14 Kasım 2019 Perşembe 00:24

Kasım Ayı Divan Kurulu Toplantısı Gerçekleştirildi

Kasım Ayı Divan Kurulu Toplantısı Gerçekleştirildi

Galatasaray Spor Kulübü Kasım Ayı Olağan Divan Toplantısı, Galatasaray Lisesi Tevfik Fikret Salonu’nda gerçekleştirildi.

Toplantıya İkinci Başkanımız Abdurrahim Albayrak, Başkan Yardımcımız Kaan Kançal, Yönetim Kurulu Üyelerimizden Mahmut Recevik, Özgür Savaş Özüdoğru ve Banu Vahapoğlu Akgün ile Yönetim Kurulu Muhasip Üyemiz Dorukhan Acar katıldı.

Toplantının başlamasından önce ebediyete intikal etmiş Divan Kurulu üyeleri için bir dakikalık saygı duruşunda bulunuldu.

Divan Kurulu Başkanı Eşref Hamamcıoğlu'nun açılış konuşması sonrası toplantıda ilk olarak Divan Başkanlığına gelen evraklar okundu. Ardından 14 Kasım 2018 tarihli Divan Toplantısında sunumu yapılan Tüzük Tadil Çalışmasının tekrar görüşülmesinin ertelenmesi talebi Divan Üyelerinin onayına sunuldu ve oy çokluğuyla kabul edildi.

Ekim ayına ait olağan toplantı tutanağı da takdim edilerek oya sunuldu ve oy çokluğuyla kabul edildi.

Güncel konulara geçilmeden önce Galatasaray HDI Sigorta Erkek Voleybol Takımımızın Şampiyonlar Kupası şampiyonluğu divan kurulu üyelerimizin alkışlarıyla kutlandı.

Kulübümüzü ilgilendiren önemli ve güncel konular hakkında Divan Kurulu üyelerimizden Turcan Bolayır, Sait Mısırlıoğlu, Hayri Kozak, İbrahim Göknar, Fulya Bulgurlu, Fethi Demircan, Faruk Gürbüzer, Mehmet Bilen, Taner Aşkın, Serhat Özalemdar, Metin Öztürk, Ayhan Özmızrak ve Denetim Kurulu üyesi Gürol Ayan kürsüye gelerek konuşma yaptı.

Ardından ticari gelişmeler ile ilgili olarak Yönetim Kurulu Muhasip Üyemiz Dorukhan Acar, Divan Kurulu üyelerimize bilgi verdi.

"Değerli Hazirun, gelirlerle ilgili aslında sevindirici bazı manşetlerden bahsedildi. Ama bahsedilmeyenler de var. Bunlardan biri Ocak 2019'da çıkan "Galatasaray gelir artışında Avrupa'nın zirvesinde." Bir başkası bugün çıktı: "Galatasaray rakiplerine gelirde fark attı." Nasıl attık bu farkı? Sponsorluk gelirlerine bakarsanız 2017-18'de 124 milyon lira olan gelir, önce 170.8 milyon liraya, bugün de 203 milyon liraya ulaştı. %43 büyüme var. Bunun üstüne bir büyüme de var. Formamızın değeri şu an maddi anlamda 110 milyon TL'de. Bu değer de, destekli olmasına rağmen, en yakın rakibimizden daha yüksek. Derneğimize ait stadyum çevresi, Mecidiyeköy Otel çevresindeki reklam anlaşmaları yaptık. Onlar 50 milyon TL değerinde. Başka da ticari anlaşmalarımız var, onlar da 43 milyon lira değerinde. Dolayısıyla Galatasaray gelirlerde rekora koşuyor. Bunu camia olarak yapıyor. Gayet iyi gidiyoruz. Bu sene 20 milyon lira daha bekliyoruz. Yani yaklaşık 220 milyon lirayla kapanmasını bekliyoruz.

Sponsorluk anlaşmalarımızda yalnızca geleneksel sponsorluk anlaşmaları değil, yenilikçi iş birlikleri ve stratejik hamleler de yapıyoruz. Çinli OPPA firmasıyla anlaşıp stada iki maçlığına hologram yerleştirerek bunları da ticari olarak sattık. Bu da İngiltere'de Premier Sports Network'e konu oldu. Belki ciddi bir gelir getirmedi ama stratejik olarak değerli. FastPay'le anlaşma yapıp nakitsiz büfeler açtık, bunları da para karşılığı sattık. Bu da dünyada bir ilk. NBA'in pazarlamacılarıyla konuşuyorduk, Marvel'ın karakterlerinin NBA takımlarına verildiğini öğrendik. Biz de benzer bir fikirle gittik, bir anlaşma imzaladık. Mart ayı itibariyle Galatasaray'la Marvel'ın ortak ürünleri çıkacak.

