18 Aralık 2019 Çarşamba 18:52

Aralık Ayı Divan Kurulu Toplantısı Gerçekleştirildi

Aralık Ayı Divan Kurulu Toplantısı Gerçekleştirildi

Galatasaray Spor Kulübü Aralık Ayı Divan Kurulu Olağan Toplantısı, Ali Sami Yen Spor Kompleksi’ndeki Özhan Canaydın Konferans Salonu’nda gerçekleştirildi.

Toplantıya İkinci Başkanımız Abdurrahim Albayrak, Başkan Yardımcılarımız Yusuf Günay ile Kaan Kançal, Yönetim Kurulu Üyelerimiz Dilek Kutlu ve Mahmut Recevik katıldı.

Divan Kurulu Başkanı Eşref Hamamcıoğlu’nun açılış konuşmasıyla başlayan toplantının gündem kapsamında Kulübümüzü ilgilendiren önemli ve güncel konular hakkında katılımcılara söz verildi.

Bu bölümde Divan Kurulu Üyelerimiz Abdullah Zaimoğlu, İbrahim Özdemir, Fatih Altaylı, Özer Berkay, Emir Otluoğlu, Gürkan Eliçin, Mehmet Bilen, Remzi Türeci, Selim Akel, Dursun Özbek, Turcan Bolayır, İbrahim Göknar, Selçuk Erdoğmuş, Reşit Ömer Kükner ve Taner Aşkın konuşmalarını yapmak üzere kürsüye geldiler.

Ardından Başkan Yardımcılarımız Yusuf Günay davetlilere hitap etti.

Başkan Yardımcılarımız Yusuf Günay’ın açıklamaları şu şekilde:

“Her şeyden önce şunu söylemem gerekir: TFF Başkanı, MHK Başkanı ve Fenerbahçe yöneticileri arasındaki görüşme konusunda kurumsal tepki vermediğimizi söylediniz. Sayın Başkanımız Mustafa Cengiz bu konuda ulusal medyaya her türlü medya ortamına yansıyan açıklamalar yaptı. Ve Türkiye kamuoyunu meşgul etti. Sanki hiçbir şey yapılmıyor gibi aktarmak doğru değil.”

"İkincisi, dün akşamki gelişmeyle ilgili... Biz zaten bir açıklama yaptık. Bir çalışanımıza, bir kadına yapılan saldırıyı şiddetle kınadık. TFF'yi ve 6222 sayılı kanun kapsamında savcıları göreve davet ettik. Bunların görülmesini isteriz. Bunlar yapılmıyormuş gibi konuşulmasını istemiyoruz."

"Saygıdeğer Divan Kurulu üyeleri... Bildiğiniz gibi Emlak Konut'la yapılan 2016 tarihli bir sözleşmemiz vardı. Gelir paylaşımı esasına dayalıydı. Bu sözleşmeye göre Riva 388, Florya yaklaşık 120 milyon TL arsa değeri biçilerek 508 milyon TL arsa değeri üzerinden anlaşma yapılmıştı. Aynı yıl kulübün nakit ihtiyaçları gereği yeni bir protokol yapıldı. Bu protokol çerçevesinde 508 milyonluk sözleşme ödeme 5 taksite bölündü ve kulübün nakit ihtiyaçları çerçevesinde Deniz Faktoring'e kırdırıldı. 341 milyon TL para alındı ve 167 milyon TL de faiz ödendi. Sonraki gelişmede Riva'da işler o dönem istenildiği gibi gitmedi. Sözleşmede Florya'dan çıkılması taahhüt edildiği halde, o taahhüt 2017 yılının sonunda sona erdi. Maalesef doğru öngörüde bulunulamadığı için Florya'dan çıkmamız gerçekleşemedi. Daha sonra da Emlak Konut 27 Eylül 2019'da söz konusu sözleşmeyi feshetti. Sözleşme feshedildiği günden yeni bir protokol yapılıncaya kadar geçen 68 günlük sürede Başkanımızın liderliğinde yönetim olarak bu konuyu çözmek için çok büyük çaba sarf ettik. Takdir edersiniz, kolay bir şey değil. Türkiye'nin gözü önünde, spor kamuoyunun gözü önünde, bu sözleşmeleri Galatasaray'ın lehine nasıl düzeltebiliriz, nasıl işleri yoluna koyabiliriz, bunun için çok ciddi mesai harcadık. Her gün toplantılar yaptık. Ve görüşmelerin bir aşamasında Florya'nın yeniden sahibi olma olanağını gördüğümüzde daha da büyük şevkle çalışmaya devam ettik."

"Sonunda 4 Aralık 2019'da yeni sözleşmeyi imzalayacak noktaya geldik ve sözleşme imzalandı. Hangi koşullarda imzalandı? 5 yıllık bir vadede 120 milyon TL'yi biz ödüyoruz, buna ek olarak masraf olarak üzerine gelen 14 milyon TL tapu harcı ve Florya'nın müteahhidinden yaklaşık 24 milyon TL'lik peşinatla 37 milyonluk bir yük gelmiş oldu.

“Riva konusuna gelince... Riva aynı koşullarda ve şartlarda sözleşmeye bağlanmış oldu. Şu an satışlar, çok şükür, gayet iyi gidiyor. Bu da kulübümüzün lehine iyi bir gelişme.”

