11 Mart 2009 Çarşamba 13:04
Fernando Meira: "Kalbim Her Zaman Burada"

Galatasaraydan Rusyanın Zenit takımına transfer olan Portekizli savunma oyuncusu Fernando Meira, İstanbula veda etmeden önce son röportajını Galatasaray TVye verdi
Zenit takımına transfer oldun; öncelikle kendisine başarılar diliyoruz.
Bu benim Türkiyedeki son röportajım olmayacak. Türkiyeyi çok seviyorum. Galatasaray bana sadece mutlu, güvenli bir kulüp ortamı sağlamadı. Onun dışında ben burada çok iyi arkadaşlıklar edindim. Benim dileğim en kısa zamanda fırsat buldukça dönüp Türkiyede edindiğim arkadaşlarımla görüşmek. İstanbulu tanımaya devam etmek istiyorum. Ben fırsat buldukça Türkiyeye geri döneceğim. Temasları hiç kesmeyeceğim.
Uzun süre Almanyada oynadın. Türk futboluyla Almanya futbolunu birbiriyle karşılaştırabilir misin?
Almanya son derece güçlü oyuncuların yer aldığı ve son derece rekabetçi olarak adlandırılabilecek bir ülke. Ben Türkiyede aynı derece rekabetin olduğunu düşünüyorum. Sadece şampiyonluk için mücadele eden takımların oyuncuları değil tüm takımların oyuncuları da yüksek derecede mücadele göstererek Türkiye liginde yer alan tüm takımların yenilmemesi için ellerinden geleni yapıyorlar. Dolayısıyla Türk takımlarının hepsi yenilmemek için sahaya çıkıyorlar. Bu da Türk futbolunun seviyesini yükseltiyor.
Rusyada oynanan futbola ayak uydurabilecek misin?
Rus ligi de son derece ilginç bir lig. Kümede kalma mücadelesi veren takımların bile çok iyi oyuncuları var ki zirve mücadelesi veren takımlarda kalitenin de yükseldiğini görüyoruz. Tabii ki soğukta ya da kış şartlarında oynamanın zorluklarından bahsedilebilir. Rusyada da yılın en elverişli aylarını seçtiklerini biliyoruz, o yüzden alışmaya çalışacağım. Şu anda dünyada herkesin kabul ettiği bir küresel kriz var. Ben bu kriz ortamında Zenit kulübünün Galatasaraya getirmiş olduğu teklifin her iki kulüp için de çok uygun olduğunu tahmin ediyorum. İstanbulda dostluklar edindim. Buradaki hayattan son derece mutluydum. Kulübüm bana sunduklarından son derece mutluydum. Ama futbol böyle bir oyun.
Bülent Korkmaz ile mi daha rahat çalıştın Michael Skibbe ile mi?
Bülent hocayla çalışırken en büyük farkın Bülent hocanın tutkusunu oyuna yansıtması olarak görebiliriz. Bunu anlamak da çok basit. Bülent hoca bize Türkçe hitap ettiği için düşündüklerini aktarması daha dolaysız oluyor. Diğer yandan Galatasarayın en önemli mihenk taşlarından biri olması, diğer yandan Galatasaraydaki sorunların nerede olduğunu bilmesi, rakipleri incelemek için çok uzun bir zamana sahip olması da diğer avantajları kendisine getiren olgu. Tabii ki farklar vardı, ben en önemlisini özellikle Bülent hocanın tutkusunu takıma geçirebilmesi olarak açıklayabilirim.
Galatasaray'a geldiğinden beri yöneticilerle nasıl bir ilişkin vardı ? Futbolcu-yönetici ilişkisi olarak
Samimiyetle ifade etmeliyim ki ben hep çok şanslı bir oyuncuydum. Benim çalıştığım tüm kulüplerde birlikte çalıştığımız tüm yöneticiler harikulade insanlardı. Bu Galatasarayda devam etti. Başkanımız sayın Polattan bize sahada yardım eden malzemeciye dek herkesle ilişkilerimiz harikulade oldu. Herkes bize güzel davranış sergiledi. Ben Sayın Sezginle ilk karşılaştığımız gün de onun zaten istisnai kişiliğe sahip olduğunu anlamıştım. Ondan sonra bizim ilişkimiz hep güzel devam etti.
Takım arkadaşlarıyla arandaki ilişkin nasıldı. Takımın bakış açısı, seni kabullenmesi ve takımda en iyi anlaşabildiğin futbolcu kimdi?
