3 Haziran 2019 Pazartesi 11:19

Başkan Yardımcımız Yusuf Günay’dan açıklamalar

Başkan Yardımcımız Yusuf Günay’dan açıklamalar

Başkan Yardımcımız Yusuf Günay, Kurumsal İletişim Koordinatörü Pınar Argun ve Deniz Gülen’in sunduğu Galatasaray Televizyonu’nda yayınlanan Gündem Özel programının konuğu oldu.

Yusuf Günay’ın açıklamaları şu şekilde:

“ŞAMPİYONLUK ÇOK GÜZEL BİR DUYGU”

“Şampiyonluğu yaşamak bana ikinci kez nasip oldu. Çok güzel bir duygu. İlki Sportif A.Ş. yönetimindeyken, şimdi kulüp yönetiminde. Ne mutlu ki bunları yaşadık. Kura çekiminde 2 numarayı çektiğimde bu 2 kesinlikle 22. şampiyonluğun 2’si demiştim. Şampiyonluk kutlarken de bu anı hatırladım.”

“GALATASARAY HAYATIMIN HER ANINDA”

“Çocukluk aşkı Galatasaray, çoğu Galatasaraylı gibi. Hayatımın her anında Galatasaray mutlaka oldu. Gerek doğduğum memleketim Sinop’ta, gerek öğrenim hayatımı geçirdiğim Ankara’da, bürokratik hayatımda Galatasaray her anımda oldu. Kamu görevim sırasında ilk aklıma gelen Galatasaray Üniversitesi’nin kuruluş sürecinde rahmetli Devlet Bakanı Coşkun Kırca, (ben o zaman Kanunlar ve Kararlar Genel Müdürlüğü'nde görevliydim daire başkanı olarak.) 1992 yılında Galatasaray Üniversitesi’nin kuruluşu için gelmişti. Ben de hemen “Ben Galatasaraylıyım, birlikte çalışalım” demiştim. 2 yıllık süreçte 92-94 yılları arasında Galatasaray Üniversitesi’nin kuruluşu için gerekli yasal düzenlemeleri yaptık. Fransız hükümetiyle ikili anlaşmayı yaptık. Böylece Galatasaray Üniversitesi aslında Uluslararası anlaşmaya dayalı olarak kurulduğu için bazı muafiyetlerde kazanmış oldu. Bu da Galatasaray Üniversitesi’nin kalitesinde önemli bir rol oynadı. UEFA Kupası’na giden süreçte yine ben Başbakanlık’ta Genel Müdür olarak görev yaptığım süreçte, UEFA Kupası alındığında dönemin Başbakanı Bülent Ecevit’e Türkiye’ye tanıtımına verdiği katkı sebebiyle Galatasaray Spor Kulübü’ne yardımda bulunulmasını önermiştim. Sağ olsun o da kırmamıştı. Daha sonra yine Galatasaray Başkanları ile hep iletişimde olduk. Gerek rahmetli Özhan Canaydın, gerek Adnan Polat Başkanımız. Sürekli Galatasaray hayatımın bir tarafında vardı. 2010 yılında İstanbul’a geldikten sonra daha fazla maçlara da gelir olduk. Ankara’dayken sadece önemli maçlara gelebiliyorduk. 93 yılında Manchester United maçı Ali Sami Yen’de hiç unutamadığımız bir maç. Ankara’dan 5 arkadaş gelmiştik. Dursun Özbek Başkanımızın daveti üzerine Taç Spor’da bazı sorunlar vardı o da benim yardımımı istemişti. O sorunların çözümünde katkı sundum. Sonra Taç Spor’da İkinci Başkan olarak görevlendirdiler. Oradan Sportif A.Ş.’ye gelmemi teklif etti. Fakat Sportif A.Ş’ye gelmem için Başbakanlık’taki görevinden istifa etmem gerekiyordu. Bunu da ailemle konuştuk. 7600 ek gösterge diye bir şey var. En üst kamu görevlisinin emekli olduğu bir rakam. Onu bırakıp gelmem gerekiyordu. Baya bir tereddüt ettik. Fakat oğlum ısrarla “Baba bana İstanbul’u miras bırakacağına, Galatasaray’da yöneticilik yapmış bir adamın oğlu olma onurunu bırak. Bu benim için daha değerli” dedi. Böylece istifa edip 2017 Kasım ayında Galatasaray’da başladım. 2017 Kasım - Aralık aylarında görmüştüm. Galatasaray Spor Kulübü olarak idari, mali ve sportif anlamda bir tıkanma yaşanıyordu. Taraftar ile yönetim bütünlüğü kaybolmuş, taraftar futbol takımının arkasındaki desteği çekmiş, teknik heyetten memnun değil, maçlar artık kaybedilmeye başlanmış, futbolcu ödemeleri çok geriden geliyor, mali yapı kötü ve en önemlisi UEFA ile yapılan anlaşmanın son yılı FFP kurallarına uyulmamış ve UEFA’dan men yeme riski kapıdaydı. Sonrasında bir erken seçim kararı alındı. 2018’in Ocak ayında yapılan erken seçimde Sayın Mustafa Cengiz seçimi kazanarak ekibiyle birlikte yönetime geldi. Bu süreçte Sayın Başkanımız Sportif A.Ş. yöneticilerinin istifasını istemişti. Ben de hukuk müşavirliğini arayarak istifamı göndermiştim. Dilekçe göndermiştim, sonra Başkan sizinle görüşmek istiyor dediler. “Galatasaray’ın size ihtiyacı var. Ben sizi tanıyorum, beraber çalışalım mı?” deyince hayır demek mümkün değil. Ofisimi yeni açmıştım, o günden bugüne bir daha da ofisime gitmedim. Gitme imkanım olmadı. Başkan, “Geçmişten neler var, bize ne tavsiye edersin” diye sormuştu. Ben de iki acil konu var demiştim. Biri SPK’dan sermaye artırımı, diğeri de UEFA görüşmeleri. Avrupa’dan men ihtimalini ortadan kaldırmak gerekir demiştim. Ben not almasını beklerken, Başkan sekreteri aradı ve SPK’dan randevu alın Ankara’ya gidiyoruz dedi. Biz o andan itibaren yollara düştük. Galatasaray’ın nerede bir derdi, sorunu varsa oraya gittik. Sermaye artırımında eksikler giderilerek yeniden başvuruda bulunduk. Mart ayının başında yapmış olduk. Sermaye artırımı sayesinde Galatasaray 147 milyon TL kasasına kaynak sağladı. Mali anlamda dar boğaza girmiş Galatasaray’a can suyu oldu.”