Socios adlı Avrupa'nın lider futbol takımlarının katıldığı kripto para platformuna Türkiye'den ve bölgesinden katılan tek kulüp olduk. Bu aslında taraftardan oy toplamaya yönelik bir kripto para. Ciddi bir gelir beklentisi var. Yine bir ilk olacak. Şubat ayında çıkacak inşallah. Galatasaray şu an sponsorluk anlamında Türkiye'deki rakiplerinin çok ilerisinde, dünyadaki rakipleriyle de mücadele edebildiği kadar etmeye devam ediyor.

Biz UEFA'ya yaptığımız sunumda da bu vizyonu ortaya koyduk. Biz Türkiye'nin ulusal yıldızıyız ama bölgesel bir yarışçı olmaya devam ediyor ve küresel bir marka olma yolundayız dedik. Bunu nasıl yapacağımızı sorduklarında da uluslararası iş birlikleriyle olacağını söyledik.

Buna istinaden Amerika kıtasına açılmak için Phoenix Rising futbol takımıyla bir anlaşma imzaladık. Hem ticari ortaklıklar hem de spor okulu ortaklıkları devam ediyor. Katar'daki Aspire Academy'nin sportif alanının bilabedel kullanımı için bir anlaşma imzaladık. Hatta Dünya Kupası öncesi ortak turnuvalar yapma ihtimalini de konuşuyoruz. Bu anlaşma yalnızca futbolu da kapsamıyor.

Cenevre'nin önemli futbol eğitim kuruluşu Football Business Academy'yle bir "barter" anlaşması imzaladık. Bir Galatasaray profesyoneli orada master yapıyor, burada da onlar projeler yapıyor ve stajyer gönderiyorlar.

Premier Sports Network'e dijitaldeki atılımlarımız nedeniyle davet edildik. Sunum yaptık. Yanımızda Inter ve Liverpool vardı. Çok ciddi kapılar açan bir kuruluş ve orada elit üyesiyiz.

SoccerEx fuarına bu gelişmeler nedeniyle davet edildik. Türkiye'den tek katılımcıydık. Orada da ciddi gelişmeler oldu.

FBA'in İspanyol şubesi Johan Cruyff Institute da bu gelişmeler üzerine ulaştı. Onlarla görüşmelerimiz devam ediyor. Dubai'deki Sporda Yapay Zeka Konferansı'na çağrıldık. İş planımıza inandıkları için bizi çağırdılar. Orada da Dallas Mavericks, NFL ve NHL ile biz vardık. Orada da ben sunum yaptım, çok verimli geçti ve başka ortaklık görüşmeleri başladı. Sonuç olarak da European Football Development Network'le görüştük, aslında biz buranın üyesiyiz ama bir süredir aktif değildik. 13 Aralık'taki Genel Kurul'a delege olarak katılacağız, bu kurumda ciddi Avrupa Birliği fonları bulunuyor. Dolayısıyla Galatasaray sadece sahada değil platformlarda da aktif, o aktif liderliği alıyor. Zaten bu gelirleri de bu sayede yaratıyor.

Dijital dönüşüm kapsamında TV'de Netflix mantığında ilk işimizi yaptık. 22. şampiyonluğumuzu kutladığımız geceyi bir dijital filme dönüştürdük ve Blu TV'ye para karşılığı sattık. Yani Galatasaray Productions gibi içerik üretmeye başladık. Devamında daha ciddi projeler var. E-store'lar konusunda Amerikalılarla görüşüyoruz. En geride kaldığımız konu uygulama. Onun için de bir çalışma grubu kurduk. 2020-21 sezonundan önce hayata geçeceğini söyleyebiliriz, planımız bu. 7 milyon indirme bekliyoruz.

Galatasaray'ın şu an 30 milyon dijital takipçisi var, 100 milyondan fazla etkileşim alıyor. Hepimiz temsil ettiğimiz şeyin ne kadar güçlü, önemli ve etkin olduğunun farkındayız. Bunu gelire çevirmek Galatasaray'ın geleceği. Sunumu hazırladığım dönemde sosyal medyadaki etkileşim sayısında ilk üçteydik. Yani Galatasaray'ın Avrupa'da sosyal medyanın zirvesinde olduğu bir gerçek.

Etkinliklerden de çok ciddi gelir elde etmeye başladık. Maç günü gelirlerinde rekora koşuyoruz. Sadece maç günü değil ama geçen sene 158.8 milyon liraydı gelirlerimiz, şu an 200 milyon liranın üstüne çıkıyoruz. Camia bu bağlamda kenetlenmiş durumdayız. 22. şampiyonluk Gala Gecesi'nde 4.5 milyon lira kar etti. Bir de üstüne bunun filmini sattık.

