27 Şubat 2024 Salı 14:30
Başkan Dursun Aydın Özbek'ten gündeme dair açıklamalar

Galatasaray Spor Kulübü Başkanı Dursun Aydın Özbek, Bilyoner ile birlikte gerçekleştirdiğimiz sponsorluk anlaşması imza töreninde basın mensuplarından gelen sorulara yanıt verdi.
Başkan Dursun Aydın Özbek’in açıklamalarının satır başları şu şekilde:
Değerli Galatasaraylılar. Gerçekten ifade ettiğiniz gibi bizim yönetime gelmemizden evvelki dönemde Galatasaray, özellikle futbol takımı ligde istenen başarıyı sağlayamamıştı. Dolayısıyla böyle bir takımı devraldık. Devraldıktan sonra birinci sene şampiyon olduk; fakat kabul edilmesi lazım ki sponsorluklarda başarı birbirine paralel gidiyor. Başarılıysanız yanınızda sponsor desteği büyüyor. Onun için geçtiğimiz seneki sponsorluk rakamıyla bu sene elde ettiğimiz sponsorluk rakamı birbirinden çok farklı; çünkü geçtiğimiz sene kimse ne rakiplerimiz ne de camiamız bu derece başarıya başarıyı beklemiyordu. Galatasaray Futbol Takımı son derece başarılı oldu ve şampiyon oldu. Şampiyonlukla beraber ve çalışmalarımızla sponsorluk lerimizde bugüne kadar Galatasaray tarihindeki en üst seviyeye ulaştı. 50 milyon Euro hedefimizi geçtik. Sponsorluklardan sorumlu başkan yardımcımız Niyazi Yelkencioğlu’na verdiği emeklerden dolayı teşekkür ediyorum. Gerçekten buna ihtiyacımız vardı.
“NAKLEN YAYIN GELİRLERİ ÇOK DÜŞÜK”
Bankalar Birliği anlaşmasında ödemesiz olan 3 yıllık dönem geride kaldı. 22 Haziran'dan itibaren geçmişten gelen faiz ödemeleri ve anapara ödemeleri artık ödenmeye başlıyor. Bütün gelirlerimizin %50'si Bankalar Birliği Konsorsiyumu tarafından bloke ediliyor. Yani bu şu demek: Siz Galatasaray Spor Kulübü'nün bütün faaliyetlerini, futbol takımını ve diğer amatör şubeleri, bir sürü olayı finanse edebilmek için hazırladığınız bütçenin iki mislini ortaya getirmeniz lazım.
Bu yüzden sponsorluk gelirlerimize en üst seviyeye getirmeye mecburduk; çünkü en önemlilerimizden birisi olan naklen yayın gelirleri. Maalesef çok alt seviyede kaldı. 500 milyon dolarla başlayan naklen yayın ihalesi bugün 80 milyon $ seviyesine kadar inmiştir. Bundan herkes şikayetçi. Yeni bir yayın ihalesine giriyoruz. Orada da rakamlar çok yüksek değil. Dolayısıyla sizin kulübü yönetmek için faaliyet dışındaki bazı yerlerde ihtiyacınız var. İhtiyacınızın iki mislini üretmek zorundasınız. O zaman da faaliyet dışı alanlara yöneliyorsunuz. Galatasaray bunda son derece büyük başarı elde etmiştir. Ürettiği gayrimenkul projeleri ile de önümüzdeki yıllardaki kulüp üretimine de büyük fayda sağlayacaktır. Projelerimizi zaten daha önce açıklamıştık yakında da bu projelerin gelişmesi ile ilgili çok güzel haberleri Galatasaray camiası ile paylaşacağız.