 

"Bu süreçte sözleşme tarihinden önce bir anlaşma noktasına gelinmişti. Tartışmaların sonunda her türlü konuda anlaşma sağlanmışken, bir konuda ihtilaf çıktı. Başkanımız Mustafa Cengiz bir mali yükün indirilmesi için 10 gün boyunca kişisel bir gayret sarf etti. Sözleşme süreci boyunca yani beş yılda her sene ödenecek 10 milyon TL'lik yükten kulübümüzü kişisel gayretiyle kurtardı. Bunun için kendisine bir Galatasaraylı olarak teşekkür ediyorum."

"Tapu konusuna geçersek... 20 Ekim 2016'da yani devir gerçekleşmeden önce Florya'nın tapusu tarla niteliğinde ve 22 bin 627 metrekare. Şimdi ikincisi... Emlak Konut'un mülkiyetindeki tapu da tarla niteliğinde ve boyutu da aynı. Biz tekrar devraldığımızda da aynı nitelikte ve boyutta. Yani hiçbir değişiklik yok. Peki, yapılan imar planı nerede? Biz burayı devretmeden önce de burası için bir imar planı vardı. Spor tesis ve teknik alt yapılandırma adıyla bir imar planımız vardı ama tapuya işlenmiş değildi. Sebebi de şuydu: Siz bu planı işlettiğiniz zaman, bunun için inşaat ruhsatı alıp çalışmalara başlamanız gerekir. Bunun ilave mali külfetleri vardır. Bu nedenle bu imar planı tapuda yer almamakta. Bu imar planını biz ne zaman hayata geçirmek istersek o zaman, inşaat ruhsatını almadan önce tapuya işletiriz. Bundan hiç şüpheniz olmasın."

"Kemerburgaz'a gelince... Kemerburgaz için bir tahsis sözleşmesi yapılmıştı. Burası için bir imar planı da yapıldı ve bakanlıkça da onaylandı. Ve imar uygulaması da hazırlanarak ruhsat başvurusu için her şey hazır hale getirildi. Kemerburgaz, Galatasaray'a tahsis edilmiş bir arazidir. Bunda hiçbir değişiklik söz konusu değildir. Galatasaray'ın bu araziye de ihtiyacı var zaten. Galatasaray çok büyük bir kulüp, pek çok branşı var. Ayrıca stada da çok yakın olması nedeniyle Kemerburgaz projesinden vazgeçmemiz söz konusu değildir. Peki şu anki durum ne? Biliyorsunuz orada bir madenci var. Madencinin maden ruhsatı iptaline karşı Enerji Bakanlığı'na açtığı bir dava var. Biz bu davaya müdahil olmak istedik. Mahkeme müdahil olma talebimizi kabul etti, Ocak 2020'de duruşma gerçekleşecek. Madencinin ayrıca Valilik'e açtığı bir dava var. Bu davayla tahliye tebligatını durdurma kararı çıkmıştı. Bu davaya da müdahil olmak için başvuru yaptık, sonucunu bekliyoruz. Kemerburgaz konusunda da herhangi bir tereddüde gerek yoktur."

"Florya'da bir parsel Gençlik ve Spor Bakanlığı'na ait, diğer iki parsel ise Emlak Konut'a ait. Emlak Konut bu parselleri Hazine'den aldı. Biz Emlak Konut'la bir mutabakata vardık: Onlar bu iki parselin tapusunu Milli Emlak'a bırakacak. Biz de orası üzerinden kulübümüze tahsisini sağlayacağız. Emlak Konut'un bir kamu kuruluşu olarak bu konuyla ilgili yazılı taahhütname vermesi söz konusu olamaz. Çünkü başka bir kurumun da burada yetki kullanması gerekiyor. Ama biz aldığımız sözle taahhütten eminiz. Bu devrin kısa sürede olacağını söyleyebilirim, bu konuda bir sorun yok.  İhaleden sonra Florya'da bir kira durumu söz konusuydu, bu görüşmelerde o kirayı da kaldırdık. Şu an Emlak Konut'un mülkiyetindeki yerler için ecrimisil ödeyeceğiz."

"Florya'nın satın alınması ve Kemerburgaz için hukuki süreci sona ermesi sonrası ne yapacağımızı henüz Yönetim Kurulu olarak da oturup konuşmadık. Çünkü konu daha henüz çok yeni. Ama bir gerçeği söylememiz lazım: Florya'daki tesislerimiz stadyuma 35 kilometre mesafede. Futbolcularımız buraya gelirken bile yoruluyorlar. Abdurrahim Albayrak Ağabeyimiz futbolcuların stat çevresinde otel gibi bir tesise maç günleri getirilip maç saatine kadar kalmalarını dahi teklif etti. Bizim Kemerburgaz'a mutlaka ihtiyacımız var, orası kesinlikle işlevsel hale getirilecek. Ama bu durum elimizi güçlendiriyor. Çünkü şu an elimizde iki seçenek var. Şu an Florya'dan çıkmak zorunda değiliz. Bu bize inanılmaz güç kazandırıyor. Olayın manevi boyutu dışında da... Ama ne olursa olsun, Kemerburgaz arazisi Galatasaray'ın kullandığı ve değerlendirdiği bir yer haline gelecek. Ama Florya artık kulübümüzündür, bu konu kapanmıştır."

"Geçen sene bir Genel Kurul düzenledik, bildiğiniz gibi. Yönetim Kurulumuza gayrimenkul satın alma ve borçlanma konusunda yetki verilmiştir. Bu konuda herhangi bir ihtilaf yoktur. Galatasaray Divan Kurulu'nda 'Florya'yı geri almasa mıydık?' konulu bir tartışma yapılması da beni ayrıca güldürüyor."

