10 Nisan 2019 Çarşamba 20:15

Nisan Ayı Divan Kurulu Toplantısı Gerçekleştirildi

Nisan Ayı Divan Kurulu Toplantısı Gerçekleştirildi

Galatasaray Spor Kulübü Nisan Ayı Divan Kurulu Olağan Toplantısı, Ali Sami Yen Spor Kompleksi Türk Telekom Stadyumu Özhan Canaydın Toplantı Salonu’nda yapıldı.

Toplantıya Başkanımız Mustafa Cengiz, İkinci Başkanımız Abdurrahim Albayrak, Başkan Yardımcımız Yusuf Günay, Başkan Yardımcımız Kaan Kançal, Yönetim Kurulu Üyelerimiz Emre Erdoğan, Mahmut Recevik, Okan Böke ve Ömer Cansever katıldı.

Toplantının açılış konuşmasını yapan Divan Kurulu Başkanımız Eşref Hamamcıoğlu, şu ifadeleri kullandı:

“Divan Kurulumuzun değerli üyeleri, Genel Kurul Üyesi olup Divan Kurulu Üyesi olmayan üyelerimiz, değerli basın mensupları ve bizleri televizyonları başından izleyen sarı kırmızı renklere gönül vermiş taraftarlarımız, hepinizin bildiği gibi

23 Mart’ta çok uzun süren bir Genel Kurul yaşadık. Mayıs 2018’den bu yana görevde olan sayın Mustafa Cengiz Başkanımız ve Yönetim Kurulu mali açıdan ibra edilmiş ancak idari açıdan ibra edilmemiş, ayrıca sunulan denetim raporu yapılan oylama sonucunda kabul görmemiştir. Genel Kurul sonrasında Yönetim Kurulumuz hukuki haklarını kullanarak mahkemeye müracaat etmeyi tercih etmiş ve iki ibrasızlık kararı hakkında da tedbir kararı alınmıştır.

Her ne kadar kulübümüz mevcut tüzüğümüze göre yönetilmekte olsa da kanunlarımız ve alınan mahkeme kararları her şeyin üstündedir. Hep birlikte süreci sakin olarak takip etmeliyiz. Genel Kurul sonucunda ortaya çıkan bu ibrasızlık kararı maalesef 114 yıllık köklü bir tarihe sahip olan kulübümüze hiç yakışmamıştır. Söz konusu Genel Kurul’da söz alan konuşmacıların ve oylama sırasında iradelerini ifade eden üyelerin kararları çok önemlidir, bu demokrasilerde yok sayılamaz. Bu Genel Kurul’dan çıkan sonucu çok çok iyi analiz etmeliyiz. Bu ibrasızlığı küçük bir grubun organizasyonu veya komplo olarak görmek, olumlu olumsuz oylar arasındaki farkı küçümsemek, liseli lisesiz mücadelesine indirgemek kolaycılık olacaktır. Kulübümüzün hatalarından ders çıkararak gelişmesine engel teşkil edecektir diye düşünüyoruz. Öte yandan bu sonuç sonrası yaşanan süreç, paydaşlarımız arasındaki çatışma görüntüsü, çeşitli kamplara ayrıştırma ve ötekileştirme çabaları daha da üzücü ve endişe verici bir aşamaya gelmiştir. Bununla ilgili yüzlerce nahoş ve seviyesiz örnekten bahis bile etmek istemiyorum huzurlarınızda. Değerli Galatasaraylılar, Galatasaray’da farklı fikirler vardır, farklı düşünen insanlar vardır ve bunları açıkça ifade ederler. Bu kulübün en büyük zenginliği budur. Galatasaray sadece bir futbol takımı değildir. Tüm sportif branşlarda daima birincilik hedefleyen, lisesi olan, üniversitesi olan, yardımlaşma vakıfları, huzurevleri, dernekleri olan Dünya’nın dört bir yanına yayılmış milyonlarca taraftarı ile eşi benzeri olmayan bir kurumdur. Galatasaray’da gruplar ve taraflar yoktur. Ancak paydaşlar vardır. Genel Kurul Üyelerimizden, Divan Kurulu Üyelerimizden, Yönetim Kurulu Üyelerimizden, sporcularımızdan, çalışanlarımızdan, seyircilerimizden, taraftarlarımızdan oluşan bu olmazsa olmaz paydaşlar; sevinci, hüznü, şampiyonlukları, başarısızlıkları yıllardır bir bütün olarak paylaşmayı başarmışlardır. Bu başarının altındaki sır her paydaşın doğru bilgilere sahip olarak kendi sorumluluk alanını iyi bilmesi ve bunun dışına çıkmamasıyla sağlanmıştır. Hiçbir Galatasaraylının bir başka Galatasaraylının sevdasını ölçmeye, değerlendirmeye, yargılamaya hele hele kategorilere ayırarak ne aşağılamaya ne de ötekileştirmeye hakkı yoktur. Kimsenin de haddine değildir.

