10 Ocak 2018 Çarşamba 16:38
Ocak Ayı Divan Toplantısı Gerçekleşti

Galatasaray Spor Kulübü Divan Kurulu'nun Ocak Ayı Toplantısı Gayrettepe Dedeman Otel’de gerçekleşti. Toplantı öncesi Atatürk ve silah arkadaşları, şehitlerimiz, Ali Sami Yen ve arkadaşları, son bir ay içinde vefat eden divan üyeleri ve aramızdan ayrılan tüm Galatasaraylılar için saygı duruşunda bulunuldu. Toplantıya Galatasaray Spor Kulübü adına Galatasaray Spor Kulübü Başkanı Dursun Özbek, İkinci Başkan Cengiz Özyalçın, Başkan Yardımcıları Nasuhi Sezgin ile Eşref Alaçayır, Yönetim Kurulu Genel Sekreteri Can Topsakal, Yönetim Kurulu Muhasip Üyesi İsmail Sarıkaya, Yönetim Kurulu Üyeleri Yrd.Doç.Dr. Ural Aküzüm, Murat Atay ve Burçin Aslan katıldı.
Toplantı öncesi Galatasaray Spor Kulübü Divan Kurulu Başkanı İrfan Aktar, 13–20 Ocak 2018 tarihli Olağanüstü Seçim Genel Kurulu hakkında Divan Üyeleri'ni bilgilendirdi. Aktar, Galatasaray Spor Kulübü Başkan Adayları'nın Divan Kurulu'na açıklamada bulunabileceğini belirtmesinin ardından kürsüye önce Galatasaray Spor Kulübü Başkan Adayı Mustafa Cengiz geldi.
Mustafa Cengiz'in konuşması şöyleydi:
"İstediğiniz kadar tüzük ve yasaya uygun görünse de, baskın seçim ötesi bir seçim oldu. Bunun hukuki boyutlarıyla uğraşmıyoruz. Madem er meydanı açıldı, ben er meydanına çıkarım. Burayı akademik bir sempozyum havasına da sokmak istemiyorum; kısa dokunuşlar yapmak istiyorum hafızanıza ve beyninize... Benim bütün geçmişim açık. Yaşantım boyunca hazır ya da kurulu bir iş almadım. Gerek kamuda, gerek özel sektörde sıfırdan aldım, her şeyi kendim yapmak durumunda kaldım. Bu çok istenen bir durum mu, değil ama benim kaderim bu…”
"Ben açık ve şeffaf bir yönetim vadediyorum. Asla yalan söylemem, boş vaatlerde bulunmam. Vaatlerin maliyeti sıfırdır. “Şunu şöyle yapacağım, bir yılda hanlar ve kervansaraylar yapacağım, şunu yaptım ve yapacağım” şeklinde söylemlerde bulunmayacağım. Bulunursam uyarabilirsiniz. Ben üç buçuk dönemdir tüzük tadil komisyonu üyesiyim aynı zamanda. Biliyoruz ki, bu yönetim 3,5 yıllık olamaz, şarampole düşüştür bu, teker kaymıştır artık. “Mayıs'ta şampiyon olsak bile seçime gideriz” dedim. Bunu tekrar söylüyorum. Sözümüz zaten senettir. Veremeyeceğimiz söz ağzımızdan çıkmaz. Bizim için Divan'ın özel bir yeri vardır... Desteğinizi almak için değil, bundan da emin olun.”
"100 günümüz hatta efektif olarak 75 günümüz var. Ben her şeyi hallederim, Sportif AŞ’yi kara geçiririm gibi afaki söylemlerde bulunmam. Ben yutabileceğimden daha büyük bir parçayı da ısırmam. Ben ne yapabilirim? Üç şey yaparım... Kısa ya da uzun vade demeyeceğim. Mali, idari ve sportif üç bağlamda çalışmalar yapacağım. Öncelikle Galatasaray'ı bir sisteme oturtacağım. Galatasaray'ı bütün kurumları, çalışma tarzıyla, endüstri haline gelen sporuyla… Zira Galatasaray sadece futbol kulübü değildir, spor kulübüdür... 1400 kusur sporcu ve 800'e yakın personelle birlikte çalıştırıyoruz. 13 branşta faaliyet gösteriyoruz.”
