16 Nisan 2020 Perşembe 16:38

Fernando Muslera: "Takım arkadaşlarımı, stadımızı ve taraftarımızı özlüyorum"

Fernando Muslera: "Takım arkadaşlarımı, stadımızı ve taraftarımızı özlüyorum"

Takımımızın kaptanlarından Fernando Muslera, kulübümüzün resmi Instagram hesabı aracılığıyla açıklamalarda bulundu. Liglerin ertelendiği süreçte futbolu ve takım arkadaşlarını özlediğini dile getiren Uruguaylı kalecimiz, günlük yaşamına dair bilgiler de verdi.

Evde kaldığı süreçte neler yaptığı sorulan Muslera, "Evde kal çağrısına uyuyorum. Bütün ailemle birlikte İstanbul'da evdeyim. Evden hiç çıkmıyoruz. Sabah ve öğlen antrenmanımı aile olarak yapıyoruz. Beraber zamanlar geçiriyoruz, oyunlar oynuyoruz, diziler, filmler izliyoruz... Ailemle beraber bütün günümü evde kalarak geçiriyorum. Hocalarımızın bize göndermiş olduğu haftalık, günlük programlar var, onları takip ediyorum. Spor malzemeleri tedarikçisi firmanın evlerimize gönderdiği koşu bantları , bisikletler var onlarla birlikte form tutmaya devam ediyorum... Apartman dairesinde yaşıyorum, fazla bir alan olmuyor.  Kaleci antrenmanları yapmak için atlamalar, zıplamalar, kurtarışlar gibi şeyler yapamıyoruz... Streching yapıyoruz, hocalarımızın bize gönderdiği videolar ile antrenman yapıyoruz. Böylelikle kondisyonumuzu üst seviyede tutmaya çalışıyorum. " şeklinde konuştu.

Bu süreçte Uruguay'daki ailesini çok özlediğini dile getiren tecrübeli kalecimiz, "Evdeyim, evde kalıyorum, evimden hiç çıkmıyorum. Böyle olunca özlediğim şeyler, özlediğim yerler oluyor... Eşim burada, çocuklarım burada ama ailemin diğer kısmı Uruguay'da... Takım arkadaşlarımı, stadımızı ve taraftarımızı özlüyorum. Bir an önce umarım stadımız taraftarlarımız ile birlikte dolar. Maçlardaki adrenalini, futbolu özlüyorum. Antrenmanımızı, soyunma odasını, takım arkadaşlarımı özlüyorum." ifadelerini kullandı.

Evde kaldığı süreçte çocuk bakımında ve mutfakta eşine yardımcı olmaya çalıştığını dile getiren Muslera, "Çocuklarımla zaman geçirmeye çalışıyorum. Çocuklara bakmak ve onlarla oynamak aslında babalığın en büyük parçası. Eşe yardım olarak adlandırılmamalı. Her babanın çocuklarına gereken ilgiyi ve alakayı göstermesi gerekiyor. Ben de şu zamanı çocuklarımla oyun oynayarak değerlendiriyorum. Sıkıntıları algılayamayacak kadar küçükler. Her zaman olmasa da temizlik anlamında olmasa da Patricia'ya mutfakta yardım ediyorum." dedi.

İzlediği en son film ya da okuduğu kitabın ne olduğu sorulan file bekçimiz, "Antrenmanımı yapıyorum, çocuklarla oynuyorum, eşime mutfakta elimden geldiğince yardım etmeye çalışıyorum.... Ailece seyrettiğimiz dizi var Blacklist isimli... Çocuklar doğmadan seyrediyorduk. Çocuklar doğunca bu tip şeylere zaman bulamamaya başladık. Çocukların uyuması geç saati bulabiliyor. Onları yatırdıktan sonra Blacklist dizisine devam ediyorum eşimle birlikte. Bir kişisel gelişim kitabı okuyorum. Pazarlık ve müzakere masalarında insanlar arası ilişkileri içeren bir kitap okuyorum." ifadeleriyle yanıt verdi. 

