10 Temmuz 2013 Çarşamba 16:40
Temmuz Ayı Divan Toplantısı Yapıldı

Galatasaray Spor Kulübü Temmuz Ayı Divan Toplantısı bugün Galatasaray Adasında yapıldı.
Galatasaray Spor Kulübü'nün Temmuz Ayı Olağan Divan Kurulu Toplantısı, Divan Kurulu Başkanı İrfan Aktar yönetiminde Galatasaray Adası'nda gerçekleştirildi. Toplantıya Başkan Ünal Aysalın yanı sıra Yönetim Kurulu Üyeleri Özkan Olcay, Adnan Nas, Mete İkiz, Mehmet Cibara, Ahmet Yüce Ocaklı, Mehmet Karlı ve Ebru Köksal katıldı.
Divan Kurulu'nda iç tüzüğün 6. maddesi uyarınca Ağustos 2013 toplantısı hakkında toplanmama konusunu görüşüldü ve oy çokluğuyla bir sonraki toplantının Eylül ayında yapılmasına karar verildi.
Toplantıda, Galatasaray Spor Kulübü'nün 2013 yılı Ocak-Mayıs dönemi 5 aylık futbol dışı bütçesiyle ilgili rakamsal veriler Yönetim Kurulu Muhasip Üyesi Mete İkiz tarafından üyelere aktarıldı.
Mete İkiz yapmış olduğu konuşmada, "Uzun yıllardır sizlerin önünde, Divan Kurulunun kurmuş olduğu çeşitli komiteler nezdinde çalışmalar sundum. Sonrasında son iki sene Denetim Kurulunda sizlere hitap etme fırsatını buldum. Şimdi ise Yönetim Kurulunda özellikle finans konularında sık sık bir araya gelmekten kendi adıma gurur duyuyorum'' dedi.
Amatör şubelerin mali durumları ile ilgili olarak Mete İkiz, ''Özellikle amatör şubeler tarafında Sayın Divan Başkanımızın da ifade ettiği üzere, uzun yıllardır gelir ve gider anlamında bütçe denkliği söz konusu değil. Bu yeni bir olgu değil, uzun süredir devam etmektedir. Objektif olarak sayılara baktığım zaman son yıllarda artarak devam eden bir trend izlendiğini görüyorum. Hatırlayacaksınız bunları denetim kurulu raporlarında da gündeme getirdim. O dönemki Yönetim Kuruluna ve Sayın Başkanımıza da bu konuda önlem alınması konusunun elzem olduğunu ifade ettim. Dolayısıyla bu konu çok kritiktir'' ifadelerini kullandı.
Stratejilerin netleştirilmesi gerektiğini ifade eden Mete İkiz, ''Bunları netleştirip Ekim Divan Kurulu Toplantısında sizlerle paylaşmayı hedefliyoruz. Bu konuda oldukça net stratejileri önünüze koymayı ümit ediyorum'' şeklinde konuştu.
Gerçekleştirilen sunumda ise Kulübün merkez ve tesisler bütçesi ile amatör branşlar bütçesinin 2011 yılında 27,3 milyon lira, 2012 yılında ise 51,6 milyon lira eksi verdiği, 2013 yılı bütçesinde ise bu farkın 89,4 milyon lira olmasının planlandığı dile getirildi. Yönetim kurulu Muhasip Üyesi Mete İkiz, Ocak-Mayıs dönemi mali raporuyla ilgili bilgi verirken, merkez ve tesisler bütçesi ile amatör branşlar bütçesinde ilk 5 ay için 91,8 milyon lira planlanan gelirlerin 42,7 milyon lira, 67 milyon lira planlanan giderlerin ise 60,5 milyon lira gerçekleştiğini ifade etti.
Özellikle 66,4 milyon lira olarak bütçelenen Türk Telekom Arena kombine kart ve loca gelirlerinin 20,4 milyon lira olarak gerçekleşmesinin bütçedeki farkın önemli sebeplerinden biri olduğuna değinen Mete İkiz, "Aslında bu gelir gerçekleşti ama satışların önemli bir bölümü kredi kartıyla yapıldığı için kasaya girmesi önümüzdeki birkaç ay içinde olacak" değerlendirmesinde bulundu.
