21 Ekim 2008 Salı 18:17

Skibbe: “Bütün Kupaların Peşindeyiz”

Skibbe: “Bütün Kupaların Peşindeyiz”

Galatasaray Teknik Direktörü Michael Skibbe, GS TV’de yayınlanan "Teknik Yorum" programına katılarak Can Erbesler’in sorularını yanıtladı. Skibbe, geride kalan Trabzonspor maçı ve bu hafta oynanacak Olympiakos ve Eskişehirspor maçlarıyla ilgili değerlendirmelerde bulundu.

Trabzonspor maçının genel değerlendirmesini yapabilir misiniz?
Biz kendine güvenen ve lige çok iyi başlayan bir takımla oynadık. Sezon başlangıcını iyi yapan bir takımın maça ne kadar iyi bir başlangıç yapabileceğini gördük. Sonra 10-15 dakikalık zamandan sonra kendimizi mücadele içinde ve her geçen dakikada kendimizden daha emin olarak hareket ettik. Çok iyi bir takıma karşı hak ederek bir galibiyet aldığımızı düşünüyorum.

Türkiye Ligi’nde önemli bir takım olduğumuzu, takımımızın bu ligde kendine önemli bir yer edineceğini görüyorum. Önemli olan bizim sağlıklı kadroya sahip olmamız. Çünkü daha önceki haftalarda çok önemli oyuncularımız hep eksik oluyordu. Bu yüzden de bazen takım olarak istediğimiz şekilde çıkamadık bazı maçlara.

Lincoln’un kırmızı kart gördüğü dakikadan sonra skor 3-0 oldu ve 1 dakika sonra 10 kişi kaldı Galatasaray. Oyuncu değişikliğinde Aydın’ı oyuna almanız… Özellikle pek çok kişi tarafından daha defansif bir oyuncu değişikliği yapacağınız yönünde yorumlar yapılırken o dakikada böyle bir oyuncu değişikliğiyle takım içindeki oyunculara bir mesaj mı iletmek istediniz?
Tabii takıma bir mesajımız oldu. Çünkü rahatlatıcı bir unsur olarak bir şeyler yapmamız yönündeydi. Önemli olan Aydın’ı yani çok çabuk bir oyuncuyu sahaya sokmamızdı. O Harry Kewell’in yerine girdi. Kewell, son haftalarda tam olarak istenilen şeklide idman yapamadı.  İdman eksiği vardı anlayacağınız. Aydın kendine güvenen ve iyi oynayan bir oyuncu olarak kendini gösterdi. Sahada ve takımını bir kere daha ileri doğru forse edebildi ama Aydın’ın oyunun sonlarında adalesine aldığı bir darbe sonucu Olympiakos maçındaki yerini alamayacağını söylemeliyim.

Oyun içinde özellikle çok sayıda kombinasyon değişikliğine gidildi. Bunlardan en göze çarpanı 18. dakikada Arda ile Kewell’ın kanat değiştirmesi oldu. Bunun gibi pek çok fonksiyonel değişikliğe gidildi saha içinde. Bunlar hakkında neler söyleyeceksiniz?
Biz zaten idmanda ve maç öncesi konuşmalarımızda Arda ve Kewell’a kanat değişiklikleri konusunda serbestlik bırakıyoruz. O serbestliği veriyoruz ikisine de. İkisinde de farklı özellikler var; değişiklik olunca karşısındaki defans oyuncuları da bir ikileme düşüyor. Tam Arda’ya alışmışken Kewell’ı karşısında görünce konsantrasyonunu kaybediyor rakip oyuncu. Bu bizim avantajımıza dönüşüyor. Yani bu durumdan biz faydalanıyoruz. Daha etkili olabiliyoruz.