Takımın ikinci yarıda gelişen futbolu hakkında sorulan soruyu yanıtlayan yıldız oyuncumuz, "En büyük fark maç sayıları oluyor. Ligin ilk yarısında Şampiyonlar Ligi var, Çarşamba-Pazar yoğun bir maç periyoduna giriyoruz. Yaşadığımız talihsiz sakatlıklar oldu. Bu tip dönemlerde rotasyon yapılması gerekiyor.  İster istemez oyunculara daha fazla yük binebiliyor. Biz Galatasarayız. Katıldığımız her turnuvada iyisini yapmak istiyoruz. Türkiye'de de Avrupa'da elimizden gelenin en iyisin yapmak istediğimiz için işler istediğiniz gibi gitmeyebiliyor... İkinci yarı ile beraber haftada tek maça döndük. Hocamız ile birlikte daha fazla çalışma imkanı buluyoruz. Bizim de kaliteli bir kadromuz ve arkadaşlarımız var. Hocamız bizi en iyi şekilde hazırlıyor maçlara. Maç adedinin daha fazla azalması, haftada 1 maça düşmesi en büyük etken diye düşünüyorum." ifadelerini kullandı.

Galatasaray'da yıllar boyunca yaşadığı gelişimi vurgularken, muhabirimizin Muslera'nın 33 olan yaşını dil sürçmesi sonucu 31 olarak zikretmesi üzerine araya giren başarılı oyuncumuz Türkçe olarak, "Otuz bir, otuz bir" diyerek esprili bir yaklaşımda bulundu.

Galatasaray'da her sezon gelişen bir profil sergileyen Muslera, başarısının sırrını şu sözlerle açıkladı:

"En sevdiğim işi yapıyorum. Beni en çok motive eden bu. En sevdiğim, aşık olduğum işi yapıyorum. Kalede olmak, altı pasın içinde olmak, maksimum performansı göstermek benim en önem verdiğim şeylerden bir tanesi.... Uzun yıllar geçti, uzun yıllardır buradayım.. İyi günler de oldu kötü günler de. İnişler çıkışlar yaşayabiliyorsunuz. Önemli olan her sene üzerine koymak. Her sene üzerine koyarken bunu yalnız yapmıyorum, birçok hoca ile çalıştım. Fatih hocanın bende yeri ayrıdır. İlk beni buraya getiren, ilk çalışmaya başladığım hocam. Futbolun içinde kendisini bir baba gibi görüyorum. Bana da çok destek olmuştur. O yüzden Fatih hocama çok teşekkür ediyorum. Kalecilik anlamında Taffarel ve Fadıl hocadan çok şeyler öğrendim. Kaleci antrenör olarak Taffarel'i ve Fadıl hocayı ayrı bir yere koyuyorum, bana çok katkıları oldu. Takımımı, armamı, taraftarlarımızı ve camiamı seviyorum.  Taraftarlar hep benim yanımda ve destek oluyorlar, onların desteğini görebilmek çok önemli. Beni motive eden başka unsurlardan biri de milli takım. Uruguay milli takımına çağrılmak benim için onur. Bunun için de kulüp takımında iyi performans göstermek gerekiyor ki sezon boyunca ve sezon bittikten sonraki şampiyonalarda milli takıma çağırılabilesiniz.  Galatasaray'da kazandığım başarılar, kupalar beni çok mutlu ediyor. Ailemi de unutmamak lazım, eşim ve çocuklarım devamlı yanımda. Çocuklarıma örnek olmam lazım, başarılı bir baba profili çizmem gerekiyor. Bu tip unsurları bir araya toplayınca böyle bir başarı geliyor." 

