1 Temmuz 2009 Çarşamba 21:34
Gökhan Zan "Avea Kamp Günlüğü"ne Konuştu

Yeni transferlerimizden Gökhan Zan, Galatasaray TV'de yayınlanan "Avea Kamp Günlüğü" programının konuğu olarak transferini ve yeni sezon hazırlıklarını değerlendirdi.
- Transferin hem sana hem de Galatasaraya hayırlı olsun. Üzerindeki sarı-kırmızılı forma sana çok yakışmış.
Düşünceleriniz için teşekkür ederim. Herkes bu düşüncesini dile getiriyor. Bu cümleleri duyduğum için de çok mutluyum. Daha sonra ben de kendimi gazetelerde ve televizyonlarda Galatasaray formasıyla gördüğümde bu formanın yakıştığını hissettim. Bunun onurunu ve gururunu yaşıyorum. İnşallah Galatasaray taraftarına ve camiasına layık olmaya çalışacağım.
- Beşiktaş gibi büyük bir camiadan Galatasaray gibi büyük bir camiaya geldin. Bu durum sende ne gibi duygular uyandırıyor?
Beşiktaş gibi büyük bir camiadan Galatasaray gibi büyük bir camiaya gelmenin onurunu ve gururunu yaşıyorum. Daha önce de bu düşüncemi belirtmiştim. Herkese nasip olmayan bir şey bu. Ben 6 yıl Beşiktaş Jimnastik Kulübüne hizmet ettim. Benim üstümde emeği geçen herkese teşekkür ediyorum. Beşiktaş taraftarına da ayrı bir parantez açmak istiyorum. 6 yıl beni bağırlarına bastılar. Onlara da ayrıca teşekkür ediyorum. Beşiktaştaki 6 yılımı çok güzel bir şekilde geçirdim. Artık oradaki her şey geride kaldı. Teşekkür etmek bakımından geriye bir kere bakmak gerekir. Benim transferimde emeği geçen sayın Başkan Adnan Polata, sayın Haldun Üstünele, sayın Adnan Sezgine ve sayın Murat Yalçındağa çok teşekkür ediyorum. Bana camianın kapılarını sonuna kadar açtılar ve bunu hissederek buraya geldim. Buraya geldiğim için çok sevinçli ve mutluyum. Galatasaray gibi büyük bir camiaya geldiğim için çok heyecanlıyım. Galatasaray taraftarı için de bir şeyler söylemek istiyorum. Kendileri gerçekten çok nadir bulunan taraftar topluluğuna sahipler. Çok önemli şampiyonluklara ve özellikle Avrupa başarılarına sahip bir kitlesi var. Kendilerinden tek ricam biraz sabretmeleri. Yeni bir takıma geldim ama burada yabancılık çekeceğimi düşünmüyorum. Çünkü daha önce Milli Takımda olan çok değerli arkadaşlarım var. Bunların başında Servet Çetin, Arda Turan, Hakan Balta, Sabri Sarıoğlu, Mehmet Topal, Ayhan Akman gibi önemli isimler yer alıyor. Bu değerli arkadaşlarımla beraber olmaktan dolayı son derece mutluyum. Onlarla beraber inşallah Galatasarayımızı hem Avrupa kupalarında hem ligde hem de Türkiye Kupasında önemli başarılar elde etmek ve bu kupaları kazanmak istiyoruz. Galatasarayın yaşadığı UEFA Kupası şampiyonluğunu arkadaşlarımızla beraber yeniden yaşamak istiyoruz.
- Buradaki ortamı nasıl buldun? Galatasaraydaki aile ortamını anlatabilir misin?
Galatasaraydaki aile ortamı anlatılmaz ama yaşanacak bir duygu diyebilirim. Değerli arkadaşlarımızla birlikte olmaktan son derece mutluyum. Daha önce Milli Takımda oynadığım arkadaşlarım bana çok sıcak davrandılar. Gün geçtikçe Galatasarayın büyüklüğünü daha iyi anlamaya başladım. Sorumluluklarımın da bilincindeyim. Bana sıcak davranan tüm arkadaşlarıma da teşekkür ediyorum. İnşallah bu samimi ortamı başarıya çevirip, bu başarıların sürekliliğini sağlarız. Kamp ortamımız, antrenman sahamız, otelimiz çok iyi. Organizasyonda hiçbir problem yok. Her şey dört dörtlük gidiyor. Bu iki haftalık dönemi en iyi şekilde atlatıp, Tobol takımıyla oynayacağımız maçları kazanıp tur atlamak istiyoruz.
- Galatasarayın defans bloğu milli futbolculardan meydana geliyor ve Frank Rijkaardı zor bir seçim bekliyor. Bunun için neler söyleyeceksin?
