12 Haziran 2019 Çarşamba 20:01

Haziran Ayı Divan Kurulu Toplantısı Gerçekleştirildi

Haziran Ayı Divan Kurulu Toplantısı Gerçekleştirildi

Galatasaray Spor Kulübü Haziran Ayı Divan Kurulu Olağan Toplantısı, Florya Metin Oktay Tesisleri Basketbol Salonu’nda yapıldı.

Futbol takımımızın kazandığı 22. Lig ve Türkiye Kupası’nın da sergilendiği toplantı öncesi şampiyonluk kutlamaları kapsamında toplu piknik – grill partisi düzenlendi.

Toplantıya Başkan Yardımcılarımız Yusuf Günay ve Kaan Kançal, Yönetim Kurulu Üyelerimiz Mahmut Recevik, Ömer Cansever, Erol Özmandıracı, Okan Böke, Dilek Kutlu ve Banu Vahapoğlu Akgün ile birlikte Divan Kurulu üyeleri katıldı.

Ebediyete intikal etmiş Divan Kurulu üyeleri için 1 dakikalık saygı duruşunda bulunuldu.

Divan Kurulu Başkanımız Eşref Hamamcıoğlu, Divan Başkanlığına gelen evrakı okumasının ardından toplantının açılış konuşmasını yaptı. Hamamcıoğlu, yaptığı konuşmada şu ifadeleri kullandı:

“Gündemin birinci maddesi geçen aya ait toplantı tutanaklarının takdimi ve oya sunulması. Hem resmi sitemizde hem Galatasaray Divan sayfasında takdim edilmiştir. Yazılmış olduğu haliyle oylarınıza takdim ediyoruz Mayıs ayı Divan Toplantısı tutanağını. Biliyorsunuz tüzüğümüzün amir hükmü neticesinde her çeyrekte Galatasaray Spor Kulübü Derneği ve bağlı kuruluşların yönetsel, mali ve sportif faaliyetleri hakkında bilgi sunulması var. Ayrıca denetim kurulunun bu raporlar hakkındaki görüşü var. Daha önce resmi sitemizde ve divan sayfamızda yayınlanmış olan mali özet tablolarla ilgili Kaan Kançal sunum yapacak.”

Kulübümüzün mali tablosuyla ilgili haziruna bilgiler vermek için kürsüye gelen Başkan Yardımcımız Kaan Kançal şunları söyledi:

“Sayın Divan Başkanım, Divan heyeti, sayın Yönetim Kurulu, sayın divan üyeleri hepinize saygılarımı sunuyorum. Bugün 2019 yılının ilk çeyreğine ait mali, idari ve sportif faaliyetlerimizle alakalı bilgi vermek için huzurunuzdayım.

İlk olarak kulüp bireysel dediğimiz derneğimiz altında faaliyet gösteren merkez, tesislerimiz ve spor şubelerimizle alakalı bütçe rakamlarını sizle paylaşmak istiyorum. 72 Milyon Lira zarar olarak bütçelediğimiz ve onaylattığımız ilk dört ayı 85 milyon zararla kapatmış bulunuyoruz. Bu zararın tek sebebi finansman giderlerimizden kaynaklanıyor. Nedir bunlar? Sportif A.Ş.’ye olan faiz gideri. Derneğimizin, Sportif A.Ş.’ye 388 Milyon TL civarı olan borcundan dolayı Sportif A.Ş.’nin işletmiş olduğu faiz faturası. Bu faiz 37 Milyon Liraya tekabül ediyor. Bir diğer sebep ise kur farkı. Kur farkı gideri yabancı oyuncularımızla imzaladığımız sözleşmelerden, yabancı para cinsiyle imzaladığımız iş sözleşmelerimizden ve yabancı para cinsinden kullandığımız kredilerden doğan kur farkları. Derneğimizin kaynak kullanımından dolayı ödemek zorunda olduğu 25 Milyon Liralık faiz giderlerimiz. Burada şunu söylemek istiyorum, bu bölüm yüzünden zarar yazıyor derneğimiz ama bu bizim yönetimimizin performansını ölçmek için bir kıstas değil. Bu tüm yönetimlerin paydaş olduğu bir bölüm. Biz bu borçları zaten geçmiş yönetimlerden devraldık. Devraldıktan sonra da yönetim olarak bu borçları daha da aşağıya düşürdük.

