23 Ocak 2013 Çarşamba 00:12
Galatasaray Üniversitesinde Yangın

Galatasaray Üniversitesinin Ortaköydeki tarihi binalarında bu akşam saatlerinde bir yaygın çıktı. Kesin nedeni henüz tespit edilemeyen fakat elektrik kontağından ortaya çıktığı söylenen yangın, yaklaşık 4.5 saatlik çalışmanın ardından gece yarısına doğru kontrol altına alındı.
1871 yılında inşa edilen ahşap binanın 3. katında başlayan yangın, kısa sürede bütün binayı etkisi altına alarak kullanılamaz hâle getirdi. Çatıya sıçrayan alevler, rüzgârın etkisiyle hızla büyüdü ve Hukuk, İletişim Fakülteleri ve sekreterliklerine büyük zarar verdi. Yangının büyümesi üzerine olay mahalline gelen Sarıyer, Şişli, Beyoğlu ve Beşiktaş itfaiyelerinin yanı sıra denizden 5 söndürme gemisiyle yangına müdahale edildi. Bu sırada Çırağan Caddesi trafiğe kapatıldı. Konum ve rüzgârdan dolayı müdahale etmekte zorluk çekilen yangın sonucunda can kaybı meydana gelmezken, üç yaralı ambulanslarla hastaneye kaldırıldı.
Galatasaray Üniversitesi rektörü Ethem Tolga, yangının önce bir dumanla fark edildiğini, ardından süratle yangına müdahale edildiğini söyledi. Ethem, olay yerine gelen itfaiyenin müdahale ettiğini ve yangın olmadığı için zabıt tutulurken çatıdan dumanlar yükseldiğini söyledi.
Tolga, yangınla ilgili şöyle konuştu:
"Saat 19.00 civarında bir öğretim üyesinin odasından bir elektrik kontağı marifetiyle bir duman söz konusu oluyor. Sonra yangın alarmı çalıyor. Güvenlikçiler hemen gelip müdahale ediyorlar, söndürüyorlar. Daha doğrusu alev bile yok, dumanlı yere köpük sıkıyorlar. Sonra itfaiye geliyor, itfaiye yangın söz konusu olmadığı için zabıt tutarken çatıda dumanlar çıkıyor, daha sora alevler çoğalıyor. Bizim tahminimiz elektrik kablolarından yangının yürümüş olması, yani görünmeyen kısmından yürümüş ve çatıya kadar devam etmiş olması. Bina kâgir ama büyük bir kısmı ahşap. Çok eski kuru tahtalarımız var, yani söndürmesi zor oluyor. Şimdi bütün itfaiye, kıyı emniyet hep birlikte çalışıyorlar, umarım kontrol altına alınır. Çırağan Sarayı'na doğru olan kısım henüz kontrol altına alınamadı, umarım o da alınır."
"Çatıda hâlen alevler var ama bir saat öncesine göre düşük çağta. Bir katımız, çatımız ve onun altındaki bölüm zarar gördü, daha altta iki katımız var, umarım oralara sıçramaz. Burası öğretim üyelerinin ve idarenin olduğu kısım. Öğrencilerin ders yaptığı kısım yolun öbür tarafı oluyor. Şu anda can kaybı gözükmüyor, umarım yoktur. Bilgisayar merkezimizi de koruma altına aldık. Arşivlerimiz zaten bilgisayar ortamında, orada bir sorun yaşanacağını zannetmiyorum.
Yangın söndürme operasyonunu tekneden takip eden Galatasaray Spor Kulübü Başkanı Ünal Aysal, konuyla ilgili açıklamada bulundu. Başkan Aysal, Bu müessif kaza hepimizi derinden üzdü. Şu anda Galatasaray Üniversitesinin önündeyiz, tekneyle uzaktan izleyebiliyoruz çünkü yaklaşmamıza müsaade edilmedi. Maalesef gözümüzün önünde büyük bir kültür varlığı yavaş yavaş çöküyor. Ama Galatasaray Camiası gerek vakıflarıyla gerek diğer kuruluşlarıyla bu eksiğini en kısa zamanda kapatabilecek güçtedir. Herhalde önümüzdeki günlerde bir deklarasyonla bu kaybı hangi sürede ve ne şekilde kapatacağımızın açıklamasını yapacağız. Yangını seyrederken içim kan ağlıyor. İzlediğim kadarıyla onarımı mümkün. Yangının söndürülmesi sona ermek üzere. Umuyorum okulumuzu eskisinden daha iyi hale getireceğiz, bu ilim merkezini en kısa sürede gençlerimizin hizmetine sunacağız ifadelerini kullandı.
