2 Kasım 2026 Pazartesi 13:52

Teknik Direktörümüz Okan Buruk: "Yukarıya doğru ilerlemek istiyoruz"

Teknik Direktörümüz Okan Buruk: "Yukarıya doğru ilerlemek istiyoruz"

Galatasaray Futbol A Takımı Teknik Direktörü Okan Buruk, UEFA Şampiyonlar Ligi'nde oynayacağımız Stuttgart maçı öncesinde düzenlenen basın toplantısında medya mensuplarının sorularını yanıtladı.

Hocamızın değerlendirmeleri şu şekilde:

Şampiyonlar Ligi, sadece futbolcularımız için değil, bütün taraftarlarımız için de ayrı bir motivasyon kaynağı. Burada kazanmak için birçok nedenimiz var. Bireysel olarak, kulüp olarak ve taraftarlarımız açısından önemli nedenlerimiz bulunuyor. Türk futbolunun da bu tür galibiyetlere ve Şampiyonlar Ligi'nde ilerlemeye çok ihtiyacı var. Bu nedenle oyuncularımla birlikte maça en iyi şekilde hazırlandık.

Arka arkaya çok fazla maç oynadığımız için oyuncularımızı biraz daha dinlendirmeye ve bir sonraki karşılaşmaya hazırlamaya çalışıyoruz. Bugün son antrenmanımızı yapacağız. Rakibimizin özellikle son oynadığı Leverkusen maçına baktığımızda, değişen oyun sistemlerini görebiliyoruz. Yarın hangi sistemle sahaya çıkacaklarını bilmiyoruz. Bu nedenle hem dörtlü savunmaya hem de daha farklı savunma yerleşimlerine karşı hazırlanmamız gerekiyor.

Karşımızda iyi ve hücum gücü çok yüksek bir takım var. Bunu son deplasman maçlarında da gösterdiler. Biz de tam kadroya yakınız. Mental ve fiziksel olarak daha iyi durumdayız. Bunu yarın taraftarımızın desteğiyle birleştirerek kazanmak için elimizden geleni yapacağız.

Lille deplasmanında önemli bir galibiyet aldık. Yarın da kazanırsak altı puana ulaşacağız. İlk iki maçtaki mağlubiyetleri geride bırakıp üst üste iki galibiyetle yeniden yukarıya doğru ilerlemek isteyen takımlardan biri olacağız.

“OYUNUN İKİ BÖLÜMÜ ÖNEMLİ”

Son oynadıkları lig maçındaki kadroları oldukça ofansif ve cesurdu. Oyun anlayışları da bunu gösteriyordu. Karşılaşma 6-6, hatta 5-5 bitebilirdi. Çok fazla pozisyona girdikleri, ancak çok fazla pozisyon da verdikleri bir maç oldu.

Bize karşı elbette farklı bir planları olacak. Her maçın planı ayrı. Leverkusen maçındaki planları farklıydı; yarınki karşılaşmada kadroları da değişebilir. Bizim de buna göre planlarımız olacak.

En önemli konu, oyunun iki bölümü. Hem top bizdeyken hem de rakipteyken doğru işler yapmamız gerekiyor. Son maçlarda özellikle top bizdeyken doğru işler yaptığımızda rakibimize karşı çok fazla pozisyona girebileceğimizi düşünüyorum.

Ancak rakibimizin hücum gücüne de dikkat etmeliyiz. Son maçlarında iki forvetin arkasında bir 10 numarayla oynadılar. Deniz Undav, Demirovic ve El Khannouss üçlüsüyle merkezden çok fazla atak geliştirdiler. İki kanat beklerinin de hücuma çok fazla katılması önemli bir özellikleri. Bu nedenle rakibimizi iyi savunmamız gerekiyor. Bununla birlikte top bizdeyken yapacaklarımız bizim için çok daha önemli olacak.