Örneğin faiz gideri, 25 Milyon TL’nin içinde minimum 15 Milyon TL Riva ve Florya’nın satışında kesmiş olduğumuz faturayı kırdırmamız karşılığında ayda 3.8 Milyon TL civarı bir faiz ödüyoruz bankaya. Bu 2020 yılına kadar devam ediyor. Bu 25 Milyon TL’nin 15-16 Milyon TL’si buna ait.

İlk dört ay için 44 Milyon TL’lik bir gelir bütçelemişiz. Elde ettiğimiz gelir miktarı 46 Milyon TL. 44 Milyon TL’lik bir gider bütçelemişiz, karşılığında 41 Milyon TL’lik bir giderimiz var. 1.8 Milyon TL’lik faaliyet karı bütçelemişiz. 2.6 Milyon TL civarında bir faaliyet karı gerçekleştirmişiz. Eğer derneğimizin geçmişten gelen finansman açığı ve borç yükü olmasa, bu finansman giderlerini ödemiyor olsa derneğimiz belki de ilk defa faaliyet karı verdi bu dört ayda.

Ben daha iyi görebilmeniz açısından son 10 yılımızdan bahsetmek istiyorum. Sadece spor şubelerimizden bahsedeceğim, 2010 yılından 2019 yılına kadar. 2013 – 2014 – 2015 yıllarımızda 33 Milyon Dolar zarardan, geçen sene devraldığımızda 9 Milyon Dolara düşürdük. Bu yıl için de ilk dört ayı gerçek, sekiz ayı bütçe olmak üzere yıl sonunda 3 Milyon Dolar zarar ile kapatmak istiyoruz. Tekrar söylüyorum bunların içerisinde merkez ve tesisler yok. Merkez ve tesisleri eklediğimiz zaman bu kar edecek. Biz bütçeyi 8 Milyon kar olarak size onaylattık. Bu hedefi tutturacağımıza inanıyoruz. İlk defa burası kar verecek. Zararımız ciddi bir şekilde azalıyor. Bu azalma yaşanırken sportif olarak performansımız etkileniyor mu? Buna baktığımızda da şunu görüyoruz. Geçmiş yıla ve ondan önceki yıla baktığımızda sportif başarılarda hiçbir gerileme olmadığı gibi daha iyi bir performans olduğunu görüyoruz. Hem A takımlarımızda hem de genç ve yıldız takımlarımızda. Biz bu bütçeyi açıkladığımızda bu takımlar küme düşer deniliyordu. Tam tersi oldu. Demek ki biz bütçeleri kesmemişiz, israfı kesmişiz. Bunu ben size rakam ve sportif başarılarla göstermiş oldum.

Sportif A.Ş.’ye geçiyorum. Biliyorsunuz Sportif A.Ş.’nin altında bağlı kuruluşlarımız var mağazacılık, gayrimenkul, TV yayıncılık gibi. Bunu daha önce KAP’a bildirmiştik. Mayıs ayını kapattık ama bu verileri KAP’a açıklamadan sizinle paylaşamıyorum. 9 aylık süreçte 270 Milyon brüt kar görüyorsunuz. 188.9 Milyonluk bir faaliyet karı ve 81 Milyon Liralık net bir dönem karı var. 188.9 Milyon faaliyet karı içinden amortisman düşmüş faaliyet karı. Biliyorsunuz amortisman bir nakit çıkışı değildir, ben performansı daha doğru görmemiz açısından amortisman düşülmemiş haliyle size söylemek istiyorum, o da 247 Milyon. Biliyorsunuz her senenin kur farkları devalüasyondan dolayı çok değişebiliyor. Kur farklarından arındırarak performansı görmek isterseniz, 289.6 Milyon gibi bir faaliyet karı vermiş bulunuyoruz.

