12 Mart 2020 Perşembe 19:43

Başkanımız Mustafa Cengiz'den gündeme dair açıklamalar

Başkanımız Mustafa Cengiz'den gündeme dair açıklamalar

Başkanımız Mustafa Cengiz, 1905 GSYİAD ile yapılan iş birliği anlaşmasının ardından basın mensuplarının gündeme dair sorularını yanıtladı.

Başkanımız, 28 Mart 2020'de düzenlenecek olan kulübümüzün mali genel kurul toplantısı ile ilgili ne düşündüğünün sorulması üzerine, şu yanıtı verdi:

Eğer sizin bir ajandanız yoksa, ikinci hedefiniz yoksa, ticari, siyasi, sosyal hedefleriniz yoksa bu işi niye yapıyorsunuz. Ben bunu bütün kulüp, dernek yönetici ve başkanları için söylüyorum. Aslında bu soru felsefik bir soru. Sizin bir ajandanız yoksa. Bu sivil toplum örgütlerinde, sosyal camialarda niye varsınız? Neden insan bir Kurtuluş Savaşı'nda işini gücünü bırakır, vatanı savunmak için cepheye gider ve canını verir, şehit olur? Bütün bu sorular felsefik sorulardır. Sorulması gereken sorular; ama ben DNA yapısına çok girmeden şunları söyleyeyim...

Kendimi tenzih ederek söylüyorum; bu tip sivil toplum kuruluşlarında beklediğiniz tek şey başarı karşısında takdir edilme duygusudur. İnsanoğlu bunu bekler. Psikologlar bunu çok iyi bilir. Takdir edilme eylemini göremezseniz, bu davranış insanda kırgınlık yaratır. Beklentinizi bulamazsınız. Bu Anadolu'daki spor kulüpleri için de geçerli. Türkiye'nin eğitimsel anlamda bunu aşması gerekir. İnsanların şükretmeyi, teşekkür etmeyi, vefalı, sadakatli olmayı ön plana alması iyi olur. Yüce ve asil duygular bunlar. Biz tam tersine kırgınlıkla geri çekilmenin Galatasaray'a çok ciddi zarar vereceğini biliyoruz. 

Geçen seneki talihsiz ibra olayından bu yana biz, içimizde bunun savaşını çok yaptık; fakat çocukluk aşkımızın gönül verdiğimiz bir sevdanın uğruna gecemizi gündüzümüze kattığımız bir armanın zarar görmemesi için devam ediyoruz. Şundan herkes emin olsun, kişisel tatmini bıraktık. Gidebildiği kadar sadece Galatasaray yaşasın diye devam ediyoruz. 

Başkanımız, Fenerbahçe derbisi öncesinde söylediği Fetih Suresi ayetini zikretmesi hakkında gelen soru hakkında, " Siz bir büyüye, kötü bir şeye inanıyorsanız onu iyi bir söylem ile kırarsınız. Yaşamımızda açıklayamadığımız, aklımızın almadığı, kavranamayan, bilimin açıklayamadığı çok şey var. Belki de bu onlardan biri, bilemem. Bu sadece bir sembol. Taraftarı bir araya getiren bir ateş, sinerji oluşturdu." yanıtı verdi. 

Dünyadaki korona virüs vakasının spor dünyasına yansıması konusunda gelen soruyu yanıtlayan başkanımız şu yanıtı verdi:

"Cesaret, korku ve panik bulaşıcıdır. Şurada bir kişi 'Yangın var' diye hızla koşsa herkes koşar. Gerçek olmasa bile herkesi etkiler. Kapımızda ciddi bir sorun var. Nüfusumuz 80 milyonun üzerinde, bir kişide bu hastalık çıktı. Ortalık yangın yerine döndü, marketlerde raflar boşaldı. Ben mutlaka tedbir alınmasından yanayım. Devletin bütün yönergelerine, bütün söylemlerine harfiyen uyulmalı. Sağlık Bakanlığı durumu çok güzel açıkladı. İlgili devlet kuruluşları çok güzel açıkladı. Bunlara harfiyen uyulmalı. Tıp doktorları da çok güzel açıklamalarda bulunuyor, izliyoruz. Bilim insanları durumu çok güzel açıklıyor. Onların bütün yönergelerine hepimiz önlem olarak uymalıyız. Fakat panik yapmamalıyız." 