“UEFA İLE YAPILAN ANLAŞMAYA UYULMAMIŞ”

“Galatasaray, UEFA ile bir anlaşma yapmış ve bu kurallara uymamış. 5 Milyon Euro’dan fazla zarar etmeyeceğiz demişsiniz 147 milyon Euro zarar etmişsiniz. Masaya aynı yönetim otursaydı Galatasaray’ın Avrupa’ya gitme şansı yoktu. UEFA Başkan Yardımcısı İstanbul’a geldiğinde bana bizzat kendisi anlattı. Biz Galatasaray’ı UEFA’dan men edecektik ama sizin başkan ve yönetiminiz bizi öyle bir ikna etti ki… Bir anda Store gelirleri arttı, taraftar sayısı arttı, sermaye artışı yapılmıştı. Bu iradeyi, bu azmi biz gördük ve Galatasaray’ın Şampiyonlar Ligi’ne katılmasının Galatasaray’ın yararına olacağını ve bu yönetimin de FFP kurallarına uyacağına biz kendimiz gördük ve kanaat getirdik, iyi ki de öyle yapmışız diye geçen sonbaharda söylemişti. Galatasaray mali açıdan düzlüğe çıktıysa bunun çok önemli katkısı elbette var. Bunu Sayın Başkanımızın çok özel çabasına borçluyuz. Onunla birlikte bir ekip vardı. Oytun Özer kardeşimiz de çok destek verdi. Türkiye’de hiçbir kulüp CAS davasını kazanamadı. Sayın Başkanımızın çabalarıyla CAS davasından Galatasaray başarıyla çıkmış oldu.”