“TÜRK FUTBOLUNUN HEDEFLERİNE ULAŞMASI İÇİN FEDERASYONDA YENİDEN YAPILANMA LAZIM”
Biz yeni seçilmiş bir federasyonun desteklenmesi gerektiğini daha önceki konuşmalarda ifade ettim. Öyle bir dönemde bu ifadeyi kullandım. Zaten federasyonun yapmış olduğu uygulama çerçevesinde, Kulüpler Birliği Vakfı'nın üyelerinin çoğunluğu tarafından artık devam etmemesi gerektiği düşünüldü. Bu dönemde biz federasyona bir süre daha verilmesi gerektiği düşüncesiyle hep arkasında durduk; fakat son zamanlardaki hızlı gelişmelerle olaylar öyle bir seviyeye geldi ki artık Galatasaray'a göre bu federasyonun bundan sonraki dönemde Türk sporuna fayda getirmeyeceği kanaatine ulaştık. Avrupa'da ve dünyada Türk futbolu için hedefler koymuştuk. Galatasaray'ın ve diğer rakip kulüplerine hedefleri olduğu gibi Türk futbolunun da hedefleri vardır. Bizim inancımız bugün itibarıyla artık Türkiye Futbol Federasyonu'nun bu hedeflere bizi götürebileceği kanısında değiliz. Onun için de yapılması gereken en önemli şey taze kuvvet, bir yenilenme, yeniden yapılanma ve Türk futboluna daha kıymetli hizmetler verebilecek bir yönetimin gelmesi. Bu düşüncemizin arkasındayız.
“ŞANLIURFA TFF’NİN TERCİHİ, ONLARA SORUN”
TFF Süper Kupa Finali’nde yetersizlik sebebiyle yarı otomatik VAR sisteminin kullanılamayacağı konusu ile ilgili gelen soruya şöyle yanıt verildi:
VAR’ın Türk futboluna gelmesiyle beraber bazı tartışmaları bitirmesi hedefleniyordu. Bunda büyük ölçüde bence muvaffak olmuştur; ama hala uygulamalarda, VAR’ı yöneten kişilerde tereddütler var. Sadece büyük kulüplerin değil, diğer kulüplerin de maçlarındaki pozisyonlarda büyük hatalar olduğu kanaatindeyim ve kişisel bazı davranış biçimleri çerçevesinde VAR’ın faydasını da ortadan kaldırdığını düşünüyorum. Onun için daha önceki koyduğumuz bildiride de bugün de ifade ettiğim şekliyle biz artık bir yenilenmeyi düşünmemiz lazım. Yenilenmeyi yönetim açısından düşünmemiz lazım; çünkü bu spekülasyonlar, bu tartışmalar artık öyle seviyeye geldi ki hiçbir kulüp memnun değil. Hiçbir kulüp ne uygulamadan ne hakem tayininden, yani hiçbir şeyden memnun değil. Onun için bunun artık bu tartışmaların daha büyük boyuta gelmesini engellemek lazım. Bunun için de yenilenmeye ihtiyaç var. Şanlıurfa'daki sahanın otomatik VAR sistemine uygun sistemine uygun olmadığı konusu gündemde. Federasyonun seçimidir. Federasyon bunu görmedi mi, düşünmedi mi bilemiyorum. Aslında bu sorunun muhatabı Türkiye Futbol Federasyonu yetkilileri olması lazım. Onların bu soruyu cevaplaması lazım.
“BEŞİNCİ YILDIZI TAKMAK İSTİYORUZ”
Seçim konusunda adaylığı sorulan Başkan Dursun Aydın Özbek, şu yanıtı verdi:
Değerli arkadaşlar Galatasaray'ı Spor Kulübü'nün ben anadan doğma Galatasaraylı bir ailenin ferdi, Galatasaray'ın sadece yönetimlerinde değil spor kulübünün yönetiminde değil bir Galatasaraylı olarak, Galatasaray'ın her konumunda, her yerde, lisesinde, üniversitesinde, diğer kurumlarında her yerde talep edildiği zaman ihtiyaç duyulduğu zaman görev aldım. Onun için Galatasaray Spor Kulübü, Dursun Özbek başkanlığındaki yönetime ihtiyaç duyuyorsa hiçbir zaman bu görevden kaçmam. 2024 Mayıs'ta giderken seçime giderken çok önemli bir dönem geçiriyoruz. Şu andaki şampiyonluk yarışı kafa kafaya gidiyor. Hedefimiz bu sene şampiyon olmak; hatta 2024'ten sonraki dönemde de şampiyon olmak hedefimiz var. Galatasaray olarak beşinci yıldızı bir an evvel takmak istiyoruz. Bu çerçevede önümüzdeki 2-3 aylık dönemde öyle seçim polemikleri ile bu yarışın etkilenmemesini düşünüyorum; ama bu kaçamak bir cevap olarak düşünmeyin.”