10 yıl geriye dönerek karşılaştırırsak, brüt karımız 270 Milyon TL ile son 10 yılın rekoru. Faaliyet karımız 188.9 Milyon TL ile son 10 yılın rekoru, dönem net karımız 81 Milyon TL ile son 10 yılın tek karı.

12 aylık sportif sezonu mayıs ayıyla beraber kapattık. Birtakım UEFA kriterlerine tabiyiz. Bu kriterleri bir hatırlayalım. 2017 – 2018 sezonunda biz 50 Milyon Euro’dan fazla zarar açıklayamıyorduk UEFA kriterleri gereği. Biz 2017 – 2018 sezonunu 49 Milyon Euro zarar açıklayarak kapadık. 2018 – 2019 sezonunda en fazla 20 Milyon Euro zarar açıklamamız gerekiyordu. Biz Mayıs ayında sezonu kapadık. KAP’a henüz bildirmediğim için net rakamları size söyleyemiyorum ama şu andan size söyleyebilirim ki UEFA kriterlerini tutturmamamız gibi bir durum söz konusu değil. UEFA kriterlerine uygunluk gösteriyoruz bu sezon da.

Derneğimizin bütçelerinden bahsettim, UEFA bütçelerinden de bahsetmek istiyorum. 2017 – 2018 sezonunda UEFA’ya sporcu ücretleri, teknik kadro ücretleri ve personel ücretleri olarak 89.4 Milyon Euro faaliyet gideri yaptık. Bitirdiğimiz sezonu ise 76.9 Milyon Euro olarak bütçeledik. Bir önceki sezona kıyasla faaliyet giderlerimizi azalttık. Şu anda o rakamları söylemem sakıncalı ama 2018 – 2019 için bildirdiğimiz bütçelerin altında kaldığımızı size şimdiden söylüyorum. Biz 30 Haziran’da 2019 – 2020 sezonu için faaliyet giderimizi UEFA’ya bütçeleyeceğiz. Burada yaptığımız çalışma neticesinde bu sezondan daha az bir gider bütçelemeyi hedefliyoruz. Faaliyet giderlerimizi gitgide küçülterek kulübümüzün karlılığını arttırmak için özen gösteriyoruz.

Bizim aynı dernekte olduğu gibi bütçelerimizi azaltmamızın sportif başarılarımıza bir etkisi oldu mu? Gördüğünüz gibi olmadı. Futbol A takımımız hem Türkiye Kupasını hem de Lig Şampiyonluğunu kazandı. Sadece o değil genç takımlarımızdan U14 Takımımız şampiyon oldu, U16 Takımımız ikinci oldu, U17 Takımımız şampiyon oldu ve süper kupada final oynadı, U19 Takımımız hem şampiyon oldu hem de Süper Kupayı kazandı, U21 Takımımız hem şampiyon oldu hem de Süper Kupa şampiyonu oldu. Galatasaray’ın ayak sesleri, geliyorlar. Bu vesileyle Florya’dayken de bu başarıya imza atan tüm sporcularımızı, teknik kadromuzu, Fatih Hocamızı ve emeği geçen herkesi tekrar tebrik ediyorum.