Bu vesileyle Galatasaray Spor Kulübü Divan Kurulu olarak biraz evvel saydığım tüm paydaşlarımızı sükunete, itidale, hiç kimsenin tahrik ve manipülasyonuna izin vermemeye ve hep birlikte başarıya odaklanmaya davet ediyoruz. Bunun tavizsiz savunucuları olacağımızı bir kez daha burada teyit etmek istiyoruz. Eskiden olduğu gibi tüm üyelerin hasret giderdiği, kol kola gelerek ve kol kola çıktığımız Genel Kurulların temennisi ve büyük özlemiyle Divan Kurulu arkadaşlarım ile kendi adıma sevgi ve saygılarımızı sunuyoruz. Teşekkürler.” 

Toplantıda daha sonra gündemin diğer bir maddesi kapsamında Kulübümüzü ilgilendiren önemli ve güncel konular hakkında katılımcılara söz verildi. Bu bölümde Mehmet Bilen, Celal Açar, Hayri Kozak, Cengiz Akatlı, Ahmet Özdoğan, Taner Aşkın, Tayfun Akçay, Faruk Bil, Sait Mısırlıoğlu, Candemir Berkman, Serhat Özalemdar, Sami Çölgeçen, Ayhan Yeğinsu, Ahmet Kalafatoğlu, Cengiz Akatlı, Turcan Bolayır, Faruk Gürbüzer, Hamdi Yasaman ve Dağhan Baydur konuşmalarını yapmak üzere kürsüye geldiler.

Başkan Yardımcımız Kaan Kançal, yaptığı konuşmasında şu ifadelere yer verdi:

“Sayın Başkanım, Yönetim Kurulu, Sayın Divan Başkanım, Divan Heyet, saygıdeğer Divan Üyeleri hepinize saygılarımı sunuyorum.

Sizlere mali tablolar ile alakalı açıklama yapmak istiyorum. Hayri Ağabey ve Taner Ağabey nakit akış işe alakalı bir şey söyledi. Nakit girişlerimiz 2 milyar 206 milyon, nakit çıkışlarımız 2 milyar 206 milyon. Bu tablo üzerinden kar ve zarar konuşmak çok yanlış bir algı. Kar ve zarar, faaliyetimizi gösteren gelir tablosunun üzerinden konuşulur. Bilanço da bu faaliyetimiz esnasında bir anı durdurur ve onun fotoğrafını çeker. Bu tablolar üzerinden kar ve zarar incelenmeli. Nakit akış üzerinden kar ve zarar konuşamayız. Nakit akışı sadece nakit girişleri ve çıkışları gösterir. Yanlış algı oluşmaması ve herkesin doğruyu öğrenmesi açısından bu açıklamayı yapıyorum. Kredi kullanımımız 778 milyon lira. Bunun karşılığında biz 1 milyar 108 milyon lira kredi kapaması yapmışız. Yani borcu düşürmüşüz. Yönetimlerin birbirine devrettiği borç yüklerine bakınca ilk defa 206 milyon dolar ile en düşük seviyeye gelmişiz. Genel Kurul’da son altı yılı sunmuştum, bugün ise size son 10 yılı anlatacağım. Biliyorsunuz dün KAP’a da bildirdik. Hasılatımız son on yılın rekoru. Brüt karımız 270 milyon ile son on yılın rekoru. Bunun üzerine birtakım giderler yapıyoruz, faaliyet gelirimiz 188.9 milyon ile son on yılın rekoru. Bunun üzerine finansman gideri, bankaya olan borçlarımızdan kur farklarını ve faiz giderlerini düştüğümüz zaman 81 milyon karşımıza çıkıyor. Bu son on yılın rekoru. Bu sevinci yaşayalım. 59 milyonluk zarar son on yılın TL zararı. On yıl önce 100 milyon zarardan 80 milyonluk kara geçmişiz. Bu ilk defa oluyor. Biz bir şekilde bankalara olan finansman yüklerimizi sıfırlayabilirsek, faaliyet zararlarımızı ortadan kaldırıyoruz. Önemli olan nedir? Faaliyet karı. Biz Galatasaraylılar olarak on yıldır faaliyet zararı üretiyoruz. Biz ilk defa faaliyetimizden kar üretiyoruz. Üzerimizdeki borç yükünü sildiğimiz anda faaliyet karı bizim için çok önemli. Bu tablo bizim açımızdan çok kıymetli.

