21 Nisan 2010 Çarşamba 21:58

Mehmet Topal: "Hedefimiz Kalan Maçlarımızı Kazanıp Şampiyon Olmak"

Mehmet Topal: "Hedefimiz Kalan Maçlarımızı Kazanıp Şampiyon Olmak"

Galatasaraylı futbolcu Mehmet Topal, Galatasaray Televizyonu’nda yayınlanan “Son Pas” programına katıldı.

Son iki haftada 6’da 6 hedefiyle çıktığınız mücadelelerin ilk ikisinde, Diyarbakırspor ve Manisaspor maçlarında galibiyete ulaşarak şampiyonluk yarışında ne kadar güçlü bir aday olduğunuzu gösterdiniz. Öncelikle son iki maçtan bahsedelim.

Şu anda takımın performansının iyi durumda olduğunu düşünüyorum. Sivasspor maçında son dakikada yediğimiz gol olmasaydı fikstüre baktığımız zaman şampiyonluk yolunda en güçlü adaylardan biri olduğumuzu söyleyebilirdim. Ama Sivas’ta yediğimiz son dakika golü bizi çok yıprattı, çok üzdü. Ligde son dört haftada en az sayıda hata yapan takım ipi göğüsleyecektir diye düşünüyorum. Takımımızın durumu çok iyi, hedefimiz kalan dört maçımızı da kazanarak ligi şampiyon olarak bitirmek. Tek hedefimiz tamamiyle konsantre olduğumuz dört maçı kazanmaktır.

Burnunda bir kırık meydana geldi, son maçlarda maskeyle oynuyorsun ama taraftarlar maskeyi taktıktan sonra performansının arttığını düşünüyor. Son iki maçta başarılı işlere imza attın. Maskenin konsantrasyonunu nasıl etkilediğini düşünüyorsun?

‘’Maske futbolcunun performansını düşürüyor mu’’ diye soracak olursanız, cevabım ‘’Evet’’ olacaktır. Çünkü yüzünüzde başka bir cisim var ve bu cisim görüş açınızı engelliyor. Bu sebepten ötürü konsantrasyonunuzu üst düzeyde tutmak  zorundasınız. Biz de profesyonel insanlarız, sahaya çıktığımız zaman vücudumuzda olan problemleri unutmak zorundayız, çünkü takımımıza faydalı olmamız gerekiyor. Ben de maskeyle çok rahat edemesem de, takıma faydalı olmak için gücümün sonuna kadar mücadele ediyorum, savaşmaya çalışıyorum. Maske performansımı %30-40 kadar etkiliyor diyebilirim.

Nefes almakta sorun yaşıyor musun?

Burnumda kıkırdaklar dağılmış durumda. Maskeyi takmak istemiyorum ama kulüp doktorlarımız alabileceğim darbeden sonra burnumdaki kırığın daha kötü bir hale gelebileceğini söylüyorlar. Sezon sonuna kadar bu şekilde idare etmeyi düşünüyoruz. Bu şekilde de olsa elimden gelenin en iyisini ortaya koymaya çalışacağım.

Bu haftalarda çok forma şansı bulduğunu söyleyebiliriz. Sizin oynadığınız mevkide çok büyük bir rekabet var. Biraz da bundan bahseder misin? Galatasaray’ın orta sahası hem defansif hem de ofansif anlamda istenilen performansı sergilediği zaman takımın aldığı sonuçlar çok farklı oluyor.