Takım arkadaşlarımla ilişkim her zaman çok iyi oldu. Ben takım arkadaşlarımı Galatasaray için çok önemli dönüm noktalarından birinde sezon henüz tamamlanmadan terk etmek zorunda kaldığım için çok üzgünüm. Belki fiziki olarak yanlarında bulunamayacağım fakat tüm arkadaşlarımın emin olduğuna eminim. Benim kalbim her zaman burada onlarla birlikte olacak ve ben kendilerinin layık oldukları başarılara kavuşabilmeleri için kendilerini her zaman yüreklendirmeye devam edeceğim.
Galatasaray 2000 senesinde UEFA şampiyonu oldu. Bu sene de Galatasarayın hedefi Turkcell Süper Lig şampiyonluğu yanı sıra tabii ki UEFAda şampiyon olmak. Bu tarihten itibaren Galatasarayda olmayacaksın. Galatasarayın öncelikle Turkcell Süper Ligdeki şansını ardından da UEFA kupasındaki şansını değerlendirir misin?
Şu anda Turkcell Süper Lig tüm sonuçlara açık bir şekilde devam ediyor. Biz öncelikle önümüzdeki hafta Trabzon ile gerçekten ligin zirvesini tayin edecek maçlardan birine çıkacağız. Daha sonra Fenerbahçe ve Sivas ile kendi sahamızda karşılaşacağız ki bunlar birer avantaj görülmeli ve sene sonunda şampiyonluk kutlamalarına katılmak için ben İstanbula gelmek istiyorum. Benim amacım bu. Şu anda Galatasaray şampiyonluk yolunda en şanslı takımlardan biri olarak yoluna devam etmeyi sürdürüyor. Diğer yandan UEFAda öncelikli hedefimiz tabii ki Fenerbahçe stadında final karşılaşmasına kadar gidebilmek ve bu yolda oynanacak maçlardan hiçbirinde ya da tüm kupada kalan takımlar arasında bir favorinin olmadığını şu an için çok rahatlıkla söylemek mümkün. Her maçta her sonuç alınabilir. İstediğimiz tabii ki Fenerbahçe stadında final oynamak.
Galatasaray taraftarları ve Ali Sami Yen Stadı'nın atmosferi hakikaten Avrupada ün yapmış durumda. Avrupadaki rakipleri Ali Sami Yene çekinerek geliyorlar. Ali Sami Yende taraftarın karşısına çıktığında o ambiyansı gördüğünde ilk neler hissettin?
Galatasaray taraftarı inanılmaz. Ben bunu futbol hayatım boyunca gerçekten hiç görmemiştim. Bizi takım olarak hep desteklediler, benim gözlemlediğim kadarıyla takımın o anda saha içinde kazanıyor ya da kaybediyor olması hiç de önemli olmadı. Bu bizim için çok önemli, futbolcunun bunu arkasında hissetmesi çok önemli. Şimdi önümüzdeki ilk maç için de şunları kaydetmek istiyorum. Almanyadaki maçta alınacak sonucun rövanş maçı için hiç önem teşkil etmemesi gerekir. Biz skoru döndürebileceğimizi daha önceki maçlarda gördük. Devam eden, kesilmeyen bir desteğin bize hissettirilmesinin ne kadar önemli olduğunu biliyoruz.
5 numaralı formayı giyiyorsun. Özel anlamı var mı?
5 numara benim en çok sevdiğim numaralardan biri. Milli takımda son zamanlarda 5 numara giydim, 6 numarayı tercih ederdim fakat takıma geldiğimde Linderothdaydı 6 numara. Dolayısıyla ben bir Dünya Kupası, bir Avrupa Kupası oynadım. 5 numarayı tercih etmek istedim.
Türkiyede unutamadığın bir anın var mı?
Benim en güzel anım Galatasarayda kazandığım Süper Kupa. Zaten benim Galatasarayda elde ettiğim tek başarım kısa dönem içerisinde... Şimdi dolayısıyla ilk istediğim yaz başında şampiyonluk kutlamalarına katılmak, UEFA Kupası kutlamalarına da katılmayı canı gönülden istiyorum.
Galatasaray taraftarına ne söylemek istersin?
Daha önce dediğim gibi bana vermiş oldukları destek için kendilerine müteşekkirim. Şimdi ben kendilerine elveda demiyorum, "Görüşmek üzere" diyorum. Çok kısa zamanda yeniden görüşeceğimize eminim.
Çok teşekkür ediyoruz bu güzel sohbet için.
Kalbimde yer etmiş Galatasaray için tüm istediği başarıların yerine gelmesini temenni ederim. Dediğim gibi buraya yeniden dönmeyi temenni ediyorum, dolayısıyla görüşmek üzere.