"Kemerburgaz arsasının yargı sürecinin ne kadar süreceği konusunda Türkiye'nin bulunduğu ortamda tahminde bulunmak pek doğru olmaz. Ama Kemerburgaz arsası zaten bizim. Arsanın elimizde tahsis anlaşması bizde bulunuyor. Şu an oradaki madenci işgalci konumunda. Orada tahliyeye yürütmeyi durdurma kararı aldırabildiği için kalabiliyor. Ancak arsa kamu yararına faaliyette bulunan Galatasaray Spor Kulübü'ne ait ve tahsisli durumdadır. Biz bu arsayla ilgili hukuki süreci devamlı ve ivedi bir şekilde takip ediyoruz. Mümkün olan en kısa sürede bu arsayla ilgili süreci sonuçlandıracağız. İnşaat konusunda hukuken koyulan tedbir kararı elimizi kolumuzu bağlıyor. Bu süreç çok uzarsa her türlü alternatifi değerlendireceğiz."

İkinci Başkanımız Abdurrahim Albayrak da toplantıda söz aldı.

Abdurrahim Albayrak’ın açıklamaları şöyle:

"Florya hepimizin hayali olan bir yerdi. Ben Florya'ya farklı bakıyordum. Florya elimizden gittiği zaman beni geceleri uyku tutmadı. Florya dendiği zaman benim aklıma Galatasaray'ın her şeyi geliyor. Başkanımız Mustafa Cengiz önderliğinde tüm Yönetim Kurulu üyelerimizle Florya'yı geri almak için gece gündüz çalıştık. Ve inanıyorum ki 30 milyon insan Florya'yı geri aldığımız için o gece mutlu uyudu. Florya'dan bizi çıkarmak istediler ama bizim gidebileceğimiz bir yer yoktu. Kemerburgaz'la ilgili hepimiz Ankara'ya gittik ama maden ruhsatı söz konusu ise meclisin bahçesindeki bir arazi için dahi olsa çıkmasının zor olduğunu bize söylediler. Bizim süremiz dolmuştu ve gidecek başka bir yerimiz de yoktu."

"Dünkü Tuzlaspor maçından önce de sevgili Hocamız Fatih Terim'le beraber uzun uzun Florya'yı konuştuk. Yönetim Kurulu Üyelerimizle de daha önce bu konuda sohbet etmiştik. Allah'ın izniyle Florya'yı rüya gibi bir tesis yapacağız. İnşallah Allah ömür verir ve görürüz, rüya gibi bir tesis olacak. Her şeyi sponsorlarla yürüteceğiz. Bütün her şeyi Florya'nın altına alıp oranın altına iki katlık bir yapı ineceğiz. Basketbolu oradan çıkarıp buralara getireceğiz ve orayı tamamen bir futbol tesisi haline getireceğiz. Ve buraları herkesin gurur duyacağı bir hale getireceğiz, bu sırada Allah'ın izniyle Galatasaray Adası'nı da halledeceğiz. Size bunun için söz veriyorum. Bütün işimi gücümü bıraktım, bununla uğraşıyorum."

"Florya için Galatasaray'a gönül vermiş mimar arkadaşlarla toplantılar yapıyoruz. Burayı beraber yapacağız. Ama bir yandan Kemerburgaz'dan da vazgeçmiş değiliz. Kemerburgaz da Galatasaray'ın anasının ak sütü gibi helaldir, malıdır. Hepinize saygılar sunuyorum."

Toplantıda Başkan Yardımcımız Kaan Kançal, kürsüye gelerek kulübümüzün mali durumu hakkında sunum yaptı ve şu ifadeleri kullandı:

“Değerli Divan Başkanım, değerli Başkanlarım, değerli Divan üyeleri hepinize saygılarımı sunuyorum.

Yönetimimizin 2019 yılına ait 9 aylık faaliyetleriyle ilgili bilgilendirme yapmak üzere huzurlarınızdayım. Mali sunumuma geçmeden önce mali konu diye deminki konularla ilgili çok ufak bir bilgilendirme yapmak istiyorum. 120 milyon + 37 milyon Emlak Konut’un lansmanı sırasında bir basın mensubunun sorduğu soru üzerine 120 milyon + 37 milyon diye bir cevap verildi. Bu böyle 37 milyon masraf diye kaldı. Biz burayı alırken 37 milyon gibi bir masrafımız yok. Florya’yı biliyorsunuz hasılat paylaşım anlaşmasıyla Emlak Konut tarafından ihale edildi ve Özerka İnşaat ihaleyi kazanınca bir peşinat bedeli olarak Galatasaray’ın payına 23.7 milyon lira ödedi. Bu bizim hesabımıza değil bizim adımıza Emlak Konut hesabına gitti. Bu proje iptal olunca da bu tutar Emlak Konut hesabında iptal oldu. Yani biz bu parayı ne aldık ne geri verdik. Bunun haricindeki tutar nedir? Masrafımız 14 milyon. Yusuf Bey gayet güzel izah etti. 14 milyonun detayı da 8.2 milyon faizden geliyor, 5.7 milyonu birtakım tapu masraflarından geliyor. Hatta daha da detay 5.7’nin, 4.7’si Florya’nın tapu harcı. Bizim yani 120 + 14 milyon derseniz doğru masrafı söylemiş oluruz, bu net. Sayın Fatih ağabey bir taşıma masrafından bahsetti. Gene mali konu diye onunla ilgili bir rakam söyleyeceğim. Kemerburgaz'ın bir projesi var. Bu projede 35 bin metrekare kapalı alan öngörülüyor. Burada Emlak Konut’un yapmış olduğu inşaat keşif maliyeti 158 milyon lira. Yani bu keşfi Türkiye'de herhalde Emlak Konut'tan daha doğru yapacak bir kurum yok. 158 milyon lira. Şimdi zaten plan neydi? Plan biz Florya'dan gelecek gelirlerle burayı yavaş yavaş inşa edip, taşınabileceğimiz tarihi ön görebilseydik kısmen taşınabilecek. Florya hiçbir şekilde hayata geçmedi. Emlak Konut’un Riva ve Florya projelerini tek bir sözleşme altında toplanması sebebiyle Florya'yı buradan ayırmak durumunda kaldık, durum budur.”

