25 Eylül 2019 Çarşamba 19:10

Başkanımız Mustafa Cengiz’den gündeme dair açıklamalar

Başkanımız Mustafa Cengiz’den gündeme dair açıklamalar

Başkanımız Mustafa Cengiz, Galatasaray Doğa Sigorta Erkek Basketbol Takımımızın yeni sezon lansmanında basın mensuplarının sorularını cevapladı.

Başkanımız Mustafa Cengiz, EuroLeague’de mücadele eden ekiplerle BSL’de bulunan diğer rakiplerinin bütçeleri arasındaki farkın öneminin sorulması üzerine, “Biz yaptığımız araştırmalarda EuroLeague’i kazanan ya da ilk dörde kalan bütün takımların mali açıdan ekside olduğunu gördük. Kimileri 20, kimileri 30 milyon Euro civarında açık vermişler. Tabii ki bunu karşılayan sponsorları var ve bunu göze alıyorlar. Galatasaray olarak henüz bunu göze alacak konumda değiliz. EuroLeague’i kazansak elde edeceğimiz gelir bildiğim kadarıyla 1 milyon Euro. EuroLeague yetkililerinin bu miktarı Şampiyonlar Ligi gibi bir hale getirmesini, gruplar ölçeğinde de bir ödüllendirme ve teşvik politikası yapmasını diliyorum. EuroLeague bildiğiniz gibi bir şirket. Basketbol için müthiş çalışmalar yapıyorlar. Kendilerine buradan teşekkür de ediyorum, bize yaklaşımları çok olumlu ama bizim istirhamımız katılan takımlara maddi açıdan daha çok destek olmaları” şeklinde cevap verdi.

Daha sonra Başkanımız Mustafa Cengiz PFDK’ya sevk edilmesi hakkında gelen soruyu, “Dün Florya’da toplantı yaptık. Sevgili Fatih Hocamız da katıldı. Oradayken PFDK’ya sevk edildiğimi duydum. Benim merak ettiğim neden sevk edildiğim. Sevk gerekçesinde edep bölümünün olmadığını gördüm. Ben o sözü bir kişiye değil, herkese söyledim. O zaten genel bir deyim. Bizim tepkimiz şu arkadaşlar, camiaları suçlamamak gerek. ‘Bunların fıtratında var’ tarzı sözler hoş değil. Bunlar çok tehlikeli sözler. Hiçbir camiaya saygısızlık yapmamak gerek. Eğer siz bir camiaya ‘bunların fıtratında var’ derseniz o fıtrat size gelir. Çünkü aynı koridorlarda mücadele ediyoruz. Her zaman birbirimize saygılı olmamız gerekir. Sevk gerekçemin bu söylediğimle alakası olmadığını gördüm. Cevap verirken söylediğim “İlk kanı kim akıttı?” sözümden dolayı sevk edilmişim. Bunu kanalize etmemek gerek. Bakın hukuk normunda gerek uluslararası gerek şirketler arası gerek kişiler arası bir tartışma olduğunda ve bunu çözmek için masaya oturduğunuzda ilk ihlali kim yaptı sorusu sorulur. Ben bunu kastediyorum. Biz Galatasaray Yönetimi olarak asla rakiplerimize durup dururken bir söylem ve eylemde bulunmayız. Onlar bize bir hareket yaparsa yanıt veririz. Gerekli refleksi, camiamıza yakışır şekilde hakkıyla veririz. Benim söylediğim bu, yani öz savunma. Orada bir alegori yapılıyor. İlk kanı kim akıttı derken gerçekten kan akmasından bahsetmiyorum. Orada çeşitlendiriyorum, ‘İlk sözü kim söyledi, ilk tahriki kim yaptı?’ diyorum. Sağ olsun TFF’nin Hukuk Kurulu nasıl bir yorum yaptıysa bu şekilde algılamış. O zaman bütün Roma Hukuku’nu, hukuka girişi disipline sevk etmeleri gerekir” şeklinde yanıtladı.