Ben yine algıyla alakalı bir şeyler söylemek istiyorum. Deniyor ki Şampiyonlar Ligi… Biz de yönetim olarak Şampiyonlar Ligi geliri ne kadar etkiliyor diye inceliyoruz. Şampiyonlar Ligi geliri, önemsiz olur mu? Tabii ki çok önemli. 2015-2016 sezonunda 33.2 milyon Euro ile bu yıl elde ettiğimiz Şampiyonlar Ligi gelirinin üzerinde bir gelir elde etmişiz. O sene 54 milyonluk bir zarar var. Biz ilk defa kar ediyoruz. Bu rakamları biz değiştiremiyoruz ki, bu rakamların üzerinde bizim algı yapmamızın imkânı yok. Ben burada bir şey itiraf edeyim. Bu 81 milyon son üç ayda gelirlerimiz tahakkuk ettiği için böyle. Bu 9 aylık bir periyot. Son üç ayda da giderler tahakkuk edecek ve bu kar miktarı aşağıya doğru bir düşüş yapacak. Ancak umuyorum ki sıfır çizgisinin altında düşmeyeceğiz.

Bir başka algı da Hayri Ağabey söyledi, bir de sevgili Petite bana mesaj attı. Ona da buradan cevap vermiş olayım. Derneğin, Sportif’e olan borçlarından dolayı Sportif A.Ş., Derneğe bir faiz faturası kesiyor. Ben bunu izah ediyorum, Genel Kurulda anlatıyorum tekrar aynı şey söyleniyor. Ben kendimden şüphe etmeye başladım, şimdi bir daha anlatacağım. Sportif A.Ş., Derneğe bir borç veriyor. Bu borcu verirken bu parayı bankadan borç alıyor ve bankaya bir faiz ödüyor. Bu ödediği faizin karşılığında da bu parayı derneğe kullandırdığı için dernekten faizini alıyor. Bu faizi alıp bankaya ödüyor. Aldığını bankaya veriyor. Bu nerede netleşip birbirini götürüyor? Faaliyet karımızdan bu miktar düşüyor ve kar öyle ortaya çıkıyor. Ben hala bu faiz faturasının bu karlılığı nasıl etkilediğini anlayabilmiş değilim. Şöyle bir algı var: 79 milyon faiz verdi dernek, bu 81 milyonun kar çıkma sebebi o faiz faturası. Böyle bir şey yok. Daha önce birkaç kere anlattım, gene söylüyorum yok öyle bir şey. İddiası olan varsa burada iki tane mikrofon var, gelsin yan yana göstersin nerede yazdığını.

Ben şuna inanmanızı istiyorum. Biraz önce bahsettiğim 79 milyon lira faiz miktarı. Bu Derneğin Sportif’e olan borcundan dolayı. Dernek bu borcu Sportiften almasa bankadan alacak ve yine bu faizi ödeyecek. Biz yüzde 60-70 devalüasyon yaşadık. Bizim kontrolümüzün dışındaki bir gider. 50 milyonun 46 milyon Lirası Riva, Florya’nın bizim Emlak Konut’a kesmiş olduğumuz 508 milyonu kırdırmamız sebebiyle yılda ödediğimiz 46 milyonluk kırdırma faizi. Ben hiçbir zaman o yönetim, bu yönetim demedim. Bunu biz yapmadık ki bu yapılmıştı zaten. Bunu biz ödemekle mükellefiz. Yıllar önce Sportif A.Ş. ve Dernek arasında yapılmış stat hasılat paylaşım sözleşmesinden dolayı ödeme yükümlülüğümüz olan 25 milyon var. Biz 4 milyon zarar bütçelemişiz, 10 milyon zarar etmişiz. Bunun kabul edilemez olduğunu ben söyledim. Ama biz burada 60 milyon farkları da hatırlıyoruz.

2018’in spor şubelerinin performansına bakınca son on yılın en az zararını yapmışız. Bu ağır zarar zaten bir iki yılda düzeltilecek bir şey değil ki. Biz bunu aynı Sportifte olduğu gibi yavaş yavaş düzeltmeye çalışıyoruz.

