3 Şubat 2016 Çarşamba 15:37

Vefat ve Başsağlığı

Vefat ve Başsağlığı

Eski milli futbolcularımızdan Sayın Suat Mamat'ın vefat ettiği haberini derin bir üzüntüyle öğrenmiş bulunuyoruz.

Aziz naaşı, 05 Şubat 2016 Cuma günü Levent Camii’nde kılınacak öğle namazından sonra Kilyos mezarlığında toprağa verilecektir.

Merhuma Allah’tan rahmet, ailesine, Türk futboluna ve camiamıza başsağlığı dileriz.

Galatasaray Spor Kulübü

SUAT MAMAT VE GALATASARAY

Suat Mamat, 1930 yılında beş çocuklu bir ailenin ikinci oğlu olarak Bakırköy’de dünyaya geldi. Demiryolcu bir ailenin ferdiydi. Babası ve ağabeyi Devlet Demiryolları'nda çalışıyordu. Bu nedenle daha on altı yaşında, Yedikule Demirspor’da futbola başlaması sürpriz değildi. Bir süre sonra Bakırköy’ün Sümerspor takımına geçti. Askerlik çağı gelince de futboldan kopmadı ve İstanbul Karagücü takımında oynadı. Burada sergilediği başarı Galatasaray’a gitmesinin yolunu açtı. Suat Mamat, kendi ağzından Galatasaray’a transfer oluşunu şöyle açıklamıştı: “Karagücü’nün kaptanlığını yaparken şampiyon olduk. Galatasaray idarecileri beni Karagücü’nde oynarken seyretmişler. Zaten ben de Galatasaraylıydım. Galatasaray’a gitmek istiyordum her zaman için. 1952’de tezkere alınca asker elbisesi içinde Galatasaray’a geldim. Beni götürdüler, Beyoğlu’nda Mayer diye bir mağazada giydirdiler. 175 lira maaşla Galatasaray’a bağladılar.”

Suat Mamat’ın hayalindeki takıma geldiği 1952’de İstanbul Ligi resmi olarak profesyonelliğe adım atıyordu. O günlerde takımlar profesyonel ve amatör oyuncuları bir arada oynatabiliyordu. İlk aylarda amatör takımda yer alan Suat Mamat, 16 Kasım 1952’de oynanan ve Galatasaray’ın Beyoğluspor’u 2-0 yendiği maçla ilk resmi müsabakasına çıktı.

Galatasaray Dergisi 19 Nisan 1953 tarihli sayısında takıma yeni katılan genç futbolcuları tanıttığı yazısında ona da yer vermişti: “Galatasaray takımında bu sezon ilk defa yer alan Suat ilerisi için ümit verici fakat daha çok şeyler öğrenmesi lazım gelen bir futbolcu intibaını uyandırmıştı. Nitekim amatör takımımızla bütün sene devamlı surette yer alan Suat futbol bilgisini gün geçtikçe ilerletirken vücut yapısı da kuvvetlenmişti. Antrenör Gündüz Kılıç’ın sezon sonlarında ısrarla üzerinde durması ve alakası sayesinde nihayet profesyonel kadroya yerleşmiş bulunan bu genç ve müstait futbolcumuz sert şutları, devamlı top takibi ve girgin oyun tarzı ile gün geçtikçe daha çok göz doldurmaktadır.”

Genç Suat, 1953 yılında düzenlenen Türkiye Futbol Şampiyonasında güzel oyunuyla göz doldurdu. Mersin ve Adana’daki maçlarda rakiplerini eleyen Galatasaray finalde Ankara Havagücü’nü yenerken takımının ilk golünü uzaktan çektiği sert şutla kaydetti.

Bu başarıların üzerinden çok geçmeden milli takıma seçildi ve Türkiye’nin ilk kez Dünya Kupası finaline katılmasında pay sahibi oldu. İsviçre’deki turnuvaya katılabilmek için İspanya’yla eşleşen Türkiye deplasmandaki ilk maçı 4-1 kaybetmiş, İstanbul’daki maçı 1-0 kazanmıştı. Bugünkü koşullarda İspanya’nın katılması gerekirdi ama o zaman iki taraf birer maç kazandığında gol farkına bakılmıyor, tarafsız sahada üçüncü maç yapılıyordu. 17 Kasım 1953’te Roma’da oynanan maçta İspanya 1-0 öne geçti. Ardından “Canavar” Burhan durumu 1-1 yaptı. İkinci yarıda Suat Mamat takımımızı öne geçirdi. Fakat İspanya kısa sürede buna cevap verince doksan dakika 2-2 berabere bitti. Uzatmalarda da gol olmadı. Henüz penaltı atışı uygulaması icat edilmemişti, beraberlik bozulmazsa yazı-tura atışı yapılıyordu. Franco adlı küçük çocuğun yaptığı atış Türkiye’yi tarihinde ilk kez finallere taşıdı.

Türkiye’nin Dünya Kupası finallerindeki ilk golünde de Suat Mamat’ın imzası vardı. onun Attığı golle B. Almanya karşısında 1-0 öne geçtik, ne var ki maçı 4-1 kaybettik. Mamat, o maçı şöyle anlatıyor: “Maçın hemen başında, ikinci dakikada dört beş Almanı çalımlayarak tespih tanesi gibi dizdim ve bir şut attım. Gol olmuştu. Ancak sonra dört tane yedik. Zira 15 dakikalık bir eforumuz vardı. O eforu da sarf ettik. Ondan sonra da yürümeye başladık. Zira antrenman yapma alışkanlığımız yoktu… Çamur içinde çalışıyorduk. Çim sahaya çıkınca şaşırıyorduk. İsviçre’de bunun acısını çektik.”

Suat Mamat orta sahadaki usta oyunculuğunun yanı sıra zaman zaman ihtiyaç doğunca takımının kalesini de korudu. O yıllarda kaleci bile sakatlansa oyuncu değişikliğine izin verilmeyen, bugün bize çok tuhaf gelen bir uygulama vardı. Bu konudaki anılarını aynı röportajda şu şekilde aktarmış: “Bir Ankaragücü maçı oynuyoruz. 2-1 galibiz. Turgay sakatlanınca beni kaleye geçirdiler. Dolmabahçe’de deniz tarafındaki kaledeydim. Avuta giden topa uçarak yumruk vurunca korner oldu. Kornerden gelen top gol olmuştu. Beşiktaş’la yaptığımız bir maçta Turgay yine sakatlanınca kaleye beni geçirdiler. O dönemde Beşiktaş’ın fırtına gibi forveti var. “Şenol-Birol-Gol” tekerlemesi o dönemde çıkmıştı. 45 dakika kalede kalmıştım. Suat bu, nasılsa yer diye her taraftan şut atıyorlardı. Ama gol yemeden bitirmiştim maçı.”

Suat Mamat 11 sezon Galatasaray forması giydi. Sarı kırmızılı formayı taşıdığı sezonlar boyunca, üç İstanbul Ligi, bir Milli Lig şampiyonluğu sevinci yaşadı.

Galatasaray’ın efsanevi isimlerinden Suat Mamat, sahalarda sergilediği estetik hareketlerin yanı sıra Dünya Kupası finallerinde milli takımımızın ilk golünü atarak da futbol tarihimize geçti.