2 Aralık 2010 Perşembe 00:58

Lorik Cana: "Gelecekte Bizi Güzel Şeyler Bekliyor"

Lorik Cana: "Gelecekte Bizi Güzel Şeyler Bekliyor"

Galatasaray’ın Arnavut Yıldızı Lorik Cana Galatasaray Televizyonu’nda Yayınlanan "Son Pas" Programına Konuk Oldu.

İsterseniz Beşiktaş maçı ile başlayalım. Kendisi üst düzey maçlara oynamaya alışık birisi. Derbide hem kendi performansını hem de takımın performansını nasıl buldu?

Tabii ki Beşiktaş maçının çok önemli bir mücadele olacağını biliyorduk. Sonuçta aramızdaki rekabeti de biliyorduk. Bizim şuan lig tablosu durumumuz içinde çok önemli bir maçtı. Tekrardan bir geri dönüş maçı gibiydi, onun için çok önemli bir maça çıktığımızı biliyorduk. Ali Sami Yen’de kendi taraftarımızın önünde oynadığımız için bu maçın daha da önemi artmıştı. Aslında çok fazla yanlış yaptık diyemem ama sonuçta tabii ki mağlup olduk. O yüzden mutlaka bizim için üzücü bir sonuç.

Karşılaşma sonrasında da kendisinin bir açıklaması vardı. "Büyük takımdan beklentiler büyük olur, biz bulunduğumuz yeri haketmiyoruz ama şampiyon olmayı da haketmiyoruz" diye bir açıklaması vardı. Bunu açıklayabilir mi ?

Tabii ki Galatasaray gibi büyük bir camia da oynuyorsunuz. Büyük bir camia da oynadığınız için beklentiler yüksek olacaktır. Her sene sizden beklenilen şampiyon olmanız ve bu da çok normal. Eğer böyle bir camiaya hizmet ediyorsanız. Şuan içinde bulunduğumuz durum hiç kolay değil. Ama önümüzde 20 maç daha var. Daha önce de söyledim şuan ki durumla belki şampiyon olmayı hak etmiyoruz ama Avrupa için mücadele etmemiz gerekiyor. Kalan 20 maçta da en iyi sonuçları alıp yine bu mücadeleye devam etmek istiyoruz. Sonuçta bizler değiştireceğiz bunları kimse değiştirmeyecek.

Süper Lig’ de ilk yarının bitmesine de 3 hafta gibi kısa bir zaman kaldı. Lider ile aradaki puan farkı  fazlalaştı. Ligin ikinci yarısında maçları Türk Telekom Arena’ da oynanacak ve takıma yeni isimlerde katılacak. Bu yeni isimlerin takıma bir ivme kazandıracağını düşünüyor mu? Tabii Türk Telekom Arena ile ilgili düşüncelerini de alalım.

Şuan için odaklanmamız gereken 3 lig ve 1 kupa maçımız var. Mutlaka Galatasaray Kulübü olarak bizi gelecekte çok güzel şeyler bekliyor. Önemli olan şuan 4 maç. Sonrasında sizinde belirttiğiniz gibi yeni transferler olacaktır. Yeni bir statta oynayacaksınız, yeni transferler takıma kalite de getirecektir. Mutlaka daha güzel şeyler olacaktır. Çünkü Galatasaray bunu hak eden bir takım. Böyle bir stadı da hak eden bir takım. Ama şuan için önemli olan önümüzde bulunan 4 maça odaklanmak.

Kendisi daha önceki röportajlarında Ali Sami Yen’ in, Arnavutluk için çok önemli bir insan olduğundan bahsediyordu. Ali Sami Yen’e  veda maçlarına çıkıyoruz artık. Neler söylemek ister.

Ali Sami Yen tabii ki Galatasaray Kulübü’nde tarihinin en önemli insanlardan birisi. Zaten kulübün kurucusu. Onun haricinde geleceği de düşünmeniz gerekiyor artık. Galatasaray gibi bir takımın geleceğin düşünmesi, Türk Telekom Arena gibi yeni bir stada sahip olması lazım. Ama Ali Sami Yen’ in yeri kesinlikle unutulmayacaktır. Ali Sami Yen’ in kulübü kurarken ki amacı zaten başarılara imza atmak diye düşünüyorum. Biz de futbolcu olarak buna hizmet etmemiz gerekiyor. Ali Sami Yen sizinde belirttiğiniz gibi Arnavutlar için önemli bir insan. Galatasaray’ a gelmem de en büyük neden de kendisidir. Yeni stat mutlaka gelecek için çok önemli ama orda da aynı şekilde biz futbolcular başarılı olup en iyi şekilde ona hizmet etmeye çalışacağız.