Zaman zaman takım içinde farklı rotasyonlar oldu, bu da teknik heyetin verdiği gayet normal bir karar. Biz bu kararlara sonuna kadar saygı duymak ve işimizi en iyi şekilde yapmak zorundayız. Bizler sahaya çıktığımızda elimizden gelenin en iyisini yapmaya çalışan profesyonel insanlarız. Ben de görev aldığım müddetlerde takımıma faydalı olmak için elimden gelenin en iyisini yapmaya çalışıyorum. İki üç haftalık şanssız bir sakatlık dönemi geçirmiştim, ondan sonra tekrar forma şansı bulmaya başladım. Ben oynadığım müddetçe görev aldığım takdirde elimden gelenin en iyisini yapmaya çalışırım. Bu sadece benim için değil, bütün takım arkadaşlarım için geçerli. İlk 11’de oynayan ya da oynamayan herkes kenetlendi ve takımın şampiyon olması için sonuna kadar mücadele edecek. Ligin bitimine dört hafta kala biz hiçbir şeyi bırakmış değiliz. Şu an herşey çok kritik durumda, en az hata yapan takım şampiyon olacaktır. Tam anlamıyla takım olmuş durumdayız, görev alan herkes şampiyonluk için elinden gelenin en iyisini yapacaktır.

Taraftarlar Galatasaraylı futbolcuların şampiyonluğa ne kadar inandığını bilmek istiyor. Bitime dört hafta kala dizginlerin Galatasaray’ın elinde olmadığını görüyoruz. Bursaspor’un ve Fenerbahçe’nin puan kaybı Galatasaray’ı şampiyon yapacak. Galatasaray’ın şampiyonluk şansını nasıl görüyorsun?

Yaşadığımız şanssızlıklardan ötürü şu anki gidişattan memnun değiliz. Hatırlarsanız 2005-2006 sezonunda yakaladığımız bir ‘’Son dakika şampiyonluğu’’ var. Biz sonuna kadar inancımızı koruyacağız. Çünkü bu dört hafta gerçekten çok kritik ve yapılabilecek hatalara açık. Biz dört maçı kayıpsız geçersek şampiyon olacağımıza inanıyoruz. Şampiyon olamasak da ligi bu dört haftada alacağımız galibiyetlerle en iyi yerde bitirmek istiyoruz.

Kamuoyunda çok tartışılan Fenerbahçe-Beşiktaş derbisini geride bıraktık. Bursaspor’un oynadığı futbol ve aldığı sonuçlar ortada ama herkes futbolun etik kurallar içinde, saha dışına çıkan faktörlerin etkisi altında kalmadığı karşılaşmalar izlemek istiyor. Sayın Başkan Adnan Polat da, Sayın Haldun Üstünel de, diğer yöneticiler de hafta arasında benzer açıklamalarda bulundu. Bu tip haksızlıklar futbolcuları nasıl etkiliyor?

Bu tip durumlar bizi çok üzüyor, hatta gece yatağımıza girdiğimizde uykularımız kaçıyor. Biz her zaman maçların adil ve tarafsız bir şekilde yönetilmesini istiyoruz. Bu haksızlıklar takımların emeklerine saygısızlık, onların emeklerini çalmak anlamına geliyor. Biz futbolcular olarak gerçekten çok üzülüyoruz. Herkes hakkı yenildiği zaman ne olursa olsun bir üzüntü, bir burukluk yaşıyordur. Ama biz işimize bakmaya çalışıyoruz. Doğru, dürüst insanlar her zaman kazanır diye düşünüyoruz. Ligimizde maçlar adil ve dürüst bir şekilde yönetilirse ben de Galatasaray camiasının, kulübümüzün daha iyi yerlerde olacağını düşünüyorum.

Sonuçlar belki tarafsız sporseverler için çok önemli değil, şampiyonluğu hak eden ipi göğüslesin diyoruz ama yeter ki futbol, oyun kuralları içinde oynansın, yoruma açık sonuçlar gelmesin. Herhalde herkes bunu temenni ediyordur?

Kesinlikle, bizim de tek hedefimiz, ümidimiz bu yönde...

