12 Şubat 2010 Cuma 21:58
Elano: Amacım Taraftarımızı Mutlu Edebilmek

Galatasarayın Brezilyalı oyuncusu Elano Blumer, Galatasaray Televizyonunda yayınlanan Kaleydoskop Programının konuğu oldu.
Santostan hatta futbola başladığı ilk günlerden bahsedebilir misin?
Sizin de söylediğiniz gibi, Santosla futbol hayatıma başladım. Tabi ilk başlarda bazı üzüntüler yaşandı. Ama ondan sonra başarılı yıllara imza attık. İki sene şampiyonluk yaşadım, Santosta ve Libertadores Kupasını kazandık. Brezilya Milli Takımına seçildim.
Peki çocukken nasıl biriydin?
Hayatım futboldu, evin içinde futbol oynuyordum, o yüzden annem sinirleniyordu ama aldığım en güzel hediye bir futbol topuydu. O günlerde oynadığım için buralara kadar geldim.
Brezilya denildiğinde bizim aklımıza Rio karnavalları geliyor; sokakta dans eden insanlar, hep güler yüzlü sıcak, samimi insanlar ve elbette futbol akla geliyor. Bize ülkenden biraz bahsedebilir misin?
Brezilya dans eden insanlarıyla ve futbolla öne çıkan bir ülke. Brezilyada bir erkek çocuğu doğduğu zaman mutlaka % 99 futbolcu olur. Brezilyada nereye gidersen gidin mutlaka her sokakta futbol oynayan bir gruba denk gelebilirsiniz. Brezilya fakir bir ülke. O yüzden futbol da bir nevi çıkış yolu. Bu yeteneği de Tanrı bize vermiş. Bir ailenin fakirlikten çıkış yoludur. Ama erkeklerin %99u kesinlikle futbolcu oluyor.
Hayatın futbol oynadığın için ailenden uzakta geçiyor. Türkiyeye gelmeden önce nasıl bir ülke bekliyordun? Neler duymuştun burası ile ilgili?
Türkiyeye gelmeden önce burası ile ilgili çok fazla bir bilgim yoktu. Türkiyeyi fazla tanımıyordum. Ama etrafımda olan burayı tanıyan arkadaşlarım olumlu yorumlar yaptı ve benim buraya gelmemde çok fazla etkili oldular. Onun haricinde şu anda buradayım ve burada yaşıyorum, inanılmaz da mutluyum. Buranın yaşam tarzını Brezilyaya benzetiyorum. Brezilya özgürlükler ülkesi ve yapabileceğiniz birçok şeyler var. Türkiyeye bakıyorsunuz; İstanbul mükemmel bir şehir; alışveriş merkezleri olsun, restoranları olsun oldukça etkileyici. Onun haricinde kızım da çok güzel bir okula gidiyor burada; onun içinde çok önemli. Ailen mutluysa, bir baba olarak siz de çok mutlu oluyorsunuz. Önemli olan ailenin mutlu olması ve ben de ailem de İstanbulda olmaktan çok mutluyuz.
Ailen Galatasarayın maçlarına mümkün olduğu kadar geliyor ve seni destekliyor.
Ailem benim yanımda olmaktan, bana destek vermekten çok mutlu oluyor. O yüzden devamlı maça geliyorlar. Ben gelme desem de kesinlikle geleceklerdir. Eşimle, ben şu anda 28 yaşındayım, eşimle 14 senedir beraberiz. Her dakika beraberiz ve özellikle maçlarda beni yalnız bırakmıyorlar. Onun haricinde iki tane kızım var, büyük kızım 4 yaşında. Kendisi de devamlı maça gelip beni desteklemek istiyor, hatta bu desteğini eve de taşıyor. Eve geldiğinde beni tribünlerde nasıl çağrıyorlarsa, öğrenip bana söylüyor. Tabi bu çok güzel bir duygu... Ailenizin sizinle devamlı beraber olması, kız çocuğunuzun sizinle devamlı beraber olması ve işinizi sevmesi. O yüzden ben gelme desem de onlar her zaman geleceklerdir.
İki kız çocuğun var, erkek çocuğun olsaydı muhtemelen futbolcu olacaktı; peki kızların için neler düşünüyorsun?