Galatasaray'da bulunduğu zaman boyunca kırdığı birçok rekorda antrenörlerinin ve takım arkadaşlarının büyük payı olduğunu dile getiren Muslera, "Bir sezonda 16 maçta gol yememiştim. Biliyorsunuz o zaman rekor Taffarel'in elindeydi. Taffarel'in rekorunu kırmıştım. Rekorlar zaten kırılmak içindir. Umarım bu sezon kendi rekorumu kırarım ve benden sonra gelecek olan kaleci daha da zorlanır, rekor benim elimde olur. Bu rekorları kırdığım vakit de şampiyonluk yolunda büyük bir iş başarmış oldum demektir. Eğer bir kaleci gol yemiyorsa bu sadece kendi başarısı değil, takımın başarısıdır. Defans, sonra takım savunması, tüm takımın gösterdiği bir başarıdır. Gol yenmediği vakit kalecinin ön plana çıkarılıyor; ama bence sadece kalecinin anılmaması tüm ekibin başarısı olarak görülmesi lazım. Nasıl ki atılan gol sadece forvetin başarısı değilse, aynısı kaleci için de geçerli.  Golde pozisyonun hazırlanması ve gelişimi var. Tüm takımın hazırlanmasıyla oluyor bu gol. Galatasaray tarihine bu şekilde geçmek beni motive ediyor. Daha önce Taffarel'in rekorunu nasıl geçtiysem elimdeki rekoru 17-18 maça taşıyıp hem kendi rekorumu kırmak hem de şampiyonluk yolunda takımıma en büyük hizmeti vermek istiyorum." açıklamasını yaptı.

Bu sezonki en önemli üç kurtarışı sorulan Uruguaylı file bekçisi, "Birçok önemli kurtarışlarım var. Bunlar arasından seçmek zor olacak. En son Kadıköy'de üç puanla kazandığımız galibiyette 2-1 öndeyken bir frikik kurtarışım vardı. Aklıma ilk o geliyor. Şampiyonlar Ligi'nde evimizde oynadığımız PSG maçında, geriye pas olarak çıkardılar Di Maria'nın bir şutu vardı. Sol elimle plonjon yapıp çıkarmıştım. Gençlerbirliği maçındaki evimizde çıkardığım bir frikik ve Alanyaspor maçında çıkardığım art arda kurtarışlar var." dedi.

Sağlık çalışanlarına minnettar olduklarını dile getiren futbolcumuz Muslera, "Bütün doktorlarımıza, sağlık çalışanlarına bir kere daha teşekkür etmek istiyorum. Onların hakkını bence ödeyemeyiz. Bugüne kadar sahada 11 kişi sahada biz mücadele ediyorduk, biz defans yapıyorduk... Şimdi doktorlarımız hemşirelerimiz sahada onlar bizi koruyorlar, mücadele ediyorlar, bu hastalığa karşı onlar savaşıyorlar.. Yerli yabancı tüm arkadaşlarım da kurallara uyuyorlar. Hepimiz evlerimizdeyiz.  Türk milletine sesleniyorum. Lütfen evde kalalım ve doktorlarımızı dinleyelim. Sağlık bakanlığımız en iyi şekilde çalışıyor. Onları dinleyelim. Onlardan gelen mesajlara mutlaka uyalım Bu kurallara uyduğumuz sürece hem doktorlarımıza yardım etmiş olacağız hem de bu illetten kurtulacağız." ifadelerini kullandı.

Teknik direktör Fatih Terim'in koronavirüs tedavisi sürecinde yaşadıklarını futbolculara anlattığını dile getiren başarılı eldiven, "Diğer taraftan biz yabancı futbolcularız. Bu hastalık başladığında ister istemez kafamızda soru işaretleri ve tedirginliklerimiz vardı. Fatih hocamız yine bir ilke imza atarak takımla video konferans yaptı. Hepimizin teker teker halini hatrını sordu. Bu dönemde de kendisi çok şükür bu hastalığı atlattı. O yüzden bir kere daha kendisine geçmiş olsun demek istiyorum. Bu dönemi nasıl geçirdiğini, sponsor hastanemizin imkanlarını, Sağlık Bakanlığı'nın nasıl çalıştığını, diğer hastanelerin doktorlarının da nasıl özveri ile çalıştığını, burada ülkelerimizden çok güvende olduğumuzu anlattı. O günden itibaren yerli ve yabancı oyuncular olarak epey rahatladık. Gün içinde biz evde kalıyoruz ama kalamayan, işine gitmesi gereken insanlar var. Doktorlarımızın söylediği gibi, maskelerle, eldivenlerle, sosyal mesafemizi koruyup gitmelerini tavsiye ediyorum. Umarım bu dönemi el birliği ile atlatırız." diyerek sözlerini noktaladı.