımlı olduk. 40 maç oynayacağız sadece burada. İnşallah elemeleri de geçersek, kupayı da sayarsak, hazırlık maçlarını da kattığınızda bir hayli yorucu bir sezon bekliyor bizi. Transfer konusunda söyledim. Bir şey olursa biz paylaşırız. Bakıyorum yine birçok isim var. Onların birçoğundan en azından benim haberim yok. O yüzden öyle kolay transfer de yapılamıyor ekonomik durumdan dolayı. En iyisini yapmak için hep beraber uğraşıyoruz. Umarım niyetimize, hedefimize uygun bir şeyler yaparız. Şunu bilmelidirler ki Galatasaray, almış olmak için, yapmış olmak için yapmak istemiyorum. Kafamda bir takım oluşturduğumda onlara uygun oyuncularımız var bizim. Hem takımın yaş ortalamasını indirecek hem de Galatasaray'a değer kazandıracak bir takım planlıyoruz. Olursa olur, olmazsa Galatasaray'ın bu kadrosuyla devam edeceğiz. Hiç karalar bağlanmayız ve söylenmeyiz. Zor sezonu karşılayabilecek bir takım sayısal olarak ben de istiyorum. Her mevkiinin iki adamı da hazır, birbirine yakın olsun ki seviyeli bir rekabet içinde takımı götürelim. Bizi Avrupa'dan ayıran son birkaç senede en önemli özellik ekonomik koşullar. Aramızdaki makası açan en önemli unsur budur. Şu anda herkesin sıkıntısı aynı. Bu parasal sıkıntı aşılmadığı sürece her takımın işi zordur."