"Mali olarak bağımsız bir denetim şirketine koordinatlarımızı bulduracağız. Mali olarak enlemimiz, boylamımız ve derinlik boyumuz ne? Bunun bedelini de cebimden ödeyeceğim. Galatasaray’ın koordinatlarını tespit edeceğiz. En büyük sorunumuz borç yönetimi. Üç yılda Galatasaray iki kat borca geldi. İhale edilen Riva projesinden 508 milyon TL'lik bedeli kırdıktan sora bile finansal borçlarımız düşmedi, hatta TL bazında arttı. “
"Mali durum tespiti sonrası borçları yapılandırmamız gerekir. Özellikle döviz bazındaki borçları TL bazına çevirmemiz lazım. Riva ile Florya'ya gelirsek; bunlar elimizdeki iki aset... Süreç henüz bitmedi. Mutlaka değerli bir sözleşmedir. Yönetim Kurulu ve Sayın Dursun Özbek'e güveniyorum ama o projeyi daha iyi hale getirmemiz gerekir. Açık ve net hesap yapalım. Devletimizle oturarak devletin de Galatasaray'ın da kazanacağı şekilde gözden geçirmemiz gerekir. “Florya ile Riva'yı ayırın” dedik ama mümkün olmadığını söylediler. Florya pırlanta bir arazidir. 133 milyon dolarlık bir geliri olmasını tahmin ediyoruz. Bunu incelettik. Riva artı Florya'yı en az 600 milyon dolar seviyesine çıkarmak için devletimizle tekrar oturup konuşacağız. “
"Mali olarak üzerimizde adı amatör ama kendisi profesyonel şubelerimiz var. Basketbol ve voleybolu mutlaka ayırmamız gerekir. Basketbol AŞ ve Voleybol AŞ’yi kuracağız. TL bazında yıllık ortalama 70-80 milyon TL zararımız olmakta bu şubelerden. Bütün başkanlarımızın çektiği sıkıntı bu... 10 yılda 700-800 milyon TL’lik açığa neden oluyor. Gerçek reel amatör şubeleri zaten karşılarız. Zaten görevimiz de bu. Basketbolda mutlaka ve mutlaka sponsor ile yola çıkacağım.”
"Voleybolda da keza öyle… Büyüyen bir delikten yana değilim. Otarşik, kendine yeterli bir şube oluşumundan söz ediyorum. Voleybol da kanayan bir yara haline geldi. Sponsor gelirlerimiz çok düşük. Türkiye ve dünya çapında sponsorlar bulacağız. Galatasaray’ı 1-2 daire fiyatına değil gerçek sponsorlarla destekleyeceğiz. Yoksa UNICEF ile Kızılay ile yola çıkarız.”
"Stadın isim hakkı yenilenecek. O dönem Adnan Polat gerçekleştirmişti. Bunun üstüne daha çıkacak şekilde sponsorlar bulun. Uluslararası kuruluşlar ile dirsek teması halindeyim. Seçilemesem bile Galatasaray için yaparım, Galatasaray için veririm. Sevgili başkanlarımızı dinliyoruz. Korkunç bir ötekileştirme, ayrıştırma birbirinden hoşnut olmama ve sevgisizlik görüyoruz. Muhalefet, liseli, kafatasçı deniliyor. Kuruluş değerlerimize yapılıyor. Ali Sami Yen ve kurucularımız burada olsaydı inanın ağlarlardı. Galatasaray sosyal bir camia... Para, ün, menfaat peşinde değiliz. Mecnunun duyduğu bir aşk gibi... Lütfen saygılı olalım. Bütün başkanlara saygı duyalım. Hata yapılabilir… Ben bile şu anda yanlış söylemde bulunabilirim. İnsan hata yapmakla mükelleftir. “
"Ben idari bağlamda yüksek istişare komisyonunu kurmayı düşünüyorum. Yaşayan başkanların, ikinci başkanların ve divan başkanlarının olacağı bir komisyon… Onlara akıl danışılacak.”