“BU YIL 22 OYUNCU SAYISINA ULAŞTIK”

“Her yönetim bu seneki şampiyonluk çok önemli aman der. Hakikaten hepsinin farklı farklı önemleri var. Bu seneki şampiyonluğu ben şöyle görüyorum. Artık Galatasaray’ın Avrupa’da diğer rakipleriyle dişe diş, kora kor bir mücadele edeceği bir seviyeye geldiğini düşünüyorum. Çok zor bir sezon yaşadık. Uymamız gereken FFP kuralları var. Biz istediğimiz oyuncuyu transfer edemeyiz. 3 transfer döneminde biz artı verdik. Sattıklarımızdan elde ettiğimiz gelirle transfer yaptık. Bu ciddi anlamda sizi kısıtlayan bir kural. Buna uymak zorundayız.  Kadro sayımız bile belli. Rakipleriniz çok daha geniş bir kadroyla mücadele ederken, siz 21 kişilik kadroyla mücadele etmek zorundasınız. Bu seneyi geçerek 22 sayısına ulaşmış olduk. Bu konuda gerçekten ciddi bir uğraş, ciddi bir çaba var. Sezon boyunca da yaşadığımız olaylara da teker teker bakabiliriz.”

“KULÜPLER BİRLİĞİ’NE OLAN GÜVENİMİZ SARSILDI”

“Sayın Başkanımız dün gerekli cevapları verdi. Hakikaten kamuoyunda da gerekli ilgiyi uyandırdı bugün basından gördüğümüz kadarıyla. Çok cevap vermek istemiyorum ancak Galatasaray camiasını çok rahatsız eden bir söylem olduğu için birkaç kelime söylemek isterim. Bir kere Galatasaray, Fenerbahçe, Beşiktaş gibi kulüpler çok büyük kulüpler. Bu kulüplerin Başkanları gerçekten bir sorumlulukla hareket etmeleri gerekiyor, bir camiayı temsil ediyorsunuz. Sayın Fikret Orman aynı zamanda Kulüpler Birliği Vakfı Başkanı. Bu sıfatla da konuşmalarına çok dikkat etmesi gerekir. Gerçekten kabul edilebilir bir konuşma değil. Bunu bir bilinçsizlikle olduğunu düşünüyorum ve Camiamızdan özür dilenmesi gerektiğini düşünüyorum. Galatasaray olarak Kulüpler Birliği Başkanı’nın bu şekilde bir ifade kullanması Kulüpler Birliği’ne olan güvenimizi sarsmıştır. Sayın Başkanın Kulüpler Birliği Başkanlığı’ndan da istifa etmesi gerekir. VAR’sız dönemde bu ligin en son şampiyonu kimdi? Galatasaray’dı. Hatalar daha az olsun, daha aza indirgensin diye VAR sistemi getirildi. VAR sisteminin ilk yılında da Galatasaray’ın şampiyon olması bir şeyleri göstermiyor mu? Gayet net. VAR’lı da olsa VAR’sız da olsa Galatasaray şampiyon. Galatasaray 8 puan gerideyken niye bu şikayetler yapılmıyordu. 8 puan gerideyken her şey iyiydi, şampiyon olunca mı, şampiyonluğu kaybettikten sonra mı bunlar aklınıza geliyor. Bu son derece kabul edilemez, bu sorumsuzca bir açıklama diye düşünüyorum. Biz zaten basın toplantısında “Hakemler adil olsun” dedik. Bizim Başkanımız Trabzonspor maçında Galatasaray lehine hata yapıldığını bile söyledi. Bu kadar objektif bir şekilde olaylara bakıyoruz. Bizim lehimize de hata yapılsın istemiyoruz. Şampiyonluk yarışı bittikten sonra bunların söylenmesi ve kamuoyunda tekrar tekrar dile getirilmesi son derece yakışıksız, sorumsuz davranışlar olarak görüyorum.”

“ORTADA BİR YARGI KARARI VAR”

“Diğeri hocamız ile ilgili. Ona da Sayın Başkanımız cevap verdi. Ortada bir yargı kararı var, bir mahkeme kararı var. Mahkeme Fatih Terim şu kadar tazminat almaya hakkı vardır, bunu ödeyin demiş. Fatih Terim hocamız da ben bu parayı almıyorum, bunu Çocuk Esirgeme Kurumu’na bağışlıyorum demiş. Şimdi bu konu edilecek bir durum mudur? Lucescu, Hiddink onlar ne kadar tazminat aldı ya da alacak. Bunların konu edinilmesi gerekir. Bu sorumsuzca beyanı şiddetle kınıyoruz. Futbol Federasyonu’nun da bunu kınaması gerektiğini düşünüyorum.”