“MERMER GİBİ BİR ARADA, SAĞLAM OLMAMIZ LAZIM”
Biz mermer kadar bir arada sağlam bir kenetlenmiş olarak bu sezonu götürmek zorundayız. Onun için seçimin elbette konuşulacak tarih dönemi vardır; o geldiği zamanda görüşlerimizi fikirlerimizi ortaya koyarız; ama şu anda Galatasaray sportif manada çok önemli bir yarışın içinde. Bu yarışın etkilenmemesi lazım. Bütün camiaya sesleniyorum. Buradaki birlik ve beraberlik ve konsantrasyon camia içinde çok önemli. Kenetlenmenin sadece yönetim kurulu çerçevesinde değil, bütün camia bünyesinde de olması bizi başarıya götürecek en önemli unsurdur.
“BİR KOALİSYONA KARŞI SAVAŞIYORUZ”
Galatasaray Spor Kulübü bir çok cephede savaşıyor. Verdiği bu savaş futbol yarışındaki gelinen duruma baktığımız zaman, bir koalisyona karşı savaş. Bir koalisyona karşı yarışmayı sürdürüyor. Bunun mevcudiyedini herkes görüyor, herkes biliyor. İsim açıklamaya gerek yok. Bütün Galatasaraylıların bunu görmesini istiyorum. Aynı abilerimiz Çanakkale'de Kafkaslar’da vatan uğruna şehit düştükleri dönem gibi bir koalisyon var. Bir koalisyon güçleri var. Onlara karşı şu anda Galatasaray sporcusu ve yönetimi bir mücadele vermektedir. Burada Galatasaray camiasının bunu görmesi ve bizi desteklemesi bu mücadelede bizimle beraber tek yumruk halinde bize destek olması gerektiğini düşünüyorum. Onlardan bunu rica ediyorum.
ICARDI’YE VERİLEN CEZA….
Tartışılması gereken husus bence şu. Düşünün ki biz dün akşam saatlerinde bir maça çıkacağız. Icardi tedbirsiz sevk edildiği için oynamak durumunda. Taktik çalışma buna göre yapılıyor. Takım buna göre hazırlanıyor ve buna göre konsantre oluyor. Otobüse biniyor. Sahaya maç oynamak üzere sahaya geliyorlar. Otobüsle Icardi’nin sevk edildiği cezaya bağlı olarak bir maç ceza aldığını öğreniyorsun. Yahu böyle bir şey olabilir mi? Bir takım müsabakaya hazırlanırken mevcut şartlar bu kadar kısa süre içinde değişip ve maç oynanacak. Stada geldiğiniz zaman 11'i değiştirmek zorunda kalacağınız bir durum olabilir mi? Bu kadar kısa süre içinde bir ceza verip yani sen tedbirsiz sevk etmişin. Bunun bir süreci var. Normal sürecinin dışına çıkıyorsun. Hemen cezayı da yapıştırıyorsun. Takım antrenman bölgesinden çıktığı zaman farklı bir takım var, stada geldiği zaman farklı bir takım. Esastan tartışılması gereken konu. Icardi, öyle mi yaptı, böyle mi yaptı, orada montaj mı var, bunları ben ana konudan uzaklaştırdığını düşünüyorum. Elbette ki Icardi’ye verilen cezayı haksız buluyoruz. Benzer uygulamalar geçmişte yapılmış, yakın tarihte para cezasıyla savuşturulmuş. Burada Icardi’ye bir ceza verdiler.
“BÜTÜNLEŞMEK ZORUNDAYIZ”
7 düvele karşı mücadele ediyoruz derken bahsettiğim konulardan bir tanesi buydu; ama hiç kimse şüphe duymasın bu mücadeleden Galatasaray galip çıkacaktır. Aynı demin verdiğim örnekteki gibi Kurtuluş Savaşımızda Türk milletinin yanında Galatasaraylı abilerimizin verdiği savaş gibi… O gün de Türk milleti bir birlik ve beraberlik sergilemiştir ve zafere götüren yol oradadır. Ben çok önemsiyorum. Bugün de Galatasaray camiasıyla bütünleşmek, yönetimiyle camiasıyla sporcusuyla bütünleşmek zorundadır. Birçok cephede savaşıyoruz bu savaşta da bu desteğe ihtiyacımız olduğunu düşünüyorum.