Kulübümüzün altındaki derneğimiz, spor şubelerimiz, merkez ve tesislerimiz, tüm bağlı kuruluşlarımızın dahil olduğu yani her şeyin içine dahil olduğu kulüp konsolide borç alacak bilançomuzdan bahsetmek istiyorum. Burada toplam alacaklarımız yaklaşık 1.5 Milyar, toplam borçlarımız 3 Milyar, net alacak borç farkımız 1 Milyar 435 Milyon, bunun Dolara çevrilmiş hali de 242 Milyon Dolar seviyesinde gerçekleşti. Ben bu tabloyla alakalı farklı bir şeyden bahsetmek istiyorum. Esasında konsolide grup içi şirketlerin birbirleriyle borç alacak ilişkisinin birbirini netlemesi gerekiyor. Bu tablolar maalesef bu şekilde hazırlanmış değil. Biraz önce bahsettim derneğimizin, Sportif AŞ’ye 388 Milyon borcu var. Bu, 3 Milyarlık borcun içerisinde yazılı. Öbür taraftan Sportif AŞ’nin de dernekten 388 Milyon alacağı var. Bunu da 1.5 Milyarlık alacağın içine yazıyoruz. Normalde bunların birbirini elemine etmesi lazım. Yani bizim konsolide borcumuz 3 Milyar değil, konsolide alacağımız da 1.5 Milyar değil. Bu niye böyle dediğimizde profesyonellerimiz bizi haklı olarak uyardı. Evet haklısınız, biz geçmişten beri bu tabloları hep bu şekilde hazırlayıp sunduğumuz için böyle devam etmek zorunda kaldık. Hem geçmiş yıllarla karşılaştırma açısından bir sakınca olmasın hem de insanların kafasında karışıklığı yaratmasın. Ancak açıkçası ben bu 3 Milyar borcu görüp gazetelerin hemen Galatasaray’ın borcu 3 Milyar yazmasından rahatsızım. Bütçe kalemlerinde de bütçe tablolarında da birtakım endişeler yaşıyordu profesyoneller. Biz hepsine tek tek girdik bütün yanlış başlıkları düzelttik. Bizim size yönetim olarak sözümüz bundan sonraki tablomuzda yanlışı yanlış ile düzeltemeyiz. Bundan sonraki tablolarımızı doğru konsolide tablo olarak hazırlayacağız, bunları elemine edeceğiz ve Galatasaray’ın sizlere gerçek net borcu ile net işletme sermayesini rakam olarak verecek. Bu borç – alacak farkına da hem sizler hem de kamuoyu vakıf olacaksınız.

Kulübümüzün üç aylık proforma konsolide gelir tablosunu anlatmaya başlamadan önce bir şey söylemek istiyorum. Mali tablolarımızı biz VUK’a göre tutuyoruz. Türk yasalarına uygun kayıt alarak tutuyoruz. VUK’a göre tuttuğumuz bu mali tabloları biz UEFA’ya veya SPK’ya veremiyoruz. Çünkü onlar IRFS dediğimiz uluslararası finansal raporlama standartlarına uygun mali tablolar istiyoruz. Biz bünyemizde bunu tutamıyorsak bugüne kadar bedeline ödemek koşuluyla hizmet alıyorduk. Diyelim biz Mayıs’ta sportif faaliyetleri kapadık. Çağırıyorduk, gelin hazırlayın diyorduk. Ağustos ayında çalışıp bir hazırlık yaparak bize bilgileri veriyorlardı. Biz UEFA’ya ve SPK’ya bildireceğimiz mali tabloları çok kısa bir süre önce görebiliyorduk. Bu da Galatasaray’da tarih oldu. Biz mali departmanımızı güçlendirerek ve idari bir reform yaparak IRFS’i bünyeye aldık. Galatasaray artık UEFA ve SPK’ya verdiği mali raporları da kendi bünyesinde tutabiliyor. Bu bizim için niye önemli? Mayısta sezonu kapadık. Eskiden mali tablo üç ay sonra geliyordu. Sen Mayıs ayını kapadın, bütçenin neresindesin IRFS raporuna göre? Tutturdun mu tutturmadın mı? Tedbir alman gerekiyor mu gerekmiyor mu? Bunların hepsi için üç ay bekliyordun. Atı alan Üsküdar’ı geçiyordu. Biz şimdi ayı kapattıktan bir hafta sonra tüm mali tabloları IRFS’e göre önümüze alıyoruz. Bu açıdan çok önemli bir idari reformu size müjdelemek istedim.

