6 Eylül 2019 Cuma 00:46

"HESABINI VERMEK ZORUNDALAR"

"HESABINI VERMEK ZORUNDALAR"

Başkanımız Mustafa Cengiz, Galatasaray Televizyonu’nun canlı yayında Galatasaray Spor Kulübü İletişim Koordinatörü Pınar Argun’un konuğu oldu ve Teknik Direktörümüz Fatih Terim’in aldığı dört maçlık ceza hakkında açıklamalarda bulundu.

Başkanımız Mustafa Cengiz’in açıklamalarından öne çıkan satırbaşları şu şekilde:

“Her camia için kutsal değerler, kutsal ikonlar vardır. Bunlardan biri de bizim kuruluş tarihimizdir. Biz buna çok saygılıyız, kurucu başkanımıza da çok saygılıyız. Verilen cezanın açıklamasının özellikle 19:05’te yayına girmesi beni şu an buraya getirdi. Ben bunu yakıştıramadım, TFF herhangi bir takımın herhangi bir kulübün herhangi bir fraksiyon ya da tarikatın mensubu değildir. TFF bizim değer verdiğimiz, Cumhuriyetimizin kurduğu bir kurumdur. Eğer siz mevzilenmenizi belli bir takıma karşı alırsanız; karşı mevzi kurup cephenizi ona doğru kurarsanız bu asla ne o cepheyi kuranlara ne de bundan medet umanlara hayır getirmez. Siz asla kötü niyetiniz olmadığını kanıtlamalısınız. Sevgili hocamızla ben dün özellikle görüştüm bu konuyu. ‘Sevgili hocam siz organize kötülük derken herhangi bir kurumu hedef aldınız mı?’ diye sordum. ‘Hayır ben kimseyi hedef almadım, ben geçen sene bize karşı olan aşırı tepkilerin giderek daha organize hale geldiğini söyledim’ dedi.”

“Bütün maçlara gitmeye çalışıyorum. Bazı deplasman maçlarında özellikle bizim yedek kulübesinin arkasına militan unsurlar yerleştiriliyor. Bunu emniyet de bize bildiriyor, biz de onlara bildiriyoruz. Bunlar özellikle hocamıza, teknik heyetimizdeki isimlere yönelik hakaret ve küfür ediyorlar. Son maçımızda da maalesef teknik yardımcımıza fiziki darbede bulunuldu. Ben okudum, TFF’nin saat 19:05’te girdiği ceza açıklamasında 6222’nin açık ihlali olan bu saldırıyla ilgili bir ceza yok. Cürüm işleniyor. Açık, net, belgeli bir cürüm işleniyor ama ceza yok. Bu yönde de önlem alınmasını istirham ediyorum.”

“Bizim yaptığımız faullere verilen sarı kart oranı yaklaşık %43 oranında. Ben futbol istatistikçilerinden bu konuda çalışma yapmasını istiyorum. Bizim yaptığımız faul sayısıyla gördüğümüz sarı kart arasında acayip bir dengesizlik var. İsim vermeden söylüyorum. Bir rakibimiz 19 faul yapıyor 0 sarı kart görüyor, diğeri 21 faul yapıyor 1 sarı kart görüyor. Biz daha birinci maçta 9 faule 4 sarı kart, 2 tane de çift sarı karttan kırmızı kart gördük. Bu düzgün olarak devam ediyor. Ortalama iki faulümüzden birine sarı kart çıkartılıyor. Galatasaray’a karşı sevgili hakemlerimiz çok cesur. Biz buna bir şey demiyoruz fakat aynı cesaretin rakiplerimize de gösterilmesini istiyoruz”

 “Bize karşı geçen yıllarda verilen tepki şiddetini arttırmış durumda. Biz bundan rahatsızız. Er meydanından kaçmayız. Geçen yıl Kulüpler Birliği bir bildiri yayınladı. Başlığı da 17 kulübü içeriyordu. İşin acı tarafı 17 kulübün imzası yok. Daha komik tarafı Kulüpler Birliği Vakfı’nın yönetim kurulu defterinde böyle bir karar yok. Çünkü biz de yönetim kurulu üyesiyiz. Sadece web sitesinden açıklanıyor ve aynı anda 8 kulüp yayınlıyor. Diğer 10 kulüp yayınlamıyor.

