9 Temmuz 2010 Cuma 23:56
Lorik Cana : Galatasarayda Oynayacağım İçin Çok Mutluyum

Galatasarayın yeni transferi Arnavut yıldız Lorik Cana, Galatasaray TVde yayınlanan info@son aslan programının canlı yayın konuğu oldu.
Transferinle ilgili ilk dile getirmek istediklerin neler?
Öncelikle çok mutlu olduğumu söylemek istiyorum. İstanbula çok yabancı değilim, Marsilyada forma giyerken Şampiyonlar Ligi maçı için buraya geldim, aynı zamanda Arnavutluk Milli Takımı formasıyla da burada maç yapma şansı buldum. Türk insanına da çok fazla yabancı değilim, mantalitelerini, ne kadar tutkulu olduklarını biliyorum. O yüzden kendimi çok iyi hissediyorum ve bir an önce antrenmanlara başlamak istiyorum.
Bir takım kaptanının takımından ayrılması zordur, Lorik Cananın takımdan ayrılması ve buraya gelmesi nasıl gelişti? Transferin öyküsü nasıldı?
Burada olduğumdan dolayı çok gururluyum. Bir Premier Lig takımını kaptanı olarak bırakmak tabi ki kolay değil. Sonuçta belli bir taraftar grubuna hitap ediyorsunuz, takım arkadaşlarınız, başkanınız var. Marsilyadan Sunderlande transfer olduğumda, ilerleyen zamanlarda iyi bir teklif gelirse bana kolaylık göstereceklerini, bırakabileceklerini söylemişlerdi. Böyle bir kolaylık vardı. Galatasaray gibi büyük bir camiadan teklif gelince de bunu yerine getirdiler. Transfer çok çabuk gerçekleşti. Bu ayın başında bir teklif aldım ve süreç o şekilde ilerledi.
Transferde yurt özlemi, ailevi durumlar önplana çıkarıldı. Duygusal bir insan mısın? Türkiye ve Arnavutluk arasındaki mesafenin kısa olması transferde önemli bir etken mi? Bu yakınlığın performansına olumlu etki yapacağını düşünüyoruz, bu konuda neler söylemek istersin?
Tabi ki Türkiye ve Arnavutluk arasındaki mesafenin kısa oluşu, sadece 1 saatlik bir uçuşla gidebiliyor olmanız kararımı etkiledi, önemli bir yer tuttu. Galatasaray gibi büyük camiadan teklif aldıktan sonra kararımda daha etkili oldu. Burada kendimi Arnavutlukun bir elçisi olarak görüyorum. Daha öncede oynadığım kulüp ve ülkelerde bu misyonu üstlenmiştim. Burada da buna devam edeceğim, elimden gelenin en iyisini yapacağımı düşünüyorum. Zaten Türkiye ve Arnavutluk arasındaki ilişkileri hepimiz biliyoruz. Burada yaşayan birçok Arnavut var. O yüzden hiçbir sıkıntı çekeceğimi düşünmüyorum.
Sunderland taraftarının senin ayrılışının ardından kulübe yürüdüğü ve protesto gösterilerinde bulunduğuna dair haberler okuduk. Anlaşılan taraftarlar tarafından çok sevilen bir futbolcuydun.
Sunderland taraftarının beni çok sevdiği doğru, çünkü ben her zaman elinden gelenin en iyisini yapmaya çalışan, tutkuyla mücadele eden bir futbolcuydum. Benim için sadece bu transfer değil, önceki transferlerde de en önemli etken gideceğim kulübün çok önemli, büyük bir tarihe sahip olması ve inanılmaz tutkulu olmasıydı. Galatasaraya baktığımda büyük bir tarihe sahip, taraftarı çok tutkulu. Galatasarayın bu sebeplerden ötürü benim için çok ideal bir kulüp olduğunu düşünüyorum. Daha önce Paris Saint Germainden Marsilyaya giderken, oradan Sunderlande transfer olurken de kolay olmamıştı, buraya gelişimde de hitap ettiğim taraftar grubunu bırakıp gelmek zor oldu. Ama sonuçta Galatasaray gibi, tarihi ortada olan büyük bir camiaya geldim, burada futbola olan tutku da ortada.