“31 Mayıs 2019’da kapattığımız sezonu, geçen yıl ile karşılaştırmalı en son satıra dikkat ederseniz geçen yıl 216.3 milyon zarardan 30.5 milyon kar ederek Sportif A.Ş.’nin 31 Mayıs 2019 sezonunu kapattık. 10 yıllık karşılaştırmaya baktığımızda 1 milyar 87 milyon bir hasılat rekoru kırdık. 30.5 milyonla son on yılın tek karı. Bunun üzerine biz bir birinci çeyrek yaşadık ve KAP'a bildirdik. Haziran, Temmuz ve Ağustos birinci çeyrek. Geçen yılın birinci çeyreği 119.6 milyon zarardan 79.6 milyon kara bir iyileşmeyle birinci çeyreği kapattık. Tabii şimdi burada şunu söylememde fayda var. Bu 79.6 milyonun, 3 ayın içinde sadece 1 ay sporcu futbolcu ücretlerimiz var çünkü sezon Ağustos ayında başlıyor. İlk iki ayında yok. Yani bunu niye söylüyorum bir sonraki 3 ayda da bu kararlılığı beklemek bizi yanıltır. Diyeceksiniz ki karşılaştırma olarak geçen yılın ilk 3 ayında da sadece bir aylık sporcu ücretleri var, iyileşme olarak evet 119 zarardan 79 kara geldik. Birinci çeyreğini 10 yıllığında da 79.6 milyonla son 10 yılın tek birinci çeyrek karı. Sportif A.Ş. konsolide bu. TV yayıncılığının mağazacılığa bağlı bir kuruluş olduğu Mağazacılık ve Gayrimenkulün de Sportif’e bağlı olduğu tüm şirketleri kapsayan rakamlar bunlar. Toplam 4 şirket var. Bir de kriterlerimizi hatırlayalım. Bizim üç tane kriterimiz var. Biri kendi bünyemizde yapmış olduğumuz bütçelerimiz, biz buna Galatasaray kriterleri diyelim. Bununla ilgili durumumuz nedir? Sporcu ücretleriyle ilgili yapmış olduğumuz bütçelerde bir bütçe aşımı söz konusu. Bir de biliyorsunuz Şampiyonlar Ligi'nde ve Ligde aldığımız şanssız neticelerden dolayı performans birimlerimizin bütçelediğimiz rakam kadar elde edemediğimiz için orada bir bütçe açığımız söz konusu.”

“Bu bütçe açıklarımızı da kendi bünyemizde gidermek için geliri arttırıcı birtakım tedbirlerle bunları minimize etmeye çalışıyoruz. UEFA kriterleri, biliyorsunuz kriterlere başladığımız ilk yıl 50 milyon zarar kriterimiz vardı 49 milyon açıkladık, ikinci 20 milyon zarar kriterimiz vardı 14 milyon Euro kar açıkladık. Üçüncü sene yani 31 Mayıs 2020’de tamamlayacağımız sezonda bizim 10 milyon Euro zarar kriterimiz var. İnşallah zarar etmeden kar kapatmak için mücadelemizi veriyoruz. Dolayısıyla UEFA ile ilişkilerimizin gayet sağlıklı bir şekilde ilerlediğini söyleyebiliyoruz. Üçüncü kriterimiz nedir? Bu kamuoyuna mal olan TFF Kriterleri, TFF Talimatnamesi. TFF kriterleri tüm kulüplerin gelir tablosu ve bilançolarında çok detaylı, karmaşık hesaplarla çıkarılan kriterler. Biz bunlara vakıfız tabii sizleri bu detaylarla yormak istemiyorum. Kulübümüz için belirlenmiş olan kriterlere uygun bütçelerimizi çalıştık, bu bütçelerimize uygun stratejilerimizi belirledik. Buna bir zaman ayırdık, emek ayırdık, enerji ayırdık, oyun başladı ve maçın ortasında kural değişti. Biz bu talimatnameye harfiyen uyduk. İlk yıl öngörülen sapma oranının %30’dan %40’a çıkarılmasının bizimle hiçbir alakası yok. Bu bizim için değil, uymayanlar için yapılmış bir uygulama. Bizim böyle bir talebimiz hiçbir zaman olmadı bunun bilinmesini istiyoruz. Tabii biz bu kriterlerin değişken kriterler olduğunu sezon başında, sezon ortasında, sezon sonunda, istenilen her an değişebileceğini de anlamış olduk. Özetle TFF'nin bu değişken kriterlerine değişmemiş haliyle uyum gösterdiğimizi söyleyerek Sportif A.Ş. sunumumu sonlandırıyorum.”