Çok sıcak bir konu olduğu için sormak istiyorum. Kaptan Arda Turan da, Caner Erkin de dün çok sıcak bir fotoğraf verdiler, birbirlerine sarıldılar tartışmadan sonra, hatta Arda, Sabri’nin düğününden önce ‘’Biz çocukluk arkadaşıyız, aramızda bir tartışma geçti, tatlıya bağladık’’ şeklinde bir açıklama yaptı. Çok stresli, yoğun bir dönem geçiriyorsunuz, antrenmanlar da kıran kırana kora kor geçiyor. Antrenman basına açık olduğu için malesef dışarıya çok büyük bir sorun varmış gibi bir görüntü ortaya çıktı. Olayın içindeki bir futbolcu olarak dünkü olaydan biraz bahseder misin?

Biz burada bir aile gibiyiz, çocuk yaşlardan beri beraber olan arkadaşlarız. Gerek genç milli takımlarda geçirdiğimiz vakitlerden, gerekse de başka takımlarda birbirimize rakip olduğumuz için hepimiz çocukluk arkadaşıyız. Dün de antrenmanda, ısınmalar esnasında ufak bir tartışma yaşandı. Stresli haftalarda böyle gerginliklerin olması gayet normal. Arda ve Caner de çocukluk arkadaşı, aralarındaki olay çok abartılıp, büyütülmemeli. Bazen konuların iç düzeylerini bilmedikleri için farklı yerlere çekip, büyük eleştiriler getirebiliyorlar. Ama onlar da idmandan sonra barıştılar, yine her zamanki gibi şakalaşmalarını ve sohbetlerini devam ettirmeye başladılar. Aralarında hiçbir sorun olduğunu düşünmüyorum ki bu yaşanan gayet normal karşılanması gereken olaylar. Ufak tefek tartışmaların olması normal, sahada olan herşey sahada olup bitiyor. Saha dışında yaşananlardan sonra her şey eski haline dönüyor.

Dün çok keyifli bir gece geçirdiniz, Sabri Sarıoğlu dünyaevine girdi. Siz de arkadaşınızı bu mutlu gününde yalnız bırakmadınız. Bu konu hakkında neler söylemek istersin?

Sabri’yi buradan tebrik etmek isteriz, çünkü o çok sevdiğimiz bir arkadaşımız. Umarım bir ömür boyu çok mutlu olurlar. Kendisini can-ı gönülden tebrik ediyorum. Dün gece de moral açısından iyi oldu. Camia ve bütün arkadaşlar olarak bir araya geldik. Bu bizi biraz daha motive etti. Kendisini tebrik ediyorum.

Taraftarlarımızdan senin evlilik düşünüp düşünmediğine yönelik sorular var. Bunları cevaplamak ister misin?

Tabi ki düşünüyorum, eninde sonunda sevdiğimiz biriyle hayatımızı birleştirmemiz gerekiyor. Ben aile düzenini ve profesyonel yaşamayı seven bir insanım. Çocukları ve düzgün bir aile hayatını çok seviyorum. Benim de böyle bir düşüncem var. Sabri’nin bir iki haftadır yaptığı düğün hazırlıkları bizleri korkuttu ama sonuç olarak evlilik düşüncem var. Sezon sonunda milli takımın da yapacağı kampı düşünecek olursak, Sabri’nin evliliği çok iyi, en uygun zamana getirdiğini düşünüyorum. İnşallah bir ömür boyu mutlu olurlar.

Sana ‘’Örümcek’’ lakabını kimin taktığına yönelik bir soru var. Bu lakabın hikayesi nedir?

Bacaklarım uzun olduğu için top çalarken avantaj kendime sağlayabiliyorum. İlk senemde takımın büyükleri tarafından, Hakan ağabey ( Şükür ), Hasan Ağabey ( Şaş ) tarafından böyle espriler olmuştu. Takım içinde böyle konuşulmaya başladı, ondan sonra adım ‘’Örümcek’’ kaldı, ben de benimsedim.

Son maçlarda topa müdahale ederken ürkek davrandığına dair bir düşünce ve bunun sebebine yönelik bir soru var. Maskenin zorluklarından da bahsetmiştik, neler söylemek istersin?