Kimsenin dikkatini çekti mi bilmiyorum, bu gelir tablomuz da Galatasaray tarihinde bir ilk. Neden? Üç aylık konsolide tablo. Ben kurumsal hafızaya sordum, profesyonellere de sordum. Eğer yanılmıyorsam, onlar da yanılmıyorsa biz konsolide tablolarımızı bedel karşılığı hizmet alarak 6 aylık, 9 aylık ve 12 aylık sizlere sunuyorduk. Biz IRFS esasına göre hesap tutabilmeye başladığımız gün itibarıyla artık kendi konsolide tablolarımızı da yapar hale geldik. Ekranda gördüğünüz Galatasaray’ın üç aylık konsolide gelir tablosu. Geçen yılın üç ayın 46.7 Milyon brüt zararımızı, 40.9 Milyon brüt kar olarak kapadık. Faaliyet zararımız 88.3 Milyondan 11.2 Milyon kar olarak gerçekleşti. Finansal giderlerimiz düştükten sonra, zaten ne oluyorsa orada oluyor, 147.4 Milyon zararı 66.4 Milyon olarak daha az bir zararla kapattık. Aynı şekilde bu 11.2 Milyonun faaliyet karımızdan amortisman düşülmüş hali. Düşülmemiş haline bakarsak, ki ben bu performansı böyle daha doğru ölçtüğümüzü düşünüyorum çünkü amortisman bir nakit çıkışı değil, 33.4 milyon bir faaliyet karımız var üç ayda. Zarar eden dernek, kar eden sportif ve tüm kuruluşların toplam konsolide tablosu. Biz 33.4 Milyonluk faaliyetimizde üç ayda bir kar elde ettik. Kur farkından arındırılmış hali de 53.6 Milyon. Doğru bir karşılaştırma olsun geçen yıl 40.2 Milyon zarar varken bu yıl 53.6 Milyon kar var.

Konsolide tablomuza baktığımızda geçen yıl 46.7 Milyon brüt zarar, bu yıl 40.9 Milyon brüt kar yapmışız. Geçen sezon 41.6 Milyon faaliyet giderimizi bu yıl 29.7 Milyona azalttık. Burada bir şey söylemek istiyorum. Bu azalma tamamen bütçe disiplini ve mali disiplin sayesinde olmuştur. Biz bu tablolara TL esasında bakıyoruz. Geçen seneki 41.6 Milyon gidere %20 enflasyon koysanız 50 Milyonluk bir değeri 29.7 Milyona düşürdük. Sadece ve sadece mali disiplin ve bütçe ciddiyetiyle bunu yaptık. Biz bütçelerde iyice işin detayına iniyoruz. Dernekte biliyorsunuz merkez ve tesisler var. Merkez için biz tek bir rakam bütçeliyorduk, bizim merkezimizde bir sürü departman var. Mali işler departmanı, hukuk departmanı var. Biz artık bu departmanları da ayrı ayrı kendi içinde bütçeliyoruz. Bu detaya inmiş durumdayız. Biz her geçen yıl faaliyet giderlerimizi daha şeffaf ve daha iyi bir seviyeye getireceğiz. Geçen yıl 88.3 Milyon faaliyet zararımızı bu yıl 11.2 Milyona, bunun amortismandan arındırılmış hali 63.5 Milyon zararımızı 33.5 Milyon kar olarak açıkladık. Dönem zararımız geçen yıl 147.4 Milyondan bu yıl 66.6 Milyona geriledi finansman değerleri düştükten sonra. Burada önemle bir şey vurgulamak istiyoruz. Bizim baktığımız ilk şey kulübümüz faaliyet karı mı veriyor zararı mı veriyordu. Bıraktım kar etmeyi, zarar ettiğimizi gördük. Uzun yıllardır sürekli bir zarar ettiğimizi gördük. Bu bana göre bir felaket. Biz finansman giderimizi yok etmek için borcumuzu sıfırlasak bile faaliyet zararı yaptığımız sürece tekrar borcumuz olacaktı. Yani kurtuluş yok, borcunu kapatsan bile faaliyet zararı devam ediyor. İlk olarak faaliyet zararını bitirmeliyiz ve faaliyetimizi kara geçirmeliyiz dedik. Başardık mı? Başardık. Bu rakam sadece rakam olarak önemli değil, faaliyet zararımızın Galatasaray’ın makus bir kaderi olmadığını ve motivasyonu sağlamamız açısından camiamız adına çok önemli olduğunu düşünüyorum. Ciddi çalışılıp disiplin sağlandığı sürece Galatasaray her zaman bunları başaracaktır. Biz bunu kanıtladık.