Evet. Galatasarayın kadrosunda birçok milli oyuncu var ve birlikte defansta birçok kez görev aldığımız oyuncular var. Servet Çetin, Emre Aşık, Emre Güngör, Mehmet Topal gibi
Onun için herhangi bir sıkıntı yaşayacağımızı düşünmüyorum. Rekabetten başarının doğacağını her zaman biliyoruz ve onun için rekabetten hiçbir zaman kaçmıyoruz. Galatasarayın başarısı için rekabetin olması lazım. Rekabetten başarı doğacağı için her şey Galatasaray için olacaktır. İnşallah önümüzdeki sezon sağlıklı ve başarı dolu bir sezon yaşarız. Takımdaki rekabet olumlu bir şekilde yansıyacak. Sonuçta her şey Galatasaray için. Hepimizin ortak bir hedefi var. Bu hedef uğruna arkadaşlarımla beraber mücadele edeceğiz ve inşallah başarılı olacağız.
- Galatasarayı tercih etme sebeplerin nelerdi?
Ben sözlerimin yanlış anlaşılmasını istemiyorum. Beşiktaş camiasının bu transfere anlayış göstereceğini düşünmüştüm. Aynı şekilde öyle düşünmeye devam ediyorum. Onlara da anlayış gösterdikleri için çok teşekkür ediyorum. Beşiktaş ile bire bir görüşmem olmadı. Daha sonra Galatasaray benimle görüşmek istedi fakat düşünmek için onlardan biraz daha zaman istedim. Çünkü 6 yıl hizmet ettiğim bir kulüpten olaylı ayrılmak istemiyordum ve Beşiktaşın benimle görüşmesini bekledim. Fakat o dönem içerisinde benimle görüşülmedi. Galatasarayın beni çok istemesi ve bütün kapılarını bana açması beni çok etkiledi ve kararımı bu yönde vermemi sağladı. Ben de Galatasarayı çok istedim. Benim üzerimden spekülasyonların yapılması beni çok üzdü. Ben Beşiktaştan olaylı bir şekilde ayrılmadım. Ben profesyonel bir futbolcuyum ve kararımı bu şekilde verdim. Şu anda çok rahatım. Herhangi bir problemim yok. Benim tek ricam Galatasaray taraftarının bana sahip çıkması. Ben de bu 3 yıldızlı formayı layıkıyla giyip, dört yıldızlı formaya çıkarmak istiyorum ve Galatasaraylı Gökhan Zan' olarak anılmak istiyorum.
- Beşiktaş Teknik Direktörü Mustafa Denizli: Gökhan Zanın Beşiktaşta kalmasını isterdim açıklaması var. Daha sonra sen Mustafa Denizli ile görüştün mü?
Hayır görüşmedim ama Mustafa Denizlinin bu düşüncesi için çok teşekkür ederim. Mustafa Denizli gibi bir hocayla çalışmanın onurunu ve gururunu geçen sene yaşadım. Sonuçta onunla birlikte önümüzdeki tüm hedeflere geçen yıl ulaştık ve kendisine bir saygısızlık yapamayız. O yüzden kendisine çok teşekkür ediyorum. Etik olarak kendisiyle görüşmeyi uygun görmedim. Kendisine bu düşüncesinden dolayı yine teşekkür ederim. Orada yaşadığım başarıyı Galatasarayda fazlasıyla yaşamak istiyorum.
- Teknik Direktör Frank Rijkaard, Galatasarayı tercih etmende etkili oldu mu?
Zaten benim transferim Frank Rijkaardın isteği doğrultusunda yapıldı. Onun için Rijkaardın burada oluşu benim tercihimde çok önemli bir faktördü. Böyle değerli bir hocayla çalışmak herkes için gerçekten çok önemli bir şey. Frank Rijkaarddan öğreneceğimiz çok şeyin olacağını düşünüyorum. Biz de şu ana kadarki tecrübelerimizi Rijkaardın öğretecekleriyle birleştirip zaferlere ulaşmak istiyoruz. Çok kariyerli ve deneyimli bir hoca. Kendisi bize çok sıcak ve samimi davranıyor. Sanki kendisi bu takımda çok uzun yıllar hizmet ediyormuş gibi bir hava estiriyor. İnşallah Galatasarayın başarısı için kendisinin de öğreteceği şeylerle birlikte güzel günler yaşayacağız.
- Kamp dönemindeki yaptığınız antrenmanları bizlerle paylaşır mısın?
Milli takımdaki oyuncular antrenmanlara 4-5 gün sonra katıldı. Bunların içinde ben de varım. Kamp dönemindeki antrenmanlar kondisyon yükleme ve dayanıklılık çalışmalarını daha çok içeriyor ve bu dönem futbolcular için çok önemli. Şu anda iki grup halinde çalışmalarımızı gerçekleştiriyoruz. Yani, tam takım halinde çalışmalara daha başlamadık. Eğer tam takım halinde çalışmalarımıza başlarsak bizim için daha iyi olacak. Birbirimize daha çabuk adapte olacağız.
- İlk hazırlık maçınızı Kleve takımıyla oynayacaksınız. Hazırlık maçlarınız giderek zorlaşacak. Son maç ise Bayer Leverkusen ile olacak. Tobol maçına kadar üst seviyeye çıkan bir Galatasaray takımı göreceğiz. Neler söyleyeceksin?