“FUTBOLDA KALİYE AŞAĞIYA DOĞRU İNİYOR”

“Ortada bir hata ve yanlış varsa o hep orada duruyor zaten. Kulüpler Birliği, kulüplerin ortak menfaati ve yararı üzerine kurulmuş bir birlik. İçlerinden bir tanesini karşına alıp düşmanca bir tavır gösteremezsin. Kulüpler Birliği’nin kuruluş gerekçesine aykırı. Biz zaten Kulüpler Birliği’nin faaliyetlerine katılmıyoruz. Mesele burada Galatasaray değil, mesele Türk sporunun geldiği nokta, Türk futbolunun geldiği nokta. Bu tip sorumsuz söylemler nedeniyle sürekli futbolda kalite aşağıya doğru iniyor. Türkiye, Galatasaray’ın UEFA şampiyonu olduğu, Süper Kupa’yı kazandığı, Türkiye’nin üçüncü olduğu yıllardan ne kadar geriye geldi. Hiç kimse bu ülkede sporda, futbolda barışı bozabilecek sorumsuz söylemde bulunma hakkı yok. Siz daha sorumlu bir makamdaysanız çok daha dikkat etmek durumundasınız. Başkanımız dün gerekli cevap verdi. Kullandığı bir cümle var, ciltler dolusu anlamı var anlayabilene.”

“GALATASARAY’IN İYİ Kİ ABDURRAHİM ALBAYRAK’I VAR”

“Tabii kulüp yönetimleri 15 kişilik kadroyla gerçekleştiriliyor. Benim bu konuda şöyle bir şansım var. Daha önce 6 yıl 9 kişilik bir heyetten oluşan Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu Başkanı olarak görev yapmıştım. Kurullarla heyetlerle çalışma tecrübem olmuştu. Burada da o tecrübemi yeniden gözlemleme şansını yakaladım. Gerçekten çok güzel ve uyumlu bir ekip oluştu Sayın Başkanımızın önderliğinde. Abdurrahim Albayrak’ı herkes gibi tanıyordum. Galatasaray’ın iyi ki bir Abdurrahim Albayrak’ı var. O kadar önemli ki. Bütün toplantılarda, karşı karşıya kaldığımız her sorunda, o kadar yapıcı, yol gösterici, çözüm üretici bir rol üstleniyor ki bunu görmemek ve takdir etmemek mümkün değil. İdari ibrasızlık sonrasında arka odada toplandık bir sessizlik var. İnsanlar ibrasızlık olabilir diye gelip bizi uyarıyordu ama biz ihtimal vermek istememiştik. Biz sadece işimizi yapıyoruz, çalışıyoruz, insanlar da bunu görür diye düşünüyoruz. Abdurrahim Bey, “Beyler, önümüzdeki hafta borçsuzluk belgesi, UEFA lisansı almamız için 74 milyona ihtiyacımız var. El birliğiyle bunu halledelim” dedi. Sanki böyle bir olay yok. Bir insanın bu noktada bile tek derdi Galatasaray. Anlatacak o kadar çok şey var ki. İyi ki öyle bir İkinci Başkanımız var. Kendisine son derece saygı duyuyorum. Galatasaray için son derece önemli bir insan olduğunu görüyorum. 6 kez gel, 6 kez şampiyon ol. Kime nasip olur. Bir gün heyecanla telefonla konuşuyor. Kedi, köpek falan diyor. Yaklaştım sonra “Hayırdır ağabey” dedim. Muslera’nın köpeği var, Taffarel’in kedisi var. Ülkelerine dönecekler, uçakta biri 1 numaraya, biri 8 numaraya otursun diyor. Bir insan bu kadar Galatasaray sevdalısı. Herkesin sorunlarıyla ilgilenen biri. Kaan Kançal’ın da çok katkısı var. Bizim için büyük bir şans. Galatasaray Spor Kulübü’nde yeniden yapılanma içerisindeyiz. Yeni insanlar göreve getirildi. GS Store yeniden yapılandırılıyor. Kurumsal yapıya kavuşacak Galatasaray. Bu olmazsa olmaz. Yönetim olarak bunu da büyük bir kararlılıkla devam ettiriyoruz. Galatasaray’da mali disiplin oluştu. Kaan 10 yıllık dostum, benim tribün arkadaşım. Devlet bütçesinden daha çok disiplin var bütçemizde. 82 milyon TL kar elde edebildiysek bu kuralları koyup, uyduğumuz için. Yönetim Kurulu Genel Sekreterimiz İlber Aydemir, bizim için çok kıymetli hukukçu. Hukuki konularda bize çok büyük katkısı var. Okan Böke voleybolda bu zor şartlarda çok iyi bir sezon geçirdi. Okan Böke kardeşimizin de çok büyük bir katkısı var. Mahmut Recevik stattan sorumlu Metin Karakaya ile birlikte. Çok pozitif bir enerjisi var. Ömer Cansever, Erol Özmandıracı basketbolun sorunlarıyla uğraştılar. Dilek hanım burada bir sürü organizasyona imza attı. Satranç turnuvası olmak üzere judoda başarılar ortada. Her konuda kendini ortaya atan, Galatasaray’ın sorunlarını çözmek için ilk önce ben buradayım diyen arkadaşlarımızdan bir tanesi Banu Vahapoğlu o da su sporları ile ilgileniyor. Özgür Savaş Özüdoğru çok önemli bir çalışma yaptı. Spor Okulları ve Taraftar derneklerimizle ilgili Galatasaray’ın büyük oranda bir gelir elde etmesini sağladı. Derneklerle ilgili çok özel çalışmaları var. Hakikaten spor ve futbol okulları olarak şu zaman kadar yapılmayan çalışmaları gerçekleştirdi.”