"Lütfen üyelik sistemini sadakate bağlı yapalım. Tüzük engel değil. Kimler maça gidiyor, kimler deplasmana gidiyor, kimler kombine alıyor. Bunları puantaja bağlayıp onlara üyelikte öncelik verelim. Bağışçılarımıza da artı verelim. Lütfen Galatasaray’a üyeliği sadakate bağlı hale getirelim. Dursun Özbek de kötü ayrılmak istemiyor. Yönetici kardeşlerimiz de öyle. Hepsi benim arkadaşım. Biz muhalefet değiliz, siyasi parti değiliz, tarikatımız mezhebimiz Galatasaray. Yönetimlere ve eski başkanlara saygılı olmalıyız.”
"Sportif olarak... Sahada hangi spor dalında olursa olsun Galatasaray’ın hedefi şampiyonluktur. Her ikincilik gelir getiriciyse “eh idari eder” ama biz winner (kazanan) bir kafadayız. Kaybedişten yana değiliz. Galatasaray sürekli kazandığı için buralara geldi. Terinin son damlasına kadar, ölümünü yiğitçe, rakibine saygılı bir ruhla gitmesi gerekir. Biz sipahiler gibi yürekli, akıncılar gibi asil olmalıyız. Pusu kültürü, Bizans oyunlarına tevessül etmemeliyiz. Birtakım isimler geziyor. Taşeron bezirganlar merkezi iktidar adına konuşanlar var. Sakın oyuna gelmeyin. Sevgili Alpaslan’ın dediği gibi; “Kim ki Galatasaray’ın yararına bir taşı bir metre öteye götürür. Biz onlara teşekkür ederiz. Bizim artımız Galatasaray'dır."
"Galatasaray artık dev bir kurum. 657 sayılı kanun çıktığında şuna baktık. Eşit ücret, liyakat, ehliyet şart... Ücret yelpazesi şart... Artık Galatasaray sosyal camiadır. Kim eğilip bükülmemiştir; sporcu, yönetici olarak öncelik vermeli ve onurlandırmalıyız. Kimseyi suçlamıyorum. Tek kırmızı çizgim hırsızlık. Hırsızlar benden korksun... Galatasaray dev bir dünya markası… Bizi elitist diye eleştirdiler. Biz snop, züppe takımı değiliz. Biz halkın içindeyiz. Rakiplerimize de kendimize de saygılıyız.”
Galatasaray Spor Kulübü Başkan Adayı Mustafa Cengiz, yönetim kurulundaki isimleri Divan Kurulu Toplantısı'nda üyelere tanıtarak konuşmasını tamamladı. Cengiz'in ardından Galatasaray Spor Kulübü Başkanı ve 13–20 Ocak 2018 tarihli Olağanüstü Seçim Genel Kurulu öncesi Galatasaray Spor Kulübü Başkan Adayı olan Dursun Özbek söz aldı. Başkan Özbek konuşmasının öncesinde listesinde yer alan isimleri üyelere tanıttı.
Başkan Dursun Özbek'in kürsüde yaptığı konuşma ise şu şekildeydi:
"Kim seçilirse seçilsin, kim sizin seçtiğiniz yönetim olursa olsun en iyi hizmeti yapacağından zerre şüphem yok. Seçimin Galatasaray'a hayırlı olmasını diliyorum. Bugünün bir tane gündemi var. O da, neden 20 Ocak 2018'de 90 gün hatta 75 iş günü öncesinde seçime gidildiği. Bugünkü yönetimin başkanı olarak bunu izah edeceğim. defalarca burada yaptığım açıklamalara bağlı olarak anlattığım şeylerin bazen iyi anlaşılmadığını fark ediyorum. Birincisi medya ile ilgili, ikincisi Galatasaray'a hizmet etmiş kişilerle ilgili, üçüncüsü de bunlardan oluşan fikirlerin ışığında neden olağanüstü seçime gidildiğiyle ilgili... Üç başlık altında. Erken seçime gidişin sebepleri çok daha net ortaya çıkacaktır."