Geçtiğimiz haftalarda çok önemli bir sakatlık yaşadı kendisi ve çok  kısa zamanda takıma geri döndü. Sezon başından beri sakatlıklar uzun sürüyor, sakatlananların dönüşü çok uzun sürüyor eleştirileri vardı. Bunun için neler söylemek ister.

Bu çok normal tabii. Bu tip sakatlıklar futbolcular tarafından hep yaşanıyor. Her takımın sakat futbolcuları olabiliyor. Biz belki daha fazla şanssızız çünkü sakat futbolcu sayımız daha fazla. Bunun için 2-3 futbolcuya daha ihtiyacımız var sakatların yerine oynayabilmesi için ve kalitenin biraz daha artması için. Sezon başından beri eleştiriler geliyor olabilir ama kesinlikle yeni sağlık ekibimizden ve orada yapılan tedavilerden mutluyum. Çünkü sakatlığımın daha uzun sürmesi bekleniyordu. Nereden baksanız 10 gün gibi kısa bir sürede sahalara döndüm. Bunun da tek sebebi tabii ki sağlık ekibimiz. O yüzden onların bana yaklaşımları, gösterdiği ilgiler ve tedaviler sayesinde daha önce sahalara döndüm.

Türkiye’de oynanan futbolu nasıl değerlendiriyorsun, sert bir futbol olarak düşünüyor musun?

Türkiye liginin çok kaliteli bir lig olarak düşünüyordum. Buraya geldiğimde de hiç şaşırmadım. Galatasaray’a imza attığımda da bunun farkındaydım. Büyük takımları tanıma şansınız var. Galatasaray, Fenerbahçe ve Beşiktaş gibi ayrıca geçen sene şampiyon olan Bursaspor ve sürpriz yapan Kayserispor gibi. Türkiye ligi gerçekten kaliteli. Maddi açıdan baktığımızda da iyi durumda, bu da demek olur ki daha iyi yabancılar getirilebilir. Türk futbolcular da gayet iyi. Bir Bursaspor’a baktığınızda ligde gayet iyi ama Avrupa’da bu söylenemez. Biraz daha kaliteyi yükseltmesi gerekir. Avrupa’ya göre yeterli değil ama lig olarak değerlendirecek olursak gayet kaliteli.

Futbolun için çok sert oynadığın gibi eleştiriler var. Baktığımızda Süper Toto Süper Ligi’nde 10 maçta 540 dakika, Türkiye Kupası’nda da 1 maçta 90 dakika forma giymişsin ve 3 sarı kartın var. Neler söylemek istersin?

Sizinde belirttiğiniz gibi birçok maçta forma giydim ve 3 sarı kart gördüm bunu da biraz şanslıyım diye nitelendirebiliriz. Tabii şaka bir yana hiç futbolumu değiştirmedim daha önce oynadığım takımlarda daha fazla sarı kart görmüş olabilirim fakat burada hiç futbolumu değiştirmedim sürekli taktik yapıya göre oynayan bir futbolcuyum disipline bağlıyım. Ve biraz fiziğe yatkın olarak oynamayı seviyorum. Tabii bu aralar buna da gayet ihtiyacımız var. 2 aydır da kendimi fiziksel açıda gayet iyi hissediyorum. Son zamanlarda takımımız zorlu ve kötü giden bir periyot içerisinde. Bende bu süreçte şevkim, azmim ve gücümle elimden geldiğinin en fazlasıyla takımıma ve arkadaşlarıma yardım etmeye çalışıyorum. Futbol stilime gelince her zamanki gibi topa sert, rakibime değil. Her zamanki gibi oynamaya devam ediyorum.