“MUSTAFA CENGİZ YÖNETİMİ SEÇİME KATILMASIN DEMEK YANLIŞ”

“23 Mart Mali Genel Kurul’da bu ibrasızlık gerçekleşti. Bunun öncesinde Galatasaray camiası bu filmi bir kere daha yaşadı. Adnan Polat Başkanımızın zamanında idari ibrasızlık vardı. Bu dava yoluna gidildi. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu en son karar verdi dedi ki: “İdari ibrasızlık diye hukuki bir müessese yoktur, sizin tüzüğünüzde böyle bir hüküm olsa bile bunun geçerliliği yoktur. Hukuken bu geçerli değildir.” Aslında Başkanımız da bunu vurgulayarak bir konuşma yapmıştı. İdari ibrasızlığın hukuken bir anlamı yok, eğer ibrasızlık düşünüyorsanız bu mali yönden ibrasızlık yapılsın diye. Bunu da tabii zoraki bir tehdit algısı olarak görmeye çalıştılar ve bunu da kullanarak sonuçta Genel Kurulda gecenin 11’i, 12’sinde yapılan bir oylamada çok küçük bir 358 kişilik sayıyla mali yönden ibra edilmesine rağmen idari yönden ibrasızlık çıktı. Tabii o gün iddia yönetimin kullandığı üslup rahatsız edici, Genel Kurula saygı duyulmuyor gibi bir iddiayla bazı insanlar çıktılar sabahtan akşama kadar bizim gözümüzün önünde hakarete varan cümlelerle güya bizi eleştirdiler. Biz gençliğimizden bu yana Galatasaray Başkanına hayatta kimseye duymadığımız saygıyı duyuyorduk Galatasaray aşkı nedeniyle. Galatasaraylı bir insan, Galatasaray Başkanına, Galatasaray yöneticisine bu şekilde kin ve nefreti kullanır mı? Bir arkadaşımız kürsüde konuşuyor sonra bir iki ay sonra tesadüf birileri baktı ki bu konuşan arkadaşımız aslında Fenerbahçeli. Galatasaray Genel Kurul üyesi ama sosyal medya hesaplarına baktık arkadaşımız Fenerbahçeli. Fenerbahçe Spor Kulübü’nün taraftarı. Bizim Genel Kurulumuzda bize kin ve nefret dolu söylemlerde bulundu. Aslında bunları da Galatasaray Genel Kurulu’ndan arındırmamız lazım. Düşünün ki böyle bir insan daha sonra Galatasaray yönetiminde oldu. Yani siz madem ki Galatasaray Spor Kulübü taraftarı değilsiniz, tamam Galatasaray Lisesi mezunu olabilirsiniz çok güzel ama Galatasaray Spor Kulübü taraftarı değilseniz, Galatasaray Spor Kulübü’ne üye olmamanız gerekir. Çünkü sizin tuttuğunuz takım bu değil. Hakikaten bu bizim için yara olmuş durumda. Göreve başladığımızda Galatasaray Spor Kulübü’nün iç işleyişine ilişkin yani satın alma, görevde yükselme, personel özlük hakları hiçbir şeyin yönetmeliği yoktu. Devasa bir kurum, Türkiye’nin lider kulübü, lider markası. Dediler ki 2,5 yıl önce yönetmeliklerin tamamı kaldırıldı. Profesyonellerin yetkileri yönetimden daha fazlaymış. Yolu bu değil ki o zaman değiştirin. Biz de bu yönetmelikleri yeniden yürürlüğü koyduk. Buradaki görevliler, satın almayı nasıl yapacağını, bir personelin işe nasıl alınacağını herkes bunu bilecek ve ona göre davranacak. Aslında bu bir idari reform. Bu yönetmelikleri yürürlükten kaldıran ekibin başı çektiği organize azınlık bizi ibra etmedi. Yönetmelikleri yürürlükten kaldıran insanlar sizi idari ibrasızlıkla karşı karşıya bırakıyorlar. Gerçekten gülünesi bir durum var. Yasal süreç devam ediyor. Yasal süreç devam ettiği için çok fazla konuşmak doğru değil. Şampiyonluk maçına 2-3 gün kalmış, mahkeme kapılarında tekrar seçilmesi için çaba sarf etmek ve şampiyonluğun önemli olmadığını söylemek bunlar tabii ki bizim kulağımıza geldiğinde üzüldüğümüz şeyler. Mustafa Cengiz yönetimi seçime katılmasın biz böyle seçime gidelim demek bu doğru bir yöntem değil.”

