26 Mayıs 2012 Cumartesi 14:45

Sağlık Kurulu Başkanı Burak Kunduracıoğlu'ndan Açıklamalar

Sağlık Kurulu Başkanı Burak Kunduracıoğlu'ndan Açıklamalar

Burak Kunduracıoğlu, Galatasaray Profesyonel Futbol A Takımı'nın sağlık performansını değerlendirdi.

Galatasaray Spor Kulübü Sağlık Kurulu Başkanı Burak Kunduracıoğlu, GSTV'ye geride kalan sezonla ilgili açıklamalarda bulundu. Antrenman ve maç kaçırma oranlarıyla ilgili bilgiler veren Kunduracıoğlu, sakatlık oranıyla ilgili olarak da önemli noktalara değindi.

İşte Kunduracıoğlu’nun yaptığı açıklamalar…

Medical Park Ekibi ve Çalışma Yöntemi
"Biz Medical Park ekibiyle buraya başlayalı aşağı yukarı iki sene oldu, 24 kişilik ekipte 17 civarı sakatımız vardı. Hatta 13 tanesi A takımda oynayanlardı, antrenmana dahi çıkmıyorlardı. Geçen sene bunlar bir miktar azaltıldı. Bu sene de bunlar Fatih Terim önderliğinde, bir sistem içerisinde mümkün olduğunca minimuma getirildi. Nasıl getirildi? Bunlar hep ekiple diyalog içerisinde oluyorduk. Hatta şöyle bir hikâye anlatayım. Fatih Terim bir gün dedi ki, 'Emre’de bir performans düşüklüğü var. Neden olabilir' diye sordu. Ben de lig boyunca analizlerini yaptım. Emre’nin kat ettiği 90 dakikada 20 kilometrenin üzerindeki hızlarda mesafe olarak azalma vardı. Bu azalma da Emre’nin kümülatif bir yorgunluğa girdiğini gösteriyordu. Hocamızla paylaştıktan sonra nasıl yapalım diye konuştuk, 'rejenerasyonlarını arttıralım' dedik. Bununla birlikte birkaç tane daha oyuncumuzda böyle şeyler tespit ettik. Selçuk İnan ve Engin Baytar gibi. Tabii ki spor ekibinin görevi sakatlanan oyuncuları mümkün olduğunca çabuk sahaya çıkarmak ama bizim asıl istediğimiz koruyucu hekimlik. Mümkün olduğunca sakatlıkları minimuma indirmek, sakatlıkları olmadan engellemekti. Ekiple birlikte bunların çabasını verdik. Komple başarılı olduk diye de düşünüyorum."

Florya İçi ve Florya Dışı
"Florya’nın içinde olan ekibimiz var. Florya’nın dışında olan ekibimiz var. Florya’nın içinde olan ekibimizde ben varım, Doktor Barış Çakır var, üç tane fizyoterapist arkadaşımız var. Bunlar hem uzman fizyoterapistler hem de östropart eğitimi almış arkadaşlarımız. A Takım'la birlikte çalışan 4-5 tane de masör arkadaşımız var. Ama bu küçük bir kısmı. Bizim arkamızda Medical Park hastaneleri var bu işin büyük kısmı. Büyük kısımda da 17 hastaneye sahip bir sağlık ordusu var. Aşağı yukarı 1000 civarında doktor çalışıyor, 10000’den fazla çalışanı var. Biz hangi şehirde olursak olalım, saat kaç olursa olsun önemli değil. Hemen bizlerle diyaloga geçip, gerek ameliyathanesi, gerek radyolojisi her türlü hizmeti sunuyorlar."