Rive ve Florya arazileri hakkında gelen soruya Başkanımız, “Türkiye’de insanlarımız spor ekonomisiyle çok alakalı değil. Biz yıllardır ilk kez reel kara geçtik, insanlar bununla hiç ilgili değil. Ben taraftar olsam belki ben de ilgilenmezdim. Bir şeyin sürdürülebilir olması çok önemli. Bunun gelecek kuşaklara aktarılması açısından ekonomik anlamda sistemli bir yapılanma hayati önem taşıyor. Galatasaray’da göreve geldiğimiz 20 aydır bunun üzerine çalışıyoruz. Bunun içindeki ana parçalardan birisi de Emlak Konut ile yapılan anlaşma. Devletimize her zaman teşekkür etmekten imtina etmem, tekrar teşekkür ediyorum. Devleti, millet oluşturur. Biz de o milletin önemli parçalarından biriyiz. Öncelikle şunu söyleyeyim, medyada bazı yanlış söylemler görüyoruz. Galatasaray hiçbir zaman devletin ve milletin aleyhine maddi yapılanma içerisinde olmamıştır. Biz hiçbir zaman karşılıksız bir şey almadık, hepsinin bedelini ödedik. Devletimiz gerçekten spor kulüplerine yardımcı oluyor, elinden geleni yapıyor. Bu vesileyle Devletimize bize verdiği destekten dolayı çok teşekkür ediyorum. Emlak Konut’ta teslim ile alakalı sorun oldu. Biz şu anda Florya’dan çıkamıyoruz. Bizim çıkamamamızın sebebi bize verilen arsanın şu anda işgal altında olması. Devletimiz işgal altında olan bu arsadan işgalciyi çıkartmak zorunda. Müdahil olan biz değiliz, bu konu hazine ve işgalci arasında. Biz bu konuda doğrudan taraf değiliz. Biz feri müdahil olduk. Biz arsayı kiraladık, planlarını yaptık. Ama madenci oraya dört tane dev gibi taş ocağı kurmuş. Çakıl, mıcır satıyor orada. Mahkemeden de tedbir kararı alıyor. Biz hukuku çiğneyerek orayı işgal edemeyiz. Bu nedenle hukuku bekliyoruz. Bu beklemenin bize, Emlak Konut’a ve Florya ihalesini alan müteahhide çok büyük zararı oldu. Herkes zarar etti. Bu arada şunu ezcümle tekrar belirteyim, Riva’daki Düşler Vadisi projesi şu anda devam ediyor. Orada müthiş bir konut yapılıyor. Buradan ilan ediyorum, oradan evler alın. Villalar alın. Dört tip ev var, 1500 villa yapılıyor. Oraya tekne sporları ve yaz sporlarını da getireceğiz. Orada müthiş bir cazibe merkezi var. Şu anki tek problemimiz Florya’yı taşıyamamak. Bizim Devletimizle görüşmelerimiz sık şekilde devam ediyor. Dün gece yine 22.00 – 23.00’e kadar beraberdik. Sorunun çözümü için Emlak Konut ile bir noktaya geldik. İnşallah bu sorunu da en yakın zamanda halledeceğiz. Bu vesileyle Emlak Konut’a ve değerli yöneticilerine, Sayın Bakanımıza, Sayın Cumhurbaşkanımıza çok teşekkür ediyorum” cevabını verdi.