Aslanlar Sahada etkinliğiyle 13 futbolcumuzun imza törenini gerçekleştirdik. Dünyada ilk kez bir takım bilet karşılığı imza töreni düzenledi. 1.9 milyon lira kar ettik ki burada mağazacılığın gelirleri yok. Bu etkinliklere devam etmeye çalışıyoruz. Özellikle müze bizim için çok önemli. Barcelona müzesinden 27 milyon Euro, Real Madrid 16 milyon Euro gelir getiriyor. Biz 13 milyon turistin geldiği İstanbul'da 1,5 yıl 68 bin ziyaretçi çekebildik. Dolayısıyla Galatasaray'ın burada gelişme potansiyeli var. Şu an bunun için müzeye Yapay Zeka ve Sanal Gerçeklik teknolojisini getirmek için çalışıyoruz. İnşallah bu vesileyle müzeyi canlandırıp daha çok gelir elde edeceğiz.

Aslanlı Yol'daki dükkanları kiralayıp etkinlik alanlarından gelir elde etmeye başladık. Galatasaray her şeye rağmen gelir artışı itibariyle ve toplam gelirleri itibariyle rakiplerinin çok ilerisinde. Aramızdaki meseleleri konuşalım ama bunları da unutmayalım.”

Daha sonra Başkan Yardımcımız Kaan Kançal kürsüye gelerek bir sunum gerçekleştirdi. Başkan Yardımcımız Kaan Kançal, mali tablolar, Riva-Florya projesi ve yapılandırma anlaşmasına dair açıklamalar yaptı.

"Değerli Başkanım, değerli başkanlarım, değerli Divan üyeleri, hepinize saygılarımı sunuyorum.

Sorulan bazı sorularla ve gündemde olan birtakım konularla ilgili bilgilendirme yapmak üzere huzurlarınızdayım. Geçen divanda sunumunu tamamladıktan sonra birtakım sorular geldi onları cevaplayamadık. Bir de bugün Hayri Bey'in sorduğu birtakım sorular var, onlara elimden geldiğince cevap vermeye çalışacağım. Şimdi biz Sportif AŞ’de ne zaman kar açıklasak hemen gündeme bir söylem geliyor. Sportif AŞ derneğimize kestiği faiz faturalarıyla kar ettiriliyor, fiktif bir hareket ve bilanço makyajıyla kar gösteriliyor deniyor. Bu benim geçen Divan sunumundan sonra da tekrardan telaffuz edildi. Bu söylem asılsız bir söylemdir. Şimdi ben bunu defalarca anlattım ama yeterli anlatamadığımı düşünüyorum. Bir daha Sportif A.Ş’nin gelir tablosu üzerinden daha detaylı olarak bunu size izah etmeye çalışacağım. Bakın bu geçen 31 Mayıs 2019'da kapattığımız Sportif A.Ş.’nin sezonuyla bir önceki sezonun karşılaştırmalı gelir tablosu. Şimdi satır satır gitmek istiyorum bu kez. Hasılatımızı 627 milyondan 1 milyar 87 milyon liraya yükselterek rekor bir hasılat elde ettik.

Nedir bu hasılatı oluşturan ana gelir kalemlerimiz? 231 milyon lira Şampiyonlar Ligi'nden elde ettiğimiz gelir, 231 milyon lira yayın hakkı gelirlerimiz, 177 milyon lira reklam isim sponsorluk gelirlerimiz. 169 milyon lira transfer bonservis gelirlerimiz, 165 milyon lira da gişe hasılatımız.

Bu hasılatı elde ettiğimiz satışların maliyetinden düştüğümüz zaman brüt karımız geçen yıl 22.2 milyon zarardan 282.2 milyon rekor bir brüt kara ulaştı. Şimdi buraya kadar herhangi bir faiz var mı? Yok. Kabul mü? Kabul. Buradan neyi düşüyoruz? Birtakım faaliyet gelir ve giderlerimizi düşüyoruz. Düştükten sonra geçen sezon 110.1 milyon olan faaliyet zararımız bu sezon 172.4 milyon liraya amortisman indirilmiş hali, indirilmemiş hali de 282 milyon lira, bir esas faaliyet karı elde ediyoruz.

Bu rakama gelene kadar herhangi bir faiz faturası var mı? Yok. Kabul mü? Kabul. Ne oluyorsa buradan sonra oluyor. Buradan finansman gelir ve giderlerimizi düştüğümüzde, 141.3 milyon, 30.5 milyon bir net kara ulaşıyoruz. Şimdi burada Sportif A.Ş.’nin derneğimize işletmiş olduğu faiz adat faturalarıyla bunun karşılığında Sportif A.Ş.’nin bu finansmanı sağlamaktan dolayı bankalara ödediği kredi faizi birbirini netliyor ve elimine oluyor. Ve bu rakamın içinde her ikisi de var.

