29 Ekim 2008 Çarşamba 16:38
Michael Skibbe "Teknik Yorum"a Konuk Oldu

Galatasaray Teknik Direktörü Michael Skibbe, Galatasaray TV'de Can Erbeşlerin sunduğu Teknik Yorum programına katıldı. Skibbe, geride kalan Olympiakos ve Eskişehirspor maçlarıyla oynanacak olan Ankaraspor ve Gaziantepspor maçlarını değerlendirdi
İlk olarak Olympiakos maçından bahsedelim. Bu sezonki en olumlu Galatasaray çizgilerini gördüğümüz bir karşılaşma olarak kayıtlara geçti. Genel bir değerlendirme alalım Sayın Skibbeden.
Tabii ki severek bu maçla başlayalım. Eskişehirspor maçından daha çok bahsetmek istediğim bir maç oldu. Çok iyi konsantre olduk ve iyi bir maç oynadık Olympiakos karşısında. Yunanistanın en iyi takımına karşı oynadık ve hak ederek bir galibiyet aldık. Eskişehire iyi başlayıp, ihtiyacımız olan güce ve konsantrasyona maalesef erişemedik. Perşembe günkü maçta büyük mücadeleyle 1-0 yürüttüğümüz maçta ihtiyacımız olan kuvvetin çoğunu orada bırakmış olduk.
İkinci golü bulamamanın başka sebebi olarak neyi görüyor?
Özellikle son gereken pası bir türlü uygun bir şekilde bulamadık. Onu bulabilseydik ikinci gol zaten an meselesiydi. İkinci golü zamanında bulamamamız bizim için kötü oldu. Son pası-şutu atsak bile muhakkak rakipten veya direkten döndü maalesef.
Diğer maç da Berlinde 1-1 sona erince Galatasaray liderlik koltuğuna oturdu. İkinci hafta Lizbon deplasmanına çıkacak Galatasaray. Aynı dakikalarda Metalist Kharkiv - Hertha Berlin mücadele edecek, Olympiakos bay geçecek. Haftanın genel bir değerlendirmesini alabilir miyiz? B Grubuyla ilgili genel değerlendirmesi nasıl Sayın Skibbenin?
Dengeli ve iyi takımlarla oluşan bir grup. Benficaya karşı oynayacağımız zor bir maç bekliyor bizi orada. Portekize lider olarak gidiyor ve aynı şekilde oradan dönmek istiyoruz. Bizim grupta her şey olabilir, her şey açık diyebiliriz. Çünkü aslında dengeli takımlar buluştu. Beş takım da dengeli takımlar. Onun için dikkatli olmak gerekiyor.
Eskişehir maçına geçelim. Bu kadar güzel bir Olympiakos maçından sonra üç gün içinde ne değişti. Eskişehirspora karşı 4-2lik yenilginin sebebi Sayın Skibbeye göre nelerdir?
Her şeyden evvel Trabzon ve Olimpiakos maçları çok kuvvet harcattı bize. Lincolnün o son an pasları, o güzel futbol zekasına ihtiyacımız olduğu zaman yoktu, eksikti bu maçta. O yüzden de istediğimiz oyunu bir türlü kuramadık. Ağırlığımızı koyamadık ve ilk 20 dakika da Eskişehirin üstünlüğüyle geçildi. O dönemlerde sadece reaksiyon gösterebildik. Kendi istediğimiz pozisyonlara çalışarak hükmedemedik. 1-1lik beraberliği yakalamadan evvel de biraz toparladık oyunumuzu, sonraları da maça ağırlığımızı hissettirdik. Bunu da aynı şekilde 2-2 beraberlik golüne kadar gayet iyi yaptık. Maçın hakimi olduğumuzu hissettirdik. Beraberlikle birlikte uzun zaman itirazlar oldu, oyun durdu, konsantrasyon bozuldu. Ofsayt mıydı değil miydi, bizim adımıza çok eksiler başladı o dakikadan itibaren de illa ki üçüncü golü, galibiyet golünü bulmak için çok baskı uyguladık ama bunu yaparken de bazı pozisyonlarda takım olarak da gereksiz yerlerde pozisyonlarımızı kaybettik. Oyun disiplinimizden koptuk. O yüzden de çok fazla ileri çıkıp oyun disiplininden kopunca pozisyonlar verdik, kontrataklarda yakalandık.
Ayrıntıya girecek olursak, ilk 30 dakikadaki etkisiz oyunu neye bağlıyorsunuz? Çünkü ilk orta şut karışımı vuruş Arda ile 18. dakikada yakalanan bir pozisyon var, onda da kaleci forvet hattından önce müdahale etti. Onun dışında ilk yarım saat de rakip kaleyi yoklayamadığını görüyoruz Galatasarayın. Bunun sebebi başka ne olabilir? Oyuncular acaba yeterince hırslı ve istekli maça çıkmadılar mı?