Sakatlık döneminin ardından 1-2 hafta kendinize olan güveninizi yakalamaya çalışıyorsunuz. Maskeden dolayı da zaman zaman sıkıntılar, ürkeklikler yaşayabiliyorum. Çünkü benim oynadığım pozisyon çok riskli, hata yaptığınız zaman kötü bir şekilde sonuçlanabiliyor, hatta puan kayıplarına sebep olabiliyor. Maskeden dolayı tedirginlik yaşadığımı söyleyebilirim ama yine de oynadığım zamanlarda elimden gelenin en iyisini yapmaya çalışıyorum.

Peki bu seneyle geçen seneki performansını kıyaslayacak olursak kendini nasıl bir noktada görüyorsun?

Performansımın geçen seneye göre çok farklı olduğunu düşünüyorum. Çünkü bundan daha önce yaptığımız röpörtajlarda da söylemiştim, sezon başında ve ortasında geçirdiğim şanssız sakatlıklar oldu. Ondan dolayı bir zaman aşımı oldu. O zamanı aştıktan sonra performansımı yükseltmeye çalıştım. Performansımı forma şansı buldukça yükselttim ve şu anda yavaş yavaş eski performansıma dönmeye çalışıyorum. Performansımın şu anda iyi durumda olduğunu düşünüyorum. Umarım sezon sonu kazanmak istediğimiz şampiyonlukta performansımın katkısını görürüm.


Zaman zaman Galatasaray’da da, milli takımda da farklı mevkilerde kullanıldın. Pek çok spor yazarı senin stoper oynadığın maçlardan sonra övgü dolu yorumlarda bulundu. Bu konudaki görüşlerini alabilir miyiz?

Pozisyonum gereği stoperde de görev yapabilirim. Fiziğim ve pozisyonum buna müsait. Takımdaki sakatlıklardan dolayı stoper oynamak zorunda kalmıştım. Benim için zor bir pozisyon olduğunu düşünmüyorum çünkü çocukken de zaman zaman o pozisyonda oynamıştım. Stoper dünyanın en zor mevkiilerinden birtanesi. Ben de orada oynadığım zamanlarda elimden gelenin en iyisini yapmaya çalışmıştım. Spor yorumcuları böyle güzel şeyler söyledikten sonra kendime olan güvenim daha da artmıştı. Beni tanıyan insanlar bilir ben sahada nerede görev alırsam alıyım, nerede oynarsam oynayayım, gücüm bitene kadar mücadele etmeye çalışırım. Yer seçimi kesinlikle yapmam. Nerede oynarsam oynayayım sonuna kadar mücadelemi veririm.

Önlibero ve stoper arasında çalışma disiplininde veya antrenmanlarda farklılıklar var mı?

Önlibero oynadığınız zaman arkanızdaki defans oyuncuları yaptığınız hataları kapatabiliyor. Ama stoper bölgesinde hata yaptığınız zaman çok riskli bir bölge olduğu için o bölgenin adamı olmak zorundasınız. O mevkide hata yaptığınız zaman rakip kaleciyle karşı karşıya kalıyor ve kötü sonuçlar elde edilebiliyor. Bu yüzden arasında baya bir fark var.

Daha fazla ileri çıkmaman oyun anlayışından mı kaynaklanıyor? Yoksa farklı görevlerde bulunan arkadaşların sayesinde mi sen daha geride kalıyorsun? Çünkü taraftarlar senin şutlarına alıştıklarını ve bunları görmek istediklerini söylüyorlar...

Ben de şut atmayı çok özledim ve çok istiyorum. İleri çıkmayı çok istiyorum. Şu anda oynadığım pozisyon ve taktik gereği geride kalmak zorunda kalıyorum. Orayı organize etmek zorunda kalıyorum. Çok fazla çıkamıyorum çünkü hücuma dayalı bir oyun oynadığımız için geriyi her zaman toparlamak zorundayız. Bu nedenle çok fazla ileri çıkamıyorum. Ben de çıkıp şut atmak, hücuma katkı sağlamak istiyorum. Bu tamamen taktiksel bir durum. Hocamızın verdiği görevle alakalı. Bana verilen görevi en iyi şekilde yapmaya çalışıyorum. Eğer bana verilen görev daha ofansif bir görev olsaydı ben de daha çok şut atmak ve kaleyi yoklamak isterdim.