Ve 172.4 milyondan bunu düşüyor.  Şimdi derneğimiz, finansman ihtiyacının karşılayabildiği kısmını bankalardan karşılıyor. Bunun için bankalara kredi faiz ödüyor. Karşılayamadığı kısmını Sportif AŞ’den karşılıyor. Sportif A.Ş. de hissedarlarının haklarını korumak için bu maliyeti, bu finansman maliyetini, çünkü Sportif A.Ş’nin kasasında nakit para yok ki, o da gidiyor bu finansmanı bankalardan sağlıyor. Bankalara ödediği kredi faizini gidiyor derneğe adat faturası işleterek tahsil ediyor ama bu işlemler burada birbirini netliyor. Şimdi bu konu açılmışken, sunumumda anlatmıştım, bir daha anlatmak istiyorum. Bizim 31 Mayıs 2019 tarihi itibariyle derneğimizin Sportif A.Ş.’ye borcu 543 milyon lira. Bir rakibimizin aynı tarihte derneğinin Sportif A.Ş.’sine borcu 1 milyar 573 milyon lira. Bir rakibimiz geçen sezon toplam 123 milyon lira adat faturası işlettik. Bir rakibimiz aynı dönemde 373 milyon lira adat faturası işte biz aynı dönemde 30.5 milyon kar ederken rakibimiz 205 milyon lira zarar açıkladı. Kaldı ki biz bu faturaları keyfiyetten de kesmiyoruz. Bir SPK mevzuatı gereği bize bunun takibi yapılıyor. Ve ben gene söylemek istiyorum bizim özellikle bu sezon kar etme endişemiz hiçbir vakit olmadı. Çünkü nedir bizim UEFA kriterimiz bu sezon? -20 milyon Euro. Biz ne açıkladık? 14 milyon Euro kar.

Yani bizim UEFA kriterini tutturmama, tutturamama gibi de bir endişemizin olmadığı bir sezon yaşadık. UEFA bizden her sezon için 2 milyon Euro ceza kesiyor. 31 Mayıs 2019 itibarıyla bunun sadece 2 milyonu gerçekleşmişti. Diğer 4 milyonu tahakkuktu, biz bunların hepsini aldık, 6 milyonun hepsini giderleştirdik. Hepsini bir anda düştük. Böyle bir endişemiz olsaydı bunu yapmazdık. Bizim Bağımsız Denetim Şirketimiz devam eden davalarımızla ilgili, yanlış hatırlamıyorsam, bir 10 milyon lira tutarı sanki biz kaybetmişçesine giderleştirdi. Oysa ki davalar da devam ediyor. Evet, borç var. Evet, bu borcun kapatılması gerekiyor. Ama Sportif A.Ş.’nin bu borcu kullanarak kestiği adat faturalarıyla kar ettiriliyor söylemi yanlış bir algıdır. Şimdi bir de dokuz yıllık bir veriye bakalım biraz önce Sayın Hayri Kozak söyledi dokuz yıldır hep Sportif zarar etti ve görüyorsunuz her yıl yazıyor orada.

Yani dokuz yıl öncenin 87.6 milyonunu enflasyondan bugüne getirin. Esasında bu rakamların Galatasaray çok daha fazladır. Dokuz yıl sonunda ilk defa olarak 30.5 milyon kar ettik. Bu yeterli mi? Tabii ki değil. Sorunlar bitti mi? Tabii ki bitmedi. Ama en azından bu ağır giden zarar Galatasaray'da bir şekilde durduruldu. Bir de Haziran, Temmuz, Ağustos üç aylık bir dönemi KAP’a açıkladık orada. Geçen yıl 110 milyon olan net zararımızı bu dönem 79.6 milyon net kar olarak açıkladık. Derneğin borcunun neden arttığı sorusuna da yanıt vermek istiyorum: Bir kurum zarar ediyorsa borcu artar. Yani derneğimiz kar mı ediyor da haberim mi yok? Derneğimiz zarar ediyor. 10 yıllık verileri hep gösteriyoruz. Bakın burada hiçbir finansman gideri yok. Bu yukarıda sarıyla belirtilen bütün milyon dolarlık rakamlar zarar. Biz devraldıktan sonra bu zararı 9 milyon dolara düştü.  Biz bu sene bu zararı 3 milyon dolara indirmeyi hedefliyoruz. Bunun üzerine Merkez ve Tesisleri ve Spor Okullarını eklediğimizde de faaliyetimizi karla kapatmayı hedefliyoruz. İlk defa bu sene.