Kulübün hiçbir amatör şubesinin kar sağlayamadığını anlatan Mete İkiz, ilk 5 ay içinde basketbol şubesinin 17,7 milyon lira, voleybol şubesinin 6,1 milyon lira ve su sporları şubesinin ise 3,6 milyon lira eksiye düştüğünü aktardı.
Divan toplantısının güncel olaylar ve dilekler bölümünde ise Mahmut Kulein, Faruk Gürbüzer, Safa Tuğcu, Özer Berkay, Cengiz Akatlı, Salih Özçakır, Hayrettin Kozak, Mehmet Bilen, Taner Aşkın ve Ahmet Şenkal görüşlerini bildirmek üzere kürsüye geldi.
Divan toplantısında güncel olaylar ve dilekler bölümünün ardından son olarak Başkan Ünal Aysal kürsüye geldi. Başkan Aysal divan toplantısında yaptığı konuşmada şunları söyledi:
Yetkilerden başlayalım. Bunu kontrol ettirdik. Galatasaray camiasına çok yakın iki tane profesörümüzden görüş aldık. Prof.Dr. Celal Erkut ve Prof.Dr. Turgut Özdenden aldığımız görüşler divan kuruluna da sunulacaktır. 9 Temmuz 2011 tarihinde aldığımız yetkiler, 2014 senesi Mayıs ayının sonuna kadar geçerlidir. Bu arada yeni bir yetki alma ihtiyacımız yok ama Divan Kurulu isterlerse, başka kurumlardan da görüş alabilirler. Bu seçimin 1 senelik mi, 3 senelik mi olduğuna yönelik Hayri Kozak kardeşimizin bir önceki divan toplantısında bir beyanı olmuştu. Onun için de görüş aldık. Bu seçim üç senelik bir dönem içindir. Bu noktada da hiç kimsenin endişesi ve tereddüttü olmasın. Ancak her zaman söylüyorum; bize ufak bir işaret yeterlidir, mesajı alırız.
Bahsedilen rakamların büyük bir kısmı yanıltıcı... Üyelerimizin bakmaları gereken; tarafsız denetçi raporlarındaki neticelerdir. Bunlar altı aylık dönemlerde sizlere sunulmaktadır. Bu rakamlara baktığınız zaman Galatasarayın gerçeklerini resmi olarak daha iyi algılarsınız. Kısaca şöyle söyleyeyim: Konsolide borçlar, bankalar hiçbir zaman 160 milyon dolara çıkmadı. Ben böyle bir rakamı Galatasarayda 25 aydır görmedim. Ancak 2015e kadar biz banka borçlarını ödemezsek, sabit tutarsak o tarihe kadar eklenecek banka faizleriyle 160 milyon dolara gelinebilir ki, bizim planımızda banka borçlarımızı düşürmek var. Aynı diğer borçlarımızda olduğu gibi Başka bir arkadaşım da, Neden banka borçlarını ödemediniz, diğer borçları ödediniz diye sordu. Değerli dostlarım borç borçtur, hangisini ödersek ödeyelim, namusumuzu temizlemek zorundayız. Borç müessesemizin ağır bir şekilde yükümlülüğüdür ve biz bu yükümlülüğü kendi tercihlerimize göre değil, Galatasarayın gerçeklerine göre günü gününe işlemek zorundayız. Masaya oturduğunuz zaman başka bir tablo ortaya çıkıyor. Sandalyede seyrettiğiniz vakit gerçekler çok daha değişik olabiliyor. Bu bakımdan konuşmacı arkadaşlara hak vermekte zorluk çekmiyorum.
Hisse satışlarımız ve sermaye artışımız için 1 milyar Türk Liralık bir rakamdan bahsedildi. Hisse satışında gelen para 165 milyon TL. Sermaye artışında her iki müessesemize giren para 130 milyon TL. Bunları topladığımız vakit 295 milyon Türk Lirası ediyor. neden sadece banka borçlarını ödemiyorsunuz deniyor. Galatasarayın 200 milyon dolarlık senelik bütçesi var. Yani evvela yaşamamız lazım, sonra da borçlarımızı ödememiz lazım. Biz buna rağmen son iki senedir üst üste ek borçlanmadığımız gibi, haysiyetli bir müesseseyi ortaya koyduk, masraflarımızı her ay sonu normal olarak eda ettik, gecikmedik. Galatasarayın marka değeri böyle yükseldi. Ondan sonra da bir takım genel borçlarda azaltmaya gittik. Bu sene sonu rakamların ne olacağını, Eylül ayındaki çıkacak tablolarda göreceksiniz. Şu anda benim önümdeki hesaplara göre toplam borç-alacak farkı 450 milyon liradır. Bunları da dolara böldüğümüz zaman, sizlerle her ay paylaştığımız dolar cinsinden rakamlara ulaşıyoruz. Hayri Kozak arkadaşımıza istediği dokümanları ileteceğiz.