İlk gol bir kanat pozisyonunda Lincoln’un Arda’ya verdiği pas ve onun orta şut karışımı vuruşı ve uzun süre hafızalardan silinmeyecek bir gol. İkinci gol kornerden geldi. Oluşan karambolde top Trabzonspor filelerine gitti. Bir başka çok güzel gol de üçüncü goldü. Mükemmel bir pas trafiğiyle en son vuruşu Lincoln yaptı. Neler söyleyeceksiniz goller için?
Birinci ve üçüncü golde; özellikle o gollerde çok iyi pas organizasyonu içine girmiştik. Tabii üçüncü gol çok daha farklı, daha güzel ve göze hoş gelen bir gol oldu. Lincoln’un en son vuruşu, golü attığı pozisyonda da gördük. Servet de Emre’yle beraber bu hafta sahadaydı. Ölü toplarda ofansif olarak gidip de kafa topuna etkili bir oyuncu da katabildiğimiz için mutluyum tabii. Çünkü bu tip oyuncular Emre gibi oyuncular bu ölü toplarda çok rahatsızlık verici bir ortam yaratıyorlar defans için. Kafa topunda çok iyi olduğunu bildikleri için Arda olsun ve bu sefer de Servet’te olduğu gibi bir şekilde onlara pozitif olarak yansıyor. Varlığı bile yetiyor Emre’nin.

Bu hafta yazılı basının yüzde 100’ü haftanın kalecisi olarak De Sanctis’i seçti. Kendisi kalesini gole kapattığı gibi pek çok önemli pozisyonda Trabzonspor uç elemanlarına izin vermedi. De Santctis’in performansıyla ilgili yorumlarınızı öğrenebilir miyiz?
Ben de olumlu karşılıyorum. Ben de seviniyorum. Bu performansını özellikle top rakipte ve bizdeyken de libero gibi 18’e girip oyunu yaşaması çok güzel. Artı çizgideki performansından da memnunum. Tabi bu kurtarışlara iyi performansI önümüzdeki haftalarda da güven olarak ona yansıyacaktır. Bu şekilde devam etmesini istiyoruz.

Emre Aşık ve Servet’le göbekte beraber oynadılar Meira, Steaua Bükreş maçında oynadığı gibi ön liberodaydı. Bu üç oyuncunun performansını Trabzonspor maçında nasıl buldunuz?
Bizim aslında arzu ettiğimiz gibi arka blokta bir uyum sağladılar. Bizim için sevindirici bir durum bu. Rakip çok fazla oraya giremedi. Fernando Meira ve Servet’in bu iyi performansı sayesinde Emre de elde ettiği şansı iyi kullandı ve oradaki görevini de çok iyi şekilde tamamladı.

Savunmanın arkasına atılan toplarda Trabzonspor tehlikeler yaratmaya çalıştı. Uç elemanlardaki son vuruşlardaki zaman zaman beceriksizliğinden kaynaklanan pozisyonlar kaçtı. Bu pozisyonların ilerleyen haftalarda Galatasaray adına yaşanmaması için nasıl tedbirler düşünülüyor. Özellikle ilk yarının son bölümünde ve ikinci yarıda Trabzonspor forvetinin net kaçırdığı pozisyonlar da var.  Neler söyleyeceksiniz bunlarla ilgili?
Bizim tabiî ki defansif anlamda daha ilerlememiz gerekiyor. Bu anlamda idmanlarda da çalışmalarımız devam ediyor. Ama tabii bu da çok önemli, orta sahamızda defansımızı daha yakın daha uygun mesafeli durduğu zaman zaten o pasların etkinliği ortadan kalkacaktır. Bunu Bursa maçında da yapamadık. O maçta da çok ve gereksiz kontrataklar yedik. Trabzon’a karşı bunu daha iyiye götürdük. Olympiakos’a karşı da bunu daha iyi uygulamamız gerekiyor.