Bu zararların da şubelerin yaşamaya devam etmesi için finanse edilmesi gerekiyor. Derneğimiz bankalardan finanse edebildiği kısmını sağlıyor, sağlayamadığı kısmını Sportif AŞ’den kullanıyor. Yıllar geçtikçe bu zarar bitmedikçe, faizleriyle birlikte bu borç kar topu gibi büyüyor.

Biz elbette haciz konumunda değiliz. Sportif A.Ş.’de de hissedarlarımızın hakkını koruyarak bu borçların tahsili yönüne gitmek durumundayız. Kaldı ki bunun şüpheli alacak olması için bu hesapların donuk olması lazım. Aralık 2018’de 358 milyon bakiyeyle kapatmışız. 38 milyon lira dernek, Sportif A.Ş.’ye ödeme yapmış. Yani hesap açık. Şimdi bir de 1 Haziran 2016’da 51 milyon olan borç nasıl bu hale geldi diye bir soru soruldu. Kurum zarar ediyor ve bu zararını bir yerlerden karşılıyor. O tarihten bugüne kulübümüzün kullandığı net nakit Sportif AŞ'den 211 milyon 889 bin lira, sadece nakit olarak. Kesilen toplam faiz faturaları 164 milyon. Loca VIP hasılat paylaşımı anlaşması, Sayın Ünal Aysal zamanında 2012 yılında yapılmış. Dernekle Sportif A.Ş. arasında stat doluluk hasılat paylaşımı anlaşması, yani bir sözleşme. Yani burada bir tek nakit aldım verdim yok. Sözleşmeden kaynaklı Derneğin ödemekle mükellef olduğu ve Sportif A.Ş.’yle faturalaştığı bazı tutarlar var. Bu ne kadar? 66 milyon lira. Bakın borcun nasıl büyüdüğünü anlatıyorum. Baz istasyonu gelir paylaşım faturası, 13 milyon. Bunlar Sportif AŞ'nin kestiği faturalar. BonusCard ciro kart bedeli yine 13 küsur milyon lira. Birtakım gider yansıtma faturaları var, böyle gidiyor ve Haziran sonu itibariyle 500 küsur milyon borcu buluyoruz. Bize yönetim olarak düşen nedir? Biz geldik ve bu işin böyle sürdürülemeyeceğini fark ettik. Çünkü biz bu şubeleri devraldığımızda dört beş aydır sporcu ücretleri, teknik kadro ücretleri ödenmiyordu, turnuvalara katılamayacak hale gelmiştik. Biz bu şubelerin bütçelerini bir şoklayarak ciddi bir şekilde düşürdük. Ve kontrol altına aldık. Sportif başarı olarak eskiye göre daha mı kötüyüz? Değiliz ama biz bunu böyle yönetmek durumundayız. Geçen yılın ilk altı ayında 17.8 milyon zarardan 12.5 milyon faaliyetimizi kara geçirdik. Yeterli mi? Değil. Riva ve Florya'nın satışında alınan 508 milyonun o gün 167 milyon TL'ye kırdırılması nedeniyle her ay 3.8 milyon hala kredi faizinin taksidini ödüyoruz. Eylül 2020’ye kadar devam ediyor. Şimdi biz yönetim olarak en azından faaliyetimizi kara geçirdik. Bu da ilk. Çare mi? Değil. Her şey tozpembe mi? Değil.  Ama en azından bu kötü gidişi biraz olsun frenledik. Ağustos sonu bütçemize göre 13 milyon lira kar bütçelemişiz faaliyetimizde. Ağustos sonu itibarıyla bu karımızı 21 milyon lira kar olarak gerçekleşmiş. Yani iyiye doğru bir gidiş söz konusu.