Üç hakem için alınan karara tepki veren ve açık şekilde tehdit içeren bir bildiri vardı. Bir kulüp yararına ayrıcalık tanınıp üç hakemin askıya alınmasına karşı çıkan bir bildiri değil mi? Sezon başladı, biz baktık iki hakem, Galatasaray’ın maçları yüzünden askıya alındığı açık açık deklare edildi. Peki siz geçen dönem üç hakemi savunuyorsunuz, askıya almayın hata yapmadı diyorsunuz; sonraki dönem o kişinin lehine hata yaptı diye askıya alındı diyorsunuz. Galatasaray’ın lehine hata yapanları cezalandırırım, aleyhine hata yapanları onurlandırırım. Bu olmadı. Men dakka dukka. Tahkimde çok ciddi hukukçular olduğunu biliyorum.  Bu yanlışın bir şekilde düzeltileceğine inanıyorum. Böyle bir ceza hem çok bilinçli sayısal olarak bana inandırıcı gelmiyor. Bizim verdiğimiz tepki bu haksız cezaya. Ceza, çürüme eşit değil. Asla belirli bir kuruluş hedef alınmıyor. Genel olarak oluşan tepkilere bir tepki var. Bu tepkinin karşılığı bu olmamalı, olmaz, olamaz”

“TFF’de yeni bir yönetim var. Sizin beyaz bir sayfayla girmeniz lazım. Önceden ekilmiş düşmanlık tohumlarıyla verilen haksız cezaların olmaması gerekir. Ben bunu sadece Galatasaray için demiyorum, diğerleri için de aynısı geçerli. Yapmayın, germeyin. Bu toplumun tek deşarj olma yöntemi futbol. Bunu yapmayın.

Size orada en ağır küfürler ediliyor. Aralarındaki mesafe 2 metre, ses mesafesi o tarz ortamlarda 15-20 metredir. En ağır küfürler ediliyor ama 6222 bizim için yok. 6222 bize karşı var, algı bu. Yanlış ya da doğru ama bizim algımız bu. Belki rakip takım taraftarları Galatasaray kollanıyor diyor. Bizce böyle değil. Hakem hataları olmasaydı Galatasaray üç dört hafta önce şampiyonluğu ilan edebilirdi. Rakipler bu lafıma bozulabilir. İstediği kadar bozulsun. Bu benim bakış açım, rakibimizin bakış açısı farklı olabilir. Futbol bu yüzden güzel zaten. Bu mücadeleye lütfen düşmanlıkları, ön yargıları katmayalım. Daha hoş görülü, daha adil bir yarış için futbolun bütün paydaşları elinden geleni yapmalı ve TFF en önce bu zihniyetin karşısında olmalı. Buna bel altı subliminal mesajlar deniyor. Bunu yapmayalım, Türk futbolu bu kadar küçülecek ve buna tenezzül edecek bir zihniyete sahip değil. Bu iğrenç bir şey. Hesabını vermek zorundalar.

Toplumsal vicdan denen bir şey vardır. Fransız Devrimi’ni de bu yaptı diğer devrimleri de. Bu toplumsal vicdana bütün kurumlar, sadece tahkim değil; disiplin ve diğer bütün ilgili paydaş kurumların, yönetim kurulları dahil uyacağına inanıyorum. Biz dürüstlük ve doğrulukla mücadele ettiğimize inanıyoruz. Başkalarına ters gelebilir. Bu mücadele için de sizden istirhamım Futbol Takımımıza, Teknik Heyetimize, bütün değerlerimize sahip çıkmanız”