Özellikle son maçlarda orta alana baktığımız zaman Elano’yla bir birliktelik var. Bu konudaki uyumla ilgili neler söylemek istersin?

Son iki maçta da iyi oynadığımızı düşünüyorum. Rakiplere çok fazla pozisyon vermiyoruz. Elano gerçekten çok kaliteli bir futbolcu. Saha içinde birbirimizi tamamlamaya çalışıyoruz. Birbirimizin açıklarını kapatmaya çalışıyoruz. İkimiz de takıma faydalı olabilmek için elimizden geleni yapmaya çalışıyoruz.

Gelen sorular en çok basında çıkan senin yurt dışına transferinle ilgili. Daha önceki senelerde İngiliz ve İspanyol takımları ve bu sene de ön plana çıkan Valencia takımı çok fazla yazılıp, çizilir oldu. Gelecek yıldaki projelerin neler? Galatasaray’ı çok sevdiğini biliyoruz ama gelecek yılla ilgili bilgiler alalım senden...

Beni yakından tanıyan insanlar formamı, kulübümü, camiamı ne kadar çok sevdiğimi bilir. Ben Galatasaray’da oynamaktan her zaman onur ve gurur duydum. O formayı taşıdığım zamanlarda da bütün gücümle mücadele etmeye çalıştım. Galatasaray bizim yuvamız, evimiz gibi. Buraya geldiğimiz zaman da evimize gelmiş gibi hissediyoruz kendimizi. Benim takımıma olan sevgimi, saygımı çevremdeki insanlar çok iyi biliyorlar. Daha önce de belirttiğim gibi tabi ki de Avrupa’da oynamak isterim. Basında çıkan haberlerden ve bu olayların dışında kalmak istiyorum. Önümüzdeki dört hafta bizim için çok kritik. Menajerlerimizle, yöneticilerimiz görüşüyor. Ben dört hafta bu konudan uzak olmaya çalışıyorum. Bu konunun dışında kalmaya çalışıyorum. Sezon sonunda hayırlısı neyse o olsun diyorum.

Oynadığın futbol stiliyle kendine daha yakın olduğunu düşündüğün lig İspanya’mı, İngiltere mi?

Dünyada en çok bu iki ligi seyrediyorum. İki ligi de çok seviyorum. Bu iki ülkede oynamaktan dolayı da her zaman onur duyarım.

Galatasaray’da kalırsan Türk Telekom Arena’da oynayacak olmak sen ve arkadaşların için bir heyecan yaratıyor mu?

Yeni bir stat, yeni bir atmosfer bu her futbolcunun hayalinde olan şeyler. Biz de o statta oynamaktan her zaman onur, gurur ve heyecan duyarız.

Bursaspor maçıyla ilgili neler düşünüyorsun? Bursa’da kaybettiğimiz bir maç var. Bursaspor, Fenerbahçe ve Beşiktaş’ı İstanbul’da yendi. Bu maç şampiyonluk düğümünü büyük ihtimalle çözer diyebilir miyiz?

Çözer diyemeyiz. Çünkü daha dört hafta var. Çünkü daha önce de söylediğim gibi 2005-2006 yılında son haftada yakaladığımız bir şampiyonluğumuz var. Bursaspor ligin güçlü ekiplerinden bir tanesi. Şampiyonluk yarışına devam etmek istiyorsak bu maçı mutlaka kazanmamız gerekiyor. Kendi evimizde oynuyoruz. Bu bizim için ayrı bir avantaj. Bursaspor ligin en iyi takımlarından bir tanesi. Tek hedefimiz sahaya çıkıp kazanmak. Şampiyonluk yarışına devam etmek için bu maçı yüzde yüz kazanmak zorundayız. Liderle oynuyoruz ve onu yakalamak zorundayız. Bütün takım olarak bunun bilincindeyiz. Bu maçtan üç puanla ayrılmaya takım olarak konsantre olduk.