Galatasaray taraftarı da, senin gibi mücadele gücü yüksek, formanın hakkını veren futbolculara sahip çıkar, çok ateşlidir. Taraftarın desteği seni nasıl etkiler, sahaya çıktığında deyim yerindeyse yer yerinden oynayacak.
Tabiiki taraftarın bu şekilde tutkulu olması mutlaka bir futbolcuyu da olumlu yönde etkileyebilir. Beni de olumlu yönde etkileyecektir. Türkiyeye ve Türk futboluna yabancı değilim. Daha önce Galatasaraya karşı oynamadım ama Türk takımlarına karşı hem Marsilya formasıyla hemde Arnavavutluk Milli Takımıyla oynadım. Buradaki futbolu tutkuyu biliyorum, futbolu bakış açısını biliyorum. O yüzden bir an önce taraftarın önüne çıkmak istiyorum.
Bir izleyicimizin sorusu var. Lorik, topa çok sert bir futbolcu olarak gözüküyor, bu bağlamda takımı ateşleyen futbolcu olabilir mi?
Mutlaka bu benim oyun karakterim. Topa karşı sert olmak benim oyun karekterimin bir parçasıdır. Burada da öyle olacağım. Bunun haricinde de ön libero pozisyonu önemli bir pozisyondur. Çünkü takımı organize etmeniz gerekiyor. Hocanın isteklerini mutlaka sahaya yansıtmanız gerekiyor. Bende elimden gelenin en iyisini yapacağım ve o oyun içindeki sertliğimi de sürdüreceğim.
Babası da bilindiği gibi daha önce Türkiyede futbol oynamıştı. Galatasaray ile transfer görüşmelerine başladığında babası ile herhangi bir görüşmesi oldu mu?
Bu transfer kararını tabiiki hep birlikte verdik, babamın tabiiki bir etkisi var. Kendisi Türkiyede de oynadı Türkçe de biliyor. Sadece bu transfer kararında değil kendisi benim futbola başladığımında beri sürekli benim yanımda, her türlü kararı birlikte alıyoruz. Kendisi bir baba gibi değil, bir hoca gibi, bir antrenör gibi sürekli benim yanımda olmuştur. Galatasaraydan teklif aldığımda da kendisi ile sürekli irtibat halindeydik, kendisinin de desteği oldu.
Babasının Türkçe biliyor olması nedeniyle uyum sorununu en kısa zamanda atlatacağını düşünüyorum. Bu bağlamda babası onunla birlikte İstanbulda kalacak mı?
Tabiiki babam bu adaptasyon sürecinde en büyük yardımcım olacaktır. Aslında sadece babam değil Galatasarayda bulunan herkesin bana yardımı dokunacaktır. Babam ailemle birlikte Fransada yaşadığı için her zaman benim yanımda olamayabilir ama birçok zamanını benim yanımda geçirecektir. Özellikle sezon başladığı zaman iç sahada oynadığımız maçlara gelecektir.
Lorik Cananında tanıdığı Galatasarayın eski hocası Eric Gerets şöyle demiş: Cana savaşa gideceğiniz oyuncu sınıfındandır. Yine Steve Bruce: Cana İngiltereye ilk transfer olduğunda onun transferine nasıl sevindiğimi anlatamam. Kendisi böyle hocaların takdirini kazanmış bir oyuncu. Şimdi Frank Rijkaard ile çalışacak. Bu konuda neler söylemek ister?
Tabiiki Rijkaard gibi bir hocayla çalışmak benim için inanılmaz bir tecrübe olacaktır. Rijkaardın kariyerine baktığımızda inanılmaz başarılarla dolu bir hoca. Şampiyonluklar, Dünya Kupaları. Mutlaka onunla çalışmak çok zevkli olacaktır. Ben öğrenmenin yaşının olmadığına inanıyorum. Bu bağlamda da Rijkaarddan öğreneceğim çok şey olduğunu düşünüyorum.