"Karşımızda ciddi bir sorun var. İnsan bilinmeyenden korkar. Domuz gribi, yaşadık. Kuş gribi, yaşadık. Bize ulaşmasa da dünya SARS ve EBOLA'yı yaşadı. Bugün Almanya'da gripten yılda ortalama 8-15 bin arası can kaybı oluyor. Şu an Korona virüsünde vaka sayısı 120 bin, ölen 3-4 bin. Bu konuda Forbes'ta da birçok yazı okudum. Aşıyla ilgili başvurular varmış şu an. Benim konum değil tabii, bilim insanları daha iyi bilir. Moderna, Johnson and Johnson ve dört büyük ilaç kuruluşu aşı için çalışıyor. Moderna 24 Şubat'ta aşıyı yaptı, yani aşı bulundu. Fakat normalde bir aşı 10-15 yılda tekâmül ediyor. Amerikan denetleme kurumu FDA ya da Dünya Sağlık Örgütü öyle izin veriyor. Bunda ise hızlı olacak. 

"Çünkü Çin çıktığı andan itibaren virüsün tüm genetik kodlarını dünyanın bilim insanlarının emrine sundu. Bu nedenle, örneğin, EBOLA'nın aşısı 4-5 yılda bulundu. Bu süreç müthiş kısalmış durumda. Şu an hayvanlar üzerinde test ediyorlar aşıyı. Yüz milyonlarca dolar harcanıyor bunun için. Çünkü bu aşıyı realize eden de milyarlarca dolar kazanabilir. Dünyadaki büyük sivil toplum kuruluşları da destek veriyor. Avustralya'dan, İsrail'den, Küba'dan müthiş çalışmalar var. Bir yarış içindeler. Tahmine göre maksimum 1 yıl içinde bu aşı bulunacak. Çünkü testi çok hızlı şekilde yapılıyor. Özellikle gençlerden, bizim dinleyen insanlardan panik yapmamalarını rica ediyorum. Bütün tedbirlere uymalarını ve panik yapmamalarını rica ediyorum. Maçla ilgili de sağ olsun İstanbul Büyükşehir Belediyesi, bizim kendi imkanlarımızla yapacağımız dezenfekte çalışmasını, stat ve çevresindeki tüm açık ve kapalı alanların dezenfekte edilmesi işini gerçekleştirecek. Beşiktaşlı kardeşlerimiz de rahatlıkla gelebilir. Sahada mücadele hakça olsun, lehimize veya aleyhimize hiçbir hakem müdahalesi olmasın. Dostça bir maç olsun. Dileğim bu."

Beşiktaş maçı öncesi hakem ataması ve rakip başkanın geçen sezonki karşılaşmada yapılan hakem hatalarıyla ilgili açıklamaları üzerine gelen soruya cevap veren başkanımız şu ifadeleri kullandı:

"Ben bu konuda Rashomon, Amerikan versiyonuyla Haydut filmini örnek vererek bir şey söyledim: Ortada bir olay var, siz bunu gözlüyorsunuz. Olay tek bir şey ama o olayın içindeki kişilere anlat dendiğinde çok farklı açılardan anlatıyorlar. Beşiktaş bizim değerli bir rakibimiz. Bizim sahamızda tartışmalı bir taç pozisyonundan gol yerseniz bunun şampiyonluğa etkisi ne olur? Biz aynı golü Real Madrid'den yedik, İtalya'da Juventus'tan yedik. Hatırlayanlar vardır. Bu iki taç da bizim ceza sahamıza yakın bölgeden atıldı." 

"Bunlarla uğraşırsak ben son oynadığımız Sivasspor maçına dönerim. Sivasspor maçındaki hakemin hatasını, ki kimilerine göre kural hatası da yaptı, herkes gördü. Herhangi bir futbolseverin bu hatayı görmemesi mümkün değil. Golden önceki faul… Golden önce Onyekuru’ya yapılan bize göre penaltı. Nereden baktığınıza bağlı. Tartışmalı pozisyon. Hatta hakem oyunu durdurduğunda, biz Onyekuru’nun pozisyonuna penaltı vereceğini zannettik. Birdenbire bize penaltı çıktı. Biz buna da bir şey demiyoruz. Bununla ortalığı yangın yerine çevirdik mi? Çevirmedik. Çünkü biz, doğru duvarın yıkılmayacağını, her zaman doğrunun kazanacağına inanıyoruz. O maçı yöneten sayın Mete Kalkavan’ın bize yapılan 9 tane hatası var. Ben olsam bu hakemi bu maça vermezdim. Buradan sevgili MHK Başkanı, ki bence düzgün bir insan, insanlar bir takım tutabilir. MHK başkanı da tutabilir ama tuttuğunuz takımın lehine veya rakip olduğunuz takımın aleyhine düşüncelerle hareket edip eylemler ve atamalar yaparsanız zaten söylenecek bir şey yok. Orada oyun bitmiştir. Ben oyunun bitmediğine hala inananlardanım. Ve doğru raya oturması için mücadele verenlerdenim. Kendi lehime değil. İki yıldır bizi izlediniz. Kendi lehimize en ufak bir talepte bulunmadık. Objektif taleplerde bulunduk. Benim 150 gün ve 150 bin TL ceza almama neden olan taleplerimiz bütün takımları ilgilendiren haklı taleplerdi. Bunu bile göremediler, bildiri yayınladılar." 