Şimdi konsolide tablolarla ilgili bazı veriler vereceğim. Buralarla da ilgili birtakım sorular geldi onlara da cevap vereceğim şimdi. Bu konsolide tablolar bizim için çok kıymetli. Çünkü bu biraz önce tartıştığımız konulara tartışmalara, mahal vermeyecek tablolar. Kulübümüzün adı altında faaliyet gösteren tüm bağlı kuruluşlar ve derneğimizin altındaki tüm faaliyetlerimiz konsolide ediliyor burada. Fatura kesme, kar kaçırma, faiz faturası gibi meseleler burada elimine oluyor. Çünkü bütün biz bu veriler bir havuzun içine atıp hepsini karıştırıp orada konsolide ediyoruz, birleştiriyoruz ve o şekilde bakıyoruz. Bunların hepsi uluslararası finansal raporlama standartlarına göre çıkıyor ve bağımsız denetimden geçiyor. Dolayısıyla her şey içinde. Onun için biz de en çok bu tabloları seviyoruz. Çünkü bu kulübümüzün tartışmasız gidişini gösteriyor. 6 aylık karşılaştırmalı kulüp konsolide gelir tablomuza göre brüt kar 71 milyon zarardan 75 milyon kara gelmiş. Her şey içinde brüt karımız 75.2 milyon. Faaliyet karımız geçen altı ayda 173.2 nokta iki milyon zarardan amortisman indirilmiş haliyle 15.5 milyon, indirilmemiş haliyle 68.8 milyon esas faaliyet kararı verdi Galatasaray Spor Kulübü. Ne olduysa ondan sonra oluyor. Gidiyoruz 155 milyon lirayı bankaya ödüyoruz faiz gideri olarak. Net zararımız, geçen yıl 311.6 milyonken bu sene 137.7 yedi milyon net zararla kapatıyoruz. Zarar ama tabii ki bir iyileşme söz konusu. En azından kötü gidişi durdurduk diyoruz.

Sedat kardeşim o sözleşme üzerinden bize bir sorular sordu şimdi bakın Riva ve Florya'nın sözleşmesini biz imzalamadık. Riva ve Florya'nın sözleşmesini bizden önceki yönetim Genel Kurul’dan sizlerden aldığı yetki ile imzaladı, bitirdi. Ciddi bir Devlet Kurumu olan Emlak Konut’la imzaladı, Emlak Konut'la imzalanmış o sözleşme üzerinden ben konuşuyorum öncelikle bunu söyleyeyim. Şimdi bu sözleşme nedir? Bir hasılat paylaşım sözleşmesi. Emlak Konut’un garantörlüğünde. Ne diyor 6 yıl içinde 761 milyon lira Riva'dan 4 yıl içinde de 237 milyon lira Florya'dan bir minimum gelir beklentisiyle bir hasılat paylaşımı sözleşmesi yapılıyor. Biz de Galatasaray olarak diyoruz ki tamam da biz bu arsaları veriyoruz, bu arsaların bir değeri var bizim paraya ihtiyacımız var, sen bunları değerle bunun paralarını bize de gelecek olan hasılattan mahsup etmek üzere öde. Bu yapılıyor, 388 milyon liraya Riva değerleniyor, 120 milyon liraya Florya değerleniyor ve Emlak konut bize 5 taksitte bunun ödeme taahhüdünü veriyor. Daha sonra biz bu 508 milyonu Deniz Faktoring’e kırdırıyoruz 167 milyon liraya. Kalan 341 milyonu nakit cebimize alıyoruz ve kullanıyoruz. Taksit ödemelerinin üçüncüsünde Emlak Konut üçüncü taksit ödemesine gelmeden önce sözleşmeyi feshediyor. İlk taksit 152 milyonu ödüyor, ikinci taksit 101 milyonu ödüyor, üçüncü taksit 101 milyon, dördüncü taksit 76 milyon, beşinci taksit 76 milyon bitirecekken 6'şar ayda bir ödüyor bunları. Üçüncü taksit gelmeden önce sözleşmeyi feshediyor. Gerekçe Florya’dan çıkmadık. Biz Florya'dan kendi isteğimizle değil birtakım mecburiyetlerimiz sebebiyle çıkamadık, onların detayına girmiyorum. Şimdi bugün geldiğimiz bu durumda biz de diyoruz ki Florya bizim malımız, o zaman biz Galatasaray Yönetim Kurulu olarak Galatasaray’ın en fazla menfaati olacak şekilde konunun çözümü için uğraşıyoruz. Bizim çözümümüz de şu biz diyoruz ki Emlak Konut'a o zaman sen Florya’yı bu işin içinden ayır bize ver topumuzu orası bizim malımız. Biz de bu 120 milyonun finansmanlı bir şekilde üstlenelim ama sen Riva'da villaları yapmışsın satmışsın geri almam mümkün değil buraya da devam etti aynı sözleşme şartlarıyla buraya da devam et diyoruz. Tüm taraflar açıkçası çok ciddi bir mesai vererek konunun çözümü için uğraşıyoruz şu andaki durumunuz verebileceğim bir cevap bu.  Umarım yakında kulübümüzün menfaati doğrultusunda bir netice almış oluruz. Florya’da plan neydi burayı boşaltacaktık ve Kemerburgaz'a taşınacaktık fakat biz mali birtakım sebeplerden dolayı ve daha da öncelikle Kemerburgaz'daki maden işletmesinden dolayı oraya taşınma sürecini başlatamadık.