“BÜYÜKEKŞİ’NİN İHRACI DİSİPLİN KURULUNDA”
Bu konu Galatasaray yönetim kurulunun gündemine geldi. Bir üye kardeşimiz Mehmet Büyükekşi'in faaliyetleri doğrultusunda Galatasaray Spor Kulübü üyesi olması hasebiyle disipline sevk edilmesini istedi. Bizim tüzüğümüz gereği yönetim kurulları kendisine iletilen bu tip talepleri disiplin kuruluna sevk etmek zorundadır. Neticede kararı disiplin kurulu verecektir. Onun için yönetim görevini yapmıştır. Bundan sonraki konu disiplin kurulunun uhdesinde. Onun vereceği karara bütün sayıları saygı duyması gerekir.
“HEP İTİDAL TAVSİYE ETTİM”
Şimdi şunu yanlış anlaşılmaması lazım. Bir seçim dönemdeyiz. Seçim dönemiyle ilgili tansiyon zaten yeteri kadar oluyor. Buna ilaveten futbolda da gerilimi artırmak, belli bir seviyenin üzerine çıkarmak hususunda son derece dikkat ediyoruz. Elbetteki bunu yaparken Galatasaray'ın haklarının korunması, Galatasaray’a zarar verecek hususların karşısında durması konusunda hiçbir tereddüdümüz yok. Gerçeklerle uğraşıyoruz. Biz gerçeklerle hareket etmek durumundayız. Onun için rakiplerimizin gerçek dışı söylemlerine veyahutta Galatasaray'ı yıpratma çabalarına nezaket çerçevesinde cevap veriyoruz. Bu demek değildir ki biz bu seviyeyi sürekli devam ettireceğiz; ama şunu ifade etmekte yarar var. Bir konuda dikkatli olmamız lazım. Bugün toplumu germek, toplumu birbirine düşman edecek bir dil kullanmak son derece sakıncalı. Özellikle şu dönem için söylüyorum. Ben devamlı hem Galatasaray Spor Kulübü'nün taraftarlarına Galatasaray sevenlere hep itidal tavsiye ediyorum. Diğer taraftarlara da Türk futboluna fayda getirecek tartışmaları da her zaman yapalım ama toplumu birbirimize düşman edecek konu da yani itidali davranmamız konusunda tavsiyem var.
“BU ATEŞ ÜFLEYEREK SÖNMEZ, BUNU KAFANIZA YAZIN”
Şimdi bu söylemin yanlış anlaşılmaması lazım. Burada rakibimizin bize atfettiği konuların Galatasaray'la ilgili hiçbir tarafı olmadığı gibi, aynı daha önce de bir benzetme yapmıştım, Hacivatla Karagöz gibi böyle bir oyun sahneleniyor. Bir perde var. Perdede bir gün birisi çıkıyor, ötekisi çıkıyor. Aynı manada gerçek dışı, Galatasaray ile bağdaşmayacak birbirine yakıştırılmayacak konularda söylüyorlar söylüyorlar aşağı iniyorlar. Biz benzer şekilde söyleyemez miyiz? Elbette söyleriz buradan daha önceki konuşmalarımda da ifade ettim. Bir tuzağa düşmemek lazım. Bize bu söylemleri yakıştıran bu söylemleri gönderen rakip takımın bir proje olduğunu, özellikle başkanının bir proje olduğunu ifade etmiştim. Bunda hala ısrarlıyım. Bu proje olma hüviyetini hala sürdürüyorlar. Bir şey daha ifade etmiştim. Cinayet mahaline evvela katil gelir dedim. Bunu yorumlamanız lazım. Google'a girin. Kimseyi itham etmek istemiyorum; ama Google'da mesela baktığınız zaman ananas yazın, tespih yazın. Şike yazın, halı sahada dostluk maçları yazın, girin bakın karşınıza ne çıkıyor? Sanki bunlar yokmuş gibi, sanki bunları ben yapmışım gibi adamlar çıkıyorlar Hacivat Karagöz perdesinde bir sürü şeyler söylüyorlar. Bir ağabey tavsiyesi onlara. Hiç boşuna uğraşmayın; çünkü içinde bulunduğunuz ateş üfleyerek sönmez. Bunu kafanıza yazın!