Yönetimlerin birbirine devrettiği kredi borçlarına bakarsak 24 Ocak 2018 tarihinde 278.4 Milyon Dolar olan borcumuzu 240.8 Milyona Nisan sonu itibarıyla geriletmiş durumdayız. Konsolide nakit akışımıza hakkında sevgili Taner Ağabey ve Hayri Ağabey ile baya bir fikir alışverişi yapıyoruz. 24 Ocaktan itibaren nakit girişlerimiz 2.5 Milyar seviyesinde, nakit çıkışlarımız da 2.5 Milyar seviyesinde. Ben yine kurumsal hafızaya başvurduğumda daha önce böyle bir nakit akış tablosunun herhangi bir yönetim tarafından gösterilmediği. Bu doğru yanlış bilmiyorum ama bana söylenen bu. Biz bunu göstermeye devam etmek istiyoruz, bizden sonraki yönetimlerin de bunu göstermesini istiyoruz. Bu bir şeffaflıktır. Başladığımız günden beri nakit girişlerimiz ne olmuş ve bu girişleri biz nakit çıkışı olarak nereye kullanmışız bunu net şekilde paylaşıyoruz. Hayri Ağabey son konuşmasında bir şeyler söyledi. Yanlış bir algı olmaması için bir cevap vermek istiyorum. ‘Kaan kardeşim bize ders veriyor’ dedi. Ben asla kimseye ders vermiyorum. Siz benim büyüklerimsiniz, ders vermek benim haddime değil. Ancak benim şöyle bir vazifem var: ben size gerçekleri anlatmak zorundayım. Tam da onu yapıyorum, ben size gerçekleri gösteriyorum. Hayri Ağabey diyor ki: 41 günde 2.5 Milyar nakit girişi yapmışsınız, 100 Milyon Liraya sıkışmışsınız. Bunu nasıl ödeyemiyorsunuz bu kadar nakit girişi varken? Bu nakit girişi 41 günlük değil neredeyse 1.5 yıllık bir nakit girişi. Takdir edersiniz ki hasılatı 1 Milyar Lira olan bir kulübün 41 günde 2.5 Milyar gibi bir nakit girişi olamaz. Kendisi de bunu biliyordur, ben bunu dil sürçmesi olarak yorumluyorum. 100 Milyon bulamadık mı? Evet bulamadık. Yani zorlanıyoruz, sebebini söyleyeyim. Çünkü biz eksi nakit akışı giden bir firmayız. Yüklü borcumuz olduğundan dolayı bu nakit girişleri borcumuzu vadesinde ödemeye yetmiyor. Dolayısıyla eksi nakit akış gidiyoruz. Siz bana 1 Milyar TL para verin, ertesi gün yine kasam sıfır. Ben borçlarımı öderim kasam yine sıfır olur. Ama çok iyi olur o ayrı. Çünkü eksi nakit akış gidiyoruz. Bu da normal, bunu kırmanın yolu az önce anlattığım mali tabloları sürdürmemiz ve uzun yıllar kar etmemizle mümkün. Nasıl bu duruma uzun yıllar zarar ederek geldiysek bu borcu dışarıdan bir finansman koymadıkça uzun süre kar ederek kapatabiliriz. Bir de şöyle bir savunma yapmak istiyorum. Kredi kullanımımız 927 Milyon, bizden önceki dört beş yönetimle ilgili ben slaytları çıkardım. Sürekli aynı şeyleri göstermek istemiyorum ama yine de söyleyeceğim. Her yönetim kullandığı kredinin daha azını kapatarak bir sonraki yönetime devretmiş. Yani borç yükü artmış. Biz 927 Milyon Lira kedi kullanmışız, karşılığında faizi dahil 1 Milyar 302 Milyon kredi kapatmışız. Ben diğer yönetimler gibi şunu yapabilirdim, 900 Milyon Lira kapatırdım. Kasamda da 400 Milyon Lira para olurdu. Giderdim bir güzel o 100 Milyon eksiğini de öderdim. Ama ne olurdu? 400 Milyonun bize yıllık finansman gideri ne kadar? 120 Milyon Lira. Ne oldu Sportifte açıkladığımız 80 Milyon Lira kar? Uçtu. Bu rakamların hepsinde bir emek var, bir planlama var, bir hesap var. Hepsi bilinçli olarak detaylı şekilde düşünülerek yapılıyor. Şu an kulübümüz nakitte eksi gitmek durumunda ama inşallah bunları da aşacağız.