Çeşitli Literatürler
"Değişik araştırmacılara, değişik ülkelere ait değişik sonuçlar var. Değişik araştırmacıların değişik ülkelere ait çeşitli literatürleri var, değişik sonuçlar var ama ortalamaya aldığınız zaman yüzde 1,5 ila 7 arasında sezon içi sakatlıktan dolayı antrenman ve maç kayıpları var. Bizde bu oran ne derseniz aşağı yukarı yüzde 5’e geliyor. Biz takım olarak 232 antrenman saati yapmışız. Bunu da ortalama 25 sporcuyla yaptık, bazen 27 oldu, bazen 24 oldu. Kadroda olmayan 6 kişi oluyordu ilk 18’e giremeyen, onlar da ekstra 34 antrenman saati kat ettiler. Toplamda 6004 saat antrenman saati olarak bütün sezon boyunca antrenman yapıldı. Bu 6004 saatin 318 saatinde sakatlıktan dolayı çıkamayan oyuncular vardı. Bu da ortalama yüzde 5’e geliyor. Yani Avrupa’daki yüzde 1,5 ila 7 oranının içerisinde kalan bir istatistik."

Yekta Kurtuluş ve Sabri Sarıoğlu'nun Sakatlıkları
"Hatta burada Yekta’yı söylemek istiyorum, Yekta ön çapraz bağlarından ameliyat oldu; malum ön çapraz bağın ameliyattan sonra rehabilitasyon süreci uzun zaman alıyor. Sahaya çıkma süreci 3,5-4 ay kadar oluyor. Yekta’nın aşağı yukarı 82 tane tedavisi oldu, bu da yaklaşık yüzde 1,2 oluyor. Hani Yekta’yı ekarte edip söylersek yüzde 5’ ten bile aşağı çekmiş olabiliriz. Toplam maç saati olarak 59 maç saati yapılmış, 18 futbolcu kadroya giriyor biliyorsunuz. Toplamda bu 1062 saat yapıyor. Sahaya sakatlıktan dolayı çıkamayan oyuncularımızın toplamı 63 maç saati ediyor, bu da yine yüzde 5 civarı oluyor. 21 maç kaçırmış Yekta bunun yüzde 1,4’ünü teşkil ediyor. Sabri’nin de iç yan bağlarında bir problem olmuştu, onunki de uzun sürmüştü. Sabri de 8 maç kaçırmış, o da yüzde 0,8. Yani esasında iyi bir yüzdeyle bitirmişiz diyebiliriz sezonu. Maç saatlerine baktığınız zaman sakatlıktan dolayı kaçırılan maçlar yüzde 5 hatta daha da altında diyebiliriz. Literatürde UEFA’nın ve FIFA’nın yaptığı çalışmalar var. Bunların belirttiği literatürde 100 antrenman saatinde profesyonel sporcuların mutlaka en az 1 yerinden sakatlandığını gösteren örnekler var." 

Antrenman Sayısı ve Sakatlıklar
"Mesela biz maç saatleri hariç 232 antrenman yapmıştık, bunları düşünürsek UEFA kriterleri yılda oyuncuların en az 2-3 kere sakatlandığını gösteriyor. Fakat bizdeki istatistiklere baktığınız zaman toplam sezonda aşağı yukarı 51 tane sakatlık yaşanmış. Tabi bu sene değişik bir şey oldu, maçlar yoğun bir şekilde oynandı ve maçlar daha az zamanda daha kısa süre aralıklarıyla oynandı. Bunlar da futbolculara ekstradan yük getirdi.  Ekstradan yük getirmesiyle aslında bizim beklediğimiz çok daha fazla sakatlıktı. Fakat istatistiklere baktığımız zaman 11 Aralık’a kadar bizim 37 tane sakatlığımız yaşanmış, 11 Aralık’tan sonra 15 sakatlığımız yaşanmış."