“Derneğimizin altında faaliyet gösteren spor okulları, amatör şubeler, merkez ve tesislerin ilk 9 aylık sizler tarafından onaylanmış bütçe gerçekleşen rakamlarını açıklıyorum. 214.9 milyon zarar olarak bütçelediğimiz ilk 9 ayı 193 milyon zararla kapatarak ilk 9 ayın bütçe uygunluğu bakımından başarılı bir 9 ay geçirdiğimizi söyleyebiliyoruz. 104 milyon gelir bütçelemişiz 109 milyon yapmışız, 92 milyon gider bütçelemişiz 87 milyon yapmışız. 11.8 milyon gelir gider arasında fark bütçelemişiz, 21.5 milyon gelir gider arasında farkla kapatarak başarılı bir 9 ayı geride bıraktık. Tablodaki alt taraf geçmiş tüm yönetimlerin paydaş olduğu geçmişten gelen birtakım sözleşme ve yükümlülüklerimizden dolayı ödemekle yükümlü olduğumuz tutarlar ve birtakım faiz giderlerimiz. 43.7 milyonun içinde 29 milyon lira Derneğin Sportif’e ödediği 2012 yılında imzalanmış hasılat stat doluluk paylaşımından dolayı bir tutar ödüyoruz, bunu devamlı ödüyoruz her ay. 49 milyonun 35 milyon lirası, Riva ve Florya'yı 508 milyon liraya arsa bedeli olarak Emlak Konut’a devrettik, biz değil bizden önceki yönetim. Bu para o gün, o tarihte gelirleri 5 taksit olarak biz Emlak Konut tarafından ödenecek olan gelirleri Deniz Faktoring'e temlik edildi. Bu 508 milyon lira kırıldı %32 bir faizle 167 milyon lira Galatasaray Derneği bir faiz borçlandı. 341 milyon lirayı nakit olarak alındı ve o dönemde harcandı. Bu 167 milyon lira gibi biz hala ayda 3.8 milyon lira olarak ödüyoruz ve 20 Eylül’de bitiyor bu taksitler. Bu 3.8’in yaklaşık 9 aylık maliyeti o 49 milyon liranın içinde. 35 milyon lira. 9.5 milyon ekonomide kur çalkalanmasından kaynaklanan, bir alttaki 108 milyon da malum konumuz Derneğimizin Sportif A.Ş’ye borcundan dolayı ödemekle mükellef olduğu adatlar. 214 milyon lira toplamı o niye 93 milyona düşüyor? Biz faaliyetimizde 21.5 milyon kar ediyoruz 214’ten onu düşüyoruz hafifletiyoruz bu yükü 193’e düşüyor. Yalnız bu 214 milyonun yaklaşık 119 milyon lirası grup içi hareket yani bir cebimizden bir cebimize gidiyor. Bunun 65 milyonu grup dışına yapılmış bir gider. 19.3 milyon zarardan 21.5 milyon bir kara ulaştık yani geçen yılla karşılaştırmalı çok iyi bir performans diyebiliriz. Bu 9 aylık bağımsız denetiminden geçmiş, imzalanmış. Biz 10 aylığı da görüyoruz 11 aylığı da görüyoruz. Bugün 18’i. Biz geçen yılın bütçe rakamlarını kapattık. Biz artık her ay bir ay önceki ayın bütçe rakamlarını önümüzde görebiliyoruz. Buna katkısı olan Genel sekreterimize, mali işlerimize, bütçe departmanımıza, muhasebemize ve tüm profesyonellerimize, şubelerimize herkese teşekkür etmek istiyorum çok önemli bir kazanım. Çünkü biz bu sayede mali disiplini sağlıyoruz.”

“21.5 milyon Ekim sonunda 27 milyona yükseliyor, Kasım sonunda 25 milyona düşüyor ama bir ayımız kalıyor Aralık, onunla da 20 milyonun üzerinde bir karla kapanacağını öngörüyoruz. Hiçbir bahane yok, kur farkı o geldi bu gitti yok, şimdi buradaki kar ufak da olsa bizim için neden önemli? Bahsettiğim yükümüzü zarar ettiğimiz takdirde arttırmadığı için bu kar kadar azalttığı için önemli ve kıymetli, ikincisi biz 10 yıldır ilk defa bu kadar görüyoruz. Sizlerin bunun olabileceğini görmeniz ve inanmamız, bizden ve bizden sonraki yönetimlerden de artık bunu talep etmeniz için kıymetli. Biz tabii bu kararlılığımızın ne pahasına olursa olsun sürdürmek zorundayız ama bizi bekleyen çok önemli bir tehlike var. Çok güncel bir konuyla ilgili ama önemli bir konuyla ilgili bilgilendirme yapmak istiyorum yeni vergi yasası 1 Kasım itibarıyla kanunlaştı. Bana göre de Galatasaray’ın gerçek gündemi bu konular. Bu 500 milyonun üzerindeki tüm sporcuları kapsıyor. Oyuncumuza 100 lira net cebine bir anlaşma yaptığınız takdirde bizim cebimizden çıkan tutar net 117 lira. Sporcu devlete herhangi bir beyanname vermiyordu yani ödediği sıfırdı. Biz ne yapıyorduk? Bu 117 lira brüt üzerinden %15 stopaja tabidik. Biz bunu peşin yaptırdığımız takdirde bu 17 lirayı kendi özel bir hesabımıza otomatik olarak yatıyorduk ve biz bunu amatör şubelerimizde altyapılarımız da gelir olarak kullanabiliyorduk. Şimdi yeni yasa ne oldu? Sporcunun cebine 100 lira girecekmiş gibi anlaştık bizim cebimizden çıkacak tabii kuruşları var bunu anlaşılır olsun diye böyle yazdık. Cebimizden çıkacak brüt tutarı 166 lira. Sporcu beyanname veriyor bunu %20’sini 33 lirasını devlete vergi ödeyecek. Bizim de %15’lik stopajımız bu 166 lira üzerinden %27’ye yükseldi. Biz de %27 stopaj vereceğiz bunu peşin ödememiz kaydıyla bu para Bakanlığın bizim özel değil, Bakanlığın bir hesabına yatacak. Bakanlık uygun gördüğü takdirde bize bu paraları ve uygun gördüğü tutarlarda kullandırabilecek. Dolayısıyla burada şöyle bir durum doğuyor, diyelim ki biz bu 166 lirayı yatırdık. 33’ünü bakanlık bize aldı verdi, bizim minimum eski ile karşılaştırmalı maliyetimiz %33, belki %35, belki %40, belki %50 bilmiyoruz. Burada daha da önemlisi gözden kaçan bir şey var. Galatasaray eksi nakit akış giden bir kulüp olduğu için vergilerini hiçbir zaman peşin ödemiyor bunlar 12 aylık taksitler yapıyordu, o taksitlerini ödemekte dahi zorlanıyorlar. Biz çok büyük fedakârlık ve zorluklarla bu 117 lirayı peşin yatırıyorduk, çünkü şartı o. 17 lirayı kendi hesabımıza alıp amatörlere gelir aratıyorduk, bu zaten bizim için zaten başarılması çok çok çok zor bir şeydi. 117 lira yatırırken zorlanırken 166 lirayı peşin yaptırmamız gibi bir şey söz konusu değil, esas sıkıntı burada. 1 Kasım itibarıyla bu yasa kanunlaştı. 1 Kasım itibarıyla yapılan tüm sözleşmeler tüm sporcu sözleşmeleri bu yeni yasaya tabi. Eskiler eskisi gibi devam ediyor, dolayısıyla eski sözleşmelerimiz açıkçası şu anda çok kıymetli.”