Eskişehirspor on gün boyunca dinlenerek bu maça hazırlanma imkanı buldu, bizse fizik olarak iyi olsak bile beyin yorgunluğu çok önemliydi. Maça ısınıp, üstünlüğü ortaya koyabilmemiz 25 dakika sürdü. 25 dakika içinde rakibimiz bizi uzun toplarla, kontrataklarla ciddi şekilde zorladı. Aslında maç öncesinde izlediğimiz videolarda rakibin bu özelliklerini çok defa konuştuk ama bu şekilde gol yememiz bizim için üzücü elbette.
Sayın Skibbe, Kewell ya da Ardayı Lincolnün yokluğunda o bölgede kullanmayı düşünebilir miydi? Çünkü o bölgede bir boşluk var gibi gözüktü.
Biz maça iki forvet olarak çıkmadık; Barosu daha çok Nondanın arkasında, Lincolnün pozisyonunda sahaya sürdük. Defansif anlamda değişiklik yapmayalım diye böyle düşündük. Son maçta yaşadığımız kuvvet kaybından dolayı defansif yönden ofansif yöne çabuk geçemedik.
Galatasaray 30-55.dakikalara arsında etkili bir futbol oynadı ve 2-1 de öne geçti. Skibbe bu süredeki futbolun 90 dakikaya yayılmamasını neye bağlıyor?
2-2ye kadar aslında her şey istediğimiz gibi gidiyordu ki 66.dakikada 30-35 metreden serbeste vuruşta Ümit Karana çarpan bir top ve şanssız bir gol yedik; hani ezici bir pozisyon yok ortada. Futbolda bunlar var.
2-2den sonra Galatasaraylı futbolcularda agresif bir patlama meydana geldi. Skibbeye göre bunun başlıca nedeni neydi?
Yorgunluk olunca, bu tip şeyler daha fazla olabiliyor ama her şeye rağmen oyuncularım kendini kontrol edebilmeli. Bu sadece bizim takımımızda olan biri durum değil, tüm takımlarda bu durum olabiliyor. Tüm futbolcular hakemleri konusunda otorite olarak görmeli ve daha çok kendi işine konsantre olmalı.
7 sarı, 1 kırmızı kart gösterildi Galatasaraya son maçta. En çok kart gördüğü maç oldu Galatasarayın. Bununla ilgili futbolcularla bir görüşmesi oldu mu Skibbenin?
Dün bu konuya girmedim çünkü videodan önce 90 dakikayı bir kez daha izlemek istedim. Bugün bu konuyla ilgili konuşacağım.
Skibbenin görüşü nedir Eskişehirspor maçındaki tartışmalı pozisyonlarla ilgili?
Bu pozisyonlar, ağır çekimde bakıldığı zaman rahatça anlaşılabilen pozisyonlar. O anda rahatça anlaşılabilecek pozisyonlar değil bunlar. Sezon içerisinde bu tip kararlar olacaktır; hem lehte, hem aleyhte. Zaman zaman siz ofsaytta olursunuz, hakem görmez, zaman zaman rakibiniz ofsaytta olur onu görmeyebilir, bunlar olağan şeyler.
Tekrar Eskişehir maçına geldiğimiz zaman Nondanın oyundan çıktığı dakikalarda skor 2-1di ve Nondanın yerine Ümit Karan tercihinde bulundunuz. Bu bölümde basında okuduğumuz kadarıyla eleştiri oklarının bir kısmının orta sahaya bir oyuncu alıp oyunu daha kontrol etmeniz olabilir miydi diye bir görüş var. Böyle bir görüş karşısında neler demek istersiniz?
Gazetelerde çok şey okuyabiliyorsunuz. Onların işleri tabii ki kolay. İş bitmiş, maç oynanmış, hataların hepsi gün yüzüne çıkmış. O zaman yazıyorlar tabii. Merkez santrfordan bir adamını alıyorsun, senin için aynı şekilde önemli bir silahın, Ümit Karan var. Aynı şekilde oraya koyabiliyorsun. Bu 2-1 önde olsanız bile taktik olarak bir değişikliğe gitmediğimizi gösterir. Ümiti değil de bir orta saha oyuncusunu koysaydık ki bizim o mevkide çok genç oyuncularımız var şu anda hazır olan. Onu yapmış olsaydık. Eğer bizim istediğimiz gibi maç bitmeseydi o zaman aynı kalemler tam tersini yazacaktı. İş bittikten sonra yapılan hataları saymak dünyanın en kolay işi.
Kewellın çıktığı dakikalarda daha ileriye top taşıma özelliği olan Yaser Yıldız, Mehmet Güvenin yerine düşünülebilir miydi?