Biz Florya’yı 120 milyona veriyoruz bize söylenen aşağı yukarı taşıma masrafı 150 milyon, 120 milyona Florya’yı satıyoruz 150 milyona taşınıyoruz ben ne anladım o zaman neden sattık. Bu şu demek değil Kemerburgaz bizim için son derece kıymetli bir yer ve biz oradaki haklarımız zaten sonuna kadar savunacağız ve orayla da ilgili bir tasarrufunuz olacak ama o şu anda daldaki kuş.

Biz varsayımlarla hareket edemeyiz, etmemeliyiz. Şu anda gerçek olan biz Florya'dayız ve Emlak Konut sözleşmesi fesh oldu biz de malımıza sahip çıkmak durumundayız. Bizim yapmak istediğimiz tapuyu tekrar Galatasaray’a kazandırmak. Tabii bizim bu iş için olduğu diyeceğimiz gün topu Galatasaray'ın aktifine girecek. Bakın biz bu Emlak Konut'la anlaştığımız gün ne pozisyondaysak anlaştığımız günün bir gün önceki pozisyonuna dönmek hedefindeyiz. En kısa böyle anlatabilirim. Bizim Galatasaray Spor Kulübümüz eksi nakit akış giden bir kulüptür, eksi nakit akış ne demek? Nakit girişlerimiz vadesinde ödemelerini karşılayamıyor. Kar zarar ayrı, eksi nakit akış vadesinde karşılıyor. Bunun sebebi nedir uzun yıllar boyunca kulübümüz çok yüksek montanlarda zarar etmiş.

Biz nakit akışlı artık faaliyetimizi sürdüremeyecek bir hale gelmişiz. Bunu nasıl giderebiliriz hiçbir şey yapmadan aynı şekilde uzun yıllar zararlarımız kadar hatta onlardan daha fazla kar ederek düzeltebiliriz. 5 yıl, 6 yıl arka arkaya böyle 30.5 milyon değil, 30.5 kar görünce problem çözüldü zannetmeyin. Bizim 100 milyon 200 milyon 300 milyon arka arkaya çağrılar açıklamamız lazım ki nakit akışta bunu rahatlığını hissedelim. Böyle bir şey yakın gelecekte mümkün gözükmüyor dolayısıyla kulübümüz doğal olarak bir yapılandırma ihtiyacı hissetmiştir. 850 milyon finansal borcumuz, 250 milyon da vadesi geçmiş borçlarımızı kapatmak koşuluyla bir nakit girişi ile toplam yapılandırmaya mevzu yaklaşık 1.100 milyar gibi bir yapılandırma sürecindedir. Süreç şu şekilde işliyor temlik tesisleri sürüyor şu anda. Süreç daha tamamlanmadı, imzalandı ama ön koşulların gerçekleşmesi için bu süreç şu anda devam ediyor daha bitmedi. Sözleşme imzalandı fakat sözleşme kulübümüz bu sözleşmeyi imzaladı bu net. Yapılandırma sürecinin tamamlanması için birtakım ön koşullar istiyor bizim gerçekleştirmemiz gereken. Yakın vadedeki temliklerin kalkması uzak vadeye yayılması…

Oradaki kasıt şuydu daha sözleşme imzalandı ancak bu oyun koşulların süreci daha hala devam ediyorum tamam yani bitmedi. Bitti diyemiyoruz ne Emlak Konut işinde, ne yapılandırma işinde henüz bitti diyemiyoruz. 5 yıllık bir yapılandırma 2 yıl anapara ödemesi yok, 3. yıl ana paranın %5'ini, 4.yıl %15'ini, 5. yıl %80’ini ödüyoruz. Faizler 6'şar ayda bir ödeniyor ve TÜFE + 5. Şimdi TÜFE’yi 8, 8 buçuklarda yanlış hatırlamıyorsam şu anda 5 koyun TL bazında kredi faizlerimiz 13 küsurlara düştü.