“Değerli Galatasaraylılar bir türlü mali hesap yılımızı değiştiremedik. Sportif sezonluk Haziran’da başlıyor Mayıs’ta bitiyor. Derneğimizin de sezonu Haziran’da başlıyor Mayıs’ta bitiyor ama mali hesap yılı 1 Ocak - 31 Aralık. Bizim sezonumuz devam ederken bizim mali yılımız buradan yirmi gün sonra bitiyor. Nasıl bir işse sezonumuz devam ediyor, harcamalarımız devam ediyor ama sizin bize ve onayladığınız bütçe 31 Aralık'ta bitiyor. Biz şimdi masamızda bu bütçeleri çalışırken hem 12 aylık çalışıyoruz. Hem belki yolda bu olur da mali hesap yılımızı değiştirirsek diye 18 aylık çalışıyoruz. Yani değişirse Haziran - Mayıs'a dönelim diye iki bütçe çalışıyoruz ama biz bunu geçen yılda da yaptık işe yaramadı. Umarım bunu yapacağız, başaracağız. 2020’nin bütçelerine çalışıyoruz ve açıkçası masamızda yangın var. Neden?  Biraz önce çıplak gelir gider farkını gösterdik ve aşağı yukarı 25 milyon kar diyelim. Biz bu yeni vergi yasasını hiç değiştirmeden siz bir simülasyon olarak mevcut yaşadığımız yılı alıp koyduğumuzda zarara dönüyoruz. Şimdi değerli Galatasaraylılar herkes diyor ki dahası bir şey olmaz böyle geldi böyle gider bunları da yaparız ederiz. Artık öyle bir dünya yok. Bakın siyasetin ekonomiyi belirlediği bir dünyada ekonominin siyaseti belirlediği bir dünyaya geçtik. Eğer biz ekonomik olarak başarılı olamazsak özgürlüğümüzü de kaybederiz, varlığımız da tartışılır bir hale gelir. Dolayısıyla faaliyetimizdeki kararlılığımızdan vazgeçemeyiz, sürdürmek zorundayız. Bundan taviz verip kimse bizden zarar bütçe yapmamızı beklemesin. Bizim bir tablomuz var bizim yönetimimiz bunu çıkarıyor. Biz bu sezon 21.9 milyon net çıplak gelir gider farkımız dedik. Oradaki bir 33 milyon doların aşağı yukarı bugünkü parayla 200 milyon TL zarar. Toplam 10 yılın zararı 200 milyon dolar. Şimdi deniyor ki siz de hep aynı tabloyu çıkarıyorsunuz. Biz görmeyenlerin görmesi, görenlerin de bir daha görmesi için bu tabloyu çıkarıyoruz çıkarmaya devam edeceğiz. Bakın bu kulüp 10 yıl boyunca bizim sizin verdiğiniz onaylarla zarar etti. 200 milyon dolar inanılmaz bir tablo. Artık kimse bizden Galatasaray’a bu fenalığı yapmamızı beklemesin. Bakın son 5 yılda 4 kez revize bütçeye gitmişiz 4 kez. Biz bu sene gitmedik çünkü gerçekçi bütçe yaptık. Bakın biz yaptığımız bütçelere kendimiz inanmazsak kimseyi inandıramayız. Biz bu bütçelere gece gündüz çalışıyoruz. Bu rakamlara bizler inanıyoruz. Profesyoneller inanıyor, şubeler inanıyor ve biz o sayede mali disiplini sağlıyoruz. Şöyle de bir avantajımız var bunlar artık gerçek rakamlar olduğu için eskiden bakıp inanmıyorduk, bunlara bakarak artık Galatasarayımızın geleceğiyle ilgili doğru kararlar alabiliriz. Sportif de zarar ediyor deniyor. Sportif şu anda kar ediyor esas faaliyetinde kar ediyor, finansman giderlerini de ödemeyi başarım en altta da net kar ediyor. Zarar etse onu da söyleyeceğim. Sportif'le ilgili ne dedim? Dedim ki bizim Galatasaray kriterlerimiz var sporcu ücretlerimiz de bütçe aşımız var dedim itiraf ediyorum. Aldığımız neticelerden dolayı performans bütçemizde açık var bunları kapatmamız lazım söylüyor. Dernekteki vahim durum orada yok. Galatasaray en ağır ekonomik krizden geçerken bu yıl hasılat rekorunu kırdı. 1 milyar 87 milyon tüm zamanların en yüksek hasılatı. Bizim dernekteki gelir gider farkındaki kar nedir 20 milyon. Benim ihtiyacım var o gelire. Ben o aşağıdaki 214 milyon giderimi sıfırlamak için zarardan kurtulmak için kullanırım, harcamak için kullanmam. Dolayısıyla olmayan bir geliri de yazmamızı bütçe yaparken kimse bizden beklemesin. Galatasaray’ın kartlarını yeniden dağıtmasının zamanı gelmiştir. Kamu yararına bir kurum olsanız dahi arka arkaya bu kadar ağır zararlarla yaşamanız mümkün değil. Hangi yönetime denk geliyorsa şube kapatan yönetim diye camia ayağa kalkacak veya bütçeleri sıfırlanacak faaliyetleri gene bütün camia ayağa kalkacak. Peki ne yapacağız? Şunu yapacağız, özümüze, kuruluş ilkelerimize döneceğiz ve Ali Sami Yen'in bize emrettiği altyapımıza, sporcu yetiştirme hedefimize kilitleneceğiz, başarıyı satın almayacağız başarıyı üreteceğiz. Değerli Galatasaraylılar şu anda tüm şubelerimiz bizi dinliyor hepsi başarıya endeksli ve en iyi neticeleri almak için mücadele ediyorlar. Biz onların hepsiyle gurur duyuyoruz. Ancak son anlattığın vergi yasası ve bu tablolar neticesinde kimse bizden artık zarar bütçe beklemesin. Bunu yapmaya bunu Galatasaray'a yapmaya ne bizim ne bizden sonraki yönetimlerin hakkı yoktur. Tabii bu kararlar tüm camianın bu kararlarla ilgili sorumluluk alması gerekiyor.”