"Bir de şöyle düşünelim sezon içinde futbolcular artık yoruluyorlar. Kümülatif olarak yorgunlar. Birikmiş bir yorgunluğa giriyorlar. Normalde beklenen sezon sonunda yorgunlukla birlikte sakatlıkların daha da artması. Fakat burada öyle bir şey olmamış. Bizimkisi biraz daha farklı. Başta bir miktar daha yoğun, ama daha sonradan daha düzelen bir trend içinde olmuş diye düşünülebilir. Biz mümkün olduğunca yorulanların yorgunluğunu tespit edip onların rejenerasyonlarını teknik ekiple birlikte bir miktar daha artırmaya çalıştık. Çünkü ufak ufak yorgunluklar üst üste birikiyorlar ve daha sonra ciddi yaralanmalara yol açıyorlar. Bunun için biz onların bir miktar daha dinlendirilmesine karar verdik."

"Nasıl yorgunluklarını tespit ettik? Görüntüleri alıyorduk, aldıktan sonra kim kaç kilometre kat etmiş, bu kat ettiği mesafenin ne kadarı saatte 20 kilometrenin üzerindeymiş. Ne kadarı 14 ile 20 arasında, kaç metreyi 0 ile 6 arasında geçirmiş? Bu 90 dakikalık süreç içinde yoğunluk ne kadar? Yüzde kaçında yorgunluk var? Şimdi biz burada neye önem veriyoruz? 90 dakika içerisinde 14 metrenin üzerinde hatta 20 kilometrenin üzerinde deparlarda yani 14 metrelik depar atıyor ve saatte 20 kilometrenin üzerine çıkıyor. Buralarda yorgunluk ön plana çıkıyor. Nasıl yorgunluk ön plana çıkıyor? 90 dakika maç boyunca yaptığı şeylerden. Şimdi şunlara baktık; mesela bir oyuncu 900 ila 1000 metre arasında kat ediyorken 90 dakikada; eğer bir oyuncu 600’lere, 700’lere, 800’lere düşmüşse bunda artık birikmiş bir yorgunluğa gittiğini görüyorsunuz. Ve bu oyuncunun rejenerasyonu için harcayacağınız süre diğerlerine nazaran bir miktar daha fazla olmak zorunda. Eğer siz bunu harcamazsanız bir müddet sonra çok daha ciddi sıkıntılara girecek. Amerika’dan gelen kondisyoner arkadaşımız Scott Piri var. Onunla diyalog halindeyiz zaten. Gerek sakatlananlar, gerek sakatlanmayanlar, koruyucu tedavi şeklinde götüreceklerimizi planlıyoruz."

"Takımın tamamı kendi vücudundaki biyomekanik eksikliklere bağlı çalışıyor. Biyomekanikten kastım, koşarken yere üç yerden basıyorsunuz. Sizin bu bastığınız yerlerde, belinizde ya da bacağınızda biyomekanik olarak diğer yerlere nazaran fazla bir yük çeken bir yer ya da az güçlenen bir yer var ise bunlar yüklenme dönemlerinde sakatlanmaya açık oluyorlar. Bunun için öncelikle bunların biyomekanik tespitleri yapılıyor. Arkasından buna uygun kişiye özel, kaslara özel kuvvetlendirme çalışmaları yapılıyor. Bunların hepsi tek tek emek tecrübe isteyen işler. Altı derbinin psikolojik ve fizyolojik olarak sıkıntıları oluyor. Psikolojik streslerin ve baskıların artmasıyla birlikte yorgunluğu atabilmeleri bir miktar daha zorlaşıyor. Bunların hepsi sağlık ekibiyle teknik ekip arasında toplanılarak yapılan işler. Kişisel analizleri çıkardıktan sonra kimin ne ihtiyacı varsa ona uygun koruyucu tedaviden bahsediyorum. Koruyucu tedavileri yapılıp derbilere hazırlandı diyebiliriz. İlk geldiğimizde 17 sakat vardı. İlk yaptığımız şey biyomekanik analizlerine bakmak oldu."