2019 bütçesini en ince detayına kadar bir buçuk ay çalıştık. Ama sunmak nasip olmadı, beş dakikalık bir sunum oldu. Bizim paydaş olduğumuz ortak sorunlarımız var. Bunlarla alakalı düşünüyoruz, planlarımız var mı? Bakacağız. Gerçek performansımıza bakınca biz ilk defa kar bütçeledik faaliyetimizde. Geçen seneki 10 milyon zararımızı 2019’da kar bütçeledik. İnşallah da başaracağız. 2018’den daha iyi bir tabloyla gelmeyi planlıyoruz. Bu mali disiplini sağlamış olmamızın tek sebebi idari reformlar. Yanlış bütçe gider kalemlerinin altına yanlış girilen bütçe rakamlarının Galatasaray’da tarih olması idari bir reform değil mi? Tablolarımız ne kadar ağır olursa olsun kuruşuna kadar bu bütçeleri doğru bilme hakkını elde etmiş olmanız bir idari reform değil mi? Ben mahrumdum bunlardan, eskiden bu kadar detaylı değildi. Bizi doğru denetleyebilmeniz için tüm iş akışlarımızın şeffaflaştırılmış olması bir idari reform değil mi? Zaman zaman harcamaları yapılmış, bitmiş daha sonra Yönetim Kuruluna imzaları atılmak üzere gelen Yönetim Kurulunun bütçesine uygun olmayan işlerin Yönetim Kuruluna teklif dahi edilemeyecek bir duruma gelmesi idari bir reform değil mi? Operasyonumuzu, mali işlerimiz üç ay geriden takip ediyordu. Artık tahakkuk eden bir faturanın beş gün içerisinde elektronik iş akışı ortamına girmesi, işlenmesi bir idari reform değil mi? Stoklarımızın Galatasaray tarihinde ilk defa sayılarak ıslak imzayla zimmet altına alınması, sayımlar arası stokların hareketlerinden doğan tüm evrakların bu hareketi yapan kişiler tarafından ıslak imzayla zimmet altına alınması bir idari reform değil mi? Değerli Galatasaraylılar bunların her biri bu rakamların bize böyle gelmesini sağlayan idari reformlar. Ben bunun gibi size onlarca sayabilirim ama vaktinizi daha fazla almak istemiyorum. Yönetim Kurulu olarak, Sayın Başkanımız ve biz ibra olmadığımız geceden sonra yaşadığımız hafta ibrasızlık bizim gündemimizde değildi. Burada gördüğünüz Yönetim Kurulu Üyelerimiz ihtiyacımız olan 75 milyon Liralık parayı bulmaya çalıştılar. Çünkü bütün bankalar krediyi kesti. Ben Başkanımız ve Yönetim Kurulumuzun bundan sonraki süreçte de Galatasaray’ın yüce menfaatleri ne gerektiriyorsa onu yapacağından kimsenin endişesinin olmamasını rica ediyorum.”

Başkan Yardımcımız Yusuf Günay ise şu şekilde konuştu:

“Sayın Divan, Sayın Başkanım, Sayın Yönetim Kurulu Üyeleri, Saygıdeğer Divan Kurulu Üyeleri sizleri sözlerime başlarken saygıyla selamlıyorum.