"Medya hayatımızın ayrılmaz parçası. Medyada duayen isimlerden olan sayın Fatih Altaylı'nın bir söyleşisini okumak istiyorum. Fatih Altaylı kardeşim, şu cümleleri kullanmış: Arda Turan'ın 'Fatih Terim varsa gelmem' dediği yönünde haberler çıktı. Arda Turan Galatasaray'a gelemesin diye el birliğiyle uğraşıldı, Galatasaray Yönetimi özellikle uğraştı. Orada çirkin olaylar oldu. Galatasaray Yönetimi medyayı manipüle ediyor. Çünkü medyayla ilişkilerinde gariplik var Galatasaray'ın. Galatasaray'ın bütün bu işlerini yöneten garip isimler çıktı ortaya. Fenerbahçeli bir spor danışmanı Galatasaray'ın şu anda stratejilerini belirliyor. Başkan danışmanı gibi... Serdar Güzelaydın, Galatasaray Başkanı'nın yönetimine almadığı en önemli adam ama kendisine Sportif A.Ş'yi ve futbolu bağlamak gibi bir söz verdiği söyleniyor. Bunlar nasıl işler? Nasıl bir gazeteci senin medyayla olan ilişkilerini düzenler? Dün gazeteyi açıyorum, Arda Turan Mehmet Ağar'a demiş ki, 'Fatih Terim Galatasaray'da olduğu müddetçe ben Galatasaray'a gelmem.' Birincisi Arda Turan, Mehmet Ağar'a böyle bir şey söylemez çünkü Mehmet Ağar'ın Fatih Terim ile ilişkisini biliyor. Böyle bir şey söylemesi için terbiyesiz olması lazım. Arda pek çok şeydir ama terbiyesiz değildir. Bu servis bir haber..." Galatasaray medyada zayıf deniyor, iletişimi yönetemiyor, spor müdürlerinin hepsi başka takımları tutuyor vs. Bunların söylendiğinde mutabık mıyız? Bunlar zayıf taraflarımızdan biri olarak dile getirilmiyor mu? Biz yapmadığımız bu haberi, ilgimiz olmayan bir şey ile ilgili olarak manipüle etmek suretiyle medyada çıkartıyormuşuz. Hep tersinden şikayet ediliyordu. Haberin esası Habertürk Gazetesi. 7 Ocak günü Meriç Müldür imzasıyla haber yapılmış. 'Arda Turan: Fatih Terim ile çalışmam' diyor. El insaf. Kendi gazetende haber yapıyorsun. Sonra da benim manipüle ettiğimi söylüyorsun. Bu nasıl bir zihniyet ki… Senin müdürlük yaptığın gazeteye benim haber yaptırdığımı söylüyorsun. Sen ne biçim bir Galatasaraylı, bir habercisin? Ne oldu şimdi? Bu haber senin gazetende çıkmış. Ben mi gelip bu haberi yaptırdım? Basında çıkan haberlerin büyük bir kısmı bu şekilde... Bu manipülasyonlar Galatasaray’a zarar vermek üzere tezgahlanıyor. Keşke medyada en kuvvetli biz olsak. Kendi gazetende yaptırdığın bir haber. Hakaret olarak kabul ediyorum. Fatih Altaylı seni affetmiyorum..."