Skor 2-2 duruma geçmişti. Ofansif anlamdaki oyuncularımız da özellikle o dakikalarda çok yorgun düşmüşlerdi. Orada ihtiyacımız olan orta sahada topun bizde kalması için topu tutabilecek, pas yapabilecek ve maçı kontrol edebilecek bir adama ihtiyacımız oldu. Eğer dikkat edilmişse Mehmet Güvenin ilk buluştuğu topta harika bir pas attı Ümit Karana ve Ümit Karan üçüncü gol için kaleciyle burun buruna geldi. Ve bu gol olsa daha sonra doğru bir karar verdi diyebilirdik. Düşüncemiz orta sahanın hakimiyetini üzerimize almamız, topun bizde kalmasıydı.
Şimdi zirveyi ilgilendiren maçlarda Beşiktaş, Sivasspor karşısında iki puan kaybetti. Galatasaray karşılaşmasından önce Gaziantepspor, Trabzonspor deplasmanında berabere kaldı. Bu anlamda haftanın en karlı takımı Fenerbahçe oldu, Bursaspor karşısında aldığı galibiyetle. En çok beraberlik alınan hafta oldu. 4 beraberlik alındı ve 34 golle en çok golün atıldığı hafta oldu. Genel olarak 8. haftanın bir yorumunu alalım?
Şunu da söyleyebiliriz son haftalara dikkat edersek, bütün takımları ele alırsak daha atletik daha takım olarak oynadıklarını da gözlemliyoruz. Ve her takım hangi takıma oynuyorsa oynasın her takımın zor bir işi olduğu ortada. Galatasaray ve Fenerbahçe haricinde diğer takımların birçok avantajı olacak. Çünkü bu iki takım da uluslararası platformda, Türkiye Kupasını da götürmek zorunda. Çok maç oynayacak bu iki takım. Bu dünyanın her yerinde olduğu gibi uluslararası bir takıma karşı oynuyorsa bir takım Galatasaray ve Fenerbahçe gibi. Bu takımlar da üç gün önce uluslararası bir maçta çok kuvvet bırakmış maç oynamışsa tabii ki avantajın farkında oluyorlar ve ona göre motive oluyorlar. Kendi takımları açısından daha fazla şey yapabileceklerini düşünüyorlar.
Şu anda ligimizde ilk on takım 12-18 puan arasında sıralanıyor. Ve bu son yıllarda en güzel lig başlangıcı diyebiliriz?
Evet. Bu birbirine yakın oluş devam edecektir. Ben Türkiye Ligini geçen sene takip ettiğim kadarıyla özellikle son haftalarda dört takımın birbirleriyle ne kadar yakın gidip de son haftaya kadar bunun gittiğini ben de biliyorum. Bütün taraftarlar bu sene bu açıdan şanslı ve sevinebilir. Yine son haftaya kadar herhalde yine bu dip dibe takip takımlar arasında devam edecektir.
Perşembe günü saat 16.00da Türkiye Kupası gruplardaki ilk maçına çıkacak Ankarada Galatasaray. Ankaraspor da son haftaların çok formda flaş bir takımı. Ardı ardına aldığı sonuçlarla üçüncü sıraya kadar yerleşti. Bu maçla ilgili beklentilerini ve düşüncelerini öğrenelim?
Hepimiz biliyoruz ki zor bir maç olacak bizim için. Biz hocalar biraz önce buraya gelmeden zaten bu konuyla ilgili oturup konuştuk. Video izledik hem de bu konu üzerinde yoğunlaştık biraz. Bu gruptan en az bir ya da ikinci sırada çıkıp, devam etmek istiyoruz. Biz tabii Ankara maçına olduğu gibi bütün maçlara galibiyet için çıkıyoruz. Ama unutmamamız gerekiyor ki Uefada içerideki maçlarda galip gelip deplasmanda puan aldığın sürece gruplardan çıkman kesinleşiyor.
İki içeride iki deplasmanda maç yapıyoruz. Ama Uefa Kupasında gruplardan üç takım çıkıyor, burada iki takım çıkıyor. Grupta diğer maç Kayserisporla Altay arasında bir gün sonra oynanacak ve Malatyaspor bay takım. Grupla ilgili genel bir yorum alalım?
Bunlar zor maçlar olacak. Kayserisporla Süper Kupada oynadık, ligde oynadık. Kupada oynayacağımız maç da aynı şekilde zor olacak. Ama burada Süper Ligdeki takımlarımız Malatyaspor ve Altayı da küçük görmememiz lazım. Önemli rakipler olacak onlar. Süper Ligdeki üç takımdan iki tanesinin muhakkak çıkacağını düşünüyorum ben.
Gaziantepspor geçen hafta da Trabzondan yine önemli bir puan aldı. Galibiyeti kaçıran taraf oldu. Yerli ve yabancı oldukça etkili silahları var. Gaziantep maçı Ali Sami Yende nasıl geçer?
Tabii Gaziantepin iyi bir takım olduğunu herkes görüyor, biliyor. İyi bir top oynadıklarını da biliyorlar. Özellikle şampiyonluğa giden iki takımdan birinden üç, birinden bir puan aldılar. İyi takım oldukları zaten oradan da belli. O yüzden biz Ali Sami Yende inşallah onlara puan vermeden maçı geçmek istiyoruz.