Birazda oyun tarzını konuşalım. Lorik Cana nasıl bir futbolcudur?
Tabiiki futbolcuları sınıflandırabilirsiniz. Bazı futbolcular daha teknik oynar, bazısı ise sert oynar, ben kendimi mental olarak güçlü oyuncular sınıfına koyuyorum. Çok güçlü olduğumu düşünüyorum. Saha içinde ve dışında her zaman takımıma hizmet etmeyi düşünen mental bir yapım var. Futbol karakteristiği anlamında konuşursak hem sert oynamayı seviyorum hemde hızlı oynamayı seviyorum. O yüzden Premier Lig bana uygun bir ligti diyebilirim.
Savaş topraklarında doğmuş bir oyuncu. Zoraki göç var ve akabinde de bugün gelinen noktada savaşçı bir orta saha kimliğini görüyoruz. Kendisi bu oynadığı oyun biçimi ve yaşam tarzı arasında bir bağ kuruyor mu?
Bu savaşçı yapım tarihte yaşananlardan kaynaklanıyor olabilir. Onun haricinde ülkemin, herkesin beni seyrettiğini biliyorum. Bu Fransada oynarken de, İngilterede oynarken de böyleydi. Burada oynarken de böyle olacak. Onlara karşı bir sorumluluğum da var. Her zaman bir lider yapım var. Takımın içinde lider olmak bana çok büyük bir haz veriyor. Burada Galatasaray formasıyla da bunu kesinlikle yapacağım. Eğer bir savaşa gidiliyorsa ilk başta ben gideceğim. Lider yapımı burada da devam ettireceğim.
Büyük ligde oynamayı mı yoksa büyük kulüpte oynamayı mı kariyerinde zirve olarak görüyorsun?
Premier Lige baktığınız zaman dünyadaki futbol seviyesi anlamındaki en iyi lig. Bir çok yıldız futbolcu orada oynuyor. Turkcell Süper Ligde hiç küçümsenecek bir lig değil. İyi takımların olduğu ve iyi futbolun oynandığı bir lig. Galatasaraydan teklifin gelmesi bütün işleri değiştirdi. Galatasaray gibi bir tarihe sahip, büyük taraftar desteğine sahip, her sene şampiyonluk kovalayan, Avrupada oynayan böyle köklü bir kulüpten teklif gelmesi işleri değiştirdi. Bu sebepler buraya transfer olmamı etkiledi. Şu anda da çok mutluyum.
Türkiyede futbol çok sert oynanıyor. Tıpkı Fransadaki gibi. Fransa tecrübesi çok işine yarayacaktır. Türk futboluyla ilgili öngörün nedir? Türkiyedeki futbol tarzını nasıl değerlendiriyorsun?
Türk futbolunun çok büyük bir geleceğe, çok büyük bir potansiyele sahip olduğunu düşünüyorum. Daha önce Arnavutluk Milli Takımıyla buraya gelip Türkiyeye karşı oynama fırsatı buldum. O yüzden Türk futbolunun seviyesi hakkında bilgim var. 3 büyük kulübün de televizyondan Avrupa kupalarındaki maçlarını izleme şansım oldu. Onlardaki potansiyeli de görme şansım oldu. Türkiyeye gelen bir çok yabancı yıldız var. Bunlar birleşince seviye artıyor. Ama benim kişisel düşüncem Turkcell Süper Ligin çok önemli ve çok güzel bir geleceğe sahip olduğu.
Bir zamanlar Türkiyede bulunmuşsun. Marsilyadayken de Türk mutfağından tattığını söylemişsin. Türkiye hakkındaki fikirlerin neler?
Türk yemekleriyle Arnavut mutfağının çok farklı olduğunu düşünmüyorum. Bir futbolcu olarak her şeyi yiyemiyorsunuz. Döner, baklava, kadayıf gibi yiyecekleri her zaman yeme şansınız olmuyor. Belli bir beslenme şekliniz var. Ona uymanız gerekiyor. Ama ilk fırsat bulduğumda bunları da deneyeceğim.