Başkan Yardımcısı Adnan Öztürk ise, Yönetim Kurulu olarak bir yemeğimiz vardı. Oradayken haberi aldık. Galatasaray Camiası olarak biz sembollerimize, değerlerimize maddi manevi çok önem veriyoruz ama bu bina özellikle benim gibi Anadoludan okumak için Galatasaraya gelenler için çok önemli, manevi değeri çok yüksek bir bina. Tarihi değerinden, içinde yananlardan bahsetmiyorum ama 50 yaşına geldim, insanın içinin yanması ne demekmiş ilk defa bunu hissediyorum. Aynı zamanda Galatasaray Eğitim Vakfının Yönetim Kurulu üyesi olarak konuşuyorum, Galatasaray Camiası olarak gereğini yapmak için yarın sabahtan tezi yok çalışmalara başlayacağız şeklinde konuştu.
İcra Kurulu Başkanı Lutfi Arıboğan da Galatasaray Televizyonuna bağlanarak, Çok güzel günler, saatler yaşadığımız bir ortamda bu çok üzücü haberle sarsıldık. Denizden takip ettik, çok tatsız, çok üzücü bir olay. Büyük bir gayretle yetkililer söndürmeye çalışıyorlar, umuyoruz en kısa sürede bunu başarırlar. Tüm Galatasaray Camiasına, tüm ülkeye geçmiş olsun diyorum dedi.
Teknik Direktör Fatih Terim ise konuyla ilgili kısa bir telefon bağlantısı yaparak Şu anda yangını seyrediyorum ve çok üzgünüm. Ama Galatasaray Camiası tabii ki bunun da üstesinden gelecektir. Çok sayıda insan şu anda yangını söndürmeye çalışıyor. Hoş bir durum değil ama el birliğiyle halledeceğiz inşallah ifadelerini kullandı.
1871den Bugüne Uzanan Tarih
Galatasaray Üniversitesi, Feriye Sarayları olarak da bilinen ve Çırağan Sarayı'nın müştemilatı olan binalarda faaliyet gösteriyor. Sultan Abdülaziz döneminde mimar Sarkis Balyan tarafından 1871 yılında inşa edilen ve resmi adı İbrahim Tevfik Efendi Sahilsarayı olan ana bina, uzun yıllar Galatasaray Lisesi'nin kız bölümü dersliği ve yatakhanesi olarak kullanıldıktan sonra Galatasaray İlkokulu'na tahsis edildi ve 1992 yılında da üniversiteye devredildi. İlk dönemde idari birimler, sınıflar, kütüphane ve öğretim üyelerinin bürolarını barındıran ana bina, günümüzde sadece idari birimlerin bir kısmı ile Hukuk, İİBF ve İletişim Fakülte sekreterliklerini ve bu fakültelerde görevli öğretim üyelerinin bürolarını içeriyor.
Zamanla öğrenci sayısının artmasıyla bu bina yetersiz kalınca, Çırağan Caddesi'nin öteki tarafına Yiğit Okur Kampüsü ve Suna Kıraç Kütüphanesi inşa edildi ve okulun iki kısmı 2004 yılında Selahattin Beyazıt Altgeçidi ile birbirine bağlandı. 2006 yılında kız öğrenci yurdunu ve Hukuk Fakültesi ile Fen-Edebiyat Fakültesi'nin dersliklerini içeren iki ek bina açıldı. Öğrenci kulüplerine tahsis edilen yapılar ile Çırağan Caddesi üzerinde okulun sahil kısmına giriş için kullanılan Bâb-ı Sultâni adlı anıtsal kapı ise 2007 yılında tamamlanmıştı.