Milli takımda Guus Hiddink yönetiminde yeni bir ekip görev yapacak. Milli takımdaki bu yeni dönemle ilgili, 2012 elemeriyle ilgili neler söylemek istersin?

Fatih Terim’le iyi bir Avrupa Şampiyonası geçirdik. Ben de her Türk futbolcu gibi milli takımda oynamaktan gurur duyarım. Bizim en büyük hedefimiz her zaman milli takımda forma giyip, ülkemiz için mücadele etmektir. Şu anki tek hedefimiz 2012 Avrupa Şampiyonası’na katılmak. Sezon bitince bir kamp dönemi var. Oraya da kalabalık bir kadronun gideceğini düşünüyorum. Ben de o kadroda yer almak için elimden gelenin en iyisini yapmaya çalışacağım. Tek hedefimiz milli takımla büyük başarılara imza atmak.

Ümit milli takımımızın çehresinin değişmesiyle milli takımda farklı bir jenerasyon, farklı isimler görebiliriz...

Öyle olacak gibi. İnşallah biz de bu yeni jenerasyonun içinde yer alırız.

Senin adın geçince ilk akla gelen Türk Böbrek Vakfı’yla olan ilişkin. Bu anlamda örnek teşkil ediyorsun. Bize bununla ilgili bir şeyler söylemek ister misin? Çünkü çok büyük bir sorumluluk projesi bu...

Hayatımızda en çok şükretmemiz gereken şeyin sağlığımız olduğunu düşünüyorum. Çünkü dışarda sağlık problemi olan, yardım bekleyen milyonlarca insan var. Ben her zaman yardıma muhtaç olan insanlara elimden geldiğince yardım etmeye çalışıyorum. Sadece ben değil, takım içinde de bunu yapan arkadaşlarımız var. Yardım söz konusu olduğu zaman herkes seve seve, elinden gelenin en iyisini yapmaya çalışıyor. Ben de normal bir vatandaş olarak yardıma ihtiyacı olanlara elimden geldiğince yardım etmeye çalışıyorum.

Taraftarla şu an bir gerginlik söz konusu mu, değil mi? Bu konuda neler söylemek istersin? Son iki maç kazanıldı ama Diyarbakırspor maçında bir protesto vardı.

Sivasspor maçını kazanmış olsaydık, son dakikada yediğimiz gol olmasaydı bizi farklı bir şekilde karşılayacaklardı. Daha coşkulu bir şekilde karşılayacaklardı. Takım olarak bunların olmasını normal karşılıyoruz. Bizim isteğimiz taraftarlarımızın iyi günde de, kötü günde de takımın yanında olması. Onların da bizlerden büyük beklentileri var. Bizim bu beklentileri karşılayamadığımız zaman bu tepkilerin olması gayet normal. Biz sahaya çıktığımız zaman takım için elimizden gelenin en iyisini yapmaya çalışıyoruz. Taraftarımızı ve camiamızı mutlu etmek için herkes extra fedakarlık yaparak mücadele etmeye çalışıyor. Herkes bilsin ki futbolculardan fazla hiç kimse üzülmüyor. İnanın uyuyamadığımız geceler oluyor. Biz taraftarımızı haklı buluyoruz. Çünkü onların bizden büyük beklentileri vardı. Biz de bu beklentileri karşılayamadık. Ama şu an hiçbir şey bitmiş değil. Bizim tek istediğimiz taraftarlarımızın iyi günde de, kötü günde de yanımızda olmaları ve bize destek vermeleri. Haftasonu taraftarlarımıza çok ihtiyacımız olacak. Şampiyonluk maçlarından bir tanesi olacak. Liderle oynuyoruz ve kazanmak zorundayız. Onların desteğine çok ihtiyacımız var.