Eğer oğlum olsaydı futbolcu olmasını çok ister miydim, bilmiyorum. Çünkü futbolcu olmak çok kolay değil, zorluklarla dolu. Çok fazla mücadele etmeniz gerekiyor, birçok zorluk çıkıyor karşınıza. Profesyonel olarak başladığınızda başarıların gelmesi gerekiyor, ancak başarılar geç de gelebilir, belli bir yaşa da gelebilirsiniz. İşler daha komplike hale gelebilir. O yüzden futbolcu olmasını ister miydim bilmiyorum, fazla emin değilim. Kızlarıma gelince; onlara sahip olduğum için gerçekten çok şanslı olduğumu düşünüyorum. Hem ben de çok şanslıyım, hem eşim de çok şanslı o yüzden devamlı Tanrıya teşekkür etmemiz gerekiyor. Çünkü çok özel olduklarını düşünüyorum. Çok şakalaşmayı seven, devamlı gülen; her gün kalkarken güler yüzle uyanan insanlar. Maçtan çıkıp eve gittiğimde onları uyurken gördüğümde, benim ve eşim için en büyük zaferdir. O yüzden kızlarım benim için çok önemli.
Brezilyanın en ünlü futbolcularından birisin. Kakayla ve aynı zamanda Robinhoyla ve birçok dünya yıldızlarıyla da yakın arkadaşsın. Bize bir anısını anlatabilir mi?
Öncelikle biraz Brezilya Milli Takımından ve takım arkadaşlarımdan bahsetmek istiyorum. Robinho ve Kaka gibi önemli arkadaşlarım var. Bu arkadaşların önemli olması ünlü olmalarından kaynaklanmıyor. Başarılı olmaları da çok önemli. Onun haricinde insan olarak da çok iyi insanlar. Önce Robinhoyla başlamak istiyorum. Robinho benim zaten küçüklükten beri arkadaşım. Santosta beraber oynadık. Benim yanımda olan, bana destek veren, devamlı konuştuğum bir insan. Kakaya bakıyorsunuz, inanılmaz pozitif bir insan, genelde Brezilya Milli Takımında bulunan arkadaşlarımızın hepsi çok pozitif ve bunların başında Kaka geliyor. Her zaman sizi başarıya sürükleyen ve size yardımcı olan bir insan. Onun haricinde tabi ben kişisel olarak bütün Brezilyalılar gibi şakalaşmayı çok seven bir insanım. Burada da, Galatasaraydaki arkadaşlarımla, tercümanımla devamlı şakalaşan bir insanım. Orada da bu şekilde aynı atmosfer devam ediyor. Brezilya Milli Takımındaki bu yakınlık, bu sıcaklık devam ediyor. Oraya gittiğimiz zaman, orada olduğumuz için kendimizi çok özel hissediyoruz. Orada olmadığımız zaman, herkes ülkesine döndüğü zaman; mesajla olsun, telefonla olsun birbirimizle devamlı haberleşiyoruz. O yüzden Milli Takımda olduğum için çok şanslıyım. Tabi ki birçok anım var, özellikle sevdiğimiz bir oyun var, bir kart oyunu ve Kakada benim eşim. O oyunda hiç yenilmedik, hiç yenilemiyoruz ve diğer arkadaşlarımız da biraz sinirleniyor ve hırslanıyor bizim eş olduğumuz için. Ama bir çok anım var ve bu da onlardan biri.
Peki hayatının en önemli maçı ve en önemli golu hangisiydi?
Tabi birçok önemli attığım gol var, birçok önemli başarılar var ama kulüp bazında bakarsanız 2002 yılında Santosta şampiyon olduğumuzda Santos- Corinthias maçı aynı buradaki Fenerbahçe Galatasaray derbisi gibi çok önemli bir karşılaşma. O maçta Corinthiasa attığım golü söyleyebilirim. Maç olarak da, o maçı söyleyebilirim. Onun haricinde Milli Takımda Konfederasyon Kupası final maçında ABDye karşı oynadığımız maçta kullandığım korner ve Lucionun attığı kafa golü vardı. O maçta çok önemliydi benim ve Milli Takım için.
Attığın gollerin hepsi jeneriklere geçecek goller. Bu özel bir çalışma mı yoksa yetenek mi gerektiriyor?
Tabiki çalışmanın çok önemli bir payı var. Çalışmadan olmuyor. Ve ben her geçen gün, her antrenmanda bu çalışmalarımı devam ettiriyorum. Hem sağ ayağım hem sol ayağım. Mutlaka yetenek çok önemli fakat çalışmak da çok önemli.
Taraftarın Elanodan farklı bir beklentisi daha var o da frikik golleri. Bunun için neler söylemek ister?