Ben sunumumu tamamladım ancak bir şey söylemek istiyorum. Şampiyon olmadan bir iki hafta önce şampiyonluktan o kadar emindik ve inanmıştık ki şampiyonluk kutlamaları için çalışmalara başladık. Mağazacılık bize tişörtlerde kullanmak için 15-20 tane tasarım getirdi. Bizim hemen gözümüze bir slogan çarptı: Vazgeçmeyenlerin zaferi. Onu da kullandık zaten. Evet borcumuz çok yüksek biliyorum ama ben bugün size derneğimizin faaliyetinin kar ettiğini, Sportif AŞ’nin kar ettiğini, nette kar ettiğimizi ve konsolide tüm kulüp faaliyetimizin kar ettiğini anlattım. Bitmedi bir takım idari reformlardan bahsettim, bitmedi sportif başarılarımızı anlattım sadece A takımlarımızın değil gençlerin de. Bu bizim yönetimimizle, sporcularımızla, teknik kadromuzla, tüm camiamızla ve büyük Galatasaray taraftarı ile vazgeçmeyenlerin zaferidir. Biz ve bizden sonra gelen yönetimler de vazgeçmeyecek ve biz Galatasaray’ı hak ettiği layık olduğu yere getireceğiz. Hepinize saygılarımı sunuyorum.”

Toplantıda gündem kapsamında Kulübümüzü ilgilendiren önemli ve güncel konular hakkında katılımcılara söz verildi. Bu bölümde konuşmalarını yapmak üzere Denetim Kurulu Asil Üyemiz Emir Otluoğlu, Divan Kurulu Üyelerimiz Cengiz Akatlı, Faruk Gürbüzer, Sami Çölgeçen, İbrahim Özdemir, Orhan Karaveli, Taner Aşkın, Mehmet Bilen ve İbrahim Göknar kürsüye geldiler.

Divan Kurulu toplantısının ardından Başkan Yardımcımız Yusuf Günay, televizyonumuza açıklamalar yaptı.

Başkan Yardımcımız Yusuf Günay şu ifadeleri kullandı:

“22. şampiyonluğumuzun ardından ilk Divan Kurulu toplantısı. Çok güzel bir toplantı oldu. Herkes duygularını, düşüncelerini ifade etti. Öncelikle yönetim olarak Kaan Kançal kardeşimiz mali tabloları sundu. Mali tablolarımız çok takdir topladı. Tabii ki sportif başarının arkasında mali başarı ve idari reformların yattığını da herkesin burada gördüğünü anladık. Bu bizim için mutluluk ve gurur verici bir hadise. 22. şampiyonluğu elde ettiğimiz zaman biz hemen hedef 23 diye rotamızı belirledik. Bu noktada çalışmalarımız devam ediyor. Bu yüzden Başkanımız Mustafa Cengiz ve İkinci Başkanımız Abdurrahim Albayrak toplantıya katılamadılar. Onların yoğun görüşmeleri var, bugün çok ani toplantılar çıktı. Biz hiç durmadan çalışmalarımıza devam ediyoruz. Bugün kamuoyunda bazı haberler çıktı idari ibrasızlığın yargı sürecine ilişkin. Bu konuda camiamızı, taraftarımızı ve Türk spor kamuoyunu bilgilendirmek isterim. Tedbir de devam ediyor, dava da devam ediyor. Biz görevimizin başındayız. Kimsenin en ufak bir tereddüdü olmasın. Görevimizin başında olduğumuz sürece de Galatasaray için en iyisini her zaman olduğu gibi yapmaya hazırız ve yapıyoruz.”