Peki bu yapılandırma sözleşmesinin bize faydalarını ne? Aşağı yukarı bir kere temerrüt riskimiz azalıyor. Bakın faiz yükümüz biz bu anlaşmaya girdiğimizde Galatasaray Spor Kulübü’nün ortalama faiz yükü %30'lardaydı. Faiz yükümüz %30’lardan %13 küsurlara geriledi. TÜFE daha düşerse inşallah daha da düşecek. Çıkarsa da çıkacak ama bakın %30'lardan nerelere geldik. Daha da önemlisi 7 milyon Euro’luk bir açık kısım kaldı o istisna. Onun dışında tüm döviz borçlarımız TL'ye döndü. Galatasaray Spor Kulübü için kur riski bertaraf oldu. 7 milyonu ödeyeceğiz ve kapatacağız yakın bir gelecekte inşallah döviz borcu kalmayacak şimdi. Gözükmeyen birtakım giderlerimiz vardı kredi faiz giderleri falan gözüküyor tabii ama gözükmeyen dava haciz dosya masraflarımız çok ciddi masraflar. Bu masraflardan da bertaraf etmiş oluyoruz. Futbolcu bonservislerine kaybetme riskimiz hep vardı, kalktı. En önemlisi tüm gelirlerimiz bizim temlikliydi. Tabii haklı olarak eksi nakit kakış giden bir kurumda bütün yönetimler gelecekteki gelirlerinin bankaya temlik verip krediyi kullanıp harcıyor. Eksi nakit akış giden kurumlarda bu vardır neydi bizim tüm gelirlerimiz temlikli. Para geliyor biz göremiyoruz banka onu alıyor tahsil ediyor biz hiç para görmüyoruz. Şimdi bu yapılandırmayla mevcut ye yakın vadede şuandaki olan temlikler kalkıyor ve uzun vadeye temlik edilerek bizim nakit akışımız da rahatlıyor. Konsorsiyum bankalarının bizden beklentileri ne? Biz ne verdik? Biz fazladan hiçbir şey vermedik mevcut teminatlarımız ne ise onları havuza getirdik bu teminatları yeni vadelerine göre yeniden tesis ediliyor. Bir bütçemiz var bütçe uygunluğu bizden bekleniyor. TFF Talimatnamesi var biliyorsunuz bu bir tek bizim kulübümüze mahsus değil, bütün kulüplere. Ona uymamızı bizden bekleniyor, UEFA kriterlerimiz var. Biliyorsunuz nasıl sıkı takip ettiğimizi ona uymamızı bizden bekleniyor. Bir de matematiğe uygun olmayan popülist hiçbir harcama artık yapmayacağız. 5 yıl sonunda da bakılacak TFF talimatnamesinin neresindeyiz ne kadar uyumuşuz o günde o günün ihtiyacı neticesinde ne yapacağını göreceğiz.”

Yönetim Kurulu Üyemiz Özgür Savaş Özüdoğru davetlilere hitap etti.

"Galatasaray'da yedek ya da asil yoktur diye bize öğrettiler. Bizim için önemli değil, biz yedek ya da asil Galatasaray'a hizmet ediyoruz. Burada herkesin görevleri var. Örneğin benim görevlerim hem stadyumla ilgili hem voleybol şubesinde Okan Böke'ye yardımcı oluyorum hem taraftar ilişkilerinden sorumlu yöneticiyim hem de spor okullarıyla ilgileniyorum. Bu konularla ilgili görev yapıp raporlama yapıp bilgi veriyorum. Bugün tepki verdim çünkü Yönetim Kurulu Üyeleri olarak ne zaman bize sorulan sorulara bir yanıt verecek olsak en sonlara kalıyoruz ve Divan Kurulu'nda az üye kalıyor. Bu nedenle konuşmak için bu kez yoğun bir talebimiz oldu. Bu talebi hep farklı bir üyemiz iletmişti, bugün de Kaan Bey Yönetim Kurulu Üyelerinin yaptıkları etkinlikleri anlatmak istediğini iletti. Bize Divan'dan gelen soruda cevapsız kalan sorularla ilgili bir ifade vardı, biz de buna göre kendi faaliyetlerimizle ilgili hazırlıklı ve sunumlarıyla geldik. Ama bazı arkadaşlarımız gitti. Bizim burada amacımız Galatasaray için yaptığımız faaliyetlerle ilgili sizlere sunum yapmaktı. Bu nedenle söz almak için bir tepki verdim ama bir yanlış anlaşılma yaşandı. Bunun için özür dilerim."

Yönetim Kurulu Üyemiz Mahmut Recevik de toplantıda söz aldı.

Mahmut Recevik’in açıklamaları şöyle:

“İki güzel haber vermek istiyorum. Hep kötü şeyler konuşuldu, aslında güzel olanlar da anlatıldı. 10 Kasım günü geçen yıl ilkini yaptığımız Atatürk'ü Anma Satranç Turnuvası'nda bu yıl katılım rekoru kırıldı. İki günde stadyumda 2500 kişi ağırlandı. Galatasaray eğitim kurumlarında satranç eğitimi veren hocalarımız, bunların şube masraflarını yaptığımız turnuva ve açtığımız kurslarla karşıladık. Üstüne bir de ilk kez kara geçtik ve bir de bunu 10 Kasım günü yaptık.

Bir ikincisi... Dün Özhan Canaydın Konferans Salonu'nu restore ettikten sonra yeniden açtık. Hepinizin orayı görmesini isteriz. Çok güzel, harika bir salon oldu. Sevgilim Kardeşimiz Murat Canaydın da açılışta bulundu. O da çok memnun oldu.”