Avrupa’da Fransa’da Paris Saint Germain ve Marsilya gibi büyük kulüplerde forma giydin. Premier League ’de de Sunderland’de kaptanlık yaptın. Yükselen bir kariyeri var Galatasaray’da ki performansını bu kariyerinde nereye koyuyorsun?

Evet. Kariyerimin başından beri Galatasaray’ı düşünüyordum. Galatasaray’a gelmem hem benim için hem de ailem için çok iyi oldu ve bundan son derece mutluyum. Daha önceden sizinde belirttiğiniz gibi Paris Saint Germain’ de, Marsilya’ da ve Sunderland’de forma giydim kariyerim açısından bunlar çok iyi takımlar ama en başından beri, kariyerimde bir noktaya geldikten sonra, bir konuma geldiğimde Galatasaray’da oynamayı düşünüyordum ve böylede olduğu için mutluyum. Burada ki taraftar desteği de çok güzel. Benden beklentileri de çok yüksek ve bende buraya bu beklentileri karşılamak için geldim. Benimde amacım burada takımımla beraber farklı başarılara imza atmak ama öncelikle takımımızın şuan ki durumu belli ve bizde tam bir bütün olarak, tek bir yürek olarak takımımızı bu durumdan çıkarabileceğimize inanıyorum.

Taraftarımıza gelelim o zaman. Kendisi taraftardan en çok alkış alan futbolcular arasında, bu konu hakkında Galatasaray taraftarıyla arasındaki özel bağ hakkında neler düşünüyorsun?

Bence Galatasaray taraftar topluluğu gayet iyi. Bana göre Türkiye’deki en iyi taraftar topluluğu. Dünya’nın da sayılı ve kaliteli taraftar toplulukları arasında. Onlara bir kez daha buradan teşekkür etmek istiyorum. Onlar her zaman bizim yanımızda her an en iyi şekilde yer aldılar. Buradan da teşekkürlerimi sunuyorum. Benim taraftarlarımızla aram çok iyi zaten buraya gelmeden öncede ben bir Galatasaray taraftarıydım. Daha önceki oynadığım takımların taraftar kitleleriyle aram her zaman iyi olmuştur çünkü herkes bilir ki ben o sahaya çıktığım zaman elimden gelenin %100 vermeye çalışıyorum. Tabii ki pas hataları olur, şansızlıklar olur, gol kaçırırsınız ama elimden geleni yaptığım için ve bunu da taraftarlarımız bildiği için onlarla her zaman aram iyi oldu. Daha öncekilerle de buradaki taraftarlarımızla da. Tabii ki taraftar olarak bizden her zaman iyi sonuçlar, galibiyetler bekliyorlar ve haklılarda. Maç günü sorununuz olması, moralinizin bozuk olmasından daha ötesi, onlar için galibiyeti yaşamaktır ve bunun içinde söylenecek bir şey yok gayet haklılar ve bizimde bu konuyu gayet olumlu karşılamamız gerekir ve öyle de yapmaya çalışıyoruz. Bizde bu istekleri karşılamaya çalışacağız ve dediğim gibi Galatasaray taraftarı Türkiye’deki en büyük ve en iyi taraftar topluluğu. Bizim iyi günümüzde de kötü günümüzde de şuan da olduğu gibi yanımızda oldular, onlara teşekkürlerimi sunuyorum.

Son olarak da siz yoksulluğa karşı mücadele ediyorsunuz, UNICEF’in elçilerinden birisiniz bu konu hakkındaki fikirlerinizi alalım ve programımızı kapatalım.

Bu gayet normal bir durum sonuçta. Arnavutluk’tan geliyorsunuz orada yoksulluk çok yüksek ve bunun en ağır cezasını çocuklar ödüyor. İnsanların gözünde bir star olarak, bir futbol yıldızı olarak bunu yapmak en önemlisi de örnek bir insan olabilmek için bunu yapmak gerekir ve çok iyi şekilde de gelişti. Daha önce de Birleşmiş Milletler’in, Kosava’daki programlarına katıldım. Birkaç projede yer aldım. Benim öncelikle işim futbol fakat ondan sonraki görevlerimden biride bu. Buna olabildiğince önem vermeye çalışıyorum ve gayette güzel gelişiyor. Yoksulluğun çok olduğu yerden geldim çocuklar büyük acılar çekiyor ve herkesi buna davet ediyorum.