“OYUNUMUZU SÜRDÜRMEK İSTİYORUZ”

Bir kere maçlar çok değişken olabiliyor. Sadece skora bakmamak, oyunları da değerlendirmek gerekiyor. Belki de en fazla pozisyon verdiğimiz maç Gençlerbirliği karşılaşmasıydı. Orada gol yemedik. İyi savunma yapmadığımız bir maçta gol yememiş olduk. İyi savunma yaptığımız bazı maçlarda ise goller yedik. Bu durum rakibin becerisine ve o anki pozisyonun gelişimine göre değişebiliyor.

Son maçımızı dört golle tamamladık ve bitiricilik anlamında iyi işler yaptık. Fenerbahçe maçında da belki en az beş-altı gol atabileceğimiz bir karşılaşma oynadık. Bence önemli olan pozisyonlara girmek, rakibe daha az pozisyon vermek ve maçın başından sonuna kadar aynı oyunu sürdürebilmek. Savunmadaki coşkuyu takım olarak devam ettirmek de çok önemli.

Bunu hem Lille hem de Fenerbahçe maçlarında doğru bir şekilde yaptık. Son haftalara baktığımızda Konyaspor maçının ilk yarısında iki pozisyon verdik ama ikinci yarıda net pozisyon vermedik.

Oyunumuzu sürdürmek istiyoruz. Artık form tutmaya başladık ve oyuncularımız birbirini daha iyi tanıyor. Her sezon, kadronuzda birçok oyuncu kalsa bile yeni gelen iki, üç veya dört oyuncuyla birlikte yeni bir takım oluşturuyorsunuz. Oyuncuların birbirini tanıması ve adaptasyon süreci zaman alıyor. Bu süreci galibiyetlerle geçirmek çok önemliydi.

Şu anda ligdeki durumumuz gayet iyi. Şampiyonlar Ligi'nde üç puandayız ve yarın altı puana ulaşma şansımız var. Bence iyi durumdayız. Bu durumu devam ettirebilmek için yarınki maçı kazanmamız gerekiyor.

Çok iyi kanat oyuncularına sahibiz. Özellikle bu bölgede dört tane çok önemli oyuncumuz var. Maç maç hepsini değerlendiriyoruz. Hepsi Stuttgart karşısında oynayabilecek durumda. Hiçbirini birbirinden ayırt edemem. Son kararımızı bugün vereceğiz ama hepsi bu maçta oynayıp en iyisini yapabilecek durumda. Hepsine çok güveniyorum.

“İLKAY VE SANE ÇOK İYİ PROFESYONEL”

İkisi de hem insan olarak hem de futbolcu yetenekleri bakımından çok iyi oyuncular. Takıma destek olmaya çalışan, çok değerli iki isim. Hem İlkay'dan hem de Leroy'dan çok mutluyuz. İkisinin de performanslarını daha ileriye taşıyacaklarına inanıyoruz.

Çok geniş bir kadromuz var ve bu kadronun içerisinde doğal olarak bir rekabet yaşanıyor. Bu rekabet içerisinde oyuncuların süreleri değişebiliyor. Her zaman söylediğim gibi maçın rakibine göre farklı tercihler yapabiliyoruz. Oyuncuların form durumları da kararlarımızı etkiliyor.

Hem Şampiyonlar Ligi'nde hem de ligde mücadele ettiğimiz için oyuncu değişikliklerini ve rotasyonu daha fazla yapabiliyoruz. Ancak hem Leroy'a hem de İlkay'a çok güveniyoruz. İkisi de antrenmanlarda çok çalışıyor. Süreleri az olduğu için çalışma tempolarında herhangi bir değişiklik olduğunu kimse düşünmesin. Her zaman yüzde yüzlerini vermeye çalışıyorlar. Çok iyi profesyoneller.

Aynı bölgede çok sayıda oyuncumuz olduğu için süreler zaman zaman değişebiliyor. Ancak ikisinin de gelecekte Galatasaray'a çok fazla katkı sağlayacağına yüzde yüz inanıyorum.

Öncelikle Iso’yla başlayayım. Eren'le arasında, onların da söylediği gibi, birbirinin iyiliğini isteyen ve rekabet eden ama takım içerisindeki enerjiyi de sürekli yükselten çok önemli bir ilişki var. Birçok oyuncumuzda bu olumlu yaklaşımı görüyoruz. Birbirlerine rakip olmalarına rağmen bu kadar pozitif olmaları benim için çok değerli.

“MAÇA ODAKLIYIZ”

Biz şu anda tamamen maçlarımıza odaklanmış durumdayız. Elbette bu dönemde böyle şeyler yaşamak istemeyiz. Özellikle iyi gittiğimiz bir süreçte bunları yaşamak istemiyoruz. Ancak şu anda maçı düşünmemiz ve karşılaşmaya odaklanmamız gerekiyor. Bu konuyla ilgili kararı verecek olan başkanımız. Biz sadece futbol tarafını düşünüyoruz. Çünkü önümüzde çok önemli bir maç var. Benim için de oyuncularım için de hiçbir bahanenin olmaması gerekiyor. Bu nedenle yalnızca maça odaklandık.

“ELİMİZDE ÇOK ÖNEMLİ BİR FIRSAT VAR”

Sezon başlangıçları bizim için her zaman zor oluyor. Transfer dönemi, bu dönemde oluşan beklentiler ve sonrasında yaşanan süreçler önemli. Birçok takımda, özellikle Türk takımlarında transfer dönemi geç bitiyor. Transferlerin son günlerde tamamlandığını görüyoruz.

Sezon başı kampında bütün oyuncularımızla birlikte çalışamıyoruz. Hazırlık maçlarını da tam kadro oynayamıyoruz. Bu nedenle süreç uzayabiliyor. Uzayan bu dönemde taraftarın takımı olarak beklentiler de artıyor. Bu sezon bunu biraz daha fazla yaşadık. Takımın performansıyla birlikte zaman zaman umutsuzluk oluşabiliyor. “Bu sene olmayacak mı?” gibi düşünceler ortaya çıkabiliyor.

Ancak ben ve oyuncularım içeride çok rahatız. Oyuncularıma, onların performanslarına, kendi performansıma ve ekibimin çalışmalarına çok güveniyorum. Kemerburgaz'daki ortamımıza da güveniyorum.

Bunun yanında büyük Galatasaray taraftarına çok güveniyoruz. Stadyuma geldiğimiz her maçta, deplasmanlarda, havaalanlarında ve otellerde bize pozitif enerjilerini hissettiriyorlar. Biz de onlardan aldığımız bu pozitif enerjiyle onlara layık olmak için elimizden gelenin en fazlasını yapmaya çalışıyoruz.

Şu anda o kara bulutları dağıttık. Sadece sonuç olarak değil, oyun olarak da son haftalarda çok daha iyi bir noktaya geldik. Hem sonuçların hem de oyunun birleşmesi önemli. Yarın da elimizde çok önemli bir fırsat var. Galatasaray taraftarının Şampiyonlar Ligi'nde yarattığı atmosfer gerçekten inanılmaz. Bu atmosfer çok etkileyici. Ben de oyuncularım da bunu merakla bekliyoruz. Yarın Galatasaray tarihi için önemli bir başarı elde etmeyi hedefliyoruz.

“PSİKOLOJİK AÇIDAN DAHA İYİ DURUMDAYIZ”

Az önce bu süreci biraz anlatmaya çalıştım. Öncelikle tam kadroya yakın olmamız önemli. Özellikle Lille deplasmanında kazandığımız galibiyetle yeniden ivme yakaladık. Hem oyun olarak çok iyi oynadık hem de Şampiyonlar Ligi'nde 4-2'lik önemli bir galibiyet aldık.

Maçtan sonra ortaya çıkan tabloya baktığımızda Türk takımlarının Şampiyonlar Ligi deplasmanlarında kazandığı maçların ne kadar az olduğunu gördük. Türk takımları olarak bu galibiyetleri neredeyse tek tek sayabiliyoruz. 2000 yılından bu yana, benim dönemimde bile Şampiyonlar Ligi'nde deplasmanda kazandığımız galibiyet sayısı çok sınırlı. En başarılı olduğumuz dönemlerde bile Avrupa'da, Şampiyonlar Ligi'nde deplasmanda kazanmak kolay olmadı. Bu nedenle Lille galibiyeti çok önemliydi.

Bu galibiyet bize hem oyun hem özgüven açısından katkı sağladı. Oyuncular oynadıkça ve birbirlerini tanıdıkça gelişiyorlar. Yeni gelen oyuncularla eski oyuncularımızın adaptasyonu da önemli. Bence hem oyun olarak hem de psikolojik açıdan çok daha iyi durumdayız. Bunu sahaya da yansıtıyoruz.

Kadromuz çok iyi ve oldukça geniş. Bütün oyuncularımızı kullanabiliyoruz. Maç maç değişiklik yapma şansımız var. Şu anda iyi durumdayız ve bunu yarın tekrar göstermek istiyoruz.

“BİZ BİR AİLEYİZ”

Birincisi, biz bir aileyiz. Ben, İsmail ve diğer oyuncularımız... Sadece teknik direktör ve futbolcu ilişkisi içerisinde değiliz. Bazen abi-kardeş, bazen arkadaş gibiyiz. Birlikte vakit geçiriyor, birçok şeyi beraber yapıyoruz. Birbirimizi çok iyi tanıyoruz ve burada neler başarabileceğimizi biliyoruz.

Oyuncularıma her zaman güvendiğimi söylüyorum. Bunu sadece söz olarak söylemiyorum, gerçekten onlara çok güveniyorum ve inanıyorum. Onlarla birlikte çok büyük başarılara imza atabileceğimizi de biliyorum. Biz bir aileyiz ve bu ailenin başarısı için her zaman elimizden gelenin en fazlasını yapıyoruz.

“ÜST ÜSTE İKİ DEPLASMAN ZOR”

Rakibimiz iki deplasman maçı oynuyor. Hem Leverkusen hem de bizim maçımız onlar için zorluk derecesi yüksek karşılaşmalar. Fiziksel kalitesi yüksek bir takım olduklarını da maçlarda gösteriyorlar.

Üç gün içerisinde iki maç oynayacaklar. Aynı oyuncularla mı sahaya çıkacaklar, yoksa değişiklik yapacaklar mı bilmiyoruz. Ancak maçın temposunu bizim açımızdan mümkün olduğunca yükseltebilirsek bu bir avantaj olabilir. Rakibimizin fiziksel olarak güçlü olduğunu biliyoruz ama üç gün önce de bir maç oynadılar. Aynı oyuncularla sahaya çıkarlarsa bu bizim için avantaj olabilir.

Tabii ki üç gün içerisinde yenilenmek için yeterli bir süre de var. Rakibimizin de bize karşı elinden gelenin en fazlasını yapacağını düşünüyorum. Ancak üst üste iki deplasman oynamak onlar açısından daha zor bir süreç.

Alman takımlarıyla her sezon farklı eşleşmeler yaşayabiliyoruz. Rakiplerin oyun anlayışları ve kadroları da değişebiliyor. Az önce de söylediğim gibi Stuttgart fiziksel kalitesi yüksek bir takım.

Son hafta oynadıkları maça ve Stuttgart'ın oyununa baktığımızda oldukça riskli oynayan bir takım olduklarını görüyoruz. Alman Ligi'nde zaman zaman bu tür maçlarla karşılaşabiliyoruz. İki takımın da gol atmak istediği, çok gollü 3-3'lük veya 4-4'lük maçları sıkça görebiliyoruz. Son maçları da bu şekilde geçti.

Dediğim gibi, rakibimiz iyi bir takım ve hücum anlamında çok güçlü. Biz burada iyi bir takım oyunu ortaya koyarsak kazanacağımızı düşünüyorum.