“BAŞAKŞEHİR MAÇI UNUTULMAZ”

“Eyvah şampiyonluk gitti galiba dediğimde hep birisi kulağıma eğildi ve “Yusufcuğum hiç merak etme biz bu sene şampiyonuz” dedi. Abdurrahim ağabeydi. Hiç moralini bozma dedi bana. Bakıyorum gözlerine inanarak söylüyor. Hakikaten çok sıkıntılı anlarımız oldu. Zaman zaman acaba dediğimiz şeyler oldu. Erzurumspor beraberliği, Konyaspor beraberliği, Kadıköy’deki maçtan üzülerek döndük kazanacağımız bir maçtı. 3 maç var ki çok özel oldu. Bir tanesi Akhisar maçı burada son saniyede attığımız. İnanılmaz bir mutluluktu. Rize’de Diagne’nin üçüncü golü. Bir de Başakşehir maçında Feghouli’nin golü. Başakşehir maçı hiçbir zaman unutamayacağımız tarihi bir maç. Maçı protokolde izliyorum. Orada izlemek çok zor bir şey. Ben de gerçekten kendimi çok kaptırıyorum. 1-0 geriye düştük o an yıkıldığımız an oldu. Rakip takımın kaptanı topu tribünlere gönderince bütün taraftar herkes tekrar kendine geldi. Büyük bir enerji, sinerji oluştu. O an şampiyonluk yeniden gelecek dedim. O topun tribünlere atılması bizi ateşledi. Belki uzun zaman göremeyeceğimiz bir golle beraberliği sağladık. Sonra 10-14 dakikada 4 gol attık.

Galatasaray’da Başkanlık yapmak çok kolay değil. Muazzam devasa sorunları olan, her saniye ilgilenmen gereken problemleri olan bir yapı. Sayın Başkanımız çok zeki, ortak akla önem veren, her konuda yönetimin ve konuya dair bilgisi olabilecek insanların fikirlerini alarak nihai karar vermesi ve herhangi bir işimizi sonuna kadar takip etmesi, sonuçlandırmadan asla bırakmamasını çok önemli ve değerli buluyorum. Galatasaray için hakikaten bitmeyen bir enerjisi var. Bizler yorulduk, 3-4 arkadaş sırayla hastalanıyoruz. Başkanımızın hala enerjisi yerinde ve maşallah hala devam ediyor. Çok büyük gayret sarf ediyor. Kendisine bir Galatasaraylı olarak teşekkür ediyorum.”