Formanın içine baktığında Ali Sami Yenin resmini gördün ve tanıyorum dedin.
Ali Sami Yen ve özellikle babası Arnavutluk için çok önemli insanlar. Kulübün kuruluş öyküsünü de biliyorum. Öğrencilerle beraber nasıl kurulduğunu biliyorum. Bu da tabi ki bir kader. Bu şekilde birleştirdi ve Galatasaraya geldim. Ali Sami Yenden dolayı Galatasaraya olan bir sempatim vardı.
Sunderlande gittiğin gibi kaptan yapıldın. Bunun hikayesini bize anlatabilir misin?
Bu İngiltere tarihinde ilk defa gerçekleşen bir olay. Başka bir ülkeden bir oyuncu geliyor ve geldiği kulüpte kaptan yapılıyor. İlk defa gerçekleşti. Daha önce kaptanlık tecrübem vardı. Marsilyada iki sene kaptanlık yaptım. Sunderlande imza attığım zaman bir çok yeni futbolcu vardı. Eski kaptanları kulüpten ayrılmıştı. Bu yüzden başkan ve kulüp menajerinin bir seçim yapması gerekiyordu. Tercihlerini benden yana kullandılar. Bunda iyi ingilizce konuşmamım da etkisi olabilir. Ama İngiltere tarihinde ilk defa gerçekleşen bir olay. Tabi kaptanlık için kulübün kimliğini üzerinizde taşımanız gerekiyor. Kulübün bir elçisi gibisiniz, onu en iyi şekilde temsil etmeniz gerekiyor. Taraftarlarla aranızın çok iyi olması gerekiyor ve takımın lideri ve örnek olmanız gerekiyor. Bunlar benim kişisel karakterimde olan şeylerdi. Kaptanlık kararı meydana geldi ve kaptanlık kararı benim için bir gururdu. Benim bu özelliklerim kesinlikle burada da devam edecektir.
Bir izleyicimiz kaç numaralı formayı giymek istiyor diye bir soru sormuş? Buna bir soruda kendim ilave etmek istiyorum. Menajerlik oyununda Loric Cana, her takım çalıştıranın başvurduğu bir isimdir. Oyun kültürü var mı vaya playstation oynuyor mu?
Bu tip oyunları çok fazla takip etmiyorum. Tabii oyun haricinde saha içinde gösterdiğim performansla bu tip oyunları oynayan kişiler beni transer etmek istiyor ama bu otomatikman saha içinde gösterdiğim performansla alakalıdır.
Yoksulluğa karşı mücadele eden Cana Unıcefin elçilerinden biri ve çok mükemmel birşey bu.
Evet mükemmel bir duygu bu çünkü sizden yardım bekleyen insanlara yardım ediyorsunuz. Özellikle çocuklar benim için çok önemli onlara yardım etme şansınız oluyor. UNICEFin Arnavutluktaki elçisiydim aynı zamanda Kosovada Birleşmiş Milletlerin geliştirme programında da yer aldım ve destek verdim. Bu tip şeyleri seviyorum özellikle çocuklara yardım etmek beni çok mutlu ediyor.
Bu arada Cana ülkesine fazlasıyla bağlı, bunu kolundaki dövmelerle gösteriyor
Tabii ki bir kaç tane dövme var kollarımda. Özellikle üstte görünen dövmenin ayrı bir önemi var benim için. Ali Sami Yenin amcasının söylediği bir açıklama Arnavutlukun kendisine verdiği gurur ve Arnavutluka bağlı olmanın verdiği gurur benim için çok önemli.
Peki çok teşekkür ediyoruz. Transfere eklemek istediği birşey varmı ?
Galatasarayda oyanayacağım ve formasını giyeceğim için çok mutluyum. İnanılmaz guruluyum. Taraftarımızında benimle gurur duyması için elimden geleni yapacağım.
Haberle ilgili videolar için tıklayınız.