"Son olarak, bağımsız denetimden geçmiş, konsolide, 9 aylık mali raporlarımızı sunuyorum. İlk olarak bilanço verilerine bakalım: Net borçluluk ve net işletme sermayesi sayılarına bakalım. Net borçluluktan kastımız, Galatasaray ve bağlı tüm kuruluşlarının borç miktarını içeriyor. Yani kaçak yok. Net borçluluğumuzu tüm finansal borçlarımızdan kasamızdaki parayı düşerek hesaplıyoruz. Kısa ve uzun vadeli finansal borçlarımızın toplamı burada ara toplamı oluşturuyor ancak biz ticari piyasa borcumuz olarak alınan ama uzun süredir ödenmeyen miktarları da finansal borca dönüşeceklerini öngörerek, şeffaflık ilkesi gereği, bunları da net borçluluk miktarımıza ekledik. Başkan Mustafa Cengiz'in mazbatayı aldığı ilk tarihten geçen yılki ilk 9 aylık döneme ve bu yıl 2019 Eylül ayına kadar karşılaştırma için üç dönem belirledik. Birinci dönemde net borçluluk 1.3 milyar, ikincide 1.4 milyara, üçüncüde ise 1.5 milyara çıkmış. Bu tabii TL bazında bir artış. Ama bir de bardağın dolu tarafından bakmak istiyorum. Sonuçta bu bir bilanço verisi, zamanı belli bir noktada durduruyor ve bunları gösteriyor. Bu tarihler itibarıyla bunlar TL tutarlar ve o zamanki TL'yle şu anki TL'nin değerinin aynı olması mümkün değil. Biz bunları hesapladık, göreceli olarak enflasyon hesabına bakarak değerlendirdiğimizde net borçluluğumuzda bir azalma var. Bunu da nereden görüyoruz? Borcumuz döviz bazında 289 milyon Euro'dan 253 milyon Euro'ya gerilemiş. Bu rakamın içinde 250 milyon TL nakit, yapılandırmaya konu olan, bir borçlanma yaptık. Ne şartıyla bunu yaptık? Vadesi geçmiş borçlarımızı kapatmak şartıyla bunu yaptık. Yani bilançomuzda pasifte bulunan banka borcumuz 250 milyon TL arttı, aynı tarafta bulunan vadesi geçmiş 250 milyon TL'lik vadesi geçmiş piyasa borçlarımız düştü. Toplam borçluluğumuzda bir artma yok. Ama 250 milyon TL bu tablonun içinde, net borçluluğumuz bu şekilde oluştu. Vadesi geçmiş borçlardan kastımız nedir? Biz daha Johan Elmander'in menajerinin, Lukas Podolski'nin menajerinin, Lorik Cana'nın menajerinin parasını yeni ödedik. Bu oyuncular bildiğim kadarıyla futbolu bıraktı."