“ŞAMPİYONLUK MUHTEŞEM BİR DUYGU”

“Hayatta hiç hayal edemeyeceğim bir şeydi. Öyle bir görüntü içerisinde yer alacağımı hiç düşünmemiştim. Sayın Başkanımız ve Abdurrahim Bey rica ettiler. Çok muhteşem bir duygu. Bir anda 50 bin kişi kupayı kaldırıyorsunuz gibi hissediyorsunuz. Zaten bizim stadımızın atmosferi, ambiyansı ortada. Rekor kırdık 789 bin taraftarımızla. İnşallah önümüzdeki sezon 1 milyonu geçer. Bir takımın şampiyon olabilmesi için 4 kolun bir arada olması gerekir. Bir tanesi lider bir taraftar grubunuz olacak. Sahada sonuna kadar mücadele eden takımınız olacak. Lider, şampiyon bir teknik heyetiniz olacak. Çok şanslıyız Galatasaray’ın efsanesi ve kahramanı Fatih Terim 9 kez görev almış 8 şampiyonluk yaşamış. Bu hiçbir faniye nasip olmayacak bir başarı. Kırılamayacak bir rekor. Böyle bir teknik ekip var. İçinde bulunduğum bir yönetim, hiçbir şikayette bulunmadan geceli gündüzlü çalıştık. Galatasaray’ın nerede bir derdi, nerede bir sorunu varsa bunlara koştuk, koşmaya devam ediyoruz. Burada kaldığımız müddetçe de hiç üşenmeden, şikayet etmeden Galatasaray’ın başarısı için koşturacağız.”

“İLETİŞİM KONUSUNDA KENDİMİZİ ELEŞTİRDİK”

“Kendimizi eleştirdiğimiz konular oldu. Özellikle benim de sorumlu olduğum iletişim konusunda. Camia ile belki doğru iletişimi tam tesis edemedik. Bazı konularda doğru anlatamadık. Bir Rizespor Başkanına plaket olayı var. İşin doğrusunu açıklamayla bile anlatamadık. Galatasaray Spor Kulübü bu stada gelen bütün kulüplere yemek ikram ediyor. Yani Galatasaray Spor Kulübü diğer kulüpler gibi değil. İnsanlar burada maç öncesi Galatasaray’ın geleneklerini, göreneklerini görsünler, ev sahipliğini görsünler. Biz Rize’ye de aynısını yaptık. Rizespor Kulüpler Birliği bildirisinde bizi destekledi. İmzalamadı, bildiriye karşı çıktı. Yemekte de bu konuyu konuştuk. Plaket verildi. Maçtan sonra Başkan çıkıp maalesef bizi rahatsız edici şekilde konuştu. Bu bizim elimizde değil. Sanki insanlar bu konuşma yapılmış, biz bunları ağırlamışız sonra da plaket vermişiz gibi değerlendirdiler. Rizespor Başkanı’nın Rize ile çok yakın bir teması yok Ankara’da yaşıyormuş. Rizespor’un Kulüpler Birliği’nde bize destek verdiğinden bile haberi yok. Bu tip açıklamalarımızda camiamızı tam bilgilendiremedik. Zaman zaman üslup sorunumuz olmuş olabilir. Biz burada olduğumuz müddetçe Galatasaray’ın şampiyonluğu ve başarısı için her türlü enerjimizi, emeğimizi ortaya koymaya devam edeceğiz, her zaman ortaya koymaya da hazırız.”

“4,5 MİLYON TL GELİR ELDE ETTİK”