“KASIMPAŞA MAÇINDA YAŞANANLARI UNUTTURMAYA ÇALIŞIYORLAR”
Bugün Galatasaray'ın bütün yapıp yaptıklarıyla Galatasaraylılardan daha çok Fenerbahçe Spor Kulübü'nün yönetimi ilgileniyor. Bizimle ilgili haberleri gerek trol hesaplarından gerekse kendi sosyal medya hesaplarından bu derece gündeme getirmelerini bir tek sebebi var, geçen hafta oynadıkları Kasımpaşa maçıyla ilgili gündemi değiştirmeye çalışıyorlar. Bunu sizin fark etmeniz lazım. Orada bir dedim ya bir koalisyona karşı Galatasaray şu anda savaşıyor. Bu koalisyonun etkilerini orada gördüm. Koalisyonun içinde Galatasaray'ın haricindeki futbol bileşenlerinin birçoğu var. Dolayısıyla bunu oradaki yaşanan rezilliği unutturabilmek için bugün Galatasaray'la ilgili konular gündeme getirilmek suretiyle gündemi değiştirme çabasından başka bir şey değil.
“BİZİ SÜREKLİ CEVAP VERMEK ZORUNDA BIRAKIYORLAR”
Ne alakası var 97'deki şampiyonun? O zaman bütün kronoloji yani kulüplerin kurulduğu tarihten bugüne kadar getirelim. Bakın neler ortaya çıkıyor. Bunun incelenmesinde Galatasaray her zaman olduğu gibi en başarılı kulüp, Türkiye'nin en önemli spor kulübü olarak öne çıkacaktır; ama içinden cımbızlı 97'de şu oldu… Peki 1908’de ne oldu, 2001'de ne oldu? Böyle saçma bir şey olabilir mi? Herkesin kendi önüne bakması lazım. Bizim için en önemli olan ülkemizin mutluluğu, ülkemizin birlik ve beraberliği. Bu konuda son derece ısrarlıyız. Daha önce benzer çağrıları yaptım, gene aynı çağrıyı bütün rakiplerimize yapıyorum. Saha içinde kalalım. Sürekli kaşıyarak, sürekli bizi cevap vermek durumunda bırakarak böyle bir platforma çekmemiz Türk futbolunu son derece kötü sonuçlara götürüyor.
Tekraren söylüyorum, demin ifade ettim Google'da tarayın bakın neler çıkıyor. Tartışmamızın konusu bu olmaması lazım. Maalesef bizi bu yöne çekiyorlar. Türk futboluna fayda getirmeyecek, sadece toplumu gerecek, birbirine karşı düşman olması tetikleyecek konuları sürekli kaşıya kaşıya kaşıya gündeme getiriyorlar. Bir defa daha söylüyorum. Bu ateş üfleyerek sönmez! Herkes aklını başına alsın!
“YENİLENMEDEN KORKMAMAK LAZIM”
Saha kapatma, Tribün kapatma efendim maç esnasındaki söylemler çerçevesinde verilen cezaların oranı… Bunların hepsiyle savaşıyoruz. Onun için diyorum ki bu bir türlü dinmedi. Özellikle son dönemde tansiyonu gerilimi ve seviyesi artarak da devam ediyor. Onun için bütün bunların son bulması için Türk futbolunun yenilenmeye ihtiyacı var. Yenilenmeden çekinmemek lazım. Eğer iş bu seviyeye geldiyse herkes bu yenilenmenin önünü açmak durumundadır. Dolayısıyla Kulüpler Birliği Vakfı’nda da zaten ortak bir kanaat vardır. Bu yönde onun tecellisi bence tüm futbolda daha iyi hizmet edilmesini sağlayacaktır diye düşünüyorum.
Açıklamaların tamamını YouTube kanalımızdan seyretmek için tıklayın!