Daha sonra Galatasaray kapalı spor salonu projesinin son durumu hakkında gelen soruyu Başkanımız Mustafa Cengiz, “Kapalı spor salonu geldiğimiz günden beri uğraştığımız konulardan biri. Ruhsatı alındı, arsa hazır, her şeyi hazır. Yine sağ olsun Sayın Cumhurbaşkanımızın delaletiyle orası start aldı. Ancak maalesef hem inşaat sektörünün hem de sponsorluk sektörünün durumu nedeniyle sorun yaşıyoruz. Kapalı spor salonunu yapabilmek için çok ciddi sponsor arayışımız var. Yurtdışından bir firma temsilcisi geldi fakat Avrupa üzerinden Türkiye’ye sponsorluk akışında ciddi sıkıntılar var. Türkiye şu anda Ortadoğu ve Asya üzerinden sponsorluklar bulmak durumunda. Öyle halletmeye çalışıyoruz. Çok dillendirmek istemiyorum ama iki, üç tane çok değerli üniversitemizle görüşmelerimiz oldu. Biriyle hemen hemen bitti, imza aşamasına geldik. Orada Teknokent üzerinden bir hasıla yaratıp, salonun olası maliyetini çıkarmak istiyoruz eğer sponsor bulamazsak. Orası çok ciddi bir yatırım, çalışmalarımız sürüyor. En kötü durumda Teknokent üzerinden kendi salonumuzu yaratarak, kombine olayını daha konforlu hale getirmeye çalışacağız. Şu anda kullandığımız salonlarımız güzel ama hem ulaşım açısından hem de konfor açısından bizim istediğimiz düzeyde değil. Biz er ya da geç kendi salonumuzu bitireceğiz. Bunu size Galatasaray Yönetimi olarak söz verebilirim” şeklinde cevapladı.

Başkanımız Mustafa Cengiz, pazartesi günü basına kapalı şekilde düzenlenen Divan Kurulu Olağanüstü Toplantısı sonrasında basında çıkan; Divan Kurulu Başkanımız Eşref Hamamcıoğlu ve eski Başkanımız Dursun Özbek ile görüşeceği şeklindeki haberler ile alakalı sorulan soruya, “Sayın Dursun Özbek ile kişisel hiçbir problemim yok. Ben burada olmasam da bu konular devam edecek. Konu Galatasaray Spor Kulübü ile Dursun Başkanın sahibi olduğu şirket arasında. Benim Galatasaray’a haciz ve icra getiren birisiyle, bu eski Başkanımız da olsa kenetlenmem gibi bir durum olamaz. Kenetlenmeyi yanlış anlamış arkadaşlar. Ben icra ve haciz getirenle kenetlenmem. Kenetlenmekten anlaşılan buysa ben orada yokum. Ben buradan Sayın Dursun Özbek’in koyduğu hisse senetleri rehini, Emlak Konut temliki ve senetlerle alakalı haciz ile icraların kaldırılmasını istirham ediyorum. Galatasaray camiası için bu temlik, rehin, haciz ve icraların kaldırılması hayati önem taşıyor. Ben çok dillendirmek istemiyorum, haciz fiili hale getirilmek isteniyor. Ben az söylüyorum siz çok anlayın. Galatasaray asırlık bir çınar, ben bütün başkanlarımıza teşekkür ediyorum ve saygılar sunuyorum. Ama lütfen şunu bilsinler ki Galatasaray bütün engelleri aşar. Zaten biz şu anda bu mücadeleyi veriyoruz. Bütün camia emin olsun ki biz dik duruşumuzu asla bozmayacağız” yanıtını verdi.

Futbol Takımımızın hafta sonu oynayacağı derbi hakkındaki görüşleri sorulan Başkanımız Mustafa Cengiz, “Hepimiz derbiyi bekliyoruz. İki takımın da milyonlarca taraftarı bu maçı bekliyor. Diğer takımların taraftarları rakiplerinin puan kaybetmesini bekliyor. Biz hakkedenin kazanacağı, dürüst, adil ve dış ile iç faktörlerin müdahale etmediği bir yarış istiyoruz. Hak edenin kazanmasını diliyorum ama ben bir Galatasaraylı olarak hak edenin Galatasaray olmasını yürekten istiyorum. Bu bir dünya derbisi. Sporcularımızın ve bütün spor ailesinin dünya derbisine yakışır şekilde sahada mertçe, dürüstçe mücadele etmesini diliyorum” cevabını verdi.

Son olarak Galatasaray – Fenerbahçe derbisini Cüneyt Çakır’ın yöneteceğinin hatırlatılması üzerine Başkanımız, “Cüneyt Bey için bir şey diyemem. Hakemle ilgili hiçbir şey diyemem çünkü ne desem onu yönlendirdiğim anlamı çıkacak. Önceden baskı altına aldığım anlamı çıkacak. Cüneyt Bey yurtdışında hepimizi gururla temsil etmektedir” cevabını verdi.