Taraftarlarımızın benden beklentisini biliyorum. Frikik golleri bekliyorlar. Oynadığımız maçlarda birkaç kez frikik kullandım başarılı olamadım fakat taraftarlarımızın hiç şüphesi olmasın ben çalışmalarıma devam ediyorum. Duran topların önemli olduğunu ve bunun benden beklendiğinin farkındayım. Her antrenmanda bunun üstüne koymaya çalışıyorum, kendimi daha fazla geliştirmeye çalışıyorum. Biraz da taraftara değinmek istiyorum. Biliyorsunuz buraya ilk geldiğimde belli bir adeptasyon süreci geçirdim. Ve bana çok yardımcı oldular. Antalyasporla oynadığımız kupa maçında kale arkasında sana çok güveniyoruz, senin yanındayız şeklinde açılan açılan bir pankart vardı. Taraftarımızın benim yanımda olduğunu gösteriyor. Bu benim için çok önemli bir durum. Benim en büyük amacım Galatasarayın şampiyon olması ve taraftarımızın mutlu olması. Ben de taraftarımızı mutlu edebilmek için elimden geleni yapıyorum.
Çok iyi dans ettiğini öğrendik doğru mu?
Çok çok iyi dans ettiğimi söyleyemem. Mutlaka dans ediyorum. Zevk için, bir hobi diyelim bu dansa. Dans etmekten ziyade çok çok iyi bir futbolcu olmayı tercih ederim.
Enstrüman çalıyor musun ve sevdiğin müzikler neler, kimleri dinliyorsun?
Tabi müziği çok seviyorum. Brezilyada dinlediğim birçok şarkı ve şarkıcı var. Ama bir isim vermem gerekirse Edsonı verebilirim. Şu an kendisi Brezilyada Peleyle birlikte Dünya Kupası için bir şarkı söyleyecek. Hazırlık içerisindeler. Kendisini çok seviyorum ve çok dinliyorum. Çünkü çocukluktan beri arkadaşım, evlerimiz yan yanaydı. Ama onun haricinde Brezilyada dinlediğim birçok şarkıcı var.
Peki hayatının filmi hangisi?
Film seyretmeyi çok seviyorum. Seyrettiğim birçok film var. Bunda da bir isim vermem gerekirse Aşk Provasını söyleyebilirim.
Aşk Provası dediği için sormak istiyorum. Romantik biri midir Elano?
Sadece aşk filmleri değil, dövüş filmlerini de seviyorum. Aşk Provasından biraz bahsedeyim. Aşk Provası bir anne var ve lösemeli bir çocuğu var. Her an ölebilecek bir durumda. Filmin gelişimini ve sonunu söylemeyeyim. Filmi seyretmek isteyenler olabilir.
Taraftarlardan gelen sorular var. Bir taraftarımız oynadığı takımlarda hep farklı numaraları giyiyor, kendisi için önemli olan bir forma numarası var mı demiş?
Milli Takımda 7 numaralı formayı giyiyorum. Fakat Santosta olsun, Manchester Cityde olsun 11 numaralı formayı giydim. Kariyerime baktığınız zaman en çok 11 numaralı formayı giydim. Onun haricinde Shaktarda 36 numaralı formayı giydim. Ama dürüst olmak gerekirse bu tip numaraları fazla sevmiyorum. Benim için daha güzel, daha anlamlı olan numaralar 7, 9, 10 ve 11. Galatasarayda çok önemli bir forma numarasını giyiyorum. Biliyorsunuz benden önce 9 numaralı formayı giyen futbolcunun Galatasaray tarihinde çok önemli bir yeri var. Bana 9 numaralı formaya layık görmeleri, benim için çok önemli bir ayrıcalık.
Peki en büyük hayali ne?
Dünya Kupasında oynamak.
Lucas Neill bizi röportaj boyunca yalnız bırakmadı. Ara transfer döneminde Galatasaraya geldi. Onunla ilgili neler söylemek istersin?
Lucas Neilli daha önce İngiltereden tanıyorum. Kişisel olarak tanımıyordum ama İngilterede karşılıklı oynadık. Daha sonra Galatasarayda kendisini tanıma fırsatı buldum. Hem kişilik olarak hem de ruhunu oyuna yansıtmasıyla, onun haricinde tecrübesi ve profesyonelliğiyle takıma çok katkısı olan bir futbolcu. Arkadaşlık anlamında da öyle.
Takımdaki bir yeni transfer Jo buraya geldiğinde sana neleri sordu, neleri merak etti?
Joyla buraya gelmeden önce kulüple pazarlık aşamasındayken konuştuk. Ona Galatasaraya gelmesini söyledim. Hem taraftar anlamında, hem şehir anlamında, hem iklim anlamında İngiltereden daha iyi bir iklime sahip olduğunu söyledim. Ve kendisi de sonunda böyle bir kulübe gelme fırsatını yakaladı. Kendisi çok önemli bir oyuncu, çok iyi bir futbolcu. Bunu Denizlispor maçında kanıtladı, takımın galibiyet golünü attı. Sonra ne yazıkki talihsiz bir sakatlık yaşadı. Ama en kısa zamanda daha iyi olacağını ve golleriyle bize yardım edeceğini ve başarılarda büyük pay sahibi olacağını düşünüyorum.