Bu arada diğer arkadaşım bu hisseler satıldı, kimdedir diye sordu. Taner Aşkın hep bunu merak ediyor, ben de hep aynısını söylüyorum ama bir türlü anlaşamıyoruz. Bir diyalog eksikliğimiz var. Hisseler 15 bin yatırımcının elinde. Bunu SPK olsun, diğer kurumlar olsun, hatta adli kuruluşlar olsun teker teker araştırdılar ve bu hisselerle bizim hiçbir şekilde ilgili olmadığımızı, hisseler özünde bir hareket yaratmadığımızı çok rahatlıkla gördüler. Onun için de içimiz son derece rahat.
Peki bu işlemleri yaparken biz bir yerden danışmanlık aldık mı, kendi başımıza mı yapıyoruz? Değerli dostlarım, biz hemen hemen her konuda, bu konuyu iyi bilsek dahi muhakkak bir görüş alıyoruz. Çünkü yanılma şansımız olabilir, kendi işimiz olsa telafi edebiliriz ama Galatasaray için biz hiçbir hatayı telafi edemeyiz. Karşınıza özellikle ben başımı eğerek hiçbir zaman çıkmak istemem. Bunun da tedbirlerini alıyoruz, rahat edin. Danışmanlık aldık, evet. Hem hisse satışında, hem de sermaye artışında. Halen de danışmanlık almaktayız. Çünkü başka bir planlamamız daha var.
Stadın devri konusunu arkadaşlar gene gündeme getirdiler. Geçen dönemde stadın devri konusunda çok ciddi çalışmalarımız oldu. Fakat stadımız teknik detaylara girdiğiniz vakit bir muamma. Stat güzel, tamamıyla yapılmış, gördüğünüz vakit üzerinde çalışılabilir, maçlar oynanabilir durumda. Ama biz altyapıyı bile devre arasında değiştirmek durumunda kaldık. Bugün bürolar dahil, tavanlar dahil her taraf akıyor. Bunların hepsinin ince ince not haline getirilip devraldığımız firmadan bunların yapılmasını talep etme hakkımız var. Bu hakkı kaybetmek istemiyoruz. Alelacele burayı devraldığımız vakit bütün masrafları bizim üstlenmemiz gerekiyor. Onun için sıkıntılı gözükse de bu iş sonuçta olacak. Bizim de elimizden geleni yaptığımızdan lütfen emin olunuz. Kasıtlı bir gecikme yok.
Bu arada bir de en son bir konu, benim de üzerimde hassas olduğum bir konu; Kurumsallaşma Doğrudur, kurumsallaşma iki ayrı ünitede farklı şeylerdir. Bir tanesi dernekler kanununa tabiidir, bir tanesi ticaret kanununa tabiidir. Galatasaray Sportif AŞ'nin içindeki kurumsallaşmayla Galatasaray Derneği'nin içindeki kurumsallaşma birbirinden farklı çalışmalardır ama neticesi aynı yere çıkar. Kurumsallaşmanın şöyle bir özetini yaparsam Kurumsallaşma bütün ünitelerin bir arada birbiriyle ilişkili olarak aynı tempoda yürümesinin sağlanmasıdır. Siz istediğiniz düzeni kurun, istediğiniz kadar müdür koyun, istediğiniz kadar olayları raporlayın, eğer bu ekipler kendi aralarında tam bir insicam/tutarlılık içinde çalışmıyorlarsa kurumsallaşmanız yoktur. Kağıt üzerindeki kurumsallaşma ile fiili kurumsallaşma birbirinden çok farklıdır. Şu anda gerçekten yapmak istediğimiz, fiili şekilde Galatasaray'da saat gibi işleyen bir sistemin hem kurumda hem de şirketlerde işliyor olmasıdır.