6 Ekim 2010 Çarşamba 21:22

Çağlar Birinci: Ankaragücü Maçıyla Çıkışa Geçeceğiz

Çağlar Birinci: Ankaragücü Maçıyla Çıkışa Geçeceğiz

Galatasaraylı Futbolcu Çağlar Birinci, Galatasaray Televizyonu’nda Yayınlanan “Soru Cevap” Programına Konuk Oldu

Futbol hayatına nasıl başladın?
Futbol hayatıma dokuz yaşında ilkokula giderken o zaman Trabzonspor’un seçmeleri vardı. Ben de sınıf arkadaşlarımla birlikte katıldım. Bu şekilde yedi tane elemeden geçtim ve o şekilde Trabzonspor’un altyapısına başladım.

Ailende de baban ve dayın eski futbolcular değil mi?
Evet, babam ve ortanca dayım eski futbolcu.

Futbolcu aileden geliyorsun yani?
Evet, oynayanlar var tabi.

Bu sezon Galatasaray’a transfer oldun. Dilersen öncelikle sakatlığını da hemen soralım, ne durumdasın ?
Sakatlığım geçti ama idman eksiği, biraz da kondisyon eksiği olduğundan dolayı şu an yüklemeler devam ediyor. Hem takımla antrenmanlara çıkıyorum hem de özel antremanlar yapıyorum. Tahmin ediyorum ki milli takım arasından sonra tamamen hazır hale gelirim.

Oynadığın mevkide Hakan Balta ve Emiliano Insua gibi isimlerle forma rekabeti yapacaksın. Neler söylersin bunun için?
Böyle bir rekabetin yaşanacak olması gerçekten daha iyi oldu. Herkes ‘’Sen, Hakan Balta, Insua var. Nasıl olacak’’ diye soruyor ama bu ben durumun rekabeti, başarıyı ve oyun kalitesini arttırır diye düşünüyorum. Çünkü bir forma savaşı var, bu formayı üç kişi almak için uğraşıyor, bu da performansınızı en yüksek seviyede tutmanızı sağlar.

Sezon başladığından beri forma şansı bulamadın. Peki maçları televizyondan ya da stada gidip izlerken neler hissediyorsun?
Çok üzülüyorum ama, ben anı anına yaşayabilen bir insanım. Bunu maç içerisinde ya da maçı izlerken olsun üzüntüyü de sevinci de çok yüksek yaşayan bir insanım. O yüzden maçları izlerken içim içimi yiyor. Orada arkadaşlarım mücadele veriyor, futbol oynuyor, ben oynayamadığımda ve ya kötü bir sonuç aldığımızda ben de en az onlar kadar üzülüyorum. Onlar gol atıp seviniyorlar, ben de onlarla birlikte seviniyorum. Çok garip bir duygu, gerçekten futbol için sakatlık çok kötü bir şey. Yani her şeyde bir hayır vardır, benim de başıma bu geldi.

Denizlispor’la Galatasaray’da futbol oynamayı kıyaslayabilir misin ?
Kıyaslanamaz aslında. Denizlispor Anadolu’nun güzel kulüplerinden biri ama burası apayrı büyük bir camia. Milyonlarca seyircisi olan, taraftarı olan, çok büyük başarılar yakalamış bir camia. O yüzden buradaki beklentilerle oradaki beklentileri kıyaslayamazsınız hiçbir zaman. Buradaki beklentiler çok yüksek ama orada o kadar değil. Mesela orada sezonu beşinci ya da altıncı bitirdiğiniz zaman bu bir başarı sayılıyor ama burada şampiyon olmadığınız zaman buna başarısızlık olarak bakılıyor. Arada böyle bir fark var.

Aslında seni sol bek olarak biliyoruz hepimiz ama Güvenç Hoca’yla çalıştığın dönemlerde , o özel bir turnuvada seni stoper olarak oynatmıştı. Senin için farklı bir mevkide oynamanın bir avantajı oluyor mu ?
Oynayabildiğiniz mevki sayısı artıyor. O şekilde oynamaya ilk Güvenç Hoca’yla başlamıştım. Daha sonra takımda ihtiyacı olduğunda tekrardan orada oynadım. Stoperde de oynayabiliyorum sol bekte de. Ama ben futbola başladığımdan beri sol bek oynadığım için sol bek oynarken daha içten, daha severek oynuyorum.

Daha iyi olduğunu mu düşünüyorsun sol bekte ?
Evet öyle düşünüyorum. Çünkü ben milli takımlara hep sol bek olarak gittim. Ama stoper oynattıkları zaman da elimden gelenin en iyisini yapmaya çalıştım.

Dilersen biraz milli takımdan da bahsedelim. Daha önce genç milli ya da ümit milli takımda oynamadan direkt a milli takım gitmiş, inanılmazı başaran bir futbolcusun. Milli takımda da iyi gidiyordun ama, bu sakatlığından dolayı formayı kaybettin.
Evet öyle oldu. Denizlispor’da oynadığım sezon ilk olarak A2‘ye çağrılmıştım. Onun hemen sonrasında a milli takım şansı yakaladım. Oynama gururuna da eriştim. En son yazın milli takımla Amerika’ya gittik.

Amerika kampı nasıldı?
Amerika kampı benim için de milli takım için de güzel geçti diye tahmin ediyorum. Çünkü bu ön elemelere hazırlık kampı gibiydi. Benim adıma çok iyi geçti fakat bildiğiniz gibi burada şanssız bir sakatlık yaşayınca her iki takımdan da uzak kaldım.

Seni ilk olarak Fatih Terim çağırmıştı milli takıma, şu andaysa takımın başında Guus Hiddink  var. Hiddink’in milli takıma gelişini nasıl değerlendiriyorsun ?
Bunu benim değerlendirmem doğru olmaz, onu değerlendirip milli takım hocası yapanlar zaten gereği kadar değerlendirmişlerdir. Fakat ikisi de çok büyük isimler. Benim Fatih Hoca’yla da, Guus Hiddink’le de çalışmak güzel bir tecrübeydi.

Futbola başladığın günden bu yana bir dönem Galatasaray forması giyen Abdullah Ercan’ı çok beğendiğini belirtmişsin.
Evet  Abdullah Ercan’ı bir de Hakan Ünsal’ı severim sol bek olarak. Bunların dışında her Galatasaraylı gibi Hagi hastasıydım. Hagi’nin oynadığı hiçbir maçı kaçırmazdım, öyle seviyordum kendisini.

Yabancı futbolcular arasında kimleri beğeniyorsun?
Cristiano Ronaldo ve Messi’nin yanı sıra, son zamanlarda Mesut Özil’i de çok başarılı buluyorum, ama tabi ki onun haricinde bir sürü isim sayabiliriz.

Bu hafta milli takım arası, önümüzdeki hafta Ankaragücü mücadelesi var. O karşılaşmayla ilgili neler söylersin ?
Bu dönemde biraz sıkıntılı günler geçiriyoruz ama yine her şey bizlerin elinde. Milli takım arasını da gayet iyi geçiriyoruz.  Sakat arkadaşlarımız da geri döndükten sonra Ankaragücü maçıyla bir çıkışa geçmek istiyoruz. Sonrasında da zaten yılın derbisi var, oraya da iyi bir sonuç almak için gideceğiz. Bu takım iyi bir takım, çok iyi şeyler hak eden bir ekip. İyi ve karakterli oyunculardan kurulu br takımız fakat bazı şanssızlıklar yakamızı bırakmadı. Fakat şeytanın bacağını kıracağımızı düşünüyorum.

Rijkaard ve Neeskens’in genç futbolculara çok değer verdiğini biliyoruz, sen bu konuda neler söylemek istersin?
Hocayla ilgili söylenecek çok şey var. Rijkaard gibi bir hocayla çalıştığım için kendimi şanslı hissediyorum. Dünyanın bence en iyi hocalarından biri ve insanlığı da mükemmel. İnsanlara yaklaşımı ve teknik direktörlüğü çok iyi, onunla çalışmaktan mutluyum. Dediğiniz gibi genç futbolculara şans veren, değer veren biri. Zamanı geldiğinde, bana da şans verildiğinde ben de hocamızın yüzünü kara çıkartmam.

Takımdaki ortam nasıl, en iyi anlaştığın isimler kimler?
Takımda gerçekten çok güzel bir hava var. Fakat tabi her insanın daha farklı anlaşabildiği birkaç isim vardır. Benim de iyi anlaştığım çok isim var. Mesela Sabri, Ayhan, Kaptan Arda, Serdar Özkan, Mustafa Sarp’la gayet iyi anlaşıyorum.

Kolunda da bir aslan dövmesi var. Buraya gelmeden önce de medya mensupları en çok o dövmenin anlamını merak ediyorlardı.
Buraya transfer olmadan önce bunun bir işaret olarak yaptırılıp yaptırılmadığını soruyorlardı. Aslında onunla alakalı değil, sevdiğim için yaptırmıştım. Ama Galatasaray’a gelmem tam da isabet oldu. Takımın yaşadığı büyük şampiyonluklar, UEFA Kupası’nın alındığı zamandan beri Galatasaray hayranıyım. Dediğim gibi Hagi’yi seviyorum, Hakan Şükür’lü kadroyu beğenerek izlerdim, maçlarını kaçırmazdım. Dövmeyi yaptırmam ve buraya gelmem gayet güzel bir tesadüf oldu.

İmaj değişikliğini seven bir futbolcusun. Zaman zaman saçlarını uzun da görüyoruz.
Evet, saçlarım uzundu. Sonradan değiştirdim ve kısalttım. Tekrar uzatmayı düşünüyorum.

Maçlardan önce yaptığın bir uğurun var mı?
Maçlardan önce yaptığım bir uğurum yok ama stada giderken annemi ve babamı kesinlikle telefonla ararım. Seslerini duyarım.

Tüm kazancını babana gönderiyor, senden daha iyi değerlendireceğini düşünüyormuşsun.
Futbolcular ticaretten pek anlamaz, bu bir gerçek. Ben de anlamıyorum. O yüzden de para bende durduğunda har vurup harman savuruyorum. Ben de genelde babama gönderip, yapabileceğimiz yatırımlar hakkında fikir alıyorum.

Futbolun dışına çıktığımızda özel hayatında neler yapıyorsun?
Aslında İstanbul’a geldiğimden beri pek bir şey yapmıyorum. Kampta bir sakatlık yaşadım. Belki de doğru düzgün dışarı çıkmadım diyebilirim. İdman ve ev arasında mekik dokuyup, bir an önce iyileşmek istiyorum. Film izlemeyi,gündüz olmak şartıyla gezmeyi, müzik dinlemeyi, arkadaşlarım ve ailemle sohbet etmeyi çok severim.

Bekar bir futbolcusun. Evlenmeyi düşünüyor musun?
Açık konuşayım, yakın zaman için pek düşünmüyorum. Hem gencim, hem de etrafımda gördüğüm kadarıyla genç yaşta evlenmenin sıkıntılı olduğuna inanıyorum. Bu işin içinde biraz şöhret, gezme ve evden uzak olma var. O yüzden de bunlar sıkıntı oluyor. Benim için de evlilik adına çok erken olduğunu düşünüyorum. Herhalde 30 yaşımı devirdikten sonra bu konuda adım atarım.

Tekrar futbola döndüğümüzde Avrupa’da takip ettiğin ligler olup olmadığını merak ediyorum. ‘’Ben de burada olmalıyım’’ dediğin bir lig var mı?
İngiltere ve İspanya liglerini beğenerek izliyorum. Her futbolcu gibi ben de İngiltere liginde oynamak isterim.

Hangi futbolculara karşı oynamak istersin?
Hiç düşünmedim ama, anlık olarak cevap vermem gerekirse Türkiye liginde yetenekli futbolculara karşı oynamayı isterim. Neden derseniz, bu tip isimlerle mücadele etmenin daha zevkli ve benim açımdan daha kolay olduğunu düşünüyorum. Mesela Yattara’ya karşı oynamak benim için çok kolay ve rahat oluyor. Avrupa’dan da sonucunu düşünmeden Cristiano Ronaldo’yla karşılıklı oynamak isterim.