Gerçekten aslında güzel bir toplantı geçiyor bugün son konuşmacıya kadar. Hakikaten bir hukukçudan duymayacağımız konuşmayı bugün burada duyduk. Biz idari ibrasızlığı daha önce camia olarak yaşamıştık, bu süreci hepimiz biliyoruz. Bu sürecin sonunda Yargıtay Hukuk Genel Kurulu şu şekilde bir karar verdi. Spor kulüplerinin her türlü işlem ve faaliyetlerinde önemli olan paranın hesabının verilmesi olduğu, mali yönden kusuru olmayan Yönetim Kuruluna idari yönden kusur izafe edilmesi hukuken mümkün bulunmamaktadır. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu “Aslolan ibra mali ibradır, idari ibra hukuki bir müessese değildir” dedi. Hukukçu Hamdi Yasaman beyefendi bu karar yanlış diyor. Ana yasanın 138. maddesine göre bu karar beni de bağlar, Hamdi beyi de bağlar, herkesi bağlar. Geçen Divan Kurulu toplantısında Sayın Başkanımız tehdit etti dediniz. Dediği laf şu; idari yönden Yargıtay Genel Kurulu kararına göre hukuki bir yöntem değildir. Eğer yönetime güvenmiyorsanız, yönetimi başarılı bulmuyorsanız mali yönden ibra etmeyin demiştir. Burada bir tehdit yok. Burada vurgu mahkemeye gideriz, hallederiz değil. Mahkemeler zaten bunun açıkça hukuka aykırı olduğunu görür. Çünkü Yargıtay Hukuk Genel Kurul kararı var. İçtihad niteliğinde bir karardır bu. Bunu bilmek için hukukçu olmaya gerek yok ki. Diğer konu Galatasaray Sportif A.Ş. halka açık bir şirket. Bağımsız denetim organları tarafından denetleniyor. Bir hukukçu burada “Bilançoda değişiklik yapılarak kar elde ediliyor” diyor. Yarın suç duyurusunda bulunağım ben kendim. Böyle bir şey olamaz. Bir hukukçu bunu söyleyemez. Galatasaray Genel Kurulu’nda, Galatasaray Yönetiminde daha önce görev almış bir insan bunu nasıl söyleyebilir? Galatasaray Spor Kulübü Başkanını Aziz Yıldırım’a benzeten bir insan bunu söyleyebilir. Basındaki açıklamaları görmediniz mi? Ben gördüm, ben okudum. Bakın, görün. Bunu basında konuşmak gerçekten kötü. Galatasaray Spor Kulübü Başkanı’na hak ettiği saygıyı gösterecekler. Burada üzülerek şahit oluyoruz.

Bugün Galatasaray Sportif A.Ş 81 milyon TL kar elde etti. Saygıdeğer büyüğümüz diyor ki “Ağlayacak halimiz yok” diyor. Geldiğimiz noktayı hep birlikte kutlamamız lazım. Ahmet Özdoğan Bey idari tedbirde ret var dedi. Eğer bir karar açıkça hukuka aykırı ise ve telafisi güç zararlar doğuracaksa mahkemeler tedbir kararı veriyor. Yönetim Kurulu tarafından açılan hiçbir davada tedbir kararı reddedilmedi. Ancak Genel Kurul üyelerinden birisinin tedbir kararı ret oldu. Tabii orada farklı bir durum var. Genel Kurul üyelerinin dava açması ve yetki yönünden bir sürü şey olabilir ama kararların tamamı mahkemeler tarafından tedbir olarak veriliyor. Bir kere burada Yönetim Kurulu’nun temel hak ve hürriyetleri engelleniyor. Tüzük gereği tedbir kararı alınmamış olsaydı gidilecek bir seçimde Başkan ve Yönetim Kurulu üyeleri tekrar aday olamayacaktı. Dolayısıyla bu tedavisi güç, imkansız tarafların doğmasına yol açan bir şey. Biz sadece hukuka aykırı olduğunu düşündüğümüz bir karar için hakkımızı aradık, arıyoruz. Bu da çok doğal bir şey. Bu süreçte yine Hamdi Bey, hukukçu beyefendi kayyum atanmasından bahsetti. “Kayyum atanmalı” diyor. Bugün burada bu söylenecek bir şey değil. Biz hakkımızı arıyoruz neden kayyuma mahkum edelim ki. Hakikaten bir hukukçunun yapmaması gereken bir konuşma olmuştur. Sportif A.Ş’nin kar elde etmesine gelirsek sermaye artırımının kar ile bir ilgisi yok.

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun kararına bakarsak, ben hukukçu değilim ama okuduğumu anlıyorum. 16 yılım kamu hukuku ile geçti. Denetim Kurulu da ibra edildiği için mali yönden ibra geçerlidir idari yönden ibra yoktur demiyor. Bunu düzeltmek lazım. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu idari ibranın ölçülebilir bir şey olmadığını, ibranın mali ibra olduğunu, idari ibranın hukuki bir müessese olmadığının kararını vermiş. Zaten yerel mahkemeler de bu genel içtihat kararını dikkate alıyor. Bunu da söylemek lazım. Denetim Kurulu da ibra edildiği için diye bir şey yok.

Saygıdeğer Galatasaraylılar, bu taraftarın bizi yoğun olarak eleştirdiği ve baskı altına aldığı dönemler olmadı mı? Transfer dönemini bir görün bu yönetime neler söylenmiş. Lütfen bu şekilde objektif bakalım. Taraftarın yönetim tarafından yönlendirildiği gibi bir husus kesinlikle doğru değildir, böyle bir şey olamaz.”