8 Aralık 2021 Çarşamba 21:39

Teknik Direktörümüz Fatih Terim: “Sahaya beraberlik düşüncesiyle çıkmayacağız”

Teknik Direktörümüz Fatih Terim: “Sahaya beraberlik düşüncesiyle çıkmayacağız”

Futbol A Takımı Teknik Direktörümüz Fatih Terim, UEFA Avrupa Ligi E Grubu’ndan lider çıkan takımı tayin edecek olan Lazio maçı öncesi Roma Olimpiyat Stadyumu’nda basın mensuplarının sorularını yanıtladı.

Hocamızın maçla ilgili değerlendirmesi şu şekilde:

“İstanbul’daki ilk maçtan önce sadece bir futbolsever olsam, maç programlarına baksam kesin bu maçı seçerim demiştim. Doğru. Burada Lazio’ya duyduğum saygı kadar, takımıma olan güvenimin de ifadesiydi. Bu gruptaki serüvenimiz gösterdi ki Galatasaray oynadığı futbol ve vaat ettiği gelecekle birlikte Avrupa kalitesini yükselten bir takım. Bu yüzden Marsilya ile oynadığımız maç, benim için Avrupa Ligi’nde o gecenin maçıydı. Tarafsız olarak yarınki maç programına bakıldığı zaman da Lazio maçının o gün söylediğim konuyla örtüştüğünü görüyorum. Lazio ve Galatasaray’ın bu sezon UEFA Avrupa Ligi’nde başardığı şeylerden sonra yarın bir play-off maçı oynayacak gibiyiz. Biz buraya herhangi bir sıkıntı olmadan da gelebilirdik. Lokomotiv maçında maalesef çok fazla goller kaçırdık. Çok da kötü bir gol yedik. Yoksa liderliği garantilemiştik. Lazio aynı grupta yer aldığımız, çok ciddi gol pozisyonlarına giren ve bitiricilik seviyesi yüksek olan bir takım. Böyle bir rakibe karşı oynayacağız.” 

“GECENİN MAÇI OLACAK”

“Beraberliğin bizim avantajımıza olduğu bir ortamda gecenin maçı olacağını düşünüyorum. Bir play-off maçı gibi aynı zamanda şubat ayındaki maçı oynuyor gibiyiz.Marsilya ve Lokomotiv Moskova’nın Lazio ile birlikte aynı grupta olduğu torbadan sonraki düşüncelerim aynı şekilde devam ediyor. Şampiyonlar Ligi grubuna benzetmiştim. Ona uygun mücadele ettik. Ne mutlu ki buraya ilk ikiyi garantilemiş, lider, mağlup olmamış ve dışarıda hiç gol yememiş bir takım olarak geldik. Bu bizim için çok önemli veriler. Galatasaray Roma’dan puanla dönmesi halinde grubu lider tamamlayacak. Bu takımın teknik direktörü olarak oyuncularımla gurur duyuyorum. Lazio’ya büyük saygı duyuyorum. Çok ciddi, önemli bir takım. Meslektaşım Sarri’nin oynatmaya çalıştığı futbolun her geçen gün oturduğunu görüyorum. Çok önemli oyunculara sahipler. Dikkat etmemiz gerekecek. Şampiyon karakteri taşıyan iki takımdan bahsediyoruz. Dolayısıyla güzel bir maç olacak.”

Sağlık durumu ile ilgili bilgi veren hocamız, “Pazartesi başlayan ağrılarım mide ve bağırsak sistemindeki ağrı şikayetlerim daha sonra bir rahatsızlığa dönüştü. Geceyi hastanede geçirmek zorunda kaldım. Kimseyi telaşlandırmak ve endişelendirmek istemedim. Onun için herhangi bir paylaşımda ve bilgilendirme yapmayı çok erken gördüm. Tetkikler devam ediyordu. Daha sonra bazı operasyon ihtimalinin olduğu masaya konunca tekrar konuştuk. Doktorlarımızdan gerekli izinleri alarak dün antrenmana gittim. Sonra hastaneye geri döndüm. Şimdi de takımımla beraberim. Ondan dolayı çok mutluyum. Buradan sevgili Dursun Buğra hocamın nezdinde üç gün boyunca benimle ilgilenen doktorlara çok teşekkür ediyorum. Arayan, soran, ilgilenen, paylaşan, iyi dileklerde bulunan herkese teşekkür ediyorum. Çok şükür iyiyim. Burada olmaktan da son derece mutluyum. Onlarla pazarlık edilmez ama sağ olsunlar bana izin verdiler. Allah’a şükür iyiyim. İlginize teşekkür ederim.” dedi.

Bir dönem teknik direktörlük yaptığı İtalya’yı çok sevdiğini ve burada olmaktan mutluluk duyduğunu dile getiren teknik direktör Fatih Terim, “ İtalya’da olmaktan dolayı son derece mutluyum. Her zaman söylediğim gibi İtalya benim ikinci vatanım. Burada çok mutlu günlerim oldu. Hala da çok iyi ilişkilerim, dostlarım var. Çok sevdiğim bir ülke. Aşağı yukarı her hafta sonu Serie A’dan bir maç izliyorum. Özellikle son yıllarda futbol kalitesinin tekrar artmasıyla müthiş bir lig olmaya başladı İtalya Ligi. Şampiyon karakterini taşıyan çok takım olması da İtalyan ligini daha seyredilir, beğenilir ve çekişmeli hale getiriyor. İtalya ligine yabancı değilim. Çok yakından bilen biriyim. İtalya’da olmaktan son derece mutluyum. Kendimi evimde hissediyorum. Bu kadar yıl geçmesine rağmen İtalya’ya ayak bastığım havalimanından şu ana kadar olan bölümde bana olan sevgiyi, saygıyı gördükçe çok daha mutlu oluyorum ve gurur duyuyorum. Hangi takımdan olduğu önemli değil. Terim ismini görmelerinin onlar için yetiyor olması beni çok mutlu ediyor. Bu herkese nasip olacak bir şey değil. Yaşamak lazım. O yüzden İtalya’da olmak benim için her zaman çok güzel.” yorumunda bulundu.

Futbolcuların güzel bir sonuç alarak kendisine ve Galatasaray camiasına hediye vereceklerine inandığını ifade eden hocamız, “Oyuncularım inşallah bir hediye verirler. Onlar da üzüldüler. Çok uzun teknik adamlık yıllarımda bir kez idman kaçırmadım. Gittim, çıkamadım ilk gün. Onlar da duydular. Oyuncularım benimle birlikte Galatasaray camiasına da bir hediye verecekler. Onların niyetlerinin bu olduğunu biliyorum. Onlarla gurur duyuyorum. Umarım yarın ilk tedaviyi maçtan sonra onlar bana yapmış olur.” şeklinde konuştu.

“DÜNYADA BU KADAR KOLAY VE UZUN SÜRELİ CEZA VERİLMİYOR”

Marsilya maçındaki hakem yönetiminden övgüyle bahsetmesi ve ülkemizdeki durum hakkında görüşü sorulan hocamız şu yanıtı verdi:

“Marsilya maçından önce hakemlerle ilgili konuşmam yönünde beklenti vardı. O gün saha dışındaki konuların tur mücadelemizin önüne geçmesini istemediğim için detaylı yorumlarda bulunmadım. Bugün ilk iki sırada yer almayı garantiledik; ancak önümüzde çok ciddi birincilik hedefi var. Buradan lider çıkmanın kulübümüz için, ülke futbolu için, ülke puanına katkı sağlaması için, prestij açısından ve ekonomik açıdan çok daha önemli sonuçları olacağına inanıyorum. Bu bir meydan okumanın bir geri dönüşü. Benden bu konular hakkında konuşmam yönünde beklentiler olduğunu biliyorum. Sadece şu kadarını söyleyebilirim. Dünyanın hiçbir yerinde bu oyunun en büyük aktörlerinden biri olan teknik direktörlere bu kadar kolay ve uzun süreli ceza verilmedi. Bu kadar ağır men cezaları çıkmıyor. Daha değişik oluyor. Ben de uluslararası bir platformda olduğum için bunları söylüyorum.” 

“İNGİLTERE’DE YAŞANANLAR BİZDE OLSAYDI…”

“Geçen haftalarda İngiltere’deki büyük maçlarda hocalar arasında olan kavgalar, atışmalar oldu. Araya girenler oldu. Birkaç dakika sürdü. Kimsenin ceza aldığını görmüyoruz. Çünkü kimse ceza vermek için yaklaşmıyor. Burada olsaydık, onlar bizde olsaydı 5-6 maçtan aşağı ceza olmazdı. İkisi de oyunu terk ederlerdi. Bir de saçma sapan bir kural daha var. Derbi oynuyorsunuz. Atılırsanız 50 bin kişi rakibin içerisinde seyredeceksiniz. Yoksa 4 maç ceza yersiniz. Saçma sapan bir madde. Orada böyle cezalar görmüyorum 10’ar, 8’er maçlık… Şöyle bir yanlış anlaşılma çıkmasın. Biz kimsenin tolerans görmesini, yaptıklarının yok sayılmasını istemiyoruz. Bir olayın sonucuna bakarken, o olayın oralara neden geldiğini de iyi bilmek lazım. Son atıldığım maçta alkıştan atıldım. Önce çizgiye bastım, sonra alkışladığım için atıldım. 15-20 kişi bizim korner çizgisinde sahaya girdi. Sen orada olacağına buradasın… Hakemin teatral kabiliyeti de yüksek. İki kişiye sarı kart gösteriyorsun. Aklımızla alay mı ediyorsun? Hayatım boyunca yaşadığım hiçbir şeyi kimseden gizlemedim. Son 50 senedir herkesin, milyonların gözü önünde yaşıyorum. Gizli saklı bir şeyim yok. Yaptığım bir şeyi de yaptım diyorum.”

“HER DAKİKA BİZE KURAL ANLATIYORLAR”

“Karagümrük maçında bana ceza veren temsilciyi Hatay maçına gönderiyorsunuz. O da yetmiyor Fenerbahçe maçına gönderiyorsunuz. Refik Emre diye birisi… Abdurrahman Arıcı’ya sormak lazım. Başka kimse yok mu? Galatasaray’ın son üç maçında üç VAR hakemine bakın. Yaşar Kemal Uğurlu, Ümit Öztürk, Bahattin Şimşek… Hiç kimseye böyle trio denk gelmiş midir?  Artık şaşırdık. Sanki kuralı bilmiyoruz. Her dakika bize kural anlatılıyor. VAR, hataları azaltın diye geldi. 6 kişiye çıktınız, birbirinizle anlaşamıyorsunuz. En kolayı ben yapmadım, yanlış anlaşıldım demek. Biz öyle de demiyoruz. Yaptık diyoruz. Ben bunu zaten yapamam. Hepsinin bedelini öderim. Ödüyorum da; ancak hiçbirini ve hiçbir şeyi unutmam.”

 

“ONLAR NEDEN AÇIKLAMA YAPMIYOR?”

Karşılaşmanın hakemi için müthiş bir hakem yönetimi, müthiş bir hakem iletişimi dedim. Marsilya’da aleyhimize verilen penaltı mıydı? Hayır. Kerem dokunmamış bile… Hiçbir şey söyledik mi? Yoksa yeri gelince onlara da söylüyoruz. Herkse söylüyoruz. Neden? Onların sizin görüşlerinizi dinleyip size değer vermesi yüzünden. Önemli olan bu. Yoksa herkes hata yapıyor. Orada bir sıkıntı yok. Marsilya maçının ilk devresindeki gol pozisyonunda Alex’in önünde durdu. Yüzde yüz gol pozisyonu. Doğal olarak hakeme hepimiz yüzde yüz golümüzü önledin dedik. Üzgünüm, kötü bir şanstı diye yanıt verdi. Bu kadar. Ne diyebilirsiniz bunun üzerine. Biz de bir şey söylemedik. İnsan başka bir duygu içerisine giremiyor zaten. İletişimden, teknik adamlarla, futbolcularla konuşmaktan korkmayın. Konuştuğunuz zaman zaten infial, hadise aşağıya iner. Biz teknik direktörler ve futbolcular, yaşam kalitesi 90 dakikada çizilen insanlarız. Belki kaderlerimiz 90 dakikada çiziliyor. Her maçın ardından o terle, heyecanla ve stresle sorularınızı cevaplıyoruz. Cevaplamak zorundayız. Bütün televizyonlara, gazeteci arkadaşlarımıza cevap veriyoruz. Belki de tüm bu konuşmaları yaparken cezanın sınırında geziyoruz. Yine ceza yemeyelim diye dikkatli olmamız gerekiyor. Neden milyonlarca kişinin yanıt beklediği insanlar, milyonlarca hayatı etkileyen kararları hiçbir şekilde açıklamıyorlar? Biz çıkıp sorduğunuz sorulara açık yüreklilikle yanıt veriyoruz. Aslan gibi de stadyumdan ayrılıyoruz. Onlar bu sorulara yanıt vermediği gibi stadyumdan da gizlice ayrılıyorlar. Ne zaman sorsak kural değişiyor. Ne sorsak illa ki bir şeyler değişiyor. Belki kural değişmiştir ve bizi ikna ederler ve insanlar onları haklı bulur. Bunu da bir düşünün artık.” 

“BERABERLİK DÜŞÜNCESİYLE ÇIKMAK BİZE KAYBETTİRİR”

Lazio karşısında beraberlik yetse de bu düşünceyle sahaya çıkmayacaklarını ve karakteristik oyunumuzu sahaya yansıtmaya çalışacağımızı ifade eden hocamız sözlerini şöyle noktaladı:

“Beraberlik bize yetiyor; ama o felsefeyle çıkmayacağız. Belki Lazio geri çekilmemize sebep olabilir. Yoğun presle başlayacaklarını düşünüyorum. Oyun içerisinde kazanmak için oynayacağız. Benim karakterimi iyi tespit etmişsiniz. Her yerde kazanmak isterim. Oyun başlarken beraberliği kafasına koyan bir takım olamayız. Öyle olursa kaybederiz. Muhakkak defansif önlemlerimizi alacağız. Oyunun iki tarafını iyi oynamaya çalışacağız; ama bir puan bize yetiyor düşüncesiyle sahaya çıkmak bize kaybettirir. Lazio hücumu seven ve bunu iyi yapan bir takım. Bunu dikkate almamız lazım. Her an her şeyi yapacak bir takım.” 

“Sarri’nin benim hakkımda ilham kaynağı olduğumu, Fiorentina’da yaptıklarımı seyrettiğini ve örnek aldığını söylediniz. Ben de kendisini çok takdir ediyorum. Oyun anlayışını çok beğeniyorum ve kendisine saygı duyuyorum. Başarısını kanıtlamış büyük bir hoca olarak görüyorum. Oynattığı futbol her zaman zevkli. İzlemeye çalışıyorum. Kendisini her zaman iyi yerlerde görmek istiyorum. Çünkü iyi bir dostum. Yarın bakalım ne olacak. Galatasaray ve Lazio için bir tek şey önemli. İki takım da garantiledi. Bunu sahaya yansıtırız ya da yansıtamayız… Gelmeden önce oyuncularıma Lazio analizi yaparken son cümlem şu oldu. Biz play-off maçı oynuyoruz dedim. Lazio maçını oynarken şubattaki play-off maçını da oynuyoruz dedim. Garantiledik. Muhteşem geldik. Önemli bir başarımız var ama en büyük başarı buradan lider dönmek olur dedim. Onun için kaybetmekten korkmayın dedim. Korkmayan da bir takımım var. O felsefeyle oynayacağız. İyi oynarız, kötü oynarız o ayrı. Düşüncemiz beni tanıdığınız gibi, Fiorentina’daki gibi, Galatasaray’ın Avrupa şampiyonu olduğu dönemdeki gibi olacak. Bundan emin olabilirsiniz.”