Bu dört maçın dışında en önemli maçımız Tobol maçı olacak. Kamptaki önemli faktör sabırlı bir şekilde çalışmalarımızı yapmak. Sakatsız ve pozitif bir şekilde antrenmanlarımızı yapmak önemli bir diğer faktör. Bu hazırlık maçlarında hocamız herkese şans vereceği için bir anda kadro hakkında bir fikri olmayabilir. Bu iki hafta içinde en önemli şey sağlıklı bir şekilde hazırlanıp Tobol maçına çıkmak olacak. Tobol maçına çok iyi hazırlanmak zorundayız. En az onlar kadar koşarsak, mücadele edersek zaten ister istemez kalitemiz ortaya çıkacaktır. Yeter ki konsantrasyonumuz ve motivasyonumuz tam olsun.
- Galatasarayın geçen yılı başarısız geçirmesinin sebebi senin gözlemlerine göre neydi?
Benim bu konuda söyleyeceklerim çok doğru olmayabilir. Çünkü ben geçen sene Beşiktaşta oynuyordum. Bana göre tabii ki Galatasaray geçen yıl beşinci olmayı hak etmedi. Sanırım Ankaraspor ile 1-1 kaldığı maçtan sonra bir konsantrasyon bozukluğu yaşadı. Beşiktaş takımını en çok zorlayacak olan takım Galatasaraydı. Çünkü Galatasarayın son 5-6 hafta inanılmaz bir fikstür avantajı vardı. Her takımın böyle kötü dönemleri olabiliyor. Arkadaşlarımız da bu durum için çok üzgünler. Bu sezon geçen yıl yaşanan talihsizlikleri taraftarımıza ve camiamıza yaşatmak istemiyoruz. Çünkü onlar bütün güzellikleri hak ediyor.
- Ali Sami Yen Stadında Galatasaray formasıyla çıkacağın ilk gün için heyecanlı mısın?
Bu sarı-kırmızılı formayla Ali Sami Yen Stadına çıkacağım ilk günü heyecanla bekliyorum. Benim için çok özel bir gün olacağını düşünüyorum. İnşallah bu özel günü güzel anılarla kapatırım. İnşallah Galatasaray taraftarına layık olmaya çalışacağım.
- İnönü Stadında çıkacağın maç için endişe duyuyor musun?
Şimdiden bunu kestirmek çok güç. Hepimiz profesyonel futbolcuyuz. O gün ne olacağını kimse bilemez. Oynayacak mıyız, oynamayacak mıyız bunu kimse bilemez. Tabii ki oynamak isterim. İnönü Stadına Galatasaray formasıyla çıkmak onur vericidir.
- Eski takım arkadaşlarınla Galatasaraya transfer olduktan sonra konuştun mu?
Hepsi çok mutlu ve beni tebrik ettiler. Beşiktaş camiasının önde gelen isimleri de aradı beni ve onlar da tebrik ettiler. Beşiktaşa verdiğim emekler için onlar da bana teşekkür ettiler. Hepsi de benim için değerli insanlar. Galatasarayda oynayan arkadaşlarım da çok değerli insanlar. Onlarla zaten daha önce de görüşüyorduk. Hem Beşiktaşlı arkadaşlarım hem de Galatasaraylı arkadaşlarım oldu ve böylece çevrem daha da genişledi.
- Peki futbolcu olarak kişisel hedeflerin neler?
Galatasarayın hedefleri neyse benim de hedeflerim o doğrultuda olacaktır. Türkiye Kupası ve Türkiye Ligi şampiyonluğuna ulaşmak en büyük hedeflerimdendir. En önemli hedefim ise UEFA Avrupa Ligi Kupasıdır. Galatasarayın UEFA Kupasında geçen yıl oynadığı Hamburg maçında gerçekten çok üzülmüştüm. Çünkü Galatasaraylı arkadaşlarımızın o mücadelesini gördükten sonra maçı kaybetmeleri herkesi çok üzmüştü. Avrupada mücadele eden her takımı desteklememiz gerekir. Doğrusu da budur bana göre. İnşallah Galatasarayın hedeflerini tek tek arkadaşlarımızla beraber gerçekleştireceğiz.
- Sence Milli Takımın 2010 Dünya Kupasına katılma şansı nedir?
Türk Milli Takımının böyle zorluklara karşı alışık olduğunu düşünüyorum. Euro 2008 ön eleme grubundaki Norveç maçını hatırlayalım. Norveçin şansı bizden daha fazlaydı. Ama biz onları deplasmanda yenip, son maçımız olan Bosna Hersek maçını da kazanarak Euro 2008 finallerine gitmiştik. Bizim grubumuzdaki tüm maçları kazanacağımızı düşünüyorum. Bu kapasitemiz var. İnşallah bu zor dönemde Milli Takımımız amacına ulaşır ve Dünya Kupası elemelerine katılır. En büyük üzüntüm, iki kez oynadığımız İspanya maçlarındaki üst düzey performansa rağmen kaybettiğimiz maçlardı. Çok şanssız yenilgiler aldık. O maçlardan en az 4 puan alabilirdik fakat o maçları sıfır puanla tamamladık.