"Net işletme sermayemiz de hem TL olarak hem Euro olarak 50.8 milyondan 33.2 milyon Euro açığa gerileyerek iyiye doğru gidiyor. Gelir tablomuzda ise geçen yılın ilk 9 ayına göre 564.5 milyon TL'lik net zarardan bu 9 ayı 148.8 milyon TL zarara gelmişiz. Konsolide zararımızda 415 milyon TL'lik bir iyileşme var ama hala zarardayız. Enflasyona göre yaptığımız hesaba göre 10 yıllık bir çerçevede en iyi üçüncü mali performansı göstermişiz. Tabii ki kulüp olarak ettiğimiz her zarar bizim öz kaynağımızı eksiye düşürüyor. Bugün itibarıyla Galatasaray Spor Kulübü'nün eksi öz kaynağı 804 milyon TL'ye ulaşmış durumda. Bu bizim için sürdürebilir değildir."

"Mali raporları gizlemek için geç açıklamadığımız ya da ulaştırdığımız ithamı da gerçekçi değil. Biz şeffaflık ilkesine uygun olarak düzenli şekilde mali tablolarımızı sunuyoruz, hatta daha açıklanmayan ama geleceğe yönelik rakamları dahi 'Açığımız var' diyerek, belki de daha önce görülmemiş şekilde sizlerle paylaşıyoruz. Bu konudaki ithamları kabul etmediğimi de belirtmek istiyorum. Kamu yararına çalışan bir kurum olsanız dahi üst üste yıllarda zarar ediyorsanız bağımsız denetim kuruluşu işletmenin sürekliliğiyle ilgili endişe duyduğunu raporunda not eder. Bu konuda ben de endişe duyuyorum, siz de duymalısınız. Ama bu not bizim faaliyet raporlarımızda 2012'den bu yana var. Dernek için de 2014'den bu yana var. Yani bu not yedi yıldır yazıyor. Gündeme getirildiği için teşekkür ediyorum esasında, bu sayede bunu hatırlatma şansı bulduk."

"Son olarak rakamlarını verdiğim bu tabloyla ilgili düşüncelerimi söyleyip sunumumu tamamlayacağım: Bu tabloda dikkat çeken bir kısım, bizim esas faaliyetimiz. Yani faaliyetlerde bizim finansal yükümüzün bir gideri yok. Aşağıdaki bölümde ise finansal giderlerimiz var, bankalara ödediğimiz kredi faizleri ve kur farkları var. Bu tabloya göre Galatasaray Spor Kulübü esas faaliyetinde ilk defa kar etti. Sonrasında ise aşağıdaki mali yükten dolayı zarara düştü çünkü yukarıdan edilen kar, aşağıdaki borçları ödemeye yetmiyor. Biz kulübü bugün kurmuş olsak kar edebilirdik. Öz kaynağımız da şu an eksiye gitmek yerine esas faaliyetimizden gelen gelirle artıya gidebilirdi."

"Yine esas faaliyetimize bakın. Önceki Galatasaray yönetimleri için bir klişe vardır, mali anlamda bir enkaz devraldık denir. Kastedilen enkaz ise borçlardır. Yani aşağıdaki bölümdeki finansal giderler. Biz o enkazı sıfırladık diyelim ama biz o dönemlerde zaten esas faaliyetimizde zarar etmişiz. O enkazın üzerine daha da fazla bir enkaz yükü bindirerek bir sonraki yönetime devretmişsin. Dolayısıyla yönetimlerin asıl başarı kriterleri, kendi esas faaliyetlerinde kar etmek olmalı. Bütçelerini buna göre yapmak olmalı."

"Finansal giderler tarafında bizim için iki ana yük kur farkı ve faizler. Bankalara olan finansal borçlarımızdan kaynaklı ödemekle yükümlü olduğumuz faizler. Yani burada yalnızca gelir-gider var, kredilerin ana paraları ise bilançoda. Burada yalnızca o kredilerin faiz giderleri ve kur farkları var. Biz burayla ilgili de çok yoğun bir çalışma içerisindeyiz, çünkü bizi zarara uğratan esas faaliyetimiz değil ki. Bizi zarara atan ise bu kısım. Eğer yapılandırmayı tamamlayabilirsek, ki daha tamamlayamadık ve bunun nedeni başka bir konu, Galatasaray'ın kur riski kalmayacak. Bunu tamamlayabilirsek geçen yıl 303 milyon TL olan finansman giderinin bunun 157.7 milyon TL'lik kur farkı zararından kurtulacağız. Sadece kur farkından, yani bir para biriminin oynamasından ettiğimiz zararı sıfırlayabileceğiz. İkincisi, %30 bandında olan kredi faiz giderlerimizi %15 bandına indirebileceğiz. Bunun için mücadele ediyoruz. Üçüncüsü, eskiden Galatasaray ne şartla olursa olsun, yeter ki para gelsin diyerek her türlü anlaşmaya imzayı atmış. Galatasaray artık her önüne geleni imzalayan bir konu değildir. Bizim esasında Emlak Konut'la anlaşmamız açıklandığından 10 gün önce bitmişti. Biz 10 gün boyunca sadece %2'lik bir faiz pazarlığı sebebiyle imzalamadık. Başkanımız Mustafa Cengiz son derece dik bir duruş gösterdi. Neticesinde istediğimizi aldık. Bunun Galatasaray'a önümüzdeki yıllar itibarıyla getirdiği kazanç 50 milyon TL ve üzerinde bir tutar. Belki bize nasip olmayacak. Bizden sonraki yönetimlerin kazancı olacak ama Galatasaray artık böyle bir duruş göstermek zorunda. Artık Galatasaray 'Bana ver de ne şartla verirsen ver' diyerek önüne uzatılanı imzalayan bir kulüp değildir. Olmamalıdır. Hepinize beni dinlediğiniz için teşekkür ediyor, saygılarımı sunuyorum."