5 Ağustos 2010 Perşembe 17:31
Zoran Simovic, Galatasaray Medyasına Konuştu

Galatasaray Tarihinde çok özel bir yere sahip olan Zoran Simovic, bu akşam oynanacak OFK Belgrad maçı öncesi Galatasarayın kamp yaptığı otele ziyaret etti.
Seksenli yıllarda Galatasaray kalesinde gösterdiği üstün başarılarla adını tarihe altın harflerle yazdıran Simovic, Galatasaray TV ve Galatasaray.orga konuştu.
Türkiyeye saygı ve sevgilerini göndererek sözlerine başlayan Simovic, en son Nisan ayında ülkemize geldiğini belirttikten sonra, "Ama biliyorsunuz benim orada çok değerli dostlarım var. Türkiyeyi çok seviyorum. Son yıllarda inşaat sektörüne yoğunlaştım. Açıkçası futbolla pek fazla ilgilenmiyorum. Burada futbol eskisi gibi değil, kalite çok düştü. Mesela dört beş sene evvel dördüncü ligde oynayan bir takım, birkaç yıl içerisinde en üst lige çıkabiliyor. Yani burada organizasyon yok, her şey para!" ifadelerini kullandı.
Simovic, Türkiyeyi ve Galatasarayı takip edip etmediğine ilişkin bir soruyu, "Evimde uydu var. Ve 170 tane Türk programı izliyorum. Yeterli olur sanırım. Her Pazar akşamı en az dört saat Türkiyedeki spor programlarını takip ediyorum. İlk maçtaki skora çok şaşırdım. Son 10 dakikaya kadar 2-0 olan maç, bir anda 2-2ye geldi. Ama ben bu akşam Galatasarayın kazanmasını bekliyorum. OFK Belgrad, çok genç ve tecrübesiz bir takım. Onlar zaten başlı başına büyük bir başarı elde ettiler. 'Kendimizi göstermek istiyoruz' diyorlar; ama 'Çıkıp kazanacağız' diyemiyorlar. Galatasarayın ne kadar güçlü olduğunu biliyorlar çünkü" şeklinde bir yanıt verdi.
Zoran Simovic, Galatasaraya transfer öyküsünü ise şu sözlerle anlattı: "Ben 1984 yılında Fransadaki Avrupa Şampiyonasından sonra Nottingham Foresta imza attım. Ama o transfer olmadı daha sonra. Bazı anlaşmazlıklar yaşandı. Daha sonra Ivic aradı beni, Galatasaraya geldim. Ardından Prekazi geldi. İyi bir takım olduk."
Galatasaray kariyerindeki unutulmaz maç olarak Eskişehirspor karşılaşmasını öne çıkaran Simovic, "O günü asla unutamam. 14 senedir şampiyon olamıyorduk. Ali Sami Yende Eskişehirsporu 2-1 yendik. Ve şampiyon olduk. Derbiler zaten unutulmaz. Özellikle Galatasaray Fenerbahçe maçları. Bilmiyorum, dünyada böyle bir rekabet Real Madrid ve Barcelona arasında vardır belki" sözlerini kullandı.
Zoran Simovic, Kölnde oynanan Monaco maçı hakkında da yorumlarda bulundu: "Kölnde kampa girdik. Ben o kampta yaşadığım stresten dolayı en az dört kilo verdim. Prekazi attı, 1-0 oldu. Ama o zamanki Monaco çok iyiydi. Yedi tane milli oyuncuları vardı. Arsene Wenger, teknik direktörlüğünü yapıyordu. George Weah, 70. dakikada skoru 1-1 yaptı. Biz son 20 dakika tek kale oynadık. Kalenin arkasında dev saat vardı. Bakıyorum, bakıyorum
Geçmiyor. Zaten 10 gün boyunca neredeyse hiç uyuyamamıştım. Sabah kalkıyordum, maç geliyordu aklıma. Çok büyük stres! Kale arkasındaki saat reklamını en az bin kere okudum o yirmi dakika içinde. Sonra geçti 10 dakika. Türk bayrağını alıp, sahaya girdim. Hâlâ evimde büyük bir çerçeve içinde duruyor o fotoğraf."
Efsanevi kaleci, Galatasarayın kalesini korumanın hiç de kolay olmadığını vurgulayarak, "Kalecilik yetenekleri, bir veya iki sene içinde kazanılmaz. 14 -15 yaşında başlamak lazım bu işe. Kalecilik, diğer pozisyonlara göre daha zordur. Ben Nisan ayındaki Fenerbahçe maçına geldim. Leo Franco, çok talihsiz bir gol yedi. Kısmet. Suçlu mu, değil mi, bilemiyorum. Herhangi bir takıma karşı yapılsa o hata unutulabilir, ama işte Fenerbahçe maçı
Bizim zamanımızda takım arkadaşlarım arkalarına bakar, 'Tamam, nasıl olsa Simo var' derlerdi. Güvenirlerdi bana. Bu büyük bir sorumluluktu. Ama Galatasarayda oynamak kolay değil tabii. Her zaman iyi olmalısınız" ifadelerini kullandı.
Zoran Simovic, konuşmasına "Galatasarayı sevmek lazım. En büyük Cimbom!" diyerek son verdi.