Trabzon maçında olduğu gibi Olympiakos maçında da biletler satışa sunulur sunulmaz tükendi. Bu konuda neler söyleyeceksiniz?
Ali Sami yen’deki atmosfer her zaman çok iyi ve müthiş. Tabii bizim seyircimizin takımımıza katkısı çok yüksek. Özellikle Trabzonspor maçında ilk 10-15 dakikadaki sıkıntılı dönemimizde 12. adam diyebileceğimiz seyircimizin müthiş baskısı ve bizi ileri doğru itmesi biran evvel o baskıdan, kötü oyundan kurtulmamıza yardımcı oldu. Tabii ki ilk önce sevinçliyim. Stadın dolu olması bütün biletlerin satılması çok güzel. Çünkü çok iyi bir rakibe; Olympiakos’a karşı seyircimize çok ihtiyacımız olacak. Dediğim gibi seyircimiz bizi özellikle o tezahüratlarında pozitif yönde etkilerken, rakibi de negatif etkilemesini de çok iyi biliyor.

Biraz da eksiklerden bahsedelim. Hasan Şaş sağ diz ön çapraz bağlarındaki problem nedeniyle yarın bıçak altına yatıyor. Büyük olasılıkla devreyi kapatacak. Bu konuyla ilgili ve diğer sakatlıklarla ilgili son gelişmeleri sizden öğrenebilir miyiz?
Tabi bu en son Konya maçındaydı galiba sakatlığı başlangıcı. Hasan en az ikinci devreye kadar beraber olamayacak bizimle. Hatta bizim için üzüntülü bir dönem olacak. Eksiğimiz olacak o anlamda. Biz onun şimdiden iyi bir ameliyat geçirmesini ve çabuk iyileşmesini temenni ediyoruz. Şimdi önümüzdeki birkaç maç için tek umudumuz yeni bir sakat oyuncumuzun takımımıza dönmesini hızlıca sağlayabilmek. Eskişehir maçından sonra inşallah Mehmet Topal ve Tobias Linderoth takıma katılması daha muhtemel gibi görünüyor şimdilik.

Genel olarak 7. haftayı nasıl değerlendiriyorsunuz?
Ben şunu gördüm ve şunu düşünüyorum. Türkiye Ligi’ne çok konsantre olup ciddi bir şekilde hazırlanarak çıkmalısınız. Eğer bunları yapmazsanız Süper Lig’deki tüm takımlara yenilebilirsiniz. Bursa maçında da Fenerbahçe’nin Kayseri’yle oynadığı maçta da alınan sonuçlar bizim bu tezimizi doğruluyor. Yüzde yüz konsantre olmadığınız zaman iyi hazırlanmadığınız zaman rakibi küçük gördünüz anda hemen bu tip sonuçların çıkabileceğini bir daha görmüş oluyoruz.

Eskişehirspor maçında eksikler arasına Lincoln de katıldı. Kırmızı kart cezasından dolayı oynamayacak. Bu bağlamda Olympiakos maçı ve Eskişehirspor maçlarında kuşkusuz farklı düzenle sahaya çıkacaksınız Orta saha ve forvet birlikteliğinde neler düşünüyorsunuz?
Tabii Eskişehirspor maçında Lincoln’den istifa edemeyeceğiz. Bu yüzden özellikle Olympiakos maçında ne var ne yok her şeyi yüzde yüz gösterme imkanı olacak. Olympiakos maçını oynamadan o maç sonrası gelişmeleri görmeden sakatlık var mı yok mu o değerlendirmeyi yaptıktan sonra Eskişehir maçının kadrosunu aklımıza getirip düşünüyor olmamız lazım. Tabi Lincoln kalitesiyle düşünceleriyle sahada eksiğimiz olacaktır.

Perşembe akşamı Galatasaray’ın rakibi Olympiakos, Panthrakikos’u 2-0 yendi. Yunan liginde namağlup liderliğini sürdürüyor. Biraz Olympiakos maçını açalım isterseniz.
Tecrübeli bir takım olduğunu söylüyoruz Olympiakos’un. Son yıllarda bunu Şampiyonlar Ligi’nde mücadele ederek gösterdi. Olympiakos ile bizim çok benzer yönlerimiz var. Mesela bizde de çok Türk Milli oyuncu var. Onlarda da çok Yunanlı oyuncu var. Aynı şekilde milli olup da uluslararası iyi tecrübeye sahip yabancıları da var, aynı bizim gibi. Şunu da unutmamamız lazım son 13 yılda 12 kez şampiyon olmuş bir takım. Ben şunu söyleyebilirim; herkes çok açık ve çok enteresan güzel bir maç için hazırlıklı olabilir diye düşünüyorum.