"Konuyu çok da uzatmak istemiyorum ama bir Mersin İdmanyurdu maçı yaşanmış… Mersin İdmanyurdu maçında kaptanımıza çok ağır faul yapılmış, rakip oyuncu neredeyse bir dakika sırtına binmiş gezmiş; hakem o oyuncuyu sert şekilde sırtından indirince, bizimkine kırmızı kart verdi. Şok yaşadık biz." 

"Çok değerli bir babası var. Samsun Milletvekili İhsan Kalkavan. Bildiğim kadarıyla Galatasaraylı da bir insan. O maçta hastaneye kaldırılıyor. Ve daha sonra vefat ediyor. Hepimizin babası değerli. Şimdi ben size soruyorum; siz babanızın ölümüne doğrudan değil, bir şekilde neden olan bir olayı unutur musunuz? Ben unutmam. Kin güder misiniz? O ayrı bir şey. Ama ben unutmam. Beni bir şekilde etkiler o olay. Dokuz tane maç var, Mete Kalkavan’ı vermeyin. Ben, diğerleri gibi burada projeksiyona yansıtıp tek tek saymam. Araştırın, dokuz maçta neler yapmış. Allah için bir tane yok hepsi de aleyhimize. Sevgili Mete Kalkavan, bizim maçımıza verildiğinde Allah aşkına kabul etme. Sevgili MHK, verme! Bu insana da Çin işkencesi. Babasının ölümüne bir nedenle zemin bulmuş bir tarafız biz. Biz değiliz; senedin vadesinin kim için nerede, nasıl kesileceğini kimse bilemez. MHK’nın bu bağlamda dikkatli olması gerekiyor."

"Arkadaşlar, ligde daha 9 hafta var. Alınacak 27 puanla matematiksel olarak belki Göztepe bile şampiyon olur. Orta sıralarda şampiyonluğa oynayan bir takım küme düşebilir mesela. Biz şimdiden, yüzde yüz haklı da olsak, en ufak hatayla ortalığı yangın yerine çevirirsek bu alev topu sonra bize döner. Oynadığımız ligin adı Süper Lig ve biz onun mensubuyuz, başkasına yapılan hatadan biz rahatsız oluruz. Biz taraf olmasak bile, herhangi bir takıma yapılan hata bizim kültürümüzde bizi üzer. Bunun da olmamasını isteriz. Bu nedenle, MHK ve TFF’ye çok görev düşüyor. Önümüzdeki dokuz maçta, şampiyonluk sürecine girildikçe söylemler giderek sertleşebilir. Burada yöneticilere büyük görev düşüyor. Lütfen, camiaları birbirine nefretle, ötekileştirmeyle doldurmayalım. Bizim burada bir camiaya sert bir söylemimiz, kan akmasına neden olabilir. Çok dikkatli olmalıyız. Ben şu maçı, şununla yitirdim, bununla yitirdim diyerek çok basit nedenlerle söylerseniz, bir kin birikimine neden olur. Ben bundan yana değilim ama bizim dışımızda başka bir yönetici bunu yaparsa da bir şey diyemem. Ben, kimseye ne söyleyeceğini dikte ettiremem ama tavsiye etmem."

Başkanımız Mustafa Cengiz, “Maçtan önce Ahmet Nur Çebi ile bir görüşmeniz oldu mu” sorusuna şu yanıtı verdi: 

"Ahmet Bey ile Kulüpler Birliği’nde beraberdik. Daha sonra bir iki hafta beraberdik. Ahmet Bey sevdiğim bir insan. Hiçbir sorun yok. Hiç hakem konusunda konuşmadık. Başkanlar, camialarına karşı da sorumlu. Camia alttan forse ediyor. Mesela biz duyduk; “Maçı erteleyelim, seyircisiz oynansın…” Ben şaşırdım ‘hangi maç’ dedim. Merak ettim; bir tek Galatasaray mı var? Öbür maçlar iptal mi oldu? Soruyorum, iptal olmadı." 

"Biz kendilerini en iyi şekilde ağırlıyoruz. Öyle “tuvaletlerimiz çok iyi” deyip berbat tuvaletlere bırakmıyoruz. “Ses vermeyeceğiz” deyip ses vermiyoruz. Beşiktaş için demiyorum."

"Arada, camiaları birbirine düşürmeye çalışanlara karşı herkesi uyanık olmaya davet ediyorum."