"Benim Almanya’da yanında kaldığım Helmutt Hoffman isimli bir doktor arkadaşım vardı. Helmutt zaten ayakkabı dizaynı yapan bir biyomekanikçi. İlk önce ondan yardım aldık. Geçen sene onu buraya getirdik ve biyomekanik analizleri yaptık. Ona uygun kişilerin eksikliklerini tespit ettikten sonra bireysel olarak kondisyonel ekiple, teknik ekiple birlikte dayanışma içerisinde kimin ne eksiği varsa ne yönde geliştirmemiz gerekiyorsa koruyucu tedavi bazında bunları yaptık. Bir de akut yaralanmalar oluyordu. Akut yaralanmalardan sonra da bildiğimiz sakatlık tedavisi yapmaya çalıştık. Belki biraz daha spesifik olarak propreseftif reseftörler dediğimiz bir mekanizma var. Bu nedir? Sizin duruşunuzu,  pozisyonunuzu algılayan şeyler siz yorulmaya başladıkça propreseftif mekanizma bozuluyor. Bu neyi sağlıyor? Gitmek istiyor ama gidemiyorsunuz. Pozisyonu görüyorsunuz, topu istediğiniz yere atamıyorsunuz. Adım atmak istiyorsunuz ama atamıyorsunuz. Propreseftif mekanizmanın bozulması yaralanmaları artırıyor. Biz propreseftif olarak eksikliğini gördüğümüz oyuncuların bir miktar daha bu tip antrenmanlarla yaralanmaları azaltmaya çalıştık."

Johan Elmander'in Sakatlığı
"Tabii sadece sağlık ekibi değil burada Hoca’mızın da kurduğu bir sistem var. Onun sisteminin içine biz de dahil olup kendi işimizi yapmaya çalıştık. Teknik ekip, kondisyoner ekip, sağlık ekibi, yönetim hep birlikte hareket edince otomatikman iyi sonuçlar geldi diyebiliriz.
Son Fenerbahçe maçında Hakan Balta ve Johan Elmander’in bir sakatlığı oldu. Johan Elmander’in ayak tarak kemiğinde baş tarafında bir kırığını tespit ettik. Onun gereken tedavisine başladık. Aşağı yukarı 3-4 hafta içerisinde klinik olarak bir şeyi kalmayacak. Altıncı haftanın sonunda da kaynama dokusu oluşacak ve problemsiz bir şekilde devam edebileceğini kendisine de bildirdik. Tabi onun Milli Takım’da oynaması söz konusu olabilir. Klinik olarak kendini iyi hissedecek ama kaynaması dört ile altı hafta arası olacağı için oynaması ileride sıkıntı yaratabilir düşüncesindeyiz. Bunu hem İsveç Federasyonu’na hem de Elmander’e tekrar deklare edecek bir yazıyı hocamızla hazırladık."

Hakan Ballta'nın Sakatlığı
"Hakan Balta’nın da bir darbe sonucunda dizinde bir esneme meydana geldi. Medical Park’ta yaptığımız MR’lar sonucunda hem arka çapraz bağlarında hem de ön çapraz bağlarında kısmi bir zorlanma olduğunu tespit ettik. Onun da tedavisine hemen başladık. Zaten iki hafta geçti. Ödemi kalmadı. Hareket kısıtlılığı yok. Tahmin ediyorum dört ile altı hafta arasında koşulara, antrenmanlara başlayıp yeni sezon öncesinde sıkıntısız bir şekilde bizimle birlikte olacaktır Ayağa bir vida ya da bir platin takıldığı zaman ayağın biyokimyası bozuluyor. Bozulunca yüklenme sırasında sakatlıklara yol açıyor. Tabii ben kötü bir senaryo çizdim. Sakatlanmayabilir de ama biz yoğurdu üfleyerek yiyelim. Gelecek sene bir sıkıntı olmadan bir an önce önleyelim, tedbirini alalım. Spor hekimliğinde en önemli kavram koruyucu olmaktır. Nasıl biz antrenmanda ya da maçta oyuncularımızı koruyorsak aynı hassasiyeti milli takımlardan da bekliyoruz."