Olympiakos’un deplasman karnesinin görece olarak iç saha performansına göre düşük olması bu anlamda sizi ümitlendiriyor mu?
Tabi inşallah öyle olur. Zaten içeride oynuyorsanız avantajlar da sizde oluyor demektir. Onları da iyi değerlendireceğimizi düşünüyorum

Grubumuzda Hertha Berlin, Benfica karşı karşıya gelecekler. Gruptaki başlangıç maçları olacak. O maçlarında bir değerlendirmesini alabilir miyiz?
Ben, bizim grupta çok dengeli bir takım uyumu olduğunu düşünüyorum. O yüzden bütün oynanacak maçların çok açık olabileceğini, yani kesin bir favorinin olmadığını kesin bir şeyi önceden tahmin edemeyeceğimizi düşünüyorum.

Galatasaray’ın içinde olduğu Türkiye Kupası grubunu nasıl değerlendiriyorsunuz?
Bu grupta da her şey olabilir. İyi takımlar var grupta. Kayseri’ye karşı İstanbul’da oynamamız bizim için sevindirici. Amacımız şu olacak; ilk ikiye girip bir tur daha geçmek.

Galatasaray 2005 yılında son olarak Türkiye Kupası’nı kazandı. Bu konuda neler söylemek istersiniz?
Bizim takımımız tabiî ki başarılar peşinde. Her zaman olduğu gibi mümkün mertebe ne kadar çok kupa varsa hepsinin peşindeyiz. UEFA da öyle, Türkiye Kupası ve ligde aynı şekilde hedeflerimiz içinde. Başkanımız da bahsetmişti bu sene UEFA finalinin Kadıköy’de oynanacağını. Tabi o bizim için Başkanımızın söylediği gibi güzel bir düşünce… Bu uzun bir yol. Şu andan itibaren oraya kadar ama ilk adımı atmak lazım. Her şey ilk adımı atmakla başlıyor. O yüzden o ilk adımı inşallah iyi bir şekilde atarız.

Milli bir haftayı geride bıraktık. A Milli, Ümit Milli ve Milli takımda olan yabancı oyuncular vardı.  Türkiye’nin Bosna Hersek’e karşı galip geldiği ve Estonya’yla berabere kaldığı maçların yorumlarını alabilir miyiz?
Ben şunu gördüm; bizim oyuncularımız milli takımda kendilerini gayet iyi gösterebildiler. İyi bir performans çizdiler. Özellikle Sabri, Bosna maçında çok güzel bir oyun sergiledi herkesi şaşırttı ve sevindirdi. Bosna’ya karşı çok hak ettiğimiz bir galibiyet aldığımızı düşünüyorum. Estonya maçında beraberlikten daha fazlasını hak etmiştik. İyi bir Türk takımının, Avrupa’da en iyi takımları yenebilecek durumda olduğun  unutmamak lazım.

Ekişehirspor son iki maçı üst üste kazandı. Süleyman Youla gibi, Serdar gibi çok hızlı kontrataka giden oyuncuları var.  Kendi evlerinde yine onların seyirci desteği olacaktır. Kemikleşmiş bir seyircisi var. Eskişehirspor’la ilgili aldığı bilgiler var mı bu anlamda; hızlı ataklarda onlara nasıl engel olacaksınız?
İyi bir takımla karşılaşacağımızı ve özellikle iyi kontratak yapan özellikle bahsettiğiniz iki oyuncuyla iyi kontraya çıkan takımla karşılaşacağımızı bekliyorum. Bunu için defansif anlamda Bursa’dan çok daha iyisini yapmamız gerekli bu maçta. Buna rağmen maç Eskişehir’de de olsa kumandayı kendi elimize almamız gerektiğini düşünüyorum. Orada kesinlikle üç puan alıp İstanbul’a dönmek amacımız olacak.