“Şampiyonluk kutlamalarında GS Store’u da katarsak 4,5 milyon TL gelir elde ettik. Sadece kutlamadan 1 milyon TL kazandık. Az önce unuttuğum Dorukhan Acar uluslararası bir arkadaşımız. Galatasaray’ın dışarıya açılan yüzü gibi görüyorum ben onu. Phoenix Rising ile anlaşmayı yapan arkadaşımız. Nice kulübüyle de. Kutlamaların başında da vardı. Çok emek sarf etti. En ufak noktalarda bile sponsorluk alarak Galatasaray’a katkı sağlamış olduk. Türkiye’de tüm kulüpler zarar ederken, Galatasaray Spor Kulübü’nün üçüncü çeyreği Sportif A.Ş’nin 82 milyon TL kar ile kapatması elbette ki yönetimin bu konudaki gayretinin bir sonucu. Galatasaray bu kez Şampiyonlar Ligi’ne 16. kez katılacak. Şampiyonlar Ligi’ne katılıp da zarar ettiğimiz çok seneler oldu. Ağabey dediğimiz büyüklerin Divan Kurulu’nda “Galatasaray 82 milyon TL kar etmiş buna oturup ağlayacak halimiz yok” demelerine çok üzüldük. Bu kar bilançoda oynamayla olmuştur diyenlere çok üzüldük. Yönetim bir takdiri hak ediyor. Biz 2 bin 525 kişinin oyuyla yönetime geldik. Bu oyların bize verdiği emaneti, yetkiyi ve sorunluluğu Galatasaray’ın prensipleri çerçevesinde sonuna kadar Galatasaray lehine kullanmaya, çalışmaya devam edeceğiz.

Galatasaray için çalışamaya devam. Şampiyonluk gecesi hedef 23 dedik. Şimdi hedef 23 için çalışmaya devam. Galatasaray zaten Türkiye’nin uluslararası en iyi markalarından bir tanesi. İki konu benim çok dikkatimi çekmişti buraya geldiğimde. Bir tanesi Galatasaray markası seviyesinde olmayan bir yapılanma gördüm. Bu burada çalışanların sorunu değil ama böyle bir yapı var. Biz bunu değiştirmeye çalışıyoruz. Bir de Galatasaray markasının çok daha büyük olduğu. Türkiye’nin aslında yüz akı. Türkiye’nin, İslam dünyasının futbolda ulaştığı en büyük başarıyı Galatasaray getirmiş. Dünyanın belki de yarısında çok önemli bir sempatiyi temsil ediyor. Biz Galatasaray markasını layık olduğu şekilde spor branşlarında aynı seviyeye taşımak için elimizden gelen her çabayı sarf edeceğiz.”

“ALİ DÜRÜST İLE İLGİLİ TEKLİFİMİZ OLMADI”

“Bizim Ali Dürüst Bey ile ilgili herhangi bir alın ya da almayın diye bir teklifimiz olmadı. Taslak Yönetim Kurulu isim listesi içerisinde Ali Dürüst Bey yer alsaydı biz çıkarın falan demezdik. Öyle bir şey olamaz. Bu tamamen bizim irademiz dışında oluşmuş bir şey. Biz tabii Galatasaray Yönetimi olarak bir önerimiz oldu. Sayın Erdal Bahçıvan’ı önerdik o da kabul edildi. Ali Bey ile ilgili herhangi bir teklifimiz olmadı. Listede olsaydı da kabul etmiyoruz demezdik, kabul ederdik.”

“MAAŞLARI GÜNÜNDE ÖDÜYORUZ”

“İki yıllık süre içerisinde personelimizin maaşlarını gününde hatta gününden evvel almaları için özel uğraş sarf ettik. Bayram öncesi de maaşları ödedik. Bu da bizi çok mutlu ediyor. Bu, gerek Başkanımız, gerek Abdurrahim Bey ve diğer arkadaşlarımızın değerlendirmesi. Buradaki personel maaşını gününde almazsa biz o personelin getirdiği çayı bile içmiyoruz. Biz kendimize bu şekilde söz verdik.”

“GALATASARAY’I GÜZEL GÜNLER BEKLİYOR”

“Gurur duyduk şampiyonluklarla. Galatasaray zaten altyapılara önem veren bir kulüp. Mali durumumuz daha iyi noktalara geldikçe bundan sonra Galatasaray’ın önü açık. Biz bu mali süreci doğru yönettiğimiz müddetçe bundan kimsenin şüphesi olmasın. Başta Başkanımız ve bütün yönetim kurulu, Galatasaray’ın bir kuruşu hiçbir şekilde heba edilmiyor. O bir kuruşa sonuna kadar sahip çıkıyoruz. 30 milyon Galatasaray taraftarı bundan emin olsun. Galatasaray’ı güzel günler bekliyor. Futbol Akademisini de tebrik ediyorum. Çok başarılı bir sezon geçirdik. Galatasaray camiasının ve Türk milletinin Ramazan Bayramı’nı kutluyorum. İnşallah nice bayramlar ve Galatasaray camiasına bayramlarla birlikte nice şampiyonluklar diliyorum.”