"İkinci husus... Galatasaray'a hizmet etmiş çok değerli başkanlarımız var. Benden önceki 35 başkanın hizmeti sayesinde Galatasaray dünyanın en önemli markalarından biri haline gelmiş... Tamam da neden biz Galatasaray'ı sevemiyoruz değerli Galatasaraylılar? Yalan yanlış ifadelerle Galatasaray ve yönetimini zayıflatmak yönünde çaba harcıyoruz? Sevgili başkan Ünal Aysal dün akşamki konuşmasında 'Erken seçim nereden çıktı, etik midir?' diye soruyor. Ünal Abi; sen iktidardayken kaç erken seçim yaptın? Sonuncusunda bıraktın kaçtın. Beni beğenmeyebilirsin. Yönetimimi de beğenmeyebilirsin. Eleştiri en büyük hakkın. Zerre kadar da alınganlık göstermiyorum. Kabul etmediğim açıklamaları divana gelerek yapıyorum. Bugün ne gerekçesi var? Şampiyonluğa gidiyoruz. Fatih Terim gibi 6 şampiyonluk yaşayan bir hocayla işe başladık. Çok iyi bir takımımız ve şampiyonluk hedefimiz var. Peki ne gerek var? 3 buçuk, 4 sene evvel olmuş bir olayı gündeme getiriyor, polemik yaratacak bir konuşma yapıyorsun? Bir kişi çıksın desin ki bunun bir sebebi olması gerekir. 6 şampiyonluk yaşatan bir hocayı gündeme getirip, bir polemik yapıp ne murat ettin böyle Allah aşkına? Kim ne derse desin. Ben ve yönetimim Galatasaray'ın başarısı ve geleceği için hizmet etmekteyiz. Sayın Fatih Terim'i getirirken de diğer arkadaşlarımı göreve getirirken de Galatasaray'ın menfaatini ön planda tuttum. 7-8 ayı başkan yardımcılığı, 2 buçuk senesi başkanlık olarak geçen süremde Galatasaray menfaatlerini hep ön planda tuttum. Hata yapmadık mı, yaptık tabi. Ama Galatasaray'a yanlış yapmadık..."
"Neden erken seçim? Muhtelif sebepleri var. Bu sebeplerde mutabık olduğumuzu düşünüyorum. Şampiyonluğa gidiyoruz, şampiyonluğun en kuvvetli adayıyız. Hemen düğmeye basıldı. Sayın Fatih Terim'e kadar uzandı. Yönetimin basiretsizliği şeklinde sözler ortaya atıldı. Bu ne yazık ki Galatasaraylılar tarafından yapıldı. Şampiyonluğa giderken Mayıs ayı kritik. Bu tartışmaları zaten yaşıyorum. Ama Galatasaray menfaatine zarar gelmesin diyerek seçimi 3 ay önce yapılım. Kim seçilirse seçilsin 3 senelik yapılması lazım. Tüzüğümüzün gereği olarak 2 buçuk yıla da çekilebilir. Sayın Mustafa Cengiz'i de kutluyorum. Seçime iştirak ettiği ve Galatasaray'a hizmet etme iradesini gösterdiği için. Futbolda başarıya giderken maddi anlamda da büyük katkı yapacak bir olaydır."
"Sportif AŞ'nin beklediğimiz başarıya ulaşabilmesi için yeni kaynaklar bulmamız lazım. Bu konuşmaları yaparken orta vadede hizmet eden yönetim olması lazım. Bankalar ve diğer kurumlar sizi muhatap almaz. Çalışmaların devam etmesi lazım, hangi yönetim gelirse gelsin önünde bir mesafe olması lazım. Finansal yapımız yaptığımız projeler çerçevesinde açık bir şekilde iyileşme gösteriyor. Zarar miktarı büyüdü şeklinde değil. Neden değil? 2015'teki TL’yi bugünün TL'si ile mukayese edince rakamlar farklı. Kredi miktarında düşüş var. Finansal yapının desteğe ve süreye ihtiyaç var. Elde ettiğimiz gelir 770-780 milyon TL. Bunun iki katına varacak bir geliri bekliyoruz. Hasılat paylaşımı sözleşmesi. Nasıl oluyor da zihinleri bulandırmak için farklı cümleler kullanılıyor? Herkes hasılat paylaşımının ne demek olduğunu biliyor. Riva'yı sattı bunu yaptı; Florya'yı sattı şunu yaptı... Florya'da da gelirleri aynı şekilde Galatasaray'ın kasanına koyacağız. Bunun için de zamana ihtiyaç var. Projeler bitmedi, birinci fazları bitti."
"Florya'daki 20 dönümlük arsamızı da geliştirmek için Emlak Konut ile bir anlaşma yaptık. Florya'dan çıkmak için Sayın Cumhurbaşkanı'ndan, Sayın Başbakan'a kadar izah ettim. İki nizami sahası olan bir yerden modern bir tesise geçilmesi gerektiğini izah ettim. Kemerburgaz'da 130 dönüm bir arazi verdiler. Son Divan'da Başbakanlık olurunu beklediğimizi söylemiştim. Müsaadenizle onun olurunu göstermek istiyorum. 49 yıllığına, tapulu şekline dönüşmesi için çalışmalar yapılıyor. Sayın Fikri Işık'a ve Sayın Naci Ağbal'a teşekkürlerimi gönderiyorum. Arazimiz, yola cephe bir arazi. Şu anda çalımalar başladı. Bu çalışmaların 75-100 güne sığması mümkün değil. Bu süreyi isterken, defalarca verdiğim sözleri yerine getirmek için istiyorum. Koltukta oturmak için değil, verdiğim sözleri yerine getirmek için istiyorum."
"Kapalı salon için çok kişi bizi tenkit etti. Bu konu, öyle söylenecek bir konu değil. Kapalı salon şu; Ali Sami Yen Spor Kompleksi’ndeki stadyumun çatısının kapanmasına bağlı olarak 2011'de devletten borç alınmış. Biz demişiz ki, çatıyı kapatmayın biz kapatırız... Sen bize parayı ver, acil harcamalarda kullanalım demişiz. Çatı kapanmadığı için sözleşme net. 90 milyon TL idi bizim geldiğimiz dönemde. Stadın tapusu için söz vermiştim. Bunu almak üzereyken imzaya sahip çıkın, parayı getirin tapuyu verelim dediler. Kapalı spor salonu bunun sonucudur. 90 milyon TL vermeyelim, bir kapalı salon yapalım dedik ve burayı katkı gibi düşünmelerini istedim. Bu salonu yaparken de sponsorlarla yapma suretiyle harekete geçtik. 75 gün kala bunun peşinden nasıl gidilir? Birinci faz tamam, salonun inşaat ruhsatı tamam. Bunları almakla bitmiyor. Bundan sonraki aylarda inşaata başlama süresi... Kim gelirse gelsin. Bir projeyi hayata geçirmek 75 günde olacak şey mi? Bu erken seçim Galatasaray için zaruridir. Galatasaray'ın 3 ay kala bu süreyi iyi kullanması gerekmektedir. Önümüzdeki 3-4 aylık süreyi Galatasaray'a ve Galatasaray yönetimlerine kazandırmak istiyorum. Verdiğim sözler çerçevesinde sözlerimi yerine getirdim. Bu projelerin bitirilmesi için de süreye ihtiyaç var. Galatasaray'ın menfaatine olmayan hiçbir şeyi sizin önünüze getirmedim sevgili Galatasaraylılar. 2 buçuk seneden beri Galatasaray'a hizmet ediyoruz. Tek bir şiarımız oldu. Galatasaray'ı inciten, Galatasaray menfaatine olmayan hiçbir işe girmedim. Galatasaray'ın huzura ihtiyacı var. Çekişmeye ve kavgayla ihtiyacı yok. Seçimin Galatasaray'a huzur getirmesini temenni ediyorum."
Galatasaray Spor Kulübü Başkanı Dursun Özbek'in konuşmasının ardından İbrahim Özdemir, Hayri Kozak, Ayhan Özmızrak, İsmail Kulacaoğlu, Serhat Özalemdar, Ahmet Özdoğan, İbrahim Ziyal, Mehmet Kamil Erişen, Hamdi Yasaman, Volkan Karsan ve Mehmet Helvacı kürsüye çıkan isimler oldu. Konuşmaların ardından Galatasaray Spor Kulübü Başkanı Dursun Özbek kapanış konuşması için bir kez daha kürsüye geldi ve "Önümüzde uzun bir yıl var. Galatasaray için başarılı ve hayırlı bir yıl olmasını diliyorum. Mustafa kardeşime de, seçim çalışmalarında başarılar diliyorum. Her ikimizin ekibi de Galatasaray'ın aşığı olan ekiptir. Önümüzdeki seçimin Galatasaray'a hayırlı olmasını diliyorum" diye konuştu.