13 Aralık 2009 Pazar 15:53
Mehmet Topal : " Taraftarımıza En Güzel Hediyeyi Sezon Sonu Vereceğiz"

Galatasaray'ın başarılı futbolcusu Mehmet Topal, Galatasaray Televizyonu'nda yayınlanan Kaleydoskop Programı'na konuk oldu. Güzel goller attığı zaman çok mutlu olduğunu söyleyen yıldız oyuncu, "Taraftarımıza en güzel hediyeyi sezon sonu vereceğiz" dedi...
Sevgili seyirciler, takımın spidermani ile birlikteyiz... Galatasaray ile başlayalım; Galatasarayın İstanbul Büyükşehir Belediye maçında son dakikalarda yenilen gol herkesin moralini bozdu, neler söylemek istersen o maçla ilgili?
Tabi, biz İstanbul Büyükşehir Belediyesi ile olan maçı kazansaydık lider olacaktık ve bu takımda çok güzel bir atmosfer ve ortam ortaya koyacaktı. Ama olmadı, futbolda bazen herşey istediğiniz zaman istenildiği gibi gitmeyebiliyor. İstanbul maçında da yi oynadığımızı düşünüyorum ve iyi performans sergiledik ve takım halinde de iyi mücadele ettik. Ama olmadı, başka sebeplerden dolayı da olabilir bu beraberlik. Ama biz Galatasaray Kulübüyüz, çok büyük bir camiayız ve sebeplere sığınmamalıyız. Eğer Galatasaray takımı sahaya çıkıyorsa, bütün herşeyi ve herkesi yenmek zorundadır. Ama lig daha çok uzun, biz bu iki maçta altı puan alıp devre arasınıda lider bitirmek istiyoruz ve inşallah da her şeyde de böyle olur.
Peki Panathinaikos maçında Gökhan Zanın sakatlanması ile birlikte sen defansa çekildin ve sonrasında da İstanbul Büyükşehir Belediye maçında da sen defanstaydın; kendi yerinle ilgili, kendi mevkin ile lgili neler söylemek istersin? Performansını nasıl buldun?
Beni biliyorsunuz ve uzun zamandır da tanıyorsunuz beni, ben elimden geldiğince görev ayırımı yapmamaya çalışıyorum. Nerede ihtiyaç duyulursa ve bana görev verildiği takdirde elimden gelenini en iyisini ortaya koymaya çalışırım sahada ve bütün gücümü veririm sahaya. Gökhan ağabeyinin şanssız sakatlanması ile birlikte defansa geçmek zorunda kaldım. İyi performans sergilediğimi düşünüyorum çünkü zaman zaman Servet ağabey ile de beraber oynuyorduk ve birbirimize de alışığız. Yani dediğim gibi elimden geleni yapmaya çalıştım...
Bence çok iyi bir stoperdin orada, Gökhanı gerçekten hiç aratmadın...
Evet , dışarıdan gelen eleştiriler ve yorumlarda da bu şekilde duydum ben. Tabi böyle iyi performanslar gösterdiğim zamanlarda çok mutlu oluyorum. Dediğim gibi nerede görev verilirse elimden geleninin en iyisini yapmaya çalışıyorum.
Modernleşen ve gelişen futbolda artık aslında gerçekten senin gibi oyunculara ihtiyaç var . Yani hem defansif hem de ofansif olarak oynayan oyunculara ihtiyaç duyuluyor...
Evet kesinlike, biliyorsunuz zaman zaman saha içinde üç tane oyuncu değişikliği olduğu zaman, yani artık oyuncu sakatlandığı zaman, istenilen bölgeye oyuncu giremeyebiliyor ve bu saha içinde değişikliğe bağlı kalıyor. Artık günümüz futbolunda bence mevki ayırımı yapmamak lazım, her zaman nerede görev verilirse orada elinden gelenini en iyisini yapmak gerekir. Ama tabi kendi yerimde oynarsam belki daha iyi performanslar da gösterebilirim. Ama görev verildiği zaman elimden geleni en iyisini yapmaya çalışırım.
Evet defansif yanından bahsettik ve çok iyiydi. Ofansif yanının da herkes çok iyi olduğunu biliyor zaten, aynı zamanda da attığın gollerde de tam jenereklik goller olduğunu da biliyoruz. En son Dinamo Bükreş maçında da çok güzel bir gol attınız yine. Geçen sene Kocaelispor maçında da atmıştın. Çok şık gollere imza atıyorsun...
Çalışıyoruz ara sıra idmanlarda, zaman zaman idman bittikten sonra da ekstra şut idmanları yapıyoruz. Benim şut atma özelliğim olduğunu söylüyorlar. Ben de elimden geldiğince bunu geliştirmeye çalışıyorum. Pozisyonum gereği, mevkimin gereği çok fazla ileriye çıkamıyorum, çünkü defansif orta saha oynuyorum. Mevkimin gereği çok fazla ileriye çıkamıyorum ancak çıktığım zamanlarda da kaleyi yoklamaya çalışıyorum, şut atmaya çalışıyorum... Şut atmaya seviyorum, sağ ya da sol ayağıma geldiği zaman fark etmiyor, ikisine de geldiği zaman şut atmaya çalışıyorum. Çıktığım zamanlarda da, şut attığım zamanlarda da, yani kaleyi bulduğumda güzel goller olabiliyor. Tabi zaman zaman kötü de gidebiliyor. Bu güzel golleri attığım zaman da çok mutlu oluyorum, takıma puan getirdiği zaman da çok mutlu oluyorum. Önemli olan takımın kazanması, böyle güzel goller olduktan sonra ekstra bir motivasyon oluyor...
Avrupa kupalarında da grubunuzda lidersiniz. Neler söylemek istersiniz; bundan sonrası da sizce nasıl devam edecek?
Tabi ki bizim hedefimiz final oynamak, takımda bunu yapabilecek kapasitede, bunu yapabilecek güçte. Geçen sene çok şansız sakatlıklar geçirdik, biliyorsunuz Harry Kewell bile stoper oynamak zorunda kalmıştı. Aslında biz geçen sene de finali çok oynamak istemiştik ve oynamayı hak ediyorduk. Çok da yaklaşmıştık ve bu bizi çok üzmüştü. Farklı sakatlıklardan dolayı malesef gidememiştik finale. Tabi ki biz bu sene çok iyi bir takımız, çok iyi bir kadromuz var. Zaman zaman kötü oyunlar, kötü sonuçlar da olabilecektir ama bunlar fubolun içinde olan şeylerdir. Bizim tek hedefimiz şu an UEFA Avrupa Liginde final oynamak. İnşallah oralara gideceğimize de inanıyorum...
İnşallah öyle olur. Süper Ligde lider sarı kırmızılı bir ekip, Kayserispor . Süper Lig ile ilgili neler söylemek istersiniz? Çünkü gerçekten hem birinci olma şansı var her takımın, hem de aynı zamanda beşinci, çünkü puanlar çok yakın birbirine.
Gerçekten bu sene çok ilginç geçiyor. Böyle Anadolu takımlarımızın, büyük takımları zorlaması benim için bir mutluluk, çünkü bu durum lige renk katıyor. Günümüz futbolunda da zaten iyi takım, kötü takım, zayıf takım diye bir şey kalmadı. Baktığınız zaman ligin en dibindeki takım lider takımı da yenebiliyor. Onun için bunlar her zaman lige renk katan etkenlerdir. Bizim de tek hedefimiz var tabi, devre arasını lider bitirmek ve de sezon sonunda şampiyon olmak. Tabiki benim tek temennim, tek dileğim takımımın şampiyon olması ve onlarla beraber şampiyonluk yaşamak. Ama bunlarda güzel şeyler; Anadolu takımlarının böyle rekabetlere dahil olması hem ligi güzelleştiryor, heyecanı yükseltiyor ve benim adıma mutluluk verici bir şey. Ama inşallah sezon sonunda da ipi göğüsleyen taraf biz oluruz.
Türk futboluna yeni bir Topal daha yetişiyor bildiğim kadarıyla. Kardeşinde futbol oynuyor Galatasarayın alt yapısında öyle değilmi?
Evet. İnşallah o da çok iyi futbolcu olacak. Malatya Belediyesporda oynuyordu kendisi geçen sene gelmişti Galatasarayın alt yapı seçmelerine. Hocaları çok beğenmişti ama transfer sezonu geçtiği için oynayamamıştı. Bu sene geldi. Aldığım haberlere göre iyi gidiyor maşallah kendiside çok kişilikli ve çok karakterli bir çocuk. İlerde çok iyi bir futbolcu olacağına inanıyorum. İnşallah ona inananları mahçup etmeyecektir. Futbol hayatında yolu açık olsun diyorum.
Birliktemi yaşıyorsunuz yoksa o burada tesislerdemi yaşıyor?
Buraya geldiği zaman beraber yaşıyorduk. Ama ondan sonra ben onun alt yapı hocalarıyla konuştum, kulüpte kalmasını istedim. Çünkü ben de çok genç yaşta ailemden ayrılıp Çanakkale Dardanelspora gitmiştim. Orada hayatla mücadeleye başlamıştım ben. Benim de amacım onun kulüpte kalmasıydı. Farklı zorlukları kendisinin yenmesiydi, farklı zorluklara alışmasıydı. Bu futbol hayatında, ilerleyen yaşlarında çok tecrübe olacak kendisine. Alt yapı hocalarıyla konuştum, onlar da bir mahsuru olmadığını söylediler. Kendilerine de ben teşekkür ettim. Şu an alt yapı tesislerinde kalıyor kendisi.
Sen hem oyununla, hem karakterinle birçok futbolseverin örnek alığı bir isimsin gerçekten. Aynı zamanda 2006 yılında gelmene rağmen sanki yıllardır Galatasarayda, Galatasarayın alt yapısından A takıma çıkmışsın gibi zannediyor insanların çoğu da. Neler söyleyeceksin bununla ilgili?
Çoçukluğımdan beri Galatasaray Kulübü en sevdiğim takımlardan birtanesiydi. Çok seviyordum Galatasaray Kulübünü. Çanakkale Dardanelspora transfer olduktan sonra her zaman dışardan da takip ediyordum. Biliyorsunuz ben ilk başta Malatya Belediyesporda başladım. Daha sonra Çanakkaleye transfer oldum. Daha sonra Galatasaraya transfer oldum. Oynadığım kulüplerde genelde bunu herkes söylüyor ben oynadığım takımın karakterine ayak uydurmaya çalışıyorum. Kişiliğimle, yaşantımla, futbola olan sevgimle ben de burada hiç yabancı hissetmiyorum kendimi. İlk geldiğim günden beri mesela Ardalar, Aydınlar, Mehmet Güvenler, Uğurlar nasıl alt yapıdan çıktıysa bende onlar gibi sanki alt yapıdan çıkmış gibi hissediyorum kendimi. Çünkü camiam ve kulübümü çok seviyorum. Bu beni ayrı motive ediyor. Burdan oynadığım için de, böyle güzel sözler duyduğum için de bu beni çok mutlu ediyor.
Bir röportajında Galatasaraya asla ihanet etmem. Futbolun ne kadar nankör olan bir meslek olduğunu biliyorum demişsin. Bununla ilgili ne söylemek istersin?
Galatasaraya ihanet etmem dememin sebebi kulübüme asla yanlış yapmam. Çünkü bizi bir yerlere getiren kulübümüzdür. Beni Mehmet Topal yapanda Galatasaray Kulübüdür. O yüzden kulübüme çok saygı duyuyorum ve çok seviyorum. O transfer dönemlerinde bana böyle bir şeyler sorulmuştu. Ben tabi bu haberlerin kulübümüz açısından netleşmesini söylemiştim. Ben kulübümü çok seviyorum. Genelde her genç futbolcunun olduğu gibi hayallaerimden biri İngiltere Premier Liginde oynamaktır.
İngiltereden çok teklif aldığınla ilgili birçok haber görüyoruz gazetelerde, basında. Ama senin sözleşmen devam ediyor şu an Galatasarayda. Galatasaray taraftarı da merak ediyor çünkü.
Tabi ki iyi performanslar gösterdiğiniz zaman teklifler ister istemez olacaktır. Ama ben kendimi bu tekliflerin dışında tutmaya çalışıyorum. Menajerim görüşüyor ve kulübümüz görüşüyor bu görüşmeler hakkında. Çünkü bu bana yansırsa bazen kötü performans gösterebilirim, takıma çok faydalı olamam. Ben bunun dışında durmaya çalışıyorum ve bir şey olursa bu menajerimle kulübümün birlikte hareket etmesi doğrultusunda olacaktır. Artık hayırlısı. Şu an sözleşmem devam ediyor Galatasarayda ve burada çok mutluyum. Dediğim gibi her genç futbolcunun hayalidir. İngilterede, Avrupada oynamak. Ama zaten Galatasaray Kulübü Avrupanın en büyük kulüplerinden birisi ve Avrupada şu an Türkiyeden ilk söylenen takımların başında gelen takım Galatasaray takımıdır. Onun için şu an ben işime konsantre olmuş durumdayım. Böyle şeyler olursa menajerlerim ve kulüp görüşecektir.
Peki 2010 Dünya Kupasında Milli takımımız yok. Bu sizi de futbolcu olarak mutlaka etkileyecektir değil mi?
Ya tabi ki de orası ayrı bir vitrin hem ülke açısından hem futbolcular açısından. Ülkemizin futbolu ve puanları da gelişiyor gittiğiniz zaman oralara. Puanlar da yükseliyor. Gerçekten Türk Milli takımının Dünya Kupasında olmaması futbol adına çok üzücü bir şey. Biz oraya gitmeyi çok haketmiştik diye düşünüyorum. Farklı şanssızlıklardan ve kırılma noktası olan maçlarda galip gelemememizden dolayı gidemedik diye düşünüyorum. Ama futbolun içinde böyle şeyler oluyor. Baktığınız zaman çok çok iyi ülkeler de gidemiyor Dünya Kupasına. Bunlar futbolun içersinde olan şeyler. Biz futbolcuların üzerine düşen şey çalışmaya devam etmek ve başarılara imza atabilmek.
Mehmet sen nasıl müzikler dinliyorsun? Geçen sene Ebru Gündeş dinlediğini söylemiştin bize.
Ebru Gündeşe devam tabi ki de. Ebru Gündeşi çok seviyorum. Sezen Aksuyu çok seviyorum. Onun dışında da arabesk müzikleri ve türküler dinliyorum.
Peki bana bir şarkı ismi verecek olursan hangisini verirdin?
Geleneği bozmayıp Ebru Gündeşten verirdim. Aslında bütün şarkılarını seviyorum. Eski şarkıları da çok güzel.
Sen daha çok duygusal müzikler seviyorsun. Mesela Yılmaz Erdoğanla bir düeti var sen beni sevmekten gidince onu sever misin?
Tabi sevilmez mi... Artık biliyorsunuz teknoloji çok gelişti. Soyunma odasına kurduğumuz aletlerden artık türküler çalıyoruz, yabancı müzikler çalıyoruz. Artık yabancı futbolculara bile türkü dinletiyoruz.
Seviyorlar mı?
Seviyorlar...
Siz çeviyor musunuz? Ne anlama geldiğini anlatıyor musunuz?
Çok anlatasamakta araya tercümanı koyuyoruz. O da bazen ara sıra çınlatıyor onlara.
Allahtan müzik evrensel birşey. Hangi ülkeden olursan ol müzikler dinleniyor.
Keita, Milan Baros felan bazen müziklere eşlik ediyorlar bile.. Yavaş yavaş türkçelerini geliştiriyorlar.
Mehmet için hazırladığımız özel klibi izlediniz.Ben de şimdi Mehmete sormak istiyorum; Bir şansın olsa,bir maça geri dönücek olsan hangi maçı seçerdin?
Zor bir soru oldu,biraz düşünmek lazım.Milli takımımızın Avrupa Şampiyonasındaki Almanya maçına dönmek isterdim.
Hayatında verdiğin en önemli karar neydi?
Bu kararlar devam ediyor aslında ama en önemli karar tabiiki de Galatasaraya gelmemdi. Galatasaraydaki bütün futbolcular karakterli futbolcular. Burada oldukları için öyle olmak zorundalar.Buradaki futbolcular çok gayretliler ellerinden geldikçe takıma iyi şeyler katmaya çalışıyorlar. Milan Barosa takılıyoruz bu aralar,o da sakat ihtiyacı var böyle şeylere.Harry Kewell var mesela kişiliğini karakterini çok takdir ettiğim.Bütün transferlerimiz çok iyi transferler,tabir yerindeyse nokta transferler. İnşallah onların da katkılarıyla başarılara imza atarız.
Basında en çok konuşulanlardan biri de Galatasaray bu sezon başında her maç 3 gol ortalamasıyla oynarken, şimdi gol sıkıntısı çekmesinden ya da berabere geçen maçlarından bahsediyorlar. Galatasaray bir düşüşte diyorlar. Neler söylemek istersin?
Zaman zaman düşüş olacaktır. Fikstüre baktığımız zaman ligin en fazla maç oynayan takımı Galatasaraydır.Biz herkesten daha fazla maç oynadık,herkesten daha erken sezonu açtık. Ben şu an bazı şeylerin çok çok kötü olmadığını düşünüyorum. Liderle aramızda 1 puan var.Avrupa Liginde lideriz. Bizim görevimiz kötü maçlardan ders alıp bir daha böyle hata yapmamak. İnşallah bunları çalışarak ve konsantre olarak kapatacağız.
Yardımseverliğinden bahsetmek istiyorum. Sivil toplum örgütlerine elinden gelen herşeyi yapıyorsun. Sosyal projelerde yer alıyorsun.Neler söylemek istersin?
Elimden geldiğince insanlara yardım etmeyi çok seviyorum. Kendimi her zaman herkesle eşit görürüm. Hiçbir insandan kendimi üstün görmedim. Futbolcuların maddi durumu iyi oluyor. Ben de elimden geldiğince ihtiyacı olan insanlara yardım etmeye çalışıyorum. Bunu bütün kulüplerin futbolcuları yapıyordur. Bu sadece bize mahsus bir şey değil. Bir yerde bir yardım olduğu zaman, bir yardım istendiği zaman bizim üzerimize bir şey düşüyorsa biz elimizden geleni her zaman yapmaya çalışıyoruz. Bu bizim için ayrı bir mutluluk. Böyle şeylerden sorumluyuz.
Sizlerle birlikte oldukları zaman manevi olarak çok güzel zamanlar geçiriyorlar. Çocuklar da aynen öyle. Senden hiç değişik bir şey isteyen biri olmuş muydu? En garibi neydi?
Çok farklı şeyler oluyor. Genelde en çok forma, ayakkabı veya eşofman istiyorlar. Çok farklı bir şey olmuyor. Biz de elimizden geldiğince yardım etmeye çalışıyoruz.
Kramponlarını da Ceyhun Yılmaza vermişsin?
Çok önemli bir maçı vardı. Ben de şans getirmesi için verdim kendisine.Sen kramponunu giy,nereye şut attığına bakma dedim. Sen vurduktan sonra o gider kendisi dedim.
Türk Böbrek Vakfı yararına düzenlenen organizasyonda sahaya çıkmıştı Ceyhun Yılmaz. Biz de görüntülerini ekranlara taşımıştık. Senden sürekli bahsediyor zaten programda da.Beni Mehmete sorar mısın programda? dedi.
Ben Ceyhun ağabeyi çok seviyorum.Çok fazla şov tarzı program yapan insanları izlemem ama Ceyhun ağabeyin yeri bende ayrıdır. İyi bir Galatasaraylı olduğu için de çok seviyorum kendisini. Radyo programlarını dinliyorum, o da elinden geldiğince benden bahsediyor. Galatasaraya destek olmaya çalışıyor elinden geldiğince. Buradan kendisine selamlarımı ve saygılarımı yolluyorum.
Çok mutlu olacaktır eminim senin bu sözlerinden sonra. Sana çok teşekkür ediyorum Mehmet. Son olarak taraftarlarımıza söylemek istediğin bir şey var mı?
Galatasaray taraftarı ilklerin taraftarı ve en büyük taraftarlardan bir tanesidir. Zamanla kötü performanslar gösterebiliriz. Futbolcular olarak onlardan tek isteğimiz desteklerini esirgememeleridir. Her zaman desteklesinler. Günümüzde Avrupadan bir maç seyrettiğimiz zaman futbolcular çok hata yaptığında bile alkışlıyorlar. Bu futbolcunun kendisine güvenini yükseltir. Biz de taraftarımızdan bunu istiyoruz. Onlar desteklerini sonuna kadar versinler,inşallah sene sonu onlara en güzel hediyeyi vereceğiz.