25 Haziran 2016 Cumartesi 23:55
Seni Unutmayacağız Herr Derwall!

Bazen bir gol hayat değiştirir... Nasıl mı? Anlatalım... Avrupa Futbol Şampiyonası... 1984 yılı. 20 Haziran... İlk maçta Portekiz ile 0-0 berabere kalan Almanya, ikinci maçta 19 yaşındaki Hagi'nin sahada olduğu; Lucescu'nun Romanya'sını 2-1 mağlup etmişti. 3. maçta gruptan çıkmak için beraberlik bile yetecekti. Rakip İspanya'ydı. Son dakikada hesap şaştı. Senor ortaladı, libero Maceda kafayı vurdu, Schumacher bakakaldı. Almanya evine erken döndü.
Her ne kadar 2 kez milli takım forması giyse de önemli bir futbolculuk ve antrenörlük kariyerine sahipti Jupp Derwall. Kısa süreli kulüp teknik adamlığı deneyiminden sonra 1970 yılında Alman Milli Takımı teknik kadrosuna girmiş, 1978 Dünya Kupası sonrası Alman Milli Takımı'nın tek adamı olmuştu. 1980 Avrupa Şampiyonası'nda kupayı Almanya'nın hesabına yazdıran Jupp Derwall, 1982'de finalde İtalya'ya kaybetmişti. 1984 Avrupa Şampiyonası'nda Maceda'nın golü de Derwall'in milli takım kariyerinin bitişine neden olmuştu...
O günlerde Galatasaray Tomislav İviç ile yolları ayırmıştı. Dönemin yöneticileri Alp Yalman ve Faruk Süren hoca arayışı için kolları sıvamıştı. Akla gelen ilk isimler Don Howe, Bob Houghton ve Blunt'du. Jupp Derwall'in Bundesliga'da üst düzey bir takım çalıştıracağı konuşuluyordu. Ancak Almanya'da bulunan ikili Yalman ve Süren'in aklına Derwall ismi geldi. Türk basını da Derwall de bu isme de teklife de inanamadı. Alman hoca, önce kabul etmedi. Yalman ve Süren'in ısrarları, istekleri, hedefleri Jupp Derwall'i etkiledi. Görüşmek için geldiği İstanbul'da daha ikinci gününde Yeşilşurt'ta evini bile tuttu, imzayı attı.
Evet, Maceda'nın o golü 1 ay kadar kısa bir süre içinde tüm hayatın akışını değiştirmişti. Almanya Beckenbauer'i milli takım hocalığına getirmiş, Galatasaray İviç'ten boşalan koltuğu Jupp Derwall'i oturtmuştu. Kabul, geldiğinin ikinci sezonunda namağlup şampiyonluğu kaçırdı, hatta 14 sene sonra Galatasaray'a şampiyonluk kazandırdığı sezon kovulmanın eşiğinden bile döndü ama...
Onunla birlikte Türk futbolu, nelerin değiştiğine tanık olmadı ki... İlk şartı tesisleşme ve altyapıydı... Türk insanının unuttuğu hücum, pres, tam saha kelimelerini yeşil sahalara uyguladı, modern taktik anlayışıyla sadece Galatasaray değil Türk futbolu da farklı bir kimliğe büründü. Galatasaray'la birlikte Türk futbolu da çağ atlarken 1984 sonrasındaki tüm zaferler onun hesabına yazıldı. Zira onun altyapı okulundaki öğrencilerinden biri 2000 yılında Kopenhag'da, Parken'de kırık omuzla sahada savaşıp Türkiye'ye şimdiye dek gelen en büyük kupayı kaldırdı...
Jupp Derwall, Türk futbolunda tarihi yeniden yazdı, Galatasaray'da 2 yıl fiili görev ve Türk Milli Takımı'nda danışmanlık yaptıktan sonra Almanya'ya döndü. 2007 yılının 26 Haziran'ında aramızdan ayrıldı. Almanya'da olduğu dönemde Türk halkını ve Galatasaray taraftarını unutamadığını söylemişti. Şimdi sıra bizde; biz de seni unutmayacağız Herr